YAN AMERİKA YAN!

Eklenme Tarihi: 22.11.2016 09:28:14 - Güncellenme Tarihi: 06.07.2020 08:44:29

Amerika Birleşik Devletleri?nde başkanlık seçimi tamamlandı. Donald Trump kazandı, Hillary Clinton kaybetti. Beklenmedik bir şekilde... Sadece Amerika?da değil, dünyanın genelinde tahminler alt üst oldu. Favori yarışçıya oynanan bütün bahisler, ellerde patladı.

Dünyanın bütün ekonomi çevrelerinin geleceğe dair hayalleri suya düştü! Kurumlar, kişiler? Oysa ne güzel de satın alınmıştı piyasalarca, yeni ABD Başkanı Hillary Diane Rodham Clinton.

Oysa genel kabul gören senaryoya göre, Hillary Hanım mutlaka kazanacak, ekonomi çevreleri mevcut başkanın partisinin kazanmış olması nedeniyle, hiçbir sarsıntı yaşamadan, ?acaba?lar üzerine düşünmeden kaldığı yerden oyun kurmaya devam edecekti. Sadece iç piyasada değil, Türkiye gibi dış piyasalarda da?

Fakat olmadı? Gizli mahfillerdeki hesaplar seçmen piyasasına uymadı?

Sadece başkan adayları değil, bilindiği üzere, partiler de pozisyon değiştirdi. Muhalefet iktidara yerleşirken, iktidar partisi beklenmedik bir şekilde muhalefet limanına demirledi.

Tabii bu sonucu beklemeyen Clinton taraftarları sonucu hazmetmede epeyce zorlandı. Öyle ki, bugüne kadar dünya kamuoyunun pek alışkın olmadığı şekilde protesto eylemleri söz konusu oldu ve bazı bölgelerde sokaklar epeyce karıştı.

Enpolitik?in 12 Kasım tarihli haberine göre, ABD?nin batı eyaletlerinden Oregon?un en büyük kenti Portland?da seçim sonuçları belli olur olmaz protestolar başlamış ve daha sonra şiddete dönüşmüş. Ve şiddet öyle bir noktaya tırmanmış ki, gece sokaklara dökülen kalabalığa açılan ateşte bir protestocu vurulmuş. Yaşanan protestolarda bazı eylemciler öfkelerine hâkim olamayarak otomobillerin ve mağazaların camlarını kırmış. Polis, aralarında yol kapatmaya çalışan protestocuların da bulunduğu çok sayıda kişiyi gözaltına almış. Protestoların bir ayaklanmaya dönüştüğünü söyleyen Portland polisi, Twitter hesabından, göstericilere karşı biber gazı ve plastik mermi kullanacağını duyurmayı da ihmâl etmemiş. Ne de olsa teknoloji ülkesi! Yeni dünya!

Özetle? Kaybetmenin öfkesi Amerika?yı eylemler denizine daldırıp, alevler içinde bırakmıştı. Sokaklarda devasa alevler vardı ve nihayet yağlı kurşunun döktüğü kan?

Amerikan polisinin sicilinin bozuk olduğunu, başta siyahî vatandaşları olmak üzere, canı istemediğinde en küçük bir eyleme dahi müsamaha göstermediğini artık dünya âlem biliyor. Şakası olmadığını da herkes çok iyi bellemiş vaziyette. İki kurşunla indiriyor, en küçük bir el hareketinde. İsterse başının üstüne koymak için kaldırıyor olsun. Böyle durumlarda, ölümcül müdahaleler üzerine dava açıldığında sonuç alınması da pek mümkün olmuyor. Otuz sene sonra gelen ?adalet?ler duyuyor, okuyoruz?

Neyse? Amerika?yı az çok biliyorsak, birkaç gün sonra havanın değişmeye başlamasından da anlaşılacağı üzere, kısa sürede her şey normale döner; muhalefet yelkenleri suya indirir, hepsi hep birden en kibirli pozlarını takınarak, ?Büyük Amerika? idealinin etrafında kilitleniverir.

Deyim yerindeyse, bütün dünya, ?zenginin malı züğürdün çenesini yorarmış? misâli, konuştuğuyla, yazdığıyla ve tartıştığıyla kalır. 

Obama?ya ve Clinton?a adaylığından beri saydırıp duran, birçok konuda mevcut ABD politikasını değiştireceğini bağıra bağıra anlatan Trump, birkaç özel toplantıya alınır; devletin kırmızı kitabı gösterilir ve kurulu düzenin suyuna/ dümenine giriverir.

Burada önemli olan mazlum coğrafyalar ile ?bu dünya değişmeli? diyen önemli devletlerin hem yönetimleri, hem de halkları bağlamında bu realiteyi görmeleri.  Ve buna göre tavır almaları.

Başka ülkelerdeki, en küçük bir eylem vs. olumsuzlukta vatandaşlarını uyaran ABD ve benzeri devletlerde bu tür eylemler görüldüğünde, tıpkı Türkiye gibi, diğer önemli devletler de, olaylar nedeniyle endişeli olduğunu duyurmalı ve ayrıca o ülkelere seyahat konusunda vatandaşlarını uyarmalı.

Gerekirse oralardan canlı yayınlar yapmalı, devletin elinde bulunan kamu yayın araçları vasıtasıyla. Halkın haber alma hürriyeti adına? Değil mi ki Amerikan, İngiliz, Fransız ve Alman medyası ülkemizdeki en küçük bir kargaşayı, çatışmayı kaçırmayıp, yirmi dört saat yayına geçiyor; Türkiye de -ve elbette imkânı olan başka devletler de- aynıyla karşılık vermelidir. Hiç tereddüt etmeksizin? Geri adım atmaksızın? Halk da devletinin yanında yer alarak, ?neredesin ey CNN, ey BBC! Nerde kaldı kamuoyunun bilgi edinme hürriyeti, haber alma özgürlüğü? diye yüksek sesle sormalıdır.

Malûm, uluslararası ilişkilerde mütekabiliyet ilkesi geçerlidir. Yani karşılıklılık? Sen ne yapıyorsan, aynıyla muamele? Yani anladığın dilden?

Dünyanın dört bir tarafında kurup geliştirmiş, besleyip büyütmüş olduğu illegal örgütler ve yerli işbirlikçiler eliyle, canının istediği ülkeye menfaatleri doğrultusunda ?ateşler saldığını? hepimiz biliyoruz. Sonra oturup, ellerini ovuştura ovuştura çıkar hesaplarını güncellediğini de?

Dolayısıyla şimdi biraz da, çok kısa süreli ve belki de göstermelik bile olsa, yaşasınlar bakalım alevler içerisinde. Ve biraz olsun düşünsünler, Türkiye?de, Suriye?de, Irak?ta, Afganistan?da kaos, terör, kan ve gözyaşının gizli hâmiliğini yapmak ne kötü, ne kadar insanlık dışı bir şeymiş.

Şöyle diyoruz o halde?

Yan Amerika yan! Sen yandıkça sönüyor, mazlumlar coğrafyasının ateşi.

Öyle ya dünyaya verdikleri zarar düşünüldüğünde biraz daha geliştirerek, şunu söylemek yerinde bir tepki olsa gerek. Dünyadaki mazlum ve mağdur kamuoyunun hislerine tercüman olarak?

Amerika-İngiltere-İsrail şer üçlüsü yanmasa, Almanya ve Fransa yanmasa, nasıl çıkar dünya aydınlıklara...

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/577/yan-amerika-yan

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

18.08.2019 Fenerbahçe, Kahır Sezonu ve Ötesi
12.07.2019 Önce İnsan, Sonra Doktor
09.06.2019 Fransa?yı üzdük Hakan!
27.05.2019 İnsan Tercihlerinin Ürünüdür
06.05.2019 Şehir Kimliği ve Halk Kütüphanesi
17.04.2019 Kütüphaneler ve İnsan İsrafı
25.03.2019 Kütüphanecisi olan kütüphaneler?
04.03.2019 Fenerbahçe?nin yakın geleceği?
12.02.2019 Mevzu futbol ise, insanlık teferruat mıdır?
07.02.2019 Kadın erkek el ele, hedef daha güçlü Türkiye!
26.01.2019 Fenerbahçe?yi yazamamak!
04.01.2019 Kütüphaneciler, kütüphanelerin ve arşivlerin kalbidir!
25.12.2018 Ersun Yanal kötü gidişe dur diyebilecek mi?
18.12.2018 Her şeyi bilenler çağı!
29.10.2018 Koku'ttu gitti!
21.10.2018 Fenerbahçe?den tarihi başarı: 9'da 9
09.10.2018 Eğitimde doğru çıkış kütüphanesiz bulunamaz!
27.09.2018 Aynen aynen, sıkıntı yok!
21.09.2018 Fener sönüyor!
07.09.2018 Kütüphaneciler olmadan asla!
20.08.2018 Süper Lig'e hoş geldin Ankaragücü
18.07.2018 Fransa bileğinin hakkıyla ve alkışlarla
14.07.2018 Tebrikler Belçika
03.07.2018 Japonya'ya saygı gecesi
01.07.2018 Arjantin efsanesi ve Messi feneri
25.06.2018 ?Yeni Türkiye Dersi? başlıyor!
19.06.2018 Fenerbahçe için umudun adı: Ali Koç
04.06.2018 Fenerbahçe?de bir dönemin sonu!
27.05.2018 Ramazan: Müslüman için tefekkür zamanı
16.05.2018 6. Ulusal Yayın Kongresi'nin ardından
29.03.2018 Kütüphaneler, arşivler ve işi ehline vermek
18.03.2018 Yeni bir derbi ve yine bir kandırmaca!
21.02.2018 Terim Etkisi Değil Terin Etkisi Esas Olmalı
31.01.2018 Üç Artı Bir İmparator ya da İmparator Kime Denir?
27.12.2017 İNTERNET İCAT EDİLDİ, EDEBİYAT "BOZULDU"
12.12.2017 İSTİKÂMET YAŞAYAN KÜTÜPHANELER!
21.11.2017 ÇOCUK KÜTÜPHANELERİ ÇALIŞTAYI
14.11.2017 KÜTÜPHANECİ YETİŞTİRİLMESİN O HALDE!
31.10.2017 KİTAPLAR, KÜTÜPHANELER VE ÇOCUK CIVILTILARI
17.10.2017 ZAFERİMİZLE ÖVÜNEBİLİRİZ!
10.10.2017 AMPUTE DEĞİL CESUR YÜREK MİLLİ TAKIMI
07.10.2017 MİLLİ TAKIM: EL ELDE BAŞ BAŞTA
24.09.2017 TÜRK FUTBOLU KAYBETTİ
14.09.2017 BEŞİKTAŞ'I İZLEMEYE DEVAM
12.09.2017 KÜLTÜREL MİRAS, KÜTÜPHANELER VE BURSA
03.09.2017 LUCESCU?NUN YANLIŞ İLİKLENMİŞ DÜĞMELERİ VE MİLLİ TAKIM
28.08.2017 FENERBAHÇE GÜNÜ KURTARDI
25.08.2017 FENERBAHÇE NEREYE?
22.08.2017 BİLGİSİZLİĞİN FATURASI AĞIRDIR!
15.08.2017 SON AĞAÇ KURUDUĞUNDA
08.08.2017 YİNE DE BEŞİKTAŞ, YİNE BEŞİKTAŞ
01.08.2017 ÖLÜNCE BÖYLE ÖLMELİ İNSAN
18.07.2017 VATANINI EN ÇOK SEVEN?
15.07.2017 METİN DOĞAN GAZİDİR
05.07.2017 GÂVURLUK YAPMAK!
05.06.2017 GÖZ GÖZ GÖZTEPE NİHAYET SÜPER LİG?DE!
30.05.2017 BEŞİKTAŞ AŞKLA VE ALKIŞLARLA ŞAMPİYON
19.05.2017 LİYAKAT OLMADAN GELİŞME OLMAZ!
02.05.2017 SEVERKEN ÖLDÜRMEK
25.04.2017 FUTBOLDA KALİTENİN ADI: BEŞİKTAŞ
11.04.2017 BİLGİYE ?EVET?, BİLGİSİZLİĞE ?HAYIR?
07.04.2017 BAĞCILAR?DA HER GÜN KİTAP, HER GÜN KÜTÜPHANE!
14.03.2017 EŞEKLİ KÜTÜPHANECİDEN BİSİKLETLİ KÜTÜPHANECİYE
08.03.2017 III. MİLLİ KÜLTÜR ŞÛRASI VE KÜTÜPHANECİLİK
22.02.2017 NAM-I DİĞER ATOM KARINCA
14.02.2017 BİR ÂLİM ÖLDÜ DİYELER?
08.02.2017 ALKIŞLAR MEDİPOL BAŞAKŞEHİR?E
30.01.2017 KÜTÜPHANELERDE GEÇEN KIYMETLİ ÖMÜRLER
18.01.2017 FETÖ'CÜLER VE KUL HAKKI
12.01.2017 ÇILDIRIYORSUNUZ DEĞİL Mİ?
03.01.2017 TERÖR, AMERİKA, İŞBİRLİĞİ VE FETÖ
28.12.2016 KRONİK KÖTÜMSERLİK SENDROMU
21.12.2016 ŞEHİDİNİZDEN MEKTUP VAR
13.12.2016 VATANA AİDİYET BİLİNCİ
06.12.2016 DEVLETTE ?TOPYEKÛN- YENİDEN YAPILANMA
28.11.2016 DIRK ADVOCAAT KANARYAYI KANATLANDIRIRKEN?
22.11.2016 YAN AMERİKA YAN!
13.11.2016 MİLLİ MAÇIN PSİKOLOJİK ANALİZİ
08.11.2016 DARBE İĞRENÇLİĞİN DİĞER ADIDIR
01.11.2016 MÜLTECİ DEĞİL MUHACİR!
25.10.2016 İŞ VERDİNİZ DE ÇALIŞMADILAR MI?
18.10.2016 KÜTÜPHANESİZ ÜNİVERSİTE YA DA BURÇSUZ KALE
11.10.2016 HER GÜN KİTAP, HER GÜN KÜTÜPHANE!
04.10.2016 LİYAKAT ODAKLI YENİDEN YAPILANMA
27.09.2016 15 TEMMUZ DEMOKRASİ MEYDANI
20.09.2016 BİR FENERBAHÇE YAZISI
06.09.2016 VATAN İÇİN NÖBETTE KALMAK
16.08.2016 VATAN İÇİN NÖBETTE OLMAK
09.08.2016 MİLLETİ KALBİNDEN VURMAK
02.08.2016 BİZ KİMİZ SORUSU ÜZERİNE YENİDEN DÜŞÜNMEK
26.07.2016 YENİDEN ÇANAKKALE RUHU
19.07.2016 YENİDEN YAPILANMA ZAMANI
12.07.2016 FATURAYI KİM ÖDEYECEK?
05.07.2016 BAYRAMI GÖSTERMEYEN MİLLİ FUTBOL TAKIMIMIZ
28.06.2016 TÜRK USULÜ FUTBOLLA BURAYA KADAR
21.06.2016 BU KARNE KİMİN?
14.06.2016 HADİ ASLANIM HADİ KOÇUM!
07.06.2016 ÖNCE DÜŞÜNCE SONRA HAREKET