EŞEKLİ KÜTÜPHANECİDEN BİSİKLETLİ KÜTÜPHANECİYE

Eklenme Tarihi: 14.03.2017 15:49:45 - Güncellenme Tarihi: 04.07.2020 09:16:12

Eşekli Kütüphaneci?yi duydunuz mu hiç? Mustafa Güzelgöz diye, öz adını da ilâve etsem. Duymadıysanız da, üzülmeyin. Girizgâh miktarı da olsa bilgi vereceğim. Daha fazlası, başka bir yazıya? Zira bugün bu sütunda, ?yenilikçi hizmet olarak ne yapsam? diye sürekli düşünen, mesleğine âşık genç bir kütüphaneciden, bir Anadolu delikanlısından söz edeceğim. Yani bu yazının aktörü, o yenilikçi kütüphaneci. Baştan söylemiş olayım. 

?.. 

Evet, bundan yıllar yıllar önce, Nevşehir?in Ürgüp ilçesindeki halk kütüphanesinin müdürüdür Mustafa Güzelgöz. En büyük derdi ise, halkın kütüphaneye gelmemesi ve kitap okumamasıdır. ?Ne yapıp ne etmeliyim ki, bu insanlara kitap okutabileyim? düşüncesi, dillere destan ?Eşekli Kütüphaneci? öyküsüyle hayat bulur. Örneklik teşkil edip, kafalarda yenilikçilik alevleri yakacak bir çalışma olarak.

1961-1962 yıllarında yaptığı bu yenilikçi çalışma, uluslararası düzeyde de ilgi görür ve 1958 yılında Amerika?da düzenlenmeye başlayan ödüller çerçevesinde, 1963 yılında, Lane Bryant Uluslararası Gönüllüler Ödülü kapsamında birincilik ödülü alır.

Nasıl ilgi görmesin ki? 1950?lerin, 60?ların Türkiye?sinde, Nevşehir?in Ürgüp ilçesinde insanlara kitap okuma zevki aşılıyor; yetmiyor, ?siz bana gelemiyorsanız, ben size gelirim? diyerek, katırların, eşeklerin sırtında köy köy kitap taşıyor. Bugün bile halk kütüphanelerimizin olması gerekenden çok daha az sayıda ziyaretçisinin olduğunu düşünürsek, o yılların Ürgüp?ünde insanları kütüphaneye çekebilmek az şey mi?

Erkekleri, ?yahu kahvede oynadığınız dama oyununu gelin kütüphanede oynayın, hem burada çay da bedava? diyerek kütüphaneye çeker. Kadınları ise, firmalardan sağladığı dikiş makinelerini kütüphanenin salonuna yerleştirmek ve kurs verdirmek suretiyle kütüphane müdâvimi haline getirir. Ayrıca, bir de halı kursu düzenler ki, adeta orijinallik zirvesidir. Öğretici hanımın ücreti bile, kursiyerlerden gelen birer kalbur patatesin satılmasıyla verilebilir ancak.

Böyle bir kütüphane sevdası, böyle bir okutma arzusu, böyle bir hizmet aşkı?

Eşekli Kütüphaneci Mustafa Güzelgöz?ün üretme azmi, yenilikçiliği ve kitap-kütüphane sevgisi öyle bir ya da birkaç yazıyla anlatılabilecek gibi değil. Fakat dedim ya, bu yazının aktörü, bir başka idealist kütüphaneci? 2005 yılında vefat eden Mustafa Güzelgöz ve efsane başarısıyla ilgili olarak meraklısı, Hasan Keseroğlu tarafından yayına hazırlanan ve Türk Kütüphaneciler Derneği İstanbul Şubesi tarafından yayımlanan (1991) ?Mustafa Güzelgöz ve Eşekli Kütüphaneci? adlı esere bakabilir.

?.

Dedim ya, bu yazının aktörü genç bir kütüphaneci. Öz adıyla, Bitlis Halk Kütüphanesi Müdür Vekili Hakan Yücel?

Nâm-ı diğer, ?Bisikletli Kütüphaneci??

Önermesi ise, istenildiğinde başarılamayacak iş yoktur. Fakat gerçekten istenildiğinde... Yer, Türkiye; görev, kütüphane ve bilgi hizmeti, üstelik doğu illerinden biri olan Bitlis?in il halk kütüphanesi bile olsa?

?..

Onu ilk kez, görev yaptığı il halk kütüphanesi için tasarladığı logo ile fark ettim. Logo dediysem, öyle çalakalem, yalapşap bir iş değildi ürettiği tasarım. Hem kitap vurgusu vardı, hem kütüphanesinin adı ve hem de kütüphanenin hizmetinde bulunduğu şehir ile bütünleşmesini, kucaklaşmasını sağlayan çok önemli bir unsur. Hani, Bitlis denilince akla gelen o meşhur türküdeki, o şöhreti tüm ülkeye yayılmış olan ?beş minare??

Yani öyle bir logo ki, kütüphaneyi o şehrin topyekün kimliğinin bir unsuru haline getiren ince ince işlenmiş bir tasarım harikası. ?Aşk olsun çocuk, bu yaşta nasıl çıkardın bu işi? dedirtecek türden.    

Gözüm üzerindeydi? Çeşitli kanallardan takip ediyor ve içten içe, ?bu çocukta çok iş var? diyordum. Sağ olsun, çok geçmeden, beni doğrulamaya, tahminlerimi haklı çıkarmaya yönelik uygulamalarından haberler almaya başladım.

Gün geldi? Arşiv kayıtlarından, yaşayan kütüphane üyelerinin, yaşayan veya yaşamayan büyüklerinin üyelik kayıtlarını çıkartarak, tarihin tozlarını aldığı bu çalışma vesilesiyle, dün ile bugünü buluşturdu. Hoş bir incelikle...

Farklı zamanlarda, eğitimcilerle, gönüllülerle ve yerel imkânları harekete geçirmek suretiyle etkinlikler düzenledi, çeşitli uygulamalar sergiledi.

Tüm bu faaliyetleri arasında, halk kütüphanecilerini web ortamında buluşturan takımın içinde yer almaktan da geri kalmadı.

Sonbaharın başlarında, ekim ayının ilk günlerinde, o meşhur bisikletiyle üç günlük süre zarfında Van Gölü?nün etrafını turladı. Neden mi? Halk kütüphaneleri konusunda toplumsal farkındalık yaratmak için. ?Halk kütüphanem için pedallıyorum? sloganıyla yola çıktı ve o çok sevdiği halk kütüphaneleri ve mesleği için yaklaşık 500 kilometre pedal bastı. Artan soğuğa, sise ve dahi köpek saldırılarına rağmen?

Aynı zamanda, #halkkütüphanemiçinpedallıyorum etiketiyle Twitter üzerindeki sosyal medya etkinliğini, kütüphanesi ve genelde halk kütüphaneleri için çok çok önemli bir halkla ilişkiler faaliyetine çevirdi. Eş zamanlı olarak, haber ajansları, gazeteler, televizyonlar, haber portalları ve sosyal medya unsurları, konuyu Türkiye gündeminin göbeğine oturttu. Yani bir taşla birçok kuş vurdu, idealist kütüphaneci Hakan Yücel.

Bitti mi? Bitmedi? Ve bitmeyecek gibi de?

İçinde bulunduğumuz mart ayının başlarında, duyduk ki, kar kış demeksizin, öğrencilerin okuma alışkanlığı kazanmasını sağlamak ve bu konuda farkındalık oluşturmak amacı doğrultusunda, bisikletiyle köy çocuklarına kitap götürmeye başlamış.

Alın size bir yenilikçi hizmet daha?

Sevgili Hakan Yücel, yer yer karla kaplı yollarda, soğuk havaya rağmen pedal çevirmek suretiyle, toplamda beşbin kitabı, köylerde yaşayan çocuklarla buluşturmayı hedefliyormuş. Ve bu kapsamda, son olarak, şehir merkezine oniki kilometre uzaktaki Başhan köyüne giderek, çocuklara kitap dağıtmış. Yolda gördüğü çocuklara da kitap hediye ediyormuş. Dediğine göre, çocukların yüzündeki sevinç kendisine enerji veriyor, pedalları daha güçlü çeviriyormuş.

Bir değil, bin aşk olsun!

Hele bir de, medya adamlarının, ?bu iş nerden aklınıza geldi? mealindeki sorularına verdiği, ?Eşekli Kütüphaneci olarak bilinen, kıymetli meslek büyüğümüz Mustafa Güzelgöz?den ilham aldım? şeklindeki, vefa ve tevazu dolu cevabı yok mu? Eminim birçok kişi gibi, beni de kendisine hayran bıraktı, vesselam.

?..

Sözün özü? Bebeklik çağından, en ileri yaşlara kadarki nüfusa, yani toplumun geneline hizmet veren halk kütüphaneleri başta olmak üzere, eğer aziz vatanımızda, bir gün gelip de, kütüphaneler devlet ve toplum nezdinde üst düzey kabul görecekse, bunda mutlaka ama mutlaka, Hakan Yücel gibi sıra dışı, yenilikçi, heyecanlı ve idealist kütüphanecilerin çok büyük payı olacaktır.

Örnek olması, örnek alınması ve elbette, ilgililer tarafından takdir görmesi dileklerimle, yolun ve bahtın açık olsun Hakan Yücel? Bisikletinin tekerine taş değmesin? 

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/963/esekli-kutuphaneciden-bisikletli-kutuphaneciye

Sizin Yorumunuz:

*
*

Yorumlar

Hakan Yücel
15.03.2017 13:56
Merhaba Erol Bey, Kaleminize sağlık. Köşenizde bana yer ayırdığınız için çok teşekkür ediyorum. Sesime ses kattığınız için ayrıca teşekkür ederim. Saygılarımla.

Diğer Yazılar

18.08.2019 Fenerbahçe, Kahır Sezonu ve Ötesi
12.07.2019 Önce İnsan, Sonra Doktor
09.06.2019 Fransa?yı üzdük Hakan!
27.05.2019 İnsan Tercihlerinin Ürünüdür
06.05.2019 Şehir Kimliği ve Halk Kütüphanesi
17.04.2019 Kütüphaneler ve İnsan İsrafı
25.03.2019 Kütüphanecisi olan kütüphaneler?
04.03.2019 Fenerbahçe?nin yakın geleceği?
12.02.2019 Mevzu futbol ise, insanlık teferruat mıdır?
07.02.2019 Kadın erkek el ele, hedef daha güçlü Türkiye!
26.01.2019 Fenerbahçe?yi yazamamak!
04.01.2019 Kütüphaneciler, kütüphanelerin ve arşivlerin kalbidir!
25.12.2018 Ersun Yanal kötü gidişe dur diyebilecek mi?
18.12.2018 Her şeyi bilenler çağı!
29.10.2018 Koku'ttu gitti!
21.10.2018 Fenerbahçe?den tarihi başarı: 9'da 9
09.10.2018 Eğitimde doğru çıkış kütüphanesiz bulunamaz!
27.09.2018 Aynen aynen, sıkıntı yok!
21.09.2018 Fener sönüyor!
07.09.2018 Kütüphaneciler olmadan asla!
20.08.2018 Süper Lig'e hoş geldin Ankaragücü
18.07.2018 Fransa bileğinin hakkıyla ve alkışlarla
14.07.2018 Tebrikler Belçika
03.07.2018 Japonya'ya saygı gecesi
01.07.2018 Arjantin efsanesi ve Messi feneri
25.06.2018 ?Yeni Türkiye Dersi? başlıyor!
19.06.2018 Fenerbahçe için umudun adı: Ali Koç
04.06.2018 Fenerbahçe?de bir dönemin sonu!
27.05.2018 Ramazan: Müslüman için tefekkür zamanı
16.05.2018 6. Ulusal Yayın Kongresi'nin ardından
29.03.2018 Kütüphaneler, arşivler ve işi ehline vermek
18.03.2018 Yeni bir derbi ve yine bir kandırmaca!
21.02.2018 Terim Etkisi Değil Terin Etkisi Esas Olmalı
31.01.2018 Üç Artı Bir İmparator ya da İmparator Kime Denir?
27.12.2017 İNTERNET İCAT EDİLDİ, EDEBİYAT "BOZULDU"
12.12.2017 İSTİKÂMET YAŞAYAN KÜTÜPHANELER!
21.11.2017 ÇOCUK KÜTÜPHANELERİ ÇALIŞTAYI
14.11.2017 KÜTÜPHANECİ YETİŞTİRİLMESİN O HALDE!
31.10.2017 KİTAPLAR, KÜTÜPHANELER VE ÇOCUK CIVILTILARI
17.10.2017 ZAFERİMİZLE ÖVÜNEBİLİRİZ!
10.10.2017 AMPUTE DEĞİL CESUR YÜREK MİLLİ TAKIMI
07.10.2017 MİLLİ TAKIM: EL ELDE BAŞ BAŞTA
24.09.2017 TÜRK FUTBOLU KAYBETTİ
14.09.2017 BEŞİKTAŞ'I İZLEMEYE DEVAM
12.09.2017 KÜLTÜREL MİRAS, KÜTÜPHANELER VE BURSA
03.09.2017 LUCESCU?NUN YANLIŞ İLİKLENMİŞ DÜĞMELERİ VE MİLLİ TAKIM
28.08.2017 FENERBAHÇE GÜNÜ KURTARDI
25.08.2017 FENERBAHÇE NEREYE?
22.08.2017 BİLGİSİZLİĞİN FATURASI AĞIRDIR!
15.08.2017 SON AĞAÇ KURUDUĞUNDA
08.08.2017 YİNE DE BEŞİKTAŞ, YİNE BEŞİKTAŞ
01.08.2017 ÖLÜNCE BÖYLE ÖLMELİ İNSAN
18.07.2017 VATANINI EN ÇOK SEVEN?
15.07.2017 METİN DOĞAN GAZİDİR
05.07.2017 GÂVURLUK YAPMAK!
05.06.2017 GÖZ GÖZ GÖZTEPE NİHAYET SÜPER LİG?DE!
30.05.2017 BEŞİKTAŞ AŞKLA VE ALKIŞLARLA ŞAMPİYON
19.05.2017 LİYAKAT OLMADAN GELİŞME OLMAZ!
02.05.2017 SEVERKEN ÖLDÜRMEK
25.04.2017 FUTBOLDA KALİTENİN ADI: BEŞİKTAŞ
11.04.2017 BİLGİYE ?EVET?, BİLGİSİZLİĞE ?HAYIR?
07.04.2017 BAĞCILAR?DA HER GÜN KİTAP, HER GÜN KÜTÜPHANE!
14.03.2017 EŞEKLİ KÜTÜPHANECİDEN BİSİKLETLİ KÜTÜPHANECİYE
08.03.2017 III. MİLLİ KÜLTÜR ŞÛRASI VE KÜTÜPHANECİLİK
22.02.2017 NAM-I DİĞER ATOM KARINCA
14.02.2017 BİR ÂLİM ÖLDÜ DİYELER?
08.02.2017 ALKIŞLAR MEDİPOL BAŞAKŞEHİR?E
30.01.2017 KÜTÜPHANELERDE GEÇEN KIYMETLİ ÖMÜRLER
18.01.2017 FETÖ'CÜLER VE KUL HAKKI
12.01.2017 ÇILDIRIYORSUNUZ DEĞİL Mİ?
03.01.2017 TERÖR, AMERİKA, İŞBİRLİĞİ VE FETÖ
28.12.2016 KRONİK KÖTÜMSERLİK SENDROMU
21.12.2016 ŞEHİDİNİZDEN MEKTUP VAR
13.12.2016 VATANA AİDİYET BİLİNCİ
06.12.2016 DEVLETTE ?TOPYEKÛN- YENİDEN YAPILANMA
28.11.2016 DIRK ADVOCAAT KANARYAYI KANATLANDIRIRKEN?
22.11.2016 YAN AMERİKA YAN!
13.11.2016 MİLLİ MAÇIN PSİKOLOJİK ANALİZİ
08.11.2016 DARBE İĞRENÇLİĞİN DİĞER ADIDIR
01.11.2016 MÜLTECİ DEĞİL MUHACİR!
25.10.2016 İŞ VERDİNİZ DE ÇALIŞMADILAR MI?
18.10.2016 KÜTÜPHANESİZ ÜNİVERSİTE YA DA BURÇSUZ KALE
11.10.2016 HER GÜN KİTAP, HER GÜN KÜTÜPHANE!
04.10.2016 LİYAKAT ODAKLI YENİDEN YAPILANMA
27.09.2016 15 TEMMUZ DEMOKRASİ MEYDANI
20.09.2016 BİR FENERBAHÇE YAZISI
06.09.2016 VATAN İÇİN NÖBETTE KALMAK
16.08.2016 VATAN İÇİN NÖBETTE OLMAK
09.08.2016 MİLLETİ KALBİNDEN VURMAK
02.08.2016 BİZ KİMİZ SORUSU ÜZERİNE YENİDEN DÜŞÜNMEK
26.07.2016 YENİDEN ÇANAKKALE RUHU
19.07.2016 YENİDEN YAPILANMA ZAMANI
12.07.2016 FATURAYI KİM ÖDEYECEK?
05.07.2016 BAYRAMI GÖSTERMEYEN MİLLİ FUTBOL TAKIMIMIZ
28.06.2016 TÜRK USULÜ FUTBOLLA BURAYA KADAR
21.06.2016 BU KARNE KİMİN?
14.06.2016 HADİ ASLANIM HADİ KOÇUM!
07.06.2016 ÖNCE DÜŞÜNCE SONRA HAREKET