CHP, NEREYE GİDİYOR?

Eklenme Tarihi: 15.01.2017 22:11:33 - Güncellenme Tarihi: 05.08.2020 14:17:40

Cumhuriyetin kurulmasından itibaren ülke yönetimini ellerinde tutan güçlerin siyasî partilere verdikleri bir görevin ve bu göreve bağlı olarak bir görev alanının olduğuna inanırım.

Tek partili dönemde bu görevin, hâkim gücün isteği doğrultusunda sadece CHP tarafından yürütüldüğü, hem de başarıyla yürütüldüğü açıktır.

Dünyadaki gelişmelere paralel olarak, daha doğrusu bu gelişmelerden haberdar olunduğu ölçüde ülke insanının talepleri arttıkça hâkim güç tarafından yeni görev alanları belirlenmiş ve o alanda görev yapacak olan partilere kapı aralanmıştır. Başlangıçta aralanan kapı sadece biraz özgürlük ve biraz da ülke ekonomisinin pastasından pay alma olduğu için CHP?nin işi çok da zor olmamıştır.

Çünkü ülkenin kaymakla beslenen tabakası hep yanındadır ve herşeye rağmen kendilerine cumhuriyetin kurdurulduğu hâkim gücün ilk göz ağrısıdır. Bu yola beraber çıkmışlardır ve milletin büyük çoğunluğuna rağmen bu yollarda beraber yürüyeceklerdir.

Yeri gelmişken belirtmekte fayda var: Sadece kendilerine açılan yollarda el ele, kol kola, omuz omuza yüründüğü zamanlar, ülkenin büyük çoğunluğunun Kızılay gibi kamusal alanlara sokulmadığı dönemlere rastlar.

Gerçekten de bu yollarda beraber yürüme azmi o denli bir sevda derecesindedir ki ülke insanının büyük çoğunluğu kamusal alan bahanesiyle paşazadelerin yollarına sokulmadığı hâlde?

Söz gelimi?

Koca koca yolların yoldaşlarına iyice daraldığı ya da yolların çıkmaz sokaklarda kaybolduğu dönemlerde, zaten hiçbir zaman devreden çıkmayan hâkim güç daha da kendini göstermiş ve bu gösterişin sonucu kendi halkının paşazade partisine yollar olabildiğince açılmıştır.

Fakat sürekli olarak kaymakla beslendiği için olmalı, kolesterollü damarlar kısa zamanda yeniden kapanmış; her defasında hâkim güç kendi usulünce yoldaşının daralan yollarını yeniden açmak zorunda kalmıştır.

?Taşıma suyla değirmen dönmez? sözüne uygun olarak, bu yol açışlar CHP?ye kısa dönemli faydalar sağlasa da uzun dönemde kendi halkının önemli bir kısmının bile kendisinden yüz çevirmesine ve uzaklaşmasına neden olmuştur. Bunu farkeden CHP ortanın solu, halkın yolu gibi sloganlarla hiç olmazsa kendi halkını yanında tutmaya, yanından biraz uzaklaşanları yanına çekmeye çalışmış ve bunda belli ölçüde başarılı olmuşsa da, hiç bir zaman istediği ve umduğu başarıyı elde edememiştir.

Hâkim gücün imtiyazlı partisi, mevcut durumda bile, olanca desteğe rağmen kendi varlığını korumakta güçlük çekerken?

Toplumun değişik kesimlerinden yeni yeni talepler gelmeye başlamıştır.

Bu taleplerin sonucu, mevcut siyasî terminolojiyle ifade edecek olursak, en solundan en sağına irili ufaklı birçok parti ülke genelinde teşkilatlarını kurarak kendilerine yer açmaya çalışmışlardır.

Böyle bir gelişme ister istemez CHP?nin görev alanını iyice daralttığı gibi, belli ölçüde de olsa onu hiç de alışık olmadığı bir rekabet ortamına sokmuştur.

Kuruluşundan 1946?ya kadar tek tabanca olarak siyasetin bütün alanlarını kapatmış olan bir parti için rekabete alışmak elbette çok zor olmuştur.

Nitekim içinde yaşanılan durum gereği, hâkim güçlerce siyasetin belli ölçüde de olsa kendi seyrinde gitmesine göz yumulduğu dönemlerde cumhuriyetin yaşıtı olmakla övünen bu partinin payına hep ikincilikler, üçüncülükler düşmüş; kimi zaman daha da kötüsü olmuş; anlı şanlı CHP hiç dereceye giremeyerek küme düşmüş ve TBMM?nin dışında kalmıştır.

CHP?nin geçmişe yönelik kısa hikâyesi budur ve şimdilerde bir ana muhalafet olarak TBMM?de görev yapmaktadır.

Kendileri ana muhalefet olmalarına rağmen, oldum olası hiçbir zaman analık şefkatinden pay almamış oldukları için, ülkenin değişik bölgelerindeki anaların özene bezene büyütüp üniversitelere gönderdikleri kızlarımızın başörtülerine kafayı takmışlar ve başörtülü genç kızlarımızın üniversite kapılarından geri döndürülmelerini sadizme varan bir hazla seyretmişlerdir.

CHP?nin yakın geçmişteki en kısa hikâyesi, daha doğrusu bu partiyi en bariz davranışıyla özetleyen öz geçmişi ise budur.

Bütün bunlar ortadayken; CHP, iktidara yürüyebilmek için geçmişini unutturacak hamleler peşinde olması gerekirken Netekim Paşa?nın 1982 Darbe Anayasası?nın delinmesini önleme peşinde olmuş; bunun için TBMM?de barikatlar kurup, kürsüler kırmayı tercih etmiştir.

Bu, elbet CHP?nin kendi tercihidir.

Milletin tercihi ise şöyledir:

?Türkiye?de iktidarı belirleyen CHP?dir. Bu milletin çoğunluğu, CHP?ye karşı kendisini hangi partinin koruyacağına inanırsa, oyunu o partiye vermekte ve ülke yönetimini ona teslim etmektedir.?

(CHP?den AKP?ye SiyasÎ Alan Belirlemesi/ 2003)

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/755/chp-nereye-gidiyor

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

18.01.2020 Akdeniz’de olmak ya da olmamak
03.12.2019 Kadına Dair Notlarım!
15.11.2019 Kaç Bakıcı Bir Anne Eder?
04.11.2019 Derin Devlet ve Devletin Derinliği
07.10.2019 Neme Lazım ya da Tasasız Olmak
22.09.2019 Akrebin Kıskacındaki Türkiye
21.09.2019 Akrebin Kıskacındaki Türkiye
11.09.2019 Böyük Türkiye'ye Büyük Oyun
05.09.2019 'Başlarım Sizin Kürdistan Davanıza!'
26.08.2019 Cinayet mi Kadın Cinayeti mi?
20.08.2019 Bu Topraklar Kılıç Hakkımızdır
05.08.2019 Tayyip Bey ve Cihan Devleti Yürüyüşü
30.07.2019 Ak Parti Nasıl Kurtulur?
22.07.2019 Türk Milletinin Ruhunda Devlet Geni Vardır
15.07.2019 Ölmesine İzin Verilmeyen Millet
09.07.2019 15 Temmuz Kıymeti Bilinmeyen Zafer!
02.07.2019 Öğrenci, Öğretmen, Okul
24.06.2019 Sayın Cumhurbaşkanı Mesajı Nihayet Aldı
18.06.2019 Firavunlar Kaybeder Mursiler Kazanır
10.06.2019 Eğitim Ayakta Durmak İçindir
03.06.2019 İnsanı Düzeltmeden Yargıyı Düzeltemezsiniz
27.05.2019 S-400 ve ABD?nin Sancısı
19.05.2019 Cumhurun İstanbul Sınavı
31.12.2018 Karşı mahallenin hindisi!
16.12.2018 Yerel Seçimlerde Cumhurun mutlak ittifakı şarttır
28.11.2018 Belediye başkan adaylarına
16.11.2018 Sayın Cumhurbaşkanım bu milleti günaha sokmayın!
01.11.2018 Diplomasız ariflere sualimdir: Odun mu seçelim yoksa ceket mi?
24.10.2018 İttifak çok ince ayar bir iştir
13.10.2018 ?Vay anasını! Gördünüz mü? Papaz Brunson bırakıldı! Ben dememiş miydim??
08.10.2018 Karşılıksız para gibi karşılıksız diplomalar
02.10.2018 İdam adalet müebbet zulümdür
23.09.2018 Yerel seçimler milat olsun
30.08.2018 Kainat imamı, mesih, mehdi, Rabinoğlu FETÖ'nün hakkını yemeyelim
13.08.2018 Haçlı Kuşatmasında bir 'diktatör' Recep Tayyip Erdoğan
03.08.2018 Bir ana, bir bebek ve Amerikan ambargosu
23.07.2018 15 Temmuz bağlamında vatan hizmeti ve bedelli askerlik
15.07.2018 Eğitim kanayan yaramız
05.07.2018 Yirmi iki yıl önce ne demişiz?
29.06.2018 24 Haziran için ne demiştik, ne oldu, ne olacak?
23.06.2018 24 Haziran dünyanın sonu değil
19.06.2018 Seçim sonrasında yeni Türkiye
08.06.2018 Sağ ve sol arasında oy geçişleri
30.05.2018 Cumhur İttifakı içinde oy değişimi
20.05.2018 Dürüst ve cesur
12.05.2018 Sayın Cumhurbaşkanım seçmenin aklını test etmeyin
02.05.2018 Sayın Cumhurbaşkanına son çağrımdır
27.04.2018 Özlenen Birliktelik 'Cumhur İttifakı'
22.04.2018 Sistem değişirken
09.04.2018 Bir kahramanlık hikayesi
02.04.2018 Şeker Fabrikaları bağlamında 'Devlet'
19.03.2018 Tarih dönerse talih de döner
12.03.2018 Sayın Cumhurbaşkanının delikanlısı olmalı
01.03.2018 28 Şubat'tan Cihan Devleti'ne
31.01.2018 Biraz Şahadet Göderin'den Kızılema'ya
22.01.2018 BEDİRDEN HENDEK?E SURİYE HAREKÂTI
11.01.2018 SAYIN CUMHURBAŞKANIM KANAMAYI DURDURUN
02.01.2018 ON MİLYON İRANLI GÖÇMENE HAZIR MISINIZ?
28.12.2017 EY RABİNOĞLU FETULLAH TEVBE ZAMANI!
19.12.2017 TEPEGÖZ YA DA KART DOMUZ TRUMP
14.12.2017 KUDÜS GÜÇLÜNÜNDÜR
05.12.2017 FARZ-I KİFAYE YA DA TOPLUMSAL FARZLAR
29.11.2017 DÜNYA AMERİKAYI YARGILAMALI
20.11.2017 MEHDİNİN ASKERLERİ YA DA RABİNOĞLU FETULLAH?IN KULLARI
09.10.2017 AMERİKA BİTMEDEN DÜNYADA SAVAŞ BİTMEZ
29.09.2017 MTV YA DA DEVLET OLMAK BEDEL İSTER
20.09.2017 KALKAN TEOG?UN AKLA GETİRDİKLERİ
07.09.2017 BEŞ DİPLOMALI İŞSİZLER
28.08.2017 GÜÇLÜ KUVVETLİ KULLAR
16.08.2017 AK PARTİ'NİN ON ALTI YILI
09.08.2017 HIRSIZI DÖRT İŞLEMLE BULMAK
28.07.2017 MERVE KAVAKÇI'DAN ?KÖROĞLU GÖZÜN KÖR OLSUN?A
17.07.2017 FETOYİSTLERLE NASIL BAŞ EDECEĞİZ?
10.07.2017 UÇ BEYLİĞİNDEN CİHAN DEVLETİNE
01.07.2017 Mahatma Gandhi?den Gandi Kemal?e HAK YÜRÜYÜŞÜ
20.06.2017 İYİ BİR İNSAN OLMAK
12.06.2017 İLİM İSTEMEK
06.06.2017 ABD'NİN TÜRKİYEYİ İŞGAL HAZIRLIĞI
02.06.2017 ŞEHİTLER KERVANI UZAYIP GİDİYOR
23.05.2017 SAYIN CUMHURBAŞKANIM BU MİLLET İSTEDİĞİNİZ HERŞEYİ VERDİ
16.05.2017 TALANLA BÜYÜYEN, YALANLA YÜRÜYEN DEVLET: ABD
16.04.2017 TÜRKİYE KAZANDI
08.04.2017 EVET?E ODAKLANIN
01.04.2017 SÜMÜKLÜ ADİL İKİNCİ ADAM MI?
12.03.2017 ALÇAK ÜLKE/ NETHERLANDS YÖNETİCİLERİ NE YAPMAK İSTİYOR
06.03.2017 PARTİCİ Mİ? PARTİLİ Mİ?
27.02.2017 EVET Mİ, HAYIR MI SÖYLE NEDİR SENİN CEVABIN?
19.02.2017 BU MİLLETİN TAMAMI VATAN HAİNİ Mİ?
12.02.2017 YA PRANGALI DEMOKRASİ YA DA CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ
05.02.2017 REFERANDUM YA DA MUHAFAZAKÂRLAR ARASI MEYDAN SAVAŞI
29.01.2017 DEVLETİ ASLİ GÖREVLERİNE DÖNDÜRMEK
24.01.2017 MİLLETİ YÖNLENDİRMEK ZORDUR
15.01.2017 CHP, NEREYE GİDİYOR?
09.01.2017 ALGI YÖNETİMİ VE MUSTAFA KUSEYRÎ
03.01.2017 ALLAH (C.C.) KUDRET ELİYLE İSLAM?IN SON ORDUSUNU SON VURUŞA HAZIRLIYOR
25.12.2016 CİA RABİN OĞLU FETULLAH?I OYUNA GETİRDİ
20.12.2016 ABD?NİN ORTADOĞU?DAN KOVULUŞU
07.12.2016 MEMURSEN YA DA AH AKİF AĞABEY
30.11.2016 'EĞİTİMDE MESAFE ALAMADIK'
20.11.2016 USÜL ESASTAN ÖNCEDİR
09.11.2016 ABD SEÇİMLERİNDE ALGI OPERASYONU ÇÖKTÜ
27.10.2016 BAŞKANLIK SİSTEMİ
12.10.2016 RABİN OĞLU FETHULLAH?IN SAPTIRDIKLARI
06.10.2016 ?EDERİ BİR DOLAR OLAN GERİ GELECEKSE, GÖMÜLMEYE DE HAZIR OLMALI?
23.09.2016 OHAL MUTLAKA DEVAM ETMELİDİR
17.09.2016 SABATAİZMDEN FETOİZME
08.09.2016 PKK ÜRETEN FETÖ BATAKLIKLARI