AVRUPA VE KRİZ

Eklenme Tarihi: 12.03.2017 11:05:59 - Güncellenme Tarihi: 04.07.2020 03:18:10

Avrupa, adını mitolojiden alır. Europa, Fenikeli?dir. Güzel bir kızdır. Zeus onu görür ve beğenir. Bir gün, Europa arkadaşlarıyla birlikte gezintiye çıktığı sırada Zeus, boğa kılığına girer ve kızı kaçırır. Avrupa, dünyanın yaşlı kızıdır. Tanrı?nın kaçırdığı efsane bir kadının adıdır. Onlar, her alanda olduğu gibi kendilerini Grek kültür ve medeniyetine bağlı görmek isterler.

Avrupa gerçekten Grek kültür ve medeniyetine, daha doğru bir ifadeyle felsefesine ne kadar bağlıdırlar? Grekler, kendi dillerini bilmedikleri için ne konuştuklarını anlamadıkları kendi kuzeylerindeki halklara -ki onlar Avrupalılardır- barbar derler. Barbar, Greklerin Avrupalılar için kullandıkları bir sıfattır. Bugün, tarih boyunca olduğu gibi, kendilerinin tarihsel ve kültürel köklerini Greklerde gördükleri için medeni olduklarını düşünürler.

Felsefe adını verdiğimiz ve hakikat peşinde aşkla koşma işi, Batı Anadolu?daki kıyı kentlerinde başlamıştır. Millet, Efes, Çanakkale çevresi, Sinop ve sayabileceğimiz daha pek çok yer Anadolu topraklarındadır. Hesiodos, İşler ve Günler adlı eserinde bir çiftçinin yılın hangi mevsiminde ne işlerle uğraşması ve nasıl yaşaması gerektiğini anlatır. Komşularla olan ilişkilerden tutun da, yardımseverlik, çalışmanın önemi, haksız kazancın kötülüğü v.b pek çok konuda bize bilgiler verir. Bugün bile Anadolu?nun pek çok yerinde geçerli olan yaşama ve hayatı devam ettirme ile ilgili yaşama ilişkin kurallardır bunlar. Bunların hiçbirisi, barbar olan Avrupa?nın herhangi bir bölgesinde rastlanmayan meziyetlerdir. Avrupa, tabiat ile bağını gerçeklik üzerinden kurmuş ve tek derdi hakikat olan, mutlu yaşamanın yollarını araştıran ahlak okullarına sahip Grek felsefesini Hıristiyanlık ilkelerine göre işleyerek bozmuş ve Grek felsefesine de yabancılaşmıştır. Pek çok filozof bunun farkındadır ve Avrupa, kendisine göre sahte bir kültür oluşturmuştur.

Avrupa?nın savunduğu değerler, sahte bir kültürün kavramları olduğu için inandırıcı olmaktan uzaktır. Çünkü Avrupa,  zenginliğini yeni kıtaların keşfi ile birlikte oluşturdukları kolonilere, sömürgelere, köle ticaretine, tabiatın sömürülmesine borçludur. Derisi yüzülerek öldürülen bilim insanları, idam edilen filozoflar, dünyada yaşanan savaşların müsebbibi olmaları, dünyanın adalet ve hakça bölüşümden mahrum oluşun sebepleri, tarihlerinde insan yerine bile koymadıkları Kızılderililer, zenciler ile ilişkileri v.b pek çok şey düşünüldüğünde barbarlıklarının devam ettiğini görmemek mümkün değildir. Dünyanın başına bela olan bütün fikir akımlarının sahibi onlardır. Avrupa tarihinin ortaya çıkardığı emperyalizm ve kapitalizm, bugünkü eşitsizliğin yegâne sebebidir.

Kültür ve medeniyet, insan varlığının evrenselliğine ve haysiyetine hizmet etmiyorsa, böyle bir kültür ve medeniyet ebedi olamaz. Avrupa, 1990?lü yıllardan itibaren fikir adına kriz içindedir ve söyleyebileceği ne varsa söylemiş görünmektedir. Artık bütün bir varlığı muhatap alarak felsefe yapan filozof çıkaramamaktadır. Dinleri, aşkınlığını kaybetmiş bir Hıristiyan tanrısı yüzünden insanlar üzerinde ideal amaçlar koyan ahlak üretememektedir. Madde üzerinde egemenlik kurmaya yönelik bir bilim ve teknoloji, insanlığı mutlu etmek şöyle dursun, insanlardan ve dünyadan uzaklaştırmaktadır. Akıl ve madde zemininde kurulan Avrupa İmparatorluğu, mutsuz insan yığınları, açlık ve sefalet içinde yaşayan Avrupa dışı toplumlar yaratmıştır. Adaletsizliğin olduğu bir dünyada barışın olmayışının sebebi, adaletsizliği yapanlardır. Onlar eliyle barış sağlanamaz.

Dünyayı etkileyen fikirlerin gelişimi açısından Avrupa?nın rolü inkâr edilemez. Hıristiyanlığın etkisi insanlar üzerinde kırıldıktan sonra onun yerine ikame edilmeye çalışılan ideolojiler, din yerine geçemeye başladı. Komünizm, faşizm, ırkçılık, emperyalizm, kapitalizm, sosyalizm hepsi boşluğu doldurma gayretleriydi. Bunlar, Avrupa?nın kültürü denildiğinde bugün akla gelen kavramlardır. Sanat, felsefe, din Avrupa?da yerini ideolojilere bıraktıktan sonra onları kontrol edecek ve ideal amaçlara bağlayacak bir şey kalmadı.

Bugün, Greklerin barbar olarak adlandırdıkları noktaya dönüşün izleri mi canlanıyor acaba demekten insan kendisini alamıyor. Çünkü yakın tarihlerinde nazilerin ve komünistlerin aldıkları can, şuur altlarında yatan duyguların ifadesidir. Onlar, öteki olmadan tarihte kalamazlar. Bizim öteki?miz yoktur ama onların öteki?si biziz. Bizden başka da öteki?leri yoktur. Mesele, Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakan meselesi değildir; mesele Türk olmak meselesidir.

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/954/avrupa-ve-kriz

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

19.05.2019 Medeniyet Tasavvuru
27.01.2019 HAYAT: Yeniden bir daha mı?
06.01.2019 Bedenin değeri ve öldürme
03.06.2018 Mücadele ve insan
27.05.2018 Bir garip tahlil...
25.03.2018 Bir Hareket ve Fikir Adamı Olarak Topçu Paneli
25.02.2018 Kendini Aşan Düşünce
11.02.2018 Milliyetçilik mi? Ama Nasıl Bir Milliyetçilik?
04.02.2018 Hakikate karşı suç işlemek
28.01.2018 Kötülük, İnsanın Bir Vehmi mi Gerçeği mi?
21.01.2018 SAVAŞ VE OYUN
14.01.2018 KENDİMİZİ NASIL İNŞA EDER VE ANLARIZ?
30.12.2017 NEREDE KALMIŞTIK?
27.12.2017 NEDEN GERİ KALDIK?
15.12.2017 NURETTİN TOPÇU'YA GÖRE RÖNESANS İHTİYACI
09.12.2017 NURETTİN TOPÇU'NUN ANADOLU MİLLİYETÇİLİĞİ VE SOSYALİZMİ
30.11.2017 NURETTİN TOPÇU'NUN DEMOKRASİ KARŞISINDAKİ TUTUMU
24.11.2017 BATICILIK, TÜRKÇÜLÜK ve İSLÂMCILIK KARŞISINDA NURETTİN TOPÇU-2
22.11.2017 BATICILIK, TÜRKÇÜLÜK VE İSLÂMCILIK KARŞISINDA NURETTİN TOPÇU-1
18.11.2017 Kerime Yıldız?a Nazire: SİNEMADAN FELSEFEYE...
02.11.2017 VEFA ÖDÜLÜ VE TOPÇU
13.08.2017 KİTLELEŞME, KİŞİ OLMAYI YOK EDER...
23.07.2017 AKLA DUYULAN İHTİYAÇ
16.07.2017 KALKIŞMANIN ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇTİ?
02.07.2017 HAKİKAT VE DOST
11.06.2017 AHLAK VE DİN İLİŞKİSİ ÜZERİNE KISA NOTLAR?
03.06.2017 BİLİM-FELSEFE VE SANAT İÇİN?
21.05.2017 POZİTİVİZM Mİ?
13.05.2017 YÖNETİCİLİK İLE MUTLULUK BAĞDAŞIR MI?
07.05.2017 ÖLÇÜ MESELESİ
23.04.2017 ÇOCUKLAR VE OYUN
16.04.2017 ZAMAN-İNSAN İLİŞKİSİ
02.04.2017 SORUNLAR KARŞISINDA AKADEMİSYEN
19.03.2017 İNSAN DÜNYASI: ANLAŞILMAYI BEKLER...
12.03.2017 AVRUPA VE KRİZ
26.02.2017 BİLME İSTEĞİ: BİLİM VE FELSEFE
12.02.2017 İKİ DÜNYA: EVET-HAYIR
29.01.2017 Gerçekliğin Sözünden Sözün Gerçekliğine...
22.01.2017 TARİHİN SONUNDA DEĞİLİZ...
12.01.2017 NEREYE GİDİYORUZ?
29.12.2016 TARİHE BAKIŞ
25.12.2016 MİLLİLİK ESAS OLMALI
22.12.2016 BİR DEĞERLENDİRME
06.11.2016 ÜNİVERSİTELER VE REKTÖRLÜK SEÇİMLERİ
30.10.2016 CUMHURİYET
27.10.2016 ÖZGÜRLÜK VE SORUMLULUK ÜSTÜNE
16.10.2016 YOKSULLUK ve ADALET
09.10.2016 ANADOLU İRFANI
02.10.2016 EĞİTİM SORUNUMUZ
25.09.2016 KRİZ
21.08.2016 AMAN ALLAHIM!..
17.07.2016 DARBE
30.06.2016 İNSAN VE SORUMLULUK
23.06.2016 KİTLEDEN KÜTLEYE?
19.06.2016 HAYATA DAİR BİR KAÇ SÖZ
16.06.2016 YAZIYA KARŞI KONUŞMA
12.06.2016 OKUMAK
09.06.2016 İLK YAZI