FETÖ'CÜLER VE KUL HAKKI

Eklenme Tarihi: 18.01.2017 15:57:46 - Güncellenme Tarihi: 06.07.2020 09:12:36

Yaklaşık elli yıl önce din odaklı bir oluşum olarak yola çıkmakla birlikte, 15 Temmuz sonrası üzerindeki kirli örtüler bir bir kaldırıldıkça, ilk günden itibaren bambaşka amaçları olan proje bir yapı olduğu açıkça belirginleşen Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ), birçok yönden incelenmeye devam ediyor.

Edilecek ve edilmeli de?

Ta ki son bağlısı nedâmet getirip, aziz milletimizden özür dileyerek, büyük Türkiye Cumhuriyeti Devleti önünde diz çökene ve dahi son terörist ele geçirilene, hain yapı darmadağın olana kadar.

?

Mezkûr ihanet çetesinin, nam-ı diğer terörist yuvasının, onlarca yıldır en çok ve özenle öne çıkartılan boyutu ?din? kurumu olduğuna göre, geliniz, biz dahi oradan bakalım FETÖ?ye, okumakta olduğunuz yazı çerçevesinde.

Öyle ya, nüfusun neredeyse tamamının, kendisini dindar veya dine saygılı şeklinde tanımladığı Müslüman bir toplumda, hedefe götürecek en kısa ve etkili yol, kutsal din kurumu ve dini duygular olmalıydı.

Bu açık yol, milletin en hassas noktası şeklinde değerlendirilerek, kirli yapısını buradan genişletmek istedi FETÖ. Ve ne yazık ki, başarılı da oldu. Gelinen noktada, açıkça görüldüğü üzere?

?

Halkın saf duygularını istismar ederek, din ve dindarlık kapısından sızan bu gürûh, eğer birazcık dindar ve dine saygılı ise ve birazcık da dini biliyorsa, Yüce Allah?ın affetmeyeceği iki günahtan birinin ?kul hakkı? olduğunu da iyi bilir. Zira dindarlık kanalını sonuna kadar kullanmakta asla tereddüt etmedi. Sinsice, yılan gibi, hunharca?

Kul hakkı yeme noktasında neler yapmadılar ki?

Sınav sorularını çalarak başkalarının önüne geçtiler. Çok zaman, elde ettikleri hileli başarılar sayesinde masum insanları tamamen saf dışı bıraktılar.

Yöneticisi bulundukları kurumlarda yapılan alım-satım ve ihale işlerinde, kendilerinin, yakın işletmelerin veya amaçlarına hizmet edecek ?kullanışlı? firmaların iş almalarına zemin hazırladılar.

Kamu kurumlarında üst yönetici konumundaki teröristlerini kullanarak, hak edenin değil, kendilerinden olanların ve kendileriyle iş tutanlar tarafından referans olunanların işe girmelerini ve görevde yükselmelerini sağladılar.

Çaldıkları ve müntesiplerine verdikleri sorularla, bu kirli çarktan bîhaber şekilde sınavlara hazırlanan masum çocukların ve gençlerin, tertemiz emeklerinin karşılığı olarak hak ettikleri liseleri ve üniversiteleri kazanmalarını engellediler.

Bitti mi? Ne yazık ki, bitmedi?

Mukaddesat tanımaz kirli, haram ve hileli yapıları içerisinde, istediklerini polis, savcı ve hâkim yaparak kendilerince bir güvenlik ve adalet sitemi kurdular. Paralel Devlet Yapılanması?nın (PDY) iki çok önemli şubesi olarak; ?paralel güvenlik sistemi? ve ?paralel yargı sistemi??

Böylelikle istediklerini yapmayan, yani emirlerine uymayan, sularına gitmeyen zengin, bürokrat, iş adamı vs. kişileri kıyıma uğrattılar.

Birisi arama ve tutuklama kararı çıkardı; biri gidip aradı ve yakaladı; biri iddianame hazırlayarak mahkeme yolunu açtı; nihayet başka biri de tutuklayıp cezaevine gönderdi. Temyizde de başka birileri mahkeme kararını onayarak, ilgili vatandaşın kalemini kırdı, işini bitirdi.

Ve böyle böyle insanların hayatları söndü, söndürüldü.

Ne işadamları yakasını kurtarabildi bu ahlâksız, bu zalim, bu vahşi çarktan, ne silahlı kuvvetler mensupları, ne emniyet personeli, ne bürokratlar ve ne de spor kulübü başkanları.

Bu ahlâksız ve pek dramatik sahne izlendikçe ve dilden dile kulaktan kulağa aktarıldıkça tam bir korku tüneli oluştu.

?

Kısaca ifade edilecek olursa, FETÖ çetesi uzun yıllar boyunca; devlet kadroları, askeri liseler, polis koleji ve polis akademisi, başarılı liseler, üniversitede çok tercih edilen bölümler, Türk Silahlı Kuvvetleri?nde ve Emniyet Genel Müdürlüğü?nde üst rütbelere geçiş, hâkim ve savcı atamaları gibi, sınavla girilebilecek her ne pozisyon varsa, çaldıkları sorularla etkili olmuş, sonuçları istediği gibi değiştirmiş. Hatta kendi ifadelerine göre, çok başarılı kişilere bile sorular verilerek, ilgilileri ?kullanışlı adam? ve ardından kendilerine bağlı terörist olarak yetiştirmenin yolu açılmış.

Ekmeğin, aslanın ağzında ve midesinde olduğu tüm zamanlarda, bir işe girmek için yıllarca bekleyenlerin önüne geçilerek pozisyon almaktan geri durulmamış.

Yıllarca çeşitli sınavlara girmiş ve hak edilmeyen başarısızlıklara mâruz bırakılmış kişilerin, bu yapı anlaşıldıkça, ?hakkımız hepinize haram olsun; hesap günü iki elimiz yakanızdadır? diyerek, haklarını helâl etmediklerini tahmin etmek güç değil.

Onlara gönülden katılarak, gelin biz dahi hep birlikte diyelim; Haram zıkkım olsun! Haram zıkkım olsun!

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/765/fetoculer-ve-kul-hakki

Sizin Yorumunuz:

*
*

Yorumlar

fetih
18.01.2017 18:07
Birisi arama ve tutuklama kararı çıkardı; biri gidip aradı ve yakaladı; biri iddianame hazırlayarak mahkeme yolunu açtı; nihayet başka biri de tutuklayıp cezaevine gönderdi. Temyizde de başka birileri mahkeme kararını onayarak, ilgili vatandaşın kalemini kırdı, işini bitirdi. Devletin dini adaletidir...
Acı gerçekler
19.01.2017 23:49
Suçlular yargı önünde hesap versin, ama cadı avı yapılmasın. Bugün kabinede bu okullardan mezun bakan bile var. O zaman o da mı çete? Lütfen kin ve nefretle hareket yerine iyilikleri alkışlayalım. Suçluları da yargılayalım
Esme deli rüzgar
22.01.2017 02:34
Rüşvet ve yolsuzluk yapanlara ve buna sessiz kalanlara ben de hakkımı helal etmiyorum.
Esme deli rüzgar
22.01.2017 02:34
Rüşvet ve yolsuzluk yapanlara ve buna sessiz kalanlara ben de hakkımı helal etmiyorum.

Diğer Yazılar

18.08.2019 Fenerbahçe, Kahır Sezonu ve Ötesi
12.07.2019 Önce İnsan, Sonra Doktor
09.06.2019 Fransa?yı üzdük Hakan!
27.05.2019 İnsan Tercihlerinin Ürünüdür
06.05.2019 Şehir Kimliği ve Halk Kütüphanesi
17.04.2019 Kütüphaneler ve İnsan İsrafı
25.03.2019 Kütüphanecisi olan kütüphaneler?
04.03.2019 Fenerbahçe?nin yakın geleceği?
12.02.2019 Mevzu futbol ise, insanlık teferruat mıdır?
07.02.2019 Kadın erkek el ele, hedef daha güçlü Türkiye!
26.01.2019 Fenerbahçe?yi yazamamak!
04.01.2019 Kütüphaneciler, kütüphanelerin ve arşivlerin kalbidir!
25.12.2018 Ersun Yanal kötü gidişe dur diyebilecek mi?
18.12.2018 Her şeyi bilenler çağı!
29.10.2018 Koku'ttu gitti!
21.10.2018 Fenerbahçe?den tarihi başarı: 9'da 9
09.10.2018 Eğitimde doğru çıkış kütüphanesiz bulunamaz!
27.09.2018 Aynen aynen, sıkıntı yok!
21.09.2018 Fener sönüyor!
07.09.2018 Kütüphaneciler olmadan asla!
20.08.2018 Süper Lig'e hoş geldin Ankaragücü
18.07.2018 Fransa bileğinin hakkıyla ve alkışlarla
14.07.2018 Tebrikler Belçika
03.07.2018 Japonya'ya saygı gecesi
01.07.2018 Arjantin efsanesi ve Messi feneri
25.06.2018 ?Yeni Türkiye Dersi? başlıyor!
19.06.2018 Fenerbahçe için umudun adı: Ali Koç
04.06.2018 Fenerbahçe?de bir dönemin sonu!
27.05.2018 Ramazan: Müslüman için tefekkür zamanı
16.05.2018 6. Ulusal Yayın Kongresi'nin ardından
29.03.2018 Kütüphaneler, arşivler ve işi ehline vermek
18.03.2018 Yeni bir derbi ve yine bir kandırmaca!
21.02.2018 Terim Etkisi Değil Terin Etkisi Esas Olmalı
31.01.2018 Üç Artı Bir İmparator ya da İmparator Kime Denir?
27.12.2017 İNTERNET İCAT EDİLDİ, EDEBİYAT "BOZULDU"
12.12.2017 İSTİKÂMET YAŞAYAN KÜTÜPHANELER!
21.11.2017 ÇOCUK KÜTÜPHANELERİ ÇALIŞTAYI
14.11.2017 KÜTÜPHANECİ YETİŞTİRİLMESİN O HALDE!
31.10.2017 KİTAPLAR, KÜTÜPHANELER VE ÇOCUK CIVILTILARI
17.10.2017 ZAFERİMİZLE ÖVÜNEBİLİRİZ!
10.10.2017 AMPUTE DEĞİL CESUR YÜREK MİLLİ TAKIMI
07.10.2017 MİLLİ TAKIM: EL ELDE BAŞ BAŞTA
24.09.2017 TÜRK FUTBOLU KAYBETTİ
14.09.2017 BEŞİKTAŞ'I İZLEMEYE DEVAM
12.09.2017 KÜLTÜREL MİRAS, KÜTÜPHANELER VE BURSA
03.09.2017 LUCESCU?NUN YANLIŞ İLİKLENMİŞ DÜĞMELERİ VE MİLLİ TAKIM
28.08.2017 FENERBAHÇE GÜNÜ KURTARDI
25.08.2017 FENERBAHÇE NEREYE?
22.08.2017 BİLGİSİZLİĞİN FATURASI AĞIRDIR!
15.08.2017 SON AĞAÇ KURUDUĞUNDA
08.08.2017 YİNE DE BEŞİKTAŞ, YİNE BEŞİKTAŞ
01.08.2017 ÖLÜNCE BÖYLE ÖLMELİ İNSAN
18.07.2017 VATANINI EN ÇOK SEVEN?
15.07.2017 METİN DOĞAN GAZİDİR
05.07.2017 GÂVURLUK YAPMAK!
05.06.2017 GÖZ GÖZ GÖZTEPE NİHAYET SÜPER LİG?DE!
30.05.2017 BEŞİKTAŞ AŞKLA VE ALKIŞLARLA ŞAMPİYON
19.05.2017 LİYAKAT OLMADAN GELİŞME OLMAZ!
02.05.2017 SEVERKEN ÖLDÜRMEK
25.04.2017 FUTBOLDA KALİTENİN ADI: BEŞİKTAŞ
11.04.2017 BİLGİYE ?EVET?, BİLGİSİZLİĞE ?HAYIR?
07.04.2017 BAĞCILAR?DA HER GÜN KİTAP, HER GÜN KÜTÜPHANE!
14.03.2017 EŞEKLİ KÜTÜPHANECİDEN BİSİKLETLİ KÜTÜPHANECİYE
08.03.2017 III. MİLLİ KÜLTÜR ŞÛRASI VE KÜTÜPHANECİLİK
22.02.2017 NAM-I DİĞER ATOM KARINCA
14.02.2017 BİR ÂLİM ÖLDÜ DİYELER?
08.02.2017 ALKIŞLAR MEDİPOL BAŞAKŞEHİR?E
30.01.2017 KÜTÜPHANELERDE GEÇEN KIYMETLİ ÖMÜRLER
18.01.2017 FETÖ'CÜLER VE KUL HAKKI
12.01.2017 ÇILDIRIYORSUNUZ DEĞİL Mİ?
03.01.2017 TERÖR, AMERİKA, İŞBİRLİĞİ VE FETÖ
28.12.2016 KRONİK KÖTÜMSERLİK SENDROMU
21.12.2016 ŞEHİDİNİZDEN MEKTUP VAR
13.12.2016 VATANA AİDİYET BİLİNCİ
06.12.2016 DEVLETTE ?TOPYEKÛN- YENİDEN YAPILANMA
28.11.2016 DIRK ADVOCAAT KANARYAYI KANATLANDIRIRKEN?
22.11.2016 YAN AMERİKA YAN!
13.11.2016 MİLLİ MAÇIN PSİKOLOJİK ANALİZİ
08.11.2016 DARBE İĞRENÇLİĞİN DİĞER ADIDIR
01.11.2016 MÜLTECİ DEĞİL MUHACİR!
25.10.2016 İŞ VERDİNİZ DE ÇALIŞMADILAR MI?
18.10.2016 KÜTÜPHANESİZ ÜNİVERSİTE YA DA BURÇSUZ KALE
11.10.2016 HER GÜN KİTAP, HER GÜN KÜTÜPHANE!
04.10.2016 LİYAKAT ODAKLI YENİDEN YAPILANMA
27.09.2016 15 TEMMUZ DEMOKRASİ MEYDANI
20.09.2016 BİR FENERBAHÇE YAZISI
06.09.2016 VATAN İÇİN NÖBETTE KALMAK
16.08.2016 VATAN İÇİN NÖBETTE OLMAK
09.08.2016 MİLLETİ KALBİNDEN VURMAK
02.08.2016 BİZ KİMİZ SORUSU ÜZERİNE YENİDEN DÜŞÜNMEK
26.07.2016 YENİDEN ÇANAKKALE RUHU
19.07.2016 YENİDEN YAPILANMA ZAMANI
12.07.2016 FATURAYI KİM ÖDEYECEK?
05.07.2016 BAYRAMI GÖSTERMEYEN MİLLİ FUTBOL TAKIMIMIZ
28.06.2016 TÜRK USULÜ FUTBOLLA BURAYA KADAR
21.06.2016 BU KARNE KİMİN?
14.06.2016 HADİ ASLANIM HADİ KOÇUM!
07.06.2016 ÖNCE DÜŞÜNCE SONRA HAREKET