MİLLİ MAÇIN PSİKOLOJİK ANALİZİ

Eklenme Tarihi: 13.11.2016 17:39:01 - Güncellenme Tarihi: 06.07.2020 09:30:38

Türk Milli Futbol Takımı, 2018 FIFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri?nde cumartesi akşamı Kosova ile karşılaştı. Antalya?da oynanan maç 2-0 lehimize sonuçlandı. İki olan puanımızı beşe çıkarmakla birlikte ilk ikiye girebilmiş değiliz. 
Kadro seçiminden ve kalitesinden sahadaki dizilişe, oradan da oyun sistemine yönelik olarak, futbol tekniği açısından çok şey söylenebilirse de, bu sonucu hak edecek bir oyun oynamadığımızı, oyunsuz maçlarımızdan birini daha tamamladığımızı söyleyerek, teknik dışı değerlendirmeye geçebiliriz. Geçmeliyiz. 
Geçmeliyiz, zira milli takımlarımızın teknik direktörü Fatih Terim de öyle yaptı, maç sonundaki ?değerlendirme? toplantısında. Yaklaşık elli dakika süren toplantıda Terim, futbol tekniği yerine, genelde, sahadaki futbola ilişkin söyledikleri ise şunlardan ibaret?


?Her şeye açık olan bir gruptayız. Berabere kalsak çok önemli bir yara alırdık. Maçı teknik olarak analiz edebiliriz ama bu maçı esasında psikolojik analiz etmek daha doğru. Üç maçın getirdiği puan kayıpları, beraberinde sıkıntıları da getiriyor. Bu sıkıntılar da sahaya bir şekilde yansıyor. Bu ülkede yaşıyorsunuz, işte onun da sıkıntıları oluyor. Baktığımızda oyunu teknik olarak analiz edersek, bu tip oyunların anahtarı birinci goldür. Ne kadar erken atarsanız oyunda hâkimiyeti kurup, daha çok pozisyon bulabilirsiniz. Ancak ilk yarı itibarıyla bayağı pozisyon bulup gol atamayınca değişikliğe gittik. İkinci yarı erken golleri bulunca oyun rahat devam etti. Yüzde 70?e 30 bir oranla topa sahip olmuşuz. Orta saha oyuncuları yüzde 90 pas isabetiyle oynamış. 648 pas yapan bir takımın daha çok pozisyona girmesi lazım. Sonuçlandırmada demek ki bazı sıkıntılarımız var. Bu ortamdan 3 puanla çıkmak önemliydi. Aldığımız için sevinçliyiz.?
?..
Peki, ne yaptı, ne anlattı, kendi ifadesiyle, ?bir program kadar süren? konuşmasında? Futbol dışında her şey? O nedenle, gelin biz de onun tercihine saygı duyarak, olaya teknik değil, psikolojik açıdan bakalım. 
Bir milli takım düşünün ki, dört ay önce çok önemli bir turnuvadan eli boş dönsün ve döner dönmez teknik direktörü ile tecrübeli oyuncularının hemen tamamı medya üzerinden birbirine girsin. Hangi tarafı dinlersen, kendince haklı... Televizyonlardaki spor programlarına koşturan oyuncular, konuşulanları yora yora bitiremeyen yorumcular? ?Bu sözüyle şunu mu demek istedi?, ?şu bakışıyla gönderme mi yaptı??
Günler boyunca, bir gölge boksu sürüp gitti medya üzerinden. Ve papatya falı tutmaya başladı ilgili ilgisiz herkes. Önümüzdeki maçın kadrosuna çağırır mı, çağırmaz mı? 


Futboldan uzak üç maç oynandı ve dokuz puanlık seriden iki puanla ayrıldı Milli Takım. Birkaç deneyimlinin yanında gencecik kramponlar sahadaydı. Ancak haklarını yemeyelim ki, verdikleri mücadele alkışı hak ediyordu.
Puanlar kaybedildikçe kamuoyu gerim gerim gerildiği için, her köşede ?Terim, Terim? diye başlayan ve ?istifa, istifa? diye devam eden kısa ve fakat etkili sloganlar atılmaya başlandı. Yoğun bir şekilde ve yüksek sesle. Evet, gerçekten çanlar Terim için çalıyordu. Sürekli aldığı ücret konuşulmaya, yaklaşımlarının son derece kaba ve kibirli olduğu söylenmeye başlandı. Başladı ve bitmedi. Sürdü, sürdü?
Ta ki, Kosova maçı öncesine gelinceye kadar?
Maç sonu açıklamasından da anlaşıldığı üzere, son ana kadar da bu üst düzey oyuncuları almak gibi bir düşünce yokmuş kafasında Terim?in. Kamuoyu, ?ne oldu da birden bire bu değişiklik oldu? diye düşünüyor ve hatta ?maçtan sonra olumsuz bir sonuçta istifa eder? diye değerlendirmeler yapıyordu ki, ?kurt? hoca, ince bir ?analiz? yaparak, ülke kamuoyunu dört aydır yoran kararından geri adım atıp, Arda, Selçuk, Burak ve Gökhan?ı kadroya çağırıverdi. 
Meraklar zirvedeyken, sebebini ve aktörünü de açıklayıverdi. ?Milli menfaatler? ve ?Emre Belözoğlu?? 


Soru 1; Üç maçta yedi puan kaybedilmesi ülkenin menfaatine miydi?


Soru 2; Kadronun açıklanmasına birkaç saat kala, bir futbolcunun ricasıyla milli takımın oyuncu kadrosu belirlenebilir mi/ değiştirilebilir mi?


Soru 3; Bu oyuncular hangi çok önemli nedenlerle üç maçlık kadroya alınmadı ve bir oyuncunun aramasıyla yaptırımı kaldırılacak hangi hataları işlemişlerdi?
Bu soruları artırmak mümkünse de, gerekli değil. Çünkü fotoğraf açık ve net... Ki bu fotoğraf, ülke olarak, gerek milli takımlar gerekse kulüpler düzeyinde neden çağın gerisinde olduğumuzu açıklayabilecek berraklıkta.
Bakınız?


2018 FIFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri?nde üç maç sonra üç puanla tanışılmış; bu üç puan sayesinde, havlu atılmak yerine, umutlar sonraki maçlara taşınmış ve fakat maçla ilgili teknik açıklamalar yapılacağı yerde psikolojik analiz yapılıyor.


Medyadan gelen sorular ve teknik direktörün verdiği cevapların yüzde üçü bile maçın teknik boyutuyla ilgili değil. 
?Bu oyuncuları neden takımdan kesmiştiniz, şimdi neden aldınız?? ?Sizden özür mü dilediler?? ?Siz, halktan özür dilesinler mi dediniz?? 
?Ben, benden özür dilesinler diye bir şey demedim.? ?Bana aleni düşmanlık yapılıyor.? ?Benim yanımdayken bırakın ağzını, önünü açamayanlar şimdi ileri geri konuşuyor.? ?Tabii ki kırgınım.? ?Onları tekrar kadroya içime sinerek de almadım.? Vs. vs. vs.


Yani futbol dışında her şey? 
?..
Eğer bir uluslararası galibiyet sonrasında, hem de yedi puan kaybının ardından üç puan alınıyor ve oynanan futbol teknik açıdan değerlendirilmiyor da, psikolojik analiz yapılıyorsa, hiç kimse kusura bakmasın, o ülkenin futbolu çağın çok gerisindedir.


Nitekim hem kulüpler düzeyindeki, hem de milli takımlar seviyesindeki sonuçlar, özellikle oyun anlamında olmak üzere, bu durumu acı bir şekilde doğruluyor.


Dilerim, tez zamanda bu acı tablo doğru okunur da, fazlasıyla gecikmiş olan yeniden yapılanma çalışmaları başlatılır. Aksi halde, daha çok uzun zaman Milli Takımlar Teknik Direktörü?nün kıyafetlerini ve aldığı ücreti, futbolcuların lobicilik yapıp yapmadığını ve oyuncuların kimin/ kimlerin ricasıyla kadroya seçildiğini vs. konuşur dururuz. 


O, bize has, ?hadi aslanım, hadi koçum taktiğini? ve ?biz bitti demeden bitmez? züğürt tesellisini de anmadan bitirmeyelim, bu tamamen psikolojik futbol yazısını?  

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/555/milli-macin-psikolojik-analizi

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

18.08.2019 Fenerbahçe, Kahır Sezonu ve Ötesi
12.07.2019 Önce İnsan, Sonra Doktor
09.06.2019 Fransa?yı üzdük Hakan!
27.05.2019 İnsan Tercihlerinin Ürünüdür
06.05.2019 Şehir Kimliği ve Halk Kütüphanesi
17.04.2019 Kütüphaneler ve İnsan İsrafı
25.03.2019 Kütüphanecisi olan kütüphaneler?
04.03.2019 Fenerbahçe?nin yakın geleceği?
12.02.2019 Mevzu futbol ise, insanlık teferruat mıdır?
07.02.2019 Kadın erkek el ele, hedef daha güçlü Türkiye!
26.01.2019 Fenerbahçe?yi yazamamak!
04.01.2019 Kütüphaneciler, kütüphanelerin ve arşivlerin kalbidir!
25.12.2018 Ersun Yanal kötü gidişe dur diyebilecek mi?
18.12.2018 Her şeyi bilenler çağı!
29.10.2018 Koku'ttu gitti!
21.10.2018 Fenerbahçe?den tarihi başarı: 9'da 9
09.10.2018 Eğitimde doğru çıkış kütüphanesiz bulunamaz!
27.09.2018 Aynen aynen, sıkıntı yok!
21.09.2018 Fener sönüyor!
07.09.2018 Kütüphaneciler olmadan asla!
20.08.2018 Süper Lig'e hoş geldin Ankaragücü
18.07.2018 Fransa bileğinin hakkıyla ve alkışlarla
14.07.2018 Tebrikler Belçika
03.07.2018 Japonya'ya saygı gecesi
01.07.2018 Arjantin efsanesi ve Messi feneri
25.06.2018 ?Yeni Türkiye Dersi? başlıyor!
19.06.2018 Fenerbahçe için umudun adı: Ali Koç
04.06.2018 Fenerbahçe?de bir dönemin sonu!
27.05.2018 Ramazan: Müslüman için tefekkür zamanı
16.05.2018 6. Ulusal Yayın Kongresi'nin ardından
29.03.2018 Kütüphaneler, arşivler ve işi ehline vermek
18.03.2018 Yeni bir derbi ve yine bir kandırmaca!
21.02.2018 Terim Etkisi Değil Terin Etkisi Esas Olmalı
31.01.2018 Üç Artı Bir İmparator ya da İmparator Kime Denir?
27.12.2017 İNTERNET İCAT EDİLDİ, EDEBİYAT "BOZULDU"
12.12.2017 İSTİKÂMET YAŞAYAN KÜTÜPHANELER!
21.11.2017 ÇOCUK KÜTÜPHANELERİ ÇALIŞTAYI
14.11.2017 KÜTÜPHANECİ YETİŞTİRİLMESİN O HALDE!
31.10.2017 KİTAPLAR, KÜTÜPHANELER VE ÇOCUK CIVILTILARI
17.10.2017 ZAFERİMİZLE ÖVÜNEBİLİRİZ!
10.10.2017 AMPUTE DEĞİL CESUR YÜREK MİLLİ TAKIMI
07.10.2017 MİLLİ TAKIM: EL ELDE BAŞ BAŞTA
24.09.2017 TÜRK FUTBOLU KAYBETTİ
14.09.2017 BEŞİKTAŞ'I İZLEMEYE DEVAM
12.09.2017 KÜLTÜREL MİRAS, KÜTÜPHANELER VE BURSA
03.09.2017 LUCESCU?NUN YANLIŞ İLİKLENMİŞ DÜĞMELERİ VE MİLLİ TAKIM
28.08.2017 FENERBAHÇE GÜNÜ KURTARDI
25.08.2017 FENERBAHÇE NEREYE?
22.08.2017 BİLGİSİZLİĞİN FATURASI AĞIRDIR!
15.08.2017 SON AĞAÇ KURUDUĞUNDA
08.08.2017 YİNE DE BEŞİKTAŞ, YİNE BEŞİKTAŞ
01.08.2017 ÖLÜNCE BÖYLE ÖLMELİ İNSAN
18.07.2017 VATANINI EN ÇOK SEVEN?
15.07.2017 METİN DOĞAN GAZİDİR
05.07.2017 GÂVURLUK YAPMAK!
05.06.2017 GÖZ GÖZ GÖZTEPE NİHAYET SÜPER LİG?DE!
30.05.2017 BEŞİKTAŞ AŞKLA VE ALKIŞLARLA ŞAMPİYON
19.05.2017 LİYAKAT OLMADAN GELİŞME OLMAZ!
02.05.2017 SEVERKEN ÖLDÜRMEK
25.04.2017 FUTBOLDA KALİTENİN ADI: BEŞİKTAŞ
11.04.2017 BİLGİYE ?EVET?, BİLGİSİZLİĞE ?HAYIR?
07.04.2017 BAĞCILAR?DA HER GÜN KİTAP, HER GÜN KÜTÜPHANE!
14.03.2017 EŞEKLİ KÜTÜPHANECİDEN BİSİKLETLİ KÜTÜPHANECİYE
08.03.2017 III. MİLLİ KÜLTÜR ŞÛRASI VE KÜTÜPHANECİLİK
22.02.2017 NAM-I DİĞER ATOM KARINCA
14.02.2017 BİR ÂLİM ÖLDÜ DİYELER?
08.02.2017 ALKIŞLAR MEDİPOL BAŞAKŞEHİR?E
30.01.2017 KÜTÜPHANELERDE GEÇEN KIYMETLİ ÖMÜRLER
18.01.2017 FETÖ'CÜLER VE KUL HAKKI
12.01.2017 ÇILDIRIYORSUNUZ DEĞİL Mİ?
03.01.2017 TERÖR, AMERİKA, İŞBİRLİĞİ VE FETÖ
28.12.2016 KRONİK KÖTÜMSERLİK SENDROMU
21.12.2016 ŞEHİDİNİZDEN MEKTUP VAR
13.12.2016 VATANA AİDİYET BİLİNCİ
06.12.2016 DEVLETTE ?TOPYEKÛN- YENİDEN YAPILANMA
28.11.2016 DIRK ADVOCAAT KANARYAYI KANATLANDIRIRKEN?
22.11.2016 YAN AMERİKA YAN!
13.11.2016 MİLLİ MAÇIN PSİKOLOJİK ANALİZİ
08.11.2016 DARBE İĞRENÇLİĞİN DİĞER ADIDIR
01.11.2016 MÜLTECİ DEĞİL MUHACİR!
25.10.2016 İŞ VERDİNİZ DE ÇALIŞMADILAR MI?
18.10.2016 KÜTÜPHANESİZ ÜNİVERSİTE YA DA BURÇSUZ KALE
11.10.2016 HER GÜN KİTAP, HER GÜN KÜTÜPHANE!
04.10.2016 LİYAKAT ODAKLI YENİDEN YAPILANMA
27.09.2016 15 TEMMUZ DEMOKRASİ MEYDANI
20.09.2016 BİR FENERBAHÇE YAZISI
06.09.2016 VATAN İÇİN NÖBETTE KALMAK
16.08.2016 VATAN İÇİN NÖBETTE OLMAK
09.08.2016 MİLLETİ KALBİNDEN VURMAK
02.08.2016 BİZ KİMİZ SORUSU ÜZERİNE YENİDEN DÜŞÜNMEK
26.07.2016 YENİDEN ÇANAKKALE RUHU
19.07.2016 YENİDEN YAPILANMA ZAMANI
12.07.2016 FATURAYI KİM ÖDEYECEK?
05.07.2016 BAYRAMI GÖSTERMEYEN MİLLİ FUTBOL TAKIMIMIZ
28.06.2016 TÜRK USULÜ FUTBOLLA BURAYA KADAR
21.06.2016 BU KARNE KİMİN?
14.06.2016 HADİ ASLANIM HADİ KOÇUM!
07.06.2016 ÖNCE DÜŞÜNCE SONRA HAREKET