DİLDE, FİKİRDE, İŞTE BİRLİK-I

Eklenme Tarihi: 09.10.2016 22:22:20 - Güncellenme Tarihi: 29.05.2020 17:29:08

Maveraünnehir?in ilk Müslüman Türk devleti Karahanlılardır. Bu yüzden Türk?ün İslam?la buluşmasında Karahanlılar ilk temel mayadır. Hatta sadece temel maya olmakla kalmaz Oğuzların göçerkonarlıktan yerleşikliğe geçişte katkısı da buna dâhildir.  İyi ki de yerleşik olmuşuz, bu sayede Maveraünnehirin bağrından yetişen Farabi, Zemahşeri, Biruni, İbn-i Sina, Kaşgarlı Mahmud, El Harezmî, El Fergani, Mirza Uluğ Bey, Ali Kuşçu, Ali Şir Nevai, Pir-i Türkistan Ahmet Yesevi, Mevlana, Tabduk Emre ve Yunus Emre gibi nice engin deryalarımız insanlığa soluk olmuşlardır. Tabii bitmedi, dahası var,  Karahanlıların çaldığı mayanın tutmasıyla birlikte sırasıyla Gazneliler, Selçuklular ve Osmanlı doğa gelip aynı misyon üzere hareket edeceklerdir. Öyle ya, madem köklü misyonumuzun varlığı söz konusu o halde kuva-yı milliye ruhuyla kurulan genç Türkiye Cumhuriyetimizin de geçmişin o engin tecrübe birikiminden hareketle çağı aşan medeniyet olarak yeniden damgasını vurması gerekir,  neden olmasın ki.
    Evet, ?Adriyatik?ten Çin Seddi?ne Büyük Türk Dünyası? sözü sırf lafta kalmamalı,  pratiğe de yansımalı ki  ?Dilde, fikirde, işte birlik? ülküsü gerçekleşebilsin. Hele milli şuur sahibi her bir Türk-İslam neferi İsmail Gaspıralı?nın bu güzel veciz sözünü hayatının düsturu hale getirdiğinde, biliniz ki Adriyatik?ten Çin Seddi?ne ?Dilde, fikirde, işte birlik? ülküsü bir hayal değil hakikatin ta kendisi ?bir büyük birliktelik? olacaktır.

    Düşünebiliyor musunuz şu an beş milyardan fazla nüfuslu bir dünyada, 2500?den fazla lisanın konuşulduğu insanlık söz konusu.  Zaten bu çeşitlilik Kur?an-ı Mu?ciz?ül Beyanda ?Renklerinizin ve dillerinizin farklı olmasında düşünen âlimler için hikmetler vardır? beyanıyla bildirilmişte. İşte söz konusu çeşitlilik içerisinde ister istemez bu arada İsmail Gaspıralı?nın dillendirdiği ?Dilde, Fikirde, İşte Birlik? sözleri düşünen bilge insanların dikkatine mucib olur da.  İyi ki de dikkatlerine mucib olmuş, çünkü bu sayede yaşayan dilin, bir ülkenin aynası olmanın ötesinde aynı zamanda ülke halkların kaynaşmasını sağlayan engin bir kaynak pınar olduğu fark edilir. Hele ki yaşadığımız dünya coğrafyasında konuşulan diller arasında Türkçenin dünyanın en köklü, en zengin diller arasında yer alması bizim için büyük bir avantaj teşkil ettiğini düşündüğümüzde birlikteliğe giden yolda en önemli kilometre taşı olacağı muhakkak.

    Kaşgarlı Mahmut ve Yusuf Has Hacib

     Peki,  sadece dil konusunda İsmail Gaspıralı?nın fikri çalışmaları mı kayda değer? Hiç kuşkusuz Kaşgarlı Mahmud?un ortaya koyduğu filolojik ve linguistik çalışmalarda buna dâhildir.  Öyle ki, Kaşgarlı Mahmud yaşadığı dönemde günümüz dil tekniklerine benzer bir yol takip edip kendinden söz ettirmesini bilmiştir. Nasıl söz ettirmesin ki, bizatihi bu hususta işe sözlü kültürü yazıya aktarmakla başlamış ve bunu yaparken de dayandığı temel noktaları şöyle izah etmiştir: Ahd olsun ki, ben Buhara?nın, sözüne itimat edilir imamlarından birinden ve başkaca Nişabur imamdan işittim. İkisi de bildiriyorlar ki, yalvacımız kıyamet belgelerine, ahir zaman karışıklıklarını söylediği sırada, Türk dilini öğreneniniz, çünkü onlar için uzun sürecek hâkimiyetleri vardır.

         Evet,   Kaşgarlı Mahmud göçebe hayattan yerleşik hayata geçişte sözlü kültürün unutulacağını düşünerekten bildiği her şeyi yazıya dökmeyi ihmal etmeyen bir abidevi şahsiyettir.  İşte onun bu hassasiyeti milli ruhun nesilden nesile aktarılması bakımdan çok büyük önem arz eder. Ve bu milli ruh hassasiyetini Divan-ı Lugati?t Türk eseriyle taçlandırıp Türkmen, Oğuz, Kırgız, Yagma, Çiğil Türklerinin konuştuğu o engin dil haritasını gelecek kuşaklara aktararak göstermiş bile. Hatta Türk dünyasının folklorik özelliklerinden tutunda destanî ve örf adetlerine varıncaya kadar hemen her alanda deruni bilgiler aktarmayı kendine görev telakki edip, o meşhur Divan-ı Lugati?t Türk eserinde Türkçenin en az Arapça kadar zengin bir dil olduğunu ortaya koymuştur. Daha da yetmedi tarihin en eskiçağlarından beri Türkçenin en zengin şiir içeriğe sahip özellikte bir dil olduğunu ortaya koyacak kadar can yürektir o.   

         Peki ya Yusuf Has Hacib? Malum, Kaşgarlı Mahmud?la çağdaştırlar, yani aynı çağın mümtaz şahsiyeti. Nasıl ki Kaşgarlı Mahmut Divan-ı Lügat?it adlı Türk derleme sözlük eseriyle Araplara Türkçeyi kavratarak değer katmışsa, Yusuf Has Hacib?de Kutadgu Bilig adlı eseriyle de Türk dili edebiyatı alanına Siyasetname katarak değer katmıştır. O öyle bir abidevi şahsiyettir ki,  mutluluğu arayan her kim olursa olsun, onun Mesnevi değerinde yazılmış bu şahika eserine bakması kâfidir. Zaten Kutadgu Bilig demek mutlu olma bilgisi demektir. Üstelik mutlu olma bilgisi Mevlana?nın Mesnevisi üslubu tadında yazılmış bir eser de.  Nitekim bu hikmet dolu edebi eserin sayfalarını çevirdikçe insanın aklını başından alacak hikmet kokan altın öğütlerden tüm insanlığın alacağı nice dersler olduğu görülecektir. Dahası aileden topluma, toplumdan devlet erkânına kadar her alana ışık kaynağı olacak bir eserdir. Nasıl ışık kaynağı eser olmasın ki,  her şeyden önce bu müthiş eserde ortaya konan fikirlerin ana merkezinde insan vardır. İşte insan merkezli bu eser sayesinde ?İnsan-ı kâmil? olmaya gidilen yolun bilgiden geçtiğinin idrakine varırız da. Yusuf Has Hacib, icabında gök kubbeye bile bilgi gücüyle kanatlanabileceğine işaret ederek ufkumuzu açmayı da öğüt vererek ihmal etmez. Bilhassa öğütlerinde konuşulan dile aklın ve bilginin çevirisi olarak anlam yükler de.  Ve bu hususta şöyle der: ?Dil kılıç gibidir, yerinde söylenirse altın, ulu orta düşünmeden söylenirse felaket olur.?  Evet,  gerçektende konuşulan dili afet olarak ele aldığımız da, hani kılıç yarası derler ya, aynen onun gibi dil yarası bir şeyi hatırlatıp bize öyle öğüt verir. Ve bu öğütten yalan söyleyen bir kişinin toplumda güven kaybına uğradığı değer aşınmasına benzer hadiseyi dil afeti hadisesinde de yaşayabileceğimizi idrak etmiş oluruz. Hiç şüphesiz konuşulan dili fayda bakımdan ele alındığında ise,  adeta ?Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır? atasözünden hareketle bize özü ve sözü bir lisana sahip olmanın gerekliliğini hatırlatır. Yetmedi dilin tatlı kullanımının ötesinde her canlının kendi hal lisanıyla Allah?ı şahadet ettiğinden bahisle dile zikri bir anlam yükler de. Zaten her nefes alış verişimizde   ?Hu?  çektikçe diller lafza-i celal zikrinde birleşmekte,  böylece ?Allah? diye anmış oluruz da.  Ancak ancak andığımızın farkına vararaktan zikredersek fayda vardır, bunun dışında sadece dil ya da nefes zikretmiş olur.

    (Devam edecek)

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/464/dilde-fikirde-iste-birlik-i

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

28.05.2020 Sıla-i Rahim
21.05.2020 Ey Yolcu! Yolculuk Nereye?
14.05.2020 Niyet Hayır Akibet Hayır
07.05.2020 Gönüllü Açlık
30.04.2020 Amel-i Salih
23.04.2020 Günahın merkezi nefis mi?
16.04.2020 Çay Kahve Bahane, Gönül İlla Sohbet İster
09.04.2020 Ab-ı Hayat Tasavvuf
03.04.2020 Gündüz Gazetesi'nin Aydınlık Yüzü: Aziz Bal
01.04.2020 Aşk-ı Bendi
25.03.2020 Sofinin Dünyası
18.03.2020 Rabıta-i Şerife
11.03.2020 Arayan Bulur
04.03.2020   Suriye Ve Şah-ı Hazne
26.02.2020 Her Zamanın Bir Gavs'ı Var
19.02.2020 Evliyaullah
12.02.2020 Hatme-İ Hacegân
05.02.2020 Ben Sana Bendim
29.01.2020 Ne Mutlu Murad Mürşit Bulana
22.01.2020 Mürşid Beyatı
15.01.2020 Bey'at
08.01.2020 Vesile Olmadan Vasıl Olunmaz
01.01.2020 Himmet
25.12.2019 Tasavvufi Âdâb
19.12.2019 Âdâb ve Usul
11.12.2019 Nigâh Dâşt
04.12.2019   BÂZ GEŞT
27.11.2019 Yâd Daşt
20.11.2019 Yâd Kerd
13.11.2019 Vukuf-i Kalbì ve Vukuf-i Adedì
06.11.2019 Nazar Ber Kadem
30.10.2019 Vukuf-İ Zamani Ve Huş Der Dem
23.10.2019 Sefer Der Vatan
16.10.2019 Halvet Der Encümen
09.10.2019 İlahi İdrak
02.10.2019 Denge Âlem
25.09.2019 İnsanlığın Kurtuluşu
18.09.2019 İnsan İnsanın Kurdu mu?
11.09.2019 Kendimizi Keşfetmek
04.09.2019 Nurani Letaifler İnsan Göğsünde Kodlu
28.08.2019 Özgürlük Meşalesi İnsan Ruhunda Gizli
21.08.2019 Kendini Arayan İnsan
14.08.2019 Kâlù Belâ?da Verilen Söz
07.08.2019 Yıldız Falı Ve Gayb?dan Haber Vermek
31.07.2019 Melek, Şeytan ve Cin
24.07.2019 Şeytan ve Cehennem
17.07.2019 Ölüm Kar Beyaz
10.07.2019 Dünya Evinden Mahşere
03.07.2019 Dünya Fani Ahiret Baki
26.06.2019 Son Nefeste Pişman Olsan Ne Olmasan Ne
19.06.2019 İman Hem Nur Hem Kuvvet
12.06.2019 Zikir, Fikir, Şükür
04.06.2019 Zikir En Güzel Sermaye
29.05.2019 Tevbe Candan Olmalı ki Nasuh Gerçekleşsin
22.05.2019 Hürriyetin İlk Kapısı Tevbe
15.05.2019 Mürşid Odur ki İrşad Ede
08.05.2019 İrşad Olunmadan İrşad Edilmez
01.05.2019 Asıl Dava Nefsi Islah Etmektir
24.04.2019 Allah için Yol Gösterenler
18.04.2019 Şeriat, Tarikat, Marifet ve Hakikat
10.04.2019 Tarikat-ı Aliye
03.04.2019 Mehdi (r.a)
27.03.2019 Cemaat ve imamet
20.03.2019 Fitne katilden beterdir
12.03.2019 Bu ezanlar ki şehâdetleri dinin temeli
06.03.2019 Bedduaya lanet, duaya davet
27.02.2019 Hizmet nimettir
20.02.2019 Şeyh O?dur ki yolun başından sonunu göre
13.02.2019 Ölmek için doğunuz
06.02.2019 Halvette şöhret, şöhrette ise afet vardır
30.01.2019 Daha bizim hazinelerimizin kapısını çalan olmadı
23.01.2019 Sonsuz kaynak Silsile-i Şerife
16.01.2019 Has bahçenin gülleri
09.01.2019 Gavs-ı Bilvanisi Abdulhakim-el Hüseyni
01.01.2019 Menzil'deki ışık: Seyda
26.12.2018 Güneş balçıkla sıvanamaz
19.12.2018 Bediüzzaman?ın Seyda-i Nurşin tutkusu
12.12.2018 Hepimiz aynı kıbleye yönelmiş hizmetkârlarız
05.12.2018 Cahilin Abidi de Sofisi de hüsrandadır
28.11.2018 Ortak payda İslam?dır
21.11.2018 Ne mutlu kıymet bilene
14.11.2018 Bir şafak yürüyüşü
09.11.2018 Gül nesil evladın Sabr-ı Cemil metaneti
31.10.2018 Gönüller Sultanı Seyda
24.10.2018 Seyda Hazretleri'nin hayat serüveni
18.10.2018 Seyda (K.S)?ın anısına röportaj
10.10.2018 Minye?den Menzil?e
03.10.2018 İlimsiz tasavvuf asla!
26.09.2018 Zehirli şırınga suikasti
19.09.2018 Ayet ve slogan
12.09.2018 12 Eylül din mazlumu
06.09.2018 Selçuk Özdağ ve Yusufiye çilesi
30.08.2018 Namık Kemal Zeybek ve ülkü yolu
21.08.2018 Muhsin Başkan ve istişare
16.08.2018 Kop Tipisi ışığı Osman Okutmuş
09.08.2018 MHP ve ülkü yolu eğitimcisi Yılmaz Saka
02.08.2018 Biricik nur yüzlü kızım Merve Nur
26.07.2018 Hey gidi üniversite yılları
20.07.2018 Memleket hasreti
16.07.2018 Rüzgâr eken fırtına biçer
12.07.2018 Artık yeni Türkiye vakti
05.07.2018 Bunalımdan çıkış vakti
28.06.2018 İki kutuplu bakıştan çıkma vakti
21.06.2018 Popülizmi tarihe gömme vakti
14.06.2018 Çokluk içinde birlik vakti
06.06.2018 Vakit aşkın gözyaşı birlik vakti
30.05.2018 Ahmet Er ağabeyimizin gönül dünyası
24.05.2018 Hepimiz aynı kilimin desenleriyiz
17.05.2018 Kürtlerin soy kütüğü
11.05.2018 Türk-kürt Rabia'yız
03.05.2018 Dünden bugüne balans ayarı
26.04.2018 Fanatizm mi, diriliş mi?
19.04.2018 Fundamentalizm ve FETÖ belası
12.04.2018 Etnosantrizm ve Narsizim Canavarı
06.04.2018 Gelin canlar bir olalım
29.03.2018 Canlı bomba tedhişçiligi
22.03.2018 Terörizm
15.03.2018 Şiddet
08.03.2018 Dünden bugüne provokasyonlar
02.03.2018 28 Şubat Postmodern Darbe ve İrtica
25.02.2018 Yusuf Yüzlüler
19.02.2018 Ülkü kervanı
12.02.2018 Ülkü yolu
04.02.2018 Îlay-ı Kelimetullah davası
28.01.2018 Zaferle Değil, Seferle Yükümlüyüz
21.01.2018 OSMANLI ÜLKÜSÜ
14.01.2018 ÜÇ TUĞ?LU HİLÂL
14.01.2018 Bir şafak yürüyüşü
07.01.2018 MİKRO NİZAM-I ÂLEM
01.01.2018 NİZAM-I ÂLEM?İN FİKRİ TEMELLERİ
27.12.2017 MEHMET AKİF ERSOY
24.12.2017 NİZAM-I ÂLEM ÜLKÜSÜ
17.12.2017 HZ. ALİ VE NİZAM-I ÂLEM
10.12.2017 NİZAM-I ÂLEM?E SOSYOLOJİK BAKIŞ
03.12.2017 ANARŞİ ÂLEM Mİ? NİZAM-I ÂLEM Mİ?
26.11.2017 İMPARATORLUKTAN KÜRESELLEŞMEYE
19.11.2017 YERELLİKTEN NİZAM-I ÂLEME
12.11.2017 BEDEVİLİKTEN HADARİLİĞE MEDENİYET?TEN NİZAM-I ÂLEM?E
05.11.2017 KUL DEVŞİRME SİSTEMİ
27.10.2017 PİRİ REİS VE DÜNYA HARİTASI
19.10.2017 BİLGE KRAL ALİYA İZZET BEGOVİÇ
15.10.2017 ŞAVKI HİLAL MOSTAR KÖPRÜSÜ
08.10.2017 AYASOFYA
01.10.2017 AKŞEMSEDDİN VE FATİH
24.09.2017 HACI BAYRAM-I VELİ
17.09.2017 BİR MİZAH DEHASI NASREDDİN HOCA
10.09.2017 İMAM-I GAZALİ
03.09.2017 AHİ EVRAN VE AHİLİK
25.08.2017 HÜNKÂR HACI BEKTAŞ-I VELİ
18.08.2017 MEVLANA
11.08.2017 YUNUS EMRE
04.08.2017 SELÇUKLU?NUN DOĞUŞU
28.07.2017 ÂL-İ SELÇUK LİDERİ SELÇUK BEY
21.07.2017 ARSLAN YABGU
14.07.2017 SULTAN TUĞRUL BEY
08.07.2017 ALPARSLAN VE BÂTÎNİLİK
01.07.2017 SELÇUKLU?NUN YÜKSELİŞİ VE YIKILIŞI
24.06.2017 MOĞOL KASIRGASI
19.06.2017 Fİ?LEYLETİ?L-KADR
10.06.2017 ŞEHR-İ HİLÂL RAMAZAN
07.06.2017 ÖLÜM BİR MİHRİBAN
30.05.2017 BİR GÖNÜL ADAMI AHMET ER
29.05.2017 FETİH RUHU
19.05.2017 TÜRK-İSLAM MEDENİYETİ
12.05.2017 YA DEVLET BAŞA, YA KUZGUN LEŞE
06.05.2017 HAKANLARIN ŞEREFLENDİRDİĞİ DÜNYA
28.04.2017 ULU HAKAN ABDÜLHAMİD HAN
22.04.2017 ANKARA ANKARA OLALI BÖYLE BAŞ OLMAMIŞTI
17.04.2017 BİR DEĞİŞİM ÖNDERİ ÖZAL
08.04.2017 BAŞBUĞ BAŞKANLIK İÇİN TABİİ Kİ ?EVET?
01.04.2017 BAŞBUĞ BAŞKANLIK
24.03.2017 MUHSİN BAŞKAN'IN SONSUZLUĞA YOLCULUĞU
21.03.2017 NEVRUZ VE HIDRELLEZ
18.03.2017 TÜRKLER VE İSLÂMİYET
11.03.2017 YAFES NESLİ: TÜRK
04.03.2017 İLK MÜSLÜMAN TÜRK HAKANI: SATUK BUĞRA HAN
25.02.2017 YALNIZ KURT
18.02.2017 KAFKAS KARTALI ŞEYH ŞAMİL
11.02.2017 ŞEYH ALİ SEMERKANDİ
04.02.2017 ORTA ASYANIN IŞIK KANDİLİ ŞEHİRLER
27.01.2017 İKİ IŞIK KANDİLİ: İMAM-I RABBANİ VE ABDULHALİK-I GÜCDÜVÂNÎ
21.01.2017 ŞARKIN TÜRK HAKANI: TİMURLENK
14.01.2017 PÎR-İ TÜRKİSTAN
07.01.2017 AHMED YESEVÎ VE ALPERENLERİ
31.12.2016 AH BUHARA! AH SEMERKAND! AH YESİ! AH HİVA! SANA NE KADAR HASRETİZ!
24.12.2016 ATA YURT ORTA ASYA
17.12.2016 GÖKLERİN YILDIZI ALİ KUŞÇU
10.12.2016 KÂDIZÂDE-İ RÛMÎ
02.12.2016 BİLGE İNSAN ULUĞ BEY
27.11.2016 ZEMAHŞERÎ
20.11.2016 EBU NASR FARABİ
14.11.2016 BİRÛNİ
07.11.2016 ŞEYHÜ?R-REİS İBN-İ SİNA
30.10.2016 MATEMATİĞİN PİRİ CEBİR
24.10.2016 DİLDE FİKİRDE İŞTE BİRLİK-IV
17.10.2016 DİLDE, FİKİRDE, İŞTE BİRLİK-III
13.10.2016 DİLDE, FİKİRDE, İŞTE BİRLİK-II
09.10.2016 DİLDE, FİKİRDE, İŞTE BİRLİK-I
22.09.2016 ÖLÜRÜM TÜRKİYEM