BİR DEĞERLENDİRME

Eklenme Tarihi: 22.12.2016 09:44:01 - Güncellenme Tarihi: 02.06.2020 04:41:01

Uzun zamandan beri yazamadım. Yazacak o kadar çok konu olmasına rağmen yazamamak, boğazımızın düğümlenip de ağlayamamak gibi bir duygu oluşturdu bende.

Gerçekten boğazımız düğümlendi, gözlerimiz doldu. Yutkunduk, gözyaşlarımızı içimize akıttık. Her gün canevimizden vuran haberlerle sarsıldık ve sarsılmaya devam ediyoruz.

Tam anlamıyla bir kaosun içindeyiz. Kaos, anlamakta zorluk çektiğimiz olayların yaşanmasının da nedenidir. Ancak, bizim içinde bulunduğumuz kaos, apaçık bir gerçeği gözler önüne sermesinden ötürü de yaşadıklarımızı anlamamak ayrı bir gafleti de ortaya çıkarıyor. Aslında neyin ne olduğu son derece açık. Bundan dolayı içinde bulunduğumuz kaos, diğer kaoslara benzemiyor. Türkiye, içten ve dıştan pek çok cephede kuşatma altına alınmak isteniyor. Yöntem olarak seçilen de şiddet ve ekonomik yönden tecrit politikası. Türk Milleti sahip olduğu feraset ve tarihi tecrübesi yoluyla bu saldırıların üstesinden gelebilecek bir güç ve yeteneğe sahiptir. Bize düşmanlık yapmak isteyenler Türk Milletinin bu özelliğini bildikleri için bizdenmiş gibi görünen hainleri yetiştirmişler ve onlar kanalıyla kaosu genişletmeye çalışmaktadırlar.

Türk Milleti, söz konusu olanın devlet ve vatan olduğu noktasına gelindiğini hissettiği anda, birden bire tarihi bir refleks göstermekte ve hangi inanç ya da etnik kökenden olursa olsun birlik ve bütünlük sağlamada kendiliğinden bir başarı göstermektedir. 15 Temmuz hain kalkışmasına karşı gösterilen birlik hareketi, bunun en güzel ifadesi ve örneğidir.

Bugüne kadar yapılan her türlü hain ve düşmanca saldırılar karşısında gösterilen dayanışma ve akl-ı selim tepkiler, devlete ve vatana bağlılık olarak düşünülmesi gereken bize has olan eylemler, bağımsızlık ve özgürlük sevdalısı bir millet olmanın yüksek karakterinin göstergesidir. Bizi bölmek, yok etmek isteyenler, bizim özümüze ait olanı kavramak konusunda idraksiz oldukları için birliğimizi anlayamazlar. Niyetleri ve amaçları sonuçsuz kalmaya mahkûm olduğunu bugüne kadar anlamadıkları gibi bundan sonra da anlayamayacaklardır. Son yıllarda yaşadıklarımızı Avrupa?nın en gelişmiş ülkelerinden birisi yaşamış olsaydı, sanırım şimdiye kadar tarihte görülmemiş bir çözülmeyi de yaşarlardı. Çünkü mekanik dayanışma içinde olanlar, organik dayanışma ve bağlılık içinde olanları anlayamazlar. Anlayamayacaklar da...

Onların bizi anlamasını beklemiyoruz. Onlar, tarih boyunca olduğu gibi bugün ve gelecekte de düşmanlıklarını yapmaya devam edeceklerdir. Bizler, yaşadıklarımızın doğru tanıklığını yapıp doğru sonuçlar çıkarmak gibi bir göreve sahibiz.

Bütün bu olaylar, kendi iç dengemizi yeniden kurmak için aynı zamanda bir fırsat olarak da değerlendirilmelidir. Her milliyetçi söylemle karşımıza çıkanın milliyetçi olmadığı, her alnı secdeye gidenin Müslümanca davranmadığı, her eşitlik ve adaletten bahsedenin hiç de sosyal demokrat davranışlar sergilemediği, her ahlâktan bahsedenin ahlâklı olmadığı, her kardeşlikten bahsedenin aslında kardeşine düşman ve onu öldürmek için fırsat kolladığı artık anlaşılmalıdır. Uyanık olmak ve insanlarımız bölmek, ayrıştırmak için hareket edenlere, söz söyleyenlere anında tepki göstermek zorundayız. Bizler, bu ferasete sahip bir milletin fertleriyiz.

Kraldan çok kralcı olanlardan, aklını bir kenara bırakıp at gözlüğü ile ideolojik serserilik yaparak konuşanlardan, ihanet içerisinde bulundukları halde ikiyüzlü timsah gözyaşı dökenlerden gelecek olan tehlikeleri de göz ardı etmemek gerekir.

Bizler henüz uyanmamışken, gece uykudayken, rahat rahat yemek yerken şehit olan kardeşlerim, bizlere hakkınızı helâl edin.

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/670/bir-degerlendirme

Sizin Yorumunuz:

*
*

Yorumlar

İbrahim Tuna
22.12.2016 23:19
Hocam yazınızı okudum on numara beş yıldız
Bir ,öğrenci
24.12.2016 19:48
Hocam ,kaleminize sağlık, çoğumuzun duygularına tercüman olmuşsunuz.

Diğer Yazılar

19.05.2019 Medeniyet Tasavvuru
27.01.2019 HAYAT: Yeniden bir daha mı?
06.01.2019 Bedenin değeri ve öldürme
03.06.2018 Mücadele ve insan
27.05.2018 Bir garip tahlil...
25.03.2018 Bir Hareket ve Fikir Adamı Olarak Topçu Paneli
25.02.2018 Kendini Aşan Düşünce
11.02.2018 Milliyetçilik mi? Ama Nasıl Bir Milliyetçilik?
04.02.2018 Hakikate karşı suç işlemek
28.01.2018 Kötülük, İnsanın Bir Vehmi mi Gerçeği mi?
21.01.2018 SAVAŞ VE OYUN
14.01.2018 KENDİMİZİ NASIL İNŞA EDER VE ANLARIZ?
30.12.2017 NEREDE KALMIŞTIK?
27.12.2017 NEDEN GERİ KALDIK?
15.12.2017 NURETTİN TOPÇU'YA GÖRE RÖNESANS İHTİYACI
09.12.2017 NURETTİN TOPÇU'NUN ANADOLU MİLLİYETÇİLİĞİ VE SOSYALİZMİ
30.11.2017 NURETTİN TOPÇU'NUN DEMOKRASİ KARŞISINDAKİ TUTUMU
24.11.2017 BATICILIK, TÜRKÇÜLÜK ve İSLÂMCILIK KARŞISINDA NURETTİN TOPÇU-2
22.11.2017 BATICILIK, TÜRKÇÜLÜK VE İSLÂMCILIK KARŞISINDA NURETTİN TOPÇU-1
18.11.2017 Kerime Yıldız?a Nazire: SİNEMADAN FELSEFEYE...
02.11.2017 VEFA ÖDÜLÜ VE TOPÇU
13.08.2017 KİTLELEŞME, KİŞİ OLMAYI YOK EDER...
23.07.2017 AKLA DUYULAN İHTİYAÇ
16.07.2017 KALKIŞMANIN ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇTİ?
02.07.2017 HAKİKAT VE DOST
11.06.2017 AHLAK VE DİN İLİŞKİSİ ÜZERİNE KISA NOTLAR?
03.06.2017 BİLİM-FELSEFE VE SANAT İÇİN?
21.05.2017 POZİTİVİZM Mİ?
13.05.2017 YÖNETİCİLİK İLE MUTLULUK BAĞDAŞIR MI?
07.05.2017 ÖLÇÜ MESELESİ
23.04.2017 ÇOCUKLAR VE OYUN
16.04.2017 ZAMAN-İNSAN İLİŞKİSİ
02.04.2017 SORUNLAR KARŞISINDA AKADEMİSYEN
19.03.2017 İNSAN DÜNYASI: ANLAŞILMAYI BEKLER...
12.03.2017 AVRUPA VE KRİZ
26.02.2017 BİLME İSTEĞİ: BİLİM VE FELSEFE
12.02.2017 İKİ DÜNYA: EVET-HAYIR
29.01.2017 Gerçekliğin Sözünden Sözün Gerçekliğine...
22.01.2017 TARİHİN SONUNDA DEĞİLİZ...
12.01.2017 NEREYE GİDİYORUZ?
29.12.2016 TARİHE BAKIŞ
25.12.2016 MİLLİLİK ESAS OLMALI
22.12.2016 BİR DEĞERLENDİRME
06.11.2016 ÜNİVERSİTELER VE REKTÖRLÜK SEÇİMLERİ
30.10.2016 CUMHURİYET
27.10.2016 ÖZGÜRLÜK VE SORUMLULUK ÜSTÜNE
16.10.2016 YOKSULLUK ve ADALET
09.10.2016 ANADOLU İRFANI
02.10.2016 EĞİTİM SORUNUMUZ
25.09.2016 KRİZ
21.08.2016 AMAN ALLAHIM!..
17.07.2016 DARBE
30.06.2016 İNSAN VE SORUMLULUK
23.06.2016 KİTLEDEN KÜTLEYE?
19.06.2016 HAYATA DAİR BİR KAÇ SÖZ
16.06.2016 YAZIYA KARŞI KONUŞMA
12.06.2016 OKUMAK
09.06.2016 İLK YAZI