BİR ÂLİM ÖLDÜ DİYELER?

Eklenme Tarihi: 14.02.2017 12:49:17 - Güncellenme Tarihi: 09.07.2020 04:55:48

Bazı konular vardır, kalemin önüne gelir, diklenmeden dik durur ve ehl-i kalemi kendisini yazmaya icbar eder.

Gündem ne olursa olsun; içinde bulunulan dönemde kimler neleri tartışıyorsa tartışsın; dünya ve ülke kamuoyu neye odaklanmış olursa olsun, o konuyu yazmak durumunda, mecburiyetinde bırakır yazarı.

İşte böyle bir konu kişisel gündemimin en tepesine oturmuş vaziyette şu birkaç gündür. Ve ben bu konuyu, ilk yazı günümde yazmazsam, daha sonra yüz tane yazı yazsam da, vicdanımın baskısı altında kalacak, çok büyük bir ıstırap çekeceğim.

?..

Bir göçüşten söz etmek muradındayım. Pek güzel bir kişinin, kıymetli şahitlikler eşliğinde fânî âlemden bâkî âleme göçüşünden? Sınırlı olandan, sonsuz olana?

Prof. Dr. Adil Artukoğlu?

Üniversite öğrenimimin ilk yılında, ilk döneminde tanıma şerefine erişmiştim kendisini. Dersi ikinci dönemde de devam etmiş ve biz öğrencileri onu biraz daha yakından tanıma imkânı bulmuştuk.

Sadece dış görünüşüyle dahi karşınızda bir İstanbul beyefendisi olduğunu düşünebilirdiniz. Son derece şık ve uyumlu bir giyim? Tertemiz bir görünüş? Daima mütebessim bir yüz? Kırlaşmış saçları ve yüzüyle ahenkli bıyıklar. Yakışıklı bir adam...

Zaman içerisinde kolayca anlayacaktık ki, karşımızdaki, karakter olarak da, insanlık olarak da kelimenin tam anlamıyla bir adamdı. Sakin, anlayışlı, mutedil, sevecen...

Üniversite hocasıydı ve fakat kısa sürede anlamak mümkündü ki, bir hocadan çok ama çok fazlasıydı.

Sesiyle başlayan bir şefkat ve incelik gönlünüzün en derinine iner, fark etmeksizin öz babanızla sohbet ediyormuş gibi, samimi bir atmosfere giriverirdiniz. Yine aynı şekilde, babacan tavırlarla ve buna uygun bir ses tonuyla, hayata dair pek çok güzelliği dikte etmeksizin dile getirirdi.

Hayatın ve insanlığın, her zaman profesyonellikten önce geldiğini, gelmesi gerektiğini; kariyer vs. her şey sona erdiğinde, kalacak olanın sadece ama sadece insanlık ve iyilik olduğunu kolayca süzebilirdiniz yumuşacık cümleleri arasından.

Sımsıcak sesiyle, adeta bir şarkıyı seslendiriyormuşçasına, yumuşacık bir tonda seslenir; yüzündeki o bitimsiz gülümsemesi, bu harika şarkıya değer katarak sınıfın her köşesine yayılırdı.

O bir profesör, bizler ise, hayatın henüz başlarında, terütaze lisans öğrencileriydik. Buna rağmen her birimizi meslektaşı gibi görür ve her fırsatta, geleceğe dair yol gösterici anahtar ilkeler vermekten geri durmazdı. Bu anlamda, ?mütevazı? kavramının ete kemiğe bürünmüş, vücut bulmuş haliydi.

Bir de özel anekdot?

Hazırladığım dönem ödevini incelemesinin ardından, dört yıl sonrasını öngörerek, bölümden nasıl mezun olmam gerektiğine dair iki cümlelik bir yol haritası vermiş; dört yıl sonra işaret buyurduğu hedefe ulaştığım zaman da, büyük bir memnuniyetle kucaklamıştı.

Mezuniyetimizin ardından, çeşitli mesleki toplantılar vesilesiyle meslektaş olarak görüşüyor; görüşme aramız uzadığında ise, telefonla arayıp, halini hatırını soruyordum.

Yaklaşık iki ay önce, bir vesileyle aramış, sesini gayet iyi duyunca da sevinmiştim. Ne ki, perşembe gecesi cep telefonuma düşen mesaj, içimden bir şeyleri koparıp aldı bir anda. Tarifi mümkün olmayan bir duygu?

?..

Seçkin bir cemaatin hazır bulunduğu cenaze namazını, çeşitli dönemlerde senatör ve milletvekili olarak da ülkesine hizmet etmiş olan çok kıymetli (eski) Diyanet İşleri Başkanı Lütfi Doğan kıldırdı. Namazı kıldırmakla da kalmayıp, epeyce ilerlemiş yaşına rağmen, onun şahsında, dünyaya ve ukbaya yönelik kıymetli bilgiler de verdi. Her türlü övgüye lâyık olan aziz hocamızın iyiliğine şehadet edişinin yanı sıra?

?Yüce Allah böyle bir ölümü, cümle iyi insanlara nasip etsin? diye dua ederek, işbu vefa yazısını sonlandırırken, siz kıymetli okurlardan ve dostlardan birer Fatiha rica ediyorum.

Allah rahmet eylesin.

Ruhu şâd, mekânı cennet olsun.

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/851/bir-alim-oldu-diyeler

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

18.08.2019 Fenerbahçe, Kahır Sezonu ve Ötesi
12.07.2019 Önce İnsan, Sonra Doktor
09.06.2019 Fransa?yı üzdük Hakan!
27.05.2019 İnsan Tercihlerinin Ürünüdür
06.05.2019 Şehir Kimliği ve Halk Kütüphanesi
17.04.2019 Kütüphaneler ve İnsan İsrafı
25.03.2019 Kütüphanecisi olan kütüphaneler?
04.03.2019 Fenerbahçe?nin yakın geleceği?
12.02.2019 Mevzu futbol ise, insanlık teferruat mıdır?
07.02.2019 Kadın erkek el ele, hedef daha güçlü Türkiye!
26.01.2019 Fenerbahçe?yi yazamamak!
04.01.2019 Kütüphaneciler, kütüphanelerin ve arşivlerin kalbidir!
25.12.2018 Ersun Yanal kötü gidişe dur diyebilecek mi?
18.12.2018 Her şeyi bilenler çağı!
29.10.2018 Koku'ttu gitti!
21.10.2018 Fenerbahçe?den tarihi başarı: 9'da 9
09.10.2018 Eğitimde doğru çıkış kütüphanesiz bulunamaz!
27.09.2018 Aynen aynen, sıkıntı yok!
21.09.2018 Fener sönüyor!
07.09.2018 Kütüphaneciler olmadan asla!
20.08.2018 Süper Lig'e hoş geldin Ankaragücü
18.07.2018 Fransa bileğinin hakkıyla ve alkışlarla
14.07.2018 Tebrikler Belçika
03.07.2018 Japonya'ya saygı gecesi
01.07.2018 Arjantin efsanesi ve Messi feneri
25.06.2018 ?Yeni Türkiye Dersi? başlıyor!
19.06.2018 Fenerbahçe için umudun adı: Ali Koç
04.06.2018 Fenerbahçe?de bir dönemin sonu!
27.05.2018 Ramazan: Müslüman için tefekkür zamanı
16.05.2018 6. Ulusal Yayın Kongresi'nin ardından
29.03.2018 Kütüphaneler, arşivler ve işi ehline vermek
18.03.2018 Yeni bir derbi ve yine bir kandırmaca!
21.02.2018 Terim Etkisi Değil Terin Etkisi Esas Olmalı
31.01.2018 Üç Artı Bir İmparator ya da İmparator Kime Denir?
27.12.2017 İNTERNET İCAT EDİLDİ, EDEBİYAT "BOZULDU"
12.12.2017 İSTİKÂMET YAŞAYAN KÜTÜPHANELER!
21.11.2017 ÇOCUK KÜTÜPHANELERİ ÇALIŞTAYI
14.11.2017 KÜTÜPHANECİ YETİŞTİRİLMESİN O HALDE!
31.10.2017 KİTAPLAR, KÜTÜPHANELER VE ÇOCUK CIVILTILARI
17.10.2017 ZAFERİMİZLE ÖVÜNEBİLİRİZ!
10.10.2017 AMPUTE DEĞİL CESUR YÜREK MİLLİ TAKIMI
07.10.2017 MİLLİ TAKIM: EL ELDE BAŞ BAŞTA
24.09.2017 TÜRK FUTBOLU KAYBETTİ
14.09.2017 BEŞİKTAŞ'I İZLEMEYE DEVAM
12.09.2017 KÜLTÜREL MİRAS, KÜTÜPHANELER VE BURSA
03.09.2017 LUCESCU?NUN YANLIŞ İLİKLENMİŞ DÜĞMELERİ VE MİLLİ TAKIM
28.08.2017 FENERBAHÇE GÜNÜ KURTARDI
25.08.2017 FENERBAHÇE NEREYE?
22.08.2017 BİLGİSİZLİĞİN FATURASI AĞIRDIR!
15.08.2017 SON AĞAÇ KURUDUĞUNDA
08.08.2017 YİNE DE BEŞİKTAŞ, YİNE BEŞİKTAŞ
01.08.2017 ÖLÜNCE BÖYLE ÖLMELİ İNSAN
18.07.2017 VATANINI EN ÇOK SEVEN?
15.07.2017 METİN DOĞAN GAZİDİR
05.07.2017 GÂVURLUK YAPMAK!
05.06.2017 GÖZ GÖZ GÖZTEPE NİHAYET SÜPER LİG?DE!
30.05.2017 BEŞİKTAŞ AŞKLA VE ALKIŞLARLA ŞAMPİYON
19.05.2017 LİYAKAT OLMADAN GELİŞME OLMAZ!
02.05.2017 SEVERKEN ÖLDÜRMEK
25.04.2017 FUTBOLDA KALİTENİN ADI: BEŞİKTAŞ
11.04.2017 BİLGİYE ?EVET?, BİLGİSİZLİĞE ?HAYIR?
07.04.2017 BAĞCILAR?DA HER GÜN KİTAP, HER GÜN KÜTÜPHANE!
14.03.2017 EŞEKLİ KÜTÜPHANECİDEN BİSİKLETLİ KÜTÜPHANECİYE
08.03.2017 III. MİLLİ KÜLTÜR ŞÛRASI VE KÜTÜPHANECİLİK
22.02.2017 NAM-I DİĞER ATOM KARINCA
14.02.2017 BİR ÂLİM ÖLDÜ DİYELER?
08.02.2017 ALKIŞLAR MEDİPOL BAŞAKŞEHİR?E
30.01.2017 KÜTÜPHANELERDE GEÇEN KIYMETLİ ÖMÜRLER
18.01.2017 FETÖ'CÜLER VE KUL HAKKI
12.01.2017 ÇILDIRIYORSUNUZ DEĞİL Mİ?
03.01.2017 TERÖR, AMERİKA, İŞBİRLİĞİ VE FETÖ
28.12.2016 KRONİK KÖTÜMSERLİK SENDROMU
21.12.2016 ŞEHİDİNİZDEN MEKTUP VAR
13.12.2016 VATANA AİDİYET BİLİNCİ
06.12.2016 DEVLETTE ?TOPYEKÛN- YENİDEN YAPILANMA
28.11.2016 DIRK ADVOCAAT KANARYAYI KANATLANDIRIRKEN?
22.11.2016 YAN AMERİKA YAN!
13.11.2016 MİLLİ MAÇIN PSİKOLOJİK ANALİZİ
08.11.2016 DARBE İĞRENÇLİĞİN DİĞER ADIDIR
01.11.2016 MÜLTECİ DEĞİL MUHACİR!
25.10.2016 İŞ VERDİNİZ DE ÇALIŞMADILAR MI?
18.10.2016 KÜTÜPHANESİZ ÜNİVERSİTE YA DA BURÇSUZ KALE
11.10.2016 HER GÜN KİTAP, HER GÜN KÜTÜPHANE!
04.10.2016 LİYAKAT ODAKLI YENİDEN YAPILANMA
27.09.2016 15 TEMMUZ DEMOKRASİ MEYDANI
20.09.2016 BİR FENERBAHÇE YAZISI
06.09.2016 VATAN İÇİN NÖBETTE KALMAK
16.08.2016 VATAN İÇİN NÖBETTE OLMAK
09.08.2016 MİLLETİ KALBİNDEN VURMAK
02.08.2016 BİZ KİMİZ SORUSU ÜZERİNE YENİDEN DÜŞÜNMEK
26.07.2016 YENİDEN ÇANAKKALE RUHU
19.07.2016 YENİDEN YAPILANMA ZAMANI
12.07.2016 FATURAYI KİM ÖDEYECEK?
05.07.2016 BAYRAMI GÖSTERMEYEN MİLLİ FUTBOL TAKIMIMIZ
28.06.2016 TÜRK USULÜ FUTBOLLA BURAYA KADAR
21.06.2016 BU KARNE KİMİN?
14.06.2016 HADİ ASLANIM HADİ KOÇUM!
07.06.2016 ÖNCE DÜŞÜNCE SONRA HAREKET