DIRK ADVOCAAT KANARYAYI KANATLANDIRIRKEN?

Eklenme Tarihi: 28.11.2016 09:25:37 - Güncellenme Tarihi: 06.07.2020 08:35:58

Fenerbahçe, Rize?den altın değerinde üç puanla döndü. Öyle lafın gelişi değil, gerçekten altın değerinde. Puan sıralamasında kendisinden önde olan Beşiktaş ile Medipol Başakşehir?in aralarındaki maçı birer puanla tamamladıkları düşünülürse, tadından yenmez bir üç puan. Üstelik muhtemel bir yenilgi halinde, bir gün önce kazanan ve üçüncülük koltuğuna emaneten oturan Galatasaray, en azından bir haftalığına rahat bir şekilde kurulacaktı o koltuğa.

Ayrıca bu galibiyetle, çıkışa geçme noktasında derin bir ?acaba?nın önüne de set çekilmiş oldu. ?Ligde ve Avrupa?da, hem de iyi oyunla kazanmaya başlayan Fenerbahçe acaba bu başarılı çizgiyi sürdürebilecek mi?? sorusu akılların arkasına atılmış oldu.

?..                                    

Maçın teknik analizini yapacak değilim. Onu televizyon kanallarında saatlerce süren futbol programlarındaki yorumcular fazlasıyla yapıyor. ?Oynatalım Uğurcuğum?, ?bir de pilottan bakalım?, ?bu açıdan iyi görünmüyor, dur bi de şu açıdan bakalım? vs. eşliğinde. Hem böyle olduğu, hem de Türk futbolunda daha çok teknik üzerine yoğunlaşıldığı, diğer konular es geçildiği için. Hele de söz konusu Fenerbahçe gibi öndeki takımlar ise?

Muradım, Fenerbahçe?nin çiçeği burnunda hocası Dirk Advocaat üzerine birkaç kelâm etmek?

Doğrusu, Hoca geldiğinde, teknik anlamda ve skora yansıyan başarı dışındaki şeylerin nasıl olacağı, hangi gelişmelerin yaşanacağını merak ediyordum. Tabelaya ve istatistiklere yansıyan başarı anlamında kayıtlara geçmiş teknik direktörlerin takımdan ayrılmak durumunda bırakıldıklarını, aksine, kimilerinin de başarısızlığa rağmen desteklendiği bilindiği için.

Önceleri epeyce bocaladı? Bunu kendisi de röportajlarında belirtiyor. Oyuncular kimlerdi, aralarında uyum yakalanabilecek miydi vs. vs. vs.

İlk maçlarla birlikte, özellikle ligde üst üste yaşanan puan kayıpları ?çanlar Fenerbahçe ve Dirk Advocaat için mi çalıyor? dedirtmeye başlamıştı ki, son haftalarda ibre olumluya doğru dönüverdi. Sadece rakamsal başarı anlamında değil, oyun anlamında da?

Şimdi karşımızda, Avrupa ve Süper Lig?de skor elde etmeye başlayan bir Fenerbahçe var. Rakip takım taraftarlarının bile, özellikle Avrupa maçlarındaki oyununu övdüğü bir takım. Henüz oturmuş bir sisteminin olduğu söylenemese ve heyecan verici bir futbol sergileyemiyor olsa dahi.

Burada Dirk Advocaat bağlamında söylenecek en önemli şey, teknik direktörlük karakterini sahaya yansıtmaya başlamış olmasıdır. Ki bu, skor başarısının da üzerinde öneme haiz bir durum olup, istikrarlı başarının olmazsa olmazı konumundadır.

Ne yaptı bu anlamda deneyimli Hoca?

Performansını beğenmediği ve henüz yeterli görmediği Robin van Persie gibi bir dünya yıldızını bazı maçlarda ilk onbirde başlatmadı; başlattığı maçlarda da gerekli gördüğü anda kenara aldı. İncitmeden, küstürmeden ama kararlılıkla?

Başka?

Ne diye tekrar tekrar takıma döndürüldüğünü anlayamadığım Emenike ile ilgili olarak, ?ona şans verdiğimde, çıkıp adam gibi oynaması? gerekir mealinde konuşabildi. Yine kırmadan, yine incitmeden? Oyuncusunun kişiliğini yaralamadan? Baba şefkatiyle?

Daha başka?

Her maçtan sonra, skor ve sonuç ne olursa olsun, rakip takımı, hakemleri vs. konuşmak yerine kendi oyuncularını ve takımını değerlendirmeyi tercih etti. Türk futbolunun ve Fenerbahçe gibi lokomotif takımlarımızın alışkın olmadığı bir şekilde...

Deplasmanda Çaykur Rizespor?u, hem de güzel bir oyun ve farklı skorla yendikleri maçtan sonra verdiği röportaj, demek istediklerimizin güzel bir açılımı durumunda.

Şu sözler deneyimli teknik direktöre ait?

?Maça iyi başlayamadık. Kalemizde ilk golü gördük. Daha sonrasında toparlandık ve güzel goller attık. Attığımız goller bize harika bir his verdi ve o dakikalardan itibaren oyunu kontrol etmeye başladık.?

?İlk 15 dakikanın ardından oyuna iyi bir dönüş yaptık. Güzel goller atmaya başladık. 3-1'den sonra oyunun kontrolü tamamen bizdeydi. Kafamızda sadece ?kaç gol atabiliriz? düşüncesi vardı. Maçın başında ise istediğimiz sertlikte değildik. Bize sorun yaşatmayı istediler ve bunu ilk dakikalarda başardılar. Karşılaşmanın başında gol yemek istemezdik ama biz de gol atmayı başardık. Attığımız ilk iki golden sonra iyi oynamaya başladık ve hak ettiğimiz bir galibiyet aldık.?

Advocaat, gelecek hafta Beşiktaş?la oynayacakları maçla ilgili olarak da, ?Beşiktaş?ın iyi takım olduğunu düşünüyorum. Benfica?ya karşı yaptıkları harikaydı. 3-0 geriye düştükleri bir karşılaşmada 3-3?ü yakalamayı başardılar. Onların puana ihtiyacı yok, bizim puana ihtiyacımız var. Bunu saha içerisinde göstermeliyiz? demiş. Rakibi alkışlamış, fakat maçı istediğini de belirterek.

Bir gazetecinin, Quaresma?nın Medipol Başakşehir maçındaki kart görmediği pozisyonla ilgili olarak ne düşündüğünü sorması üzerine, ?maçı izlediniz, gördüğünüzü yazmalısınız; o benim işim değil? diyerek gerilimseverlerin hevesini kursağında bırakmış. ?Ben işime bakıyorum? demiş. Yine Türk futbol kamuoyunun alışkın olmadığı biçimde...

Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş?in yoğun maç fikstüründen şikâyet etmesiyle ilgili soruya da, "Beşiktaş?ın hocasının görüşü o. Bizim oyuncularımızda da yorgunluk vardı. Biz ne olacağını biliyorduk ama bu iş böyle? diyerek, cevap hakkı doğuracak, tartışmaya yol açacak sözlerden uzak sakin bir cevap vermiş Advocaat Hoca?

Hoca daha çok kendilerine bakması gerektiğini işaretlercesine, ?sezonun başında oyuncuları tanımıyordum. Zaman geçtikçe hem oyuncular beni, hem de ben oyuncuları tanıdım ve birbirimize alıştık. En başından beri hırslıyım ama oyuncuları tanımıyordum ve pozisyonları değiştirerek onları tanımaya çalışıyordum. Ancak şimdi kimin neyi daha iyi yapabileceğini biliyorum? diyerek iç bakış yapmış? ?Alper, bu konudaki en güzel örnektir. Bugün de güzel bir iş çıkardı. Bizim için önemli olan, oyuncuları izlemek ve kalitelerinden faydalanabilmektir? cümlesi eşliğinde. Maçın yıldızı Sow ile ilgili olarak da, ?iki üç yıl önce burada yine üç gol atmayı başarmış. Sanırım burada kendini iyi hissediyor? diyerek, onu anladığını ifade etmiş.

Ne abartılı bir övgü var, ne de kırıcı eleştiri. Ne oyuncuları, ne de rakip takım aktörleriyle ilgili olarak. Duygudan bahsediyor, hissetmekten? Yani insani unsurlardan? Abartı yok, şımarma ve şımartma yok, kimseye sataşma yok; kavga gürültü, aşağılama yok.

Sadece gerçekler ve işini iyi yapmaya çalışan kişilere has, mütevazı bir yaklaşım var.

Buna devam ederse ve yönetim tarafından baskı yemez, böyle bir durumla karşılaştığı zaman da karakterini sergileyebilirse, Fenerbahçe için güzel günlerin mimarı olabilir Dirk Advocaat.

Bekleyip göreceğiz?

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/593/dirk-advocaat-kanaryayi-kanatlandirirken

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

18.08.2019 Fenerbahçe, Kahır Sezonu ve Ötesi
12.07.2019 Önce İnsan, Sonra Doktor
09.06.2019 Fransa?yı üzdük Hakan!
27.05.2019 İnsan Tercihlerinin Ürünüdür
06.05.2019 Şehir Kimliği ve Halk Kütüphanesi
17.04.2019 Kütüphaneler ve İnsan İsrafı
25.03.2019 Kütüphanecisi olan kütüphaneler?
04.03.2019 Fenerbahçe?nin yakın geleceği?
12.02.2019 Mevzu futbol ise, insanlık teferruat mıdır?
07.02.2019 Kadın erkek el ele, hedef daha güçlü Türkiye!
26.01.2019 Fenerbahçe?yi yazamamak!
04.01.2019 Kütüphaneciler, kütüphanelerin ve arşivlerin kalbidir!
25.12.2018 Ersun Yanal kötü gidişe dur diyebilecek mi?
18.12.2018 Her şeyi bilenler çağı!
29.10.2018 Koku'ttu gitti!
21.10.2018 Fenerbahçe?den tarihi başarı: 9'da 9
09.10.2018 Eğitimde doğru çıkış kütüphanesiz bulunamaz!
27.09.2018 Aynen aynen, sıkıntı yok!
21.09.2018 Fener sönüyor!
07.09.2018 Kütüphaneciler olmadan asla!
20.08.2018 Süper Lig'e hoş geldin Ankaragücü
18.07.2018 Fransa bileğinin hakkıyla ve alkışlarla
14.07.2018 Tebrikler Belçika
03.07.2018 Japonya'ya saygı gecesi
01.07.2018 Arjantin efsanesi ve Messi feneri
25.06.2018 ?Yeni Türkiye Dersi? başlıyor!
19.06.2018 Fenerbahçe için umudun adı: Ali Koç
04.06.2018 Fenerbahçe?de bir dönemin sonu!
27.05.2018 Ramazan: Müslüman için tefekkür zamanı
16.05.2018 6. Ulusal Yayın Kongresi'nin ardından
29.03.2018 Kütüphaneler, arşivler ve işi ehline vermek
18.03.2018 Yeni bir derbi ve yine bir kandırmaca!
21.02.2018 Terim Etkisi Değil Terin Etkisi Esas Olmalı
31.01.2018 Üç Artı Bir İmparator ya da İmparator Kime Denir?
27.12.2017 İNTERNET İCAT EDİLDİ, EDEBİYAT "BOZULDU"
12.12.2017 İSTİKÂMET YAŞAYAN KÜTÜPHANELER!
21.11.2017 ÇOCUK KÜTÜPHANELERİ ÇALIŞTAYI
14.11.2017 KÜTÜPHANECİ YETİŞTİRİLMESİN O HALDE!
31.10.2017 KİTAPLAR, KÜTÜPHANELER VE ÇOCUK CIVILTILARI
17.10.2017 ZAFERİMİZLE ÖVÜNEBİLİRİZ!
10.10.2017 AMPUTE DEĞİL CESUR YÜREK MİLLİ TAKIMI
07.10.2017 MİLLİ TAKIM: EL ELDE BAŞ BAŞTA
24.09.2017 TÜRK FUTBOLU KAYBETTİ
14.09.2017 BEŞİKTAŞ'I İZLEMEYE DEVAM
12.09.2017 KÜLTÜREL MİRAS, KÜTÜPHANELER VE BURSA
03.09.2017 LUCESCU?NUN YANLIŞ İLİKLENMİŞ DÜĞMELERİ VE MİLLİ TAKIM
28.08.2017 FENERBAHÇE GÜNÜ KURTARDI
25.08.2017 FENERBAHÇE NEREYE?
22.08.2017 BİLGİSİZLİĞİN FATURASI AĞIRDIR!
15.08.2017 SON AĞAÇ KURUDUĞUNDA
08.08.2017 YİNE DE BEŞİKTAŞ, YİNE BEŞİKTAŞ
01.08.2017 ÖLÜNCE BÖYLE ÖLMELİ İNSAN
18.07.2017 VATANINI EN ÇOK SEVEN?
15.07.2017 METİN DOĞAN GAZİDİR
05.07.2017 GÂVURLUK YAPMAK!
05.06.2017 GÖZ GÖZ GÖZTEPE NİHAYET SÜPER LİG?DE!
30.05.2017 BEŞİKTAŞ AŞKLA VE ALKIŞLARLA ŞAMPİYON
19.05.2017 LİYAKAT OLMADAN GELİŞME OLMAZ!
02.05.2017 SEVERKEN ÖLDÜRMEK
25.04.2017 FUTBOLDA KALİTENİN ADI: BEŞİKTAŞ
11.04.2017 BİLGİYE ?EVET?, BİLGİSİZLİĞE ?HAYIR?
07.04.2017 BAĞCILAR?DA HER GÜN KİTAP, HER GÜN KÜTÜPHANE!
14.03.2017 EŞEKLİ KÜTÜPHANECİDEN BİSİKLETLİ KÜTÜPHANECİYE
08.03.2017 III. MİLLİ KÜLTÜR ŞÛRASI VE KÜTÜPHANECİLİK
22.02.2017 NAM-I DİĞER ATOM KARINCA
14.02.2017 BİR ÂLİM ÖLDÜ DİYELER?
08.02.2017 ALKIŞLAR MEDİPOL BAŞAKŞEHİR?E
30.01.2017 KÜTÜPHANELERDE GEÇEN KIYMETLİ ÖMÜRLER
18.01.2017 FETÖ'CÜLER VE KUL HAKKI
12.01.2017 ÇILDIRIYORSUNUZ DEĞİL Mİ?
03.01.2017 TERÖR, AMERİKA, İŞBİRLİĞİ VE FETÖ
28.12.2016 KRONİK KÖTÜMSERLİK SENDROMU
21.12.2016 ŞEHİDİNİZDEN MEKTUP VAR
13.12.2016 VATANA AİDİYET BİLİNCİ
06.12.2016 DEVLETTE ?TOPYEKÛN- YENİDEN YAPILANMA
28.11.2016 DIRK ADVOCAAT KANARYAYI KANATLANDIRIRKEN?
22.11.2016 YAN AMERİKA YAN!
13.11.2016 MİLLİ MAÇIN PSİKOLOJİK ANALİZİ
08.11.2016 DARBE İĞRENÇLİĞİN DİĞER ADIDIR
01.11.2016 MÜLTECİ DEĞİL MUHACİR!
25.10.2016 İŞ VERDİNİZ DE ÇALIŞMADILAR MI?
18.10.2016 KÜTÜPHANESİZ ÜNİVERSİTE YA DA BURÇSUZ KALE
11.10.2016 HER GÜN KİTAP, HER GÜN KÜTÜPHANE!
04.10.2016 LİYAKAT ODAKLI YENİDEN YAPILANMA
27.09.2016 15 TEMMUZ DEMOKRASİ MEYDANI
20.09.2016 BİR FENERBAHÇE YAZISI
06.09.2016 VATAN İÇİN NÖBETTE KALMAK
16.08.2016 VATAN İÇİN NÖBETTE OLMAK
09.08.2016 MİLLETİ KALBİNDEN VURMAK
02.08.2016 BİZ KİMİZ SORUSU ÜZERİNE YENİDEN DÜŞÜNMEK
26.07.2016 YENİDEN ÇANAKKALE RUHU
19.07.2016 YENİDEN YAPILANMA ZAMANI
12.07.2016 FATURAYI KİM ÖDEYECEK?
05.07.2016 BAYRAMI GÖSTERMEYEN MİLLİ FUTBOL TAKIMIMIZ
28.06.2016 TÜRK USULÜ FUTBOLLA BURAYA KADAR
21.06.2016 BU KARNE KİMİN?
14.06.2016 HADİ ASLANIM HADİ KOÇUM!
07.06.2016 ÖNCE DÜŞÜNCE SONRA HAREKET