Albert’in Elleri

Eklenme Tarihi: 07.07.2020 05:13:18 - Güncellenme Tarihi: 06.08.2020 16:11:14

Albrecht Dürer, 1471-1528 yılları arasında yaşamış, Alman ressam ve matematikçidir.

13 yaşındayken kendi portresini, 14 yaşındayken meşhur "Madonna ve Müzik Melekleri" tablosunu yaptı. Küçük yaşta yapmış olduğu portre ve tablo, O’nun resim sanatındaki yeteneğini göstermekteydi.

Babası, küçük Albrecht’i bir ressamın yanına çırak verdi. O da büyük bir zevk ve heyecanla çalıştı.

Albrecht, sadece doğduğu şehirde yaşamadı; çağının çok ilerisinde bir hayat hayal ediyordu. Almanya’nın çeşitli şehirlerine gitti. İsviçre, Fransa ve İtalya’yı ziyaret etti. Gittiği şehirlerde ressam ve heykel yontucular başta olmak üzere, pek çok sanatçıyla tanışarak fikir alışverişinde bulundu.

Dinî muhtevalı çalışmalara farklı bir alaka hissediyordu; karakalem, suluboya ve yağlıboya resimler, bakır gravürler ve ahşap baskılar yaptı. Meryem ve İsa’nın içinde bulunduğu tablolarda kutsal gün ve olayların tasvirini canlandırdı.

İsa’ya benzemek için saçlarını uzatıyor, daha önce resmedilen İsa portreleri gibi poz veriyordu.

* * *

 

* * *

 

Tablolarında, isminin baş harfleri olan “A” ve “D” harflerini “logo” olarak kullandı. Avrupa’da ilk “ticarî marka” kullanan kişi unvanını aldı.

 

Adı ve sanı, ülkeden ülkeye yayıldı, Roma İmparatorluk sarayına kadar ulaştı. 1512’de, Roma İmparatoru I.Maximillian yeteneğini fark edip onu sarayda görevlendirdi. İmparatorun emri ile yapmış olduğu resimlerine imtiyaz hakkı (telif hakkı) aldı. Böylece telif hakkı alan yine ilk kişi oldu.

 

Kendi portresini yaptı. Avrupa sanat tarihinde “oto-portre” yapan ilk ressam unvanını aldı. O güne kadar kendi portrelerini yapan ressamlar vardı, ama onlar her zaman kalabalık topluluklar içinde kendilerini topluluktan biri olarak resmetmekteydi. Albrecht Dürer, ilk defa yalnız olarak kendi portresini yaptı.

* * *

 

* * *

Albrecht’in hayatına çocukluğunda geçen bir olay yön vermişti:

Sanat okuluna gidecek yaşa geldiğinde büyük heyecan duyuyordu. Fakat, Albrecht ile beraber kardeşi Albert de okula gitme yaşına gelmişti. Ailenin, iki kardeşi birlikte okula göndererek yatılı okul masraflarını karşılaması mümkün değildi. Çocuklardan sadece biri sanat okuluna gidebilirdi. Diğerinin çalışarak para kazanması gerekiyordu.

Albrecht, kardeşi Albert ile bir anlaşma yaptı. Kur’a çekeceklerdi. Kur’a kime çıkarsa, o sanat okuluna gidecek, diğeri madende çalışarak ona para gönderecek, okul bitince bu defa diğer kardeş sanat okulun gidecek, diğeri ona para göndermek için çalışacaktı.

Kur’a çekildi; Albrecht sanat okuluna gitti; Albert ise maden ocağına.

Albrecht, hakkını vererek okudu, her fırsatta yeteneğini gösterdi. Okulu birincilikle bitirerek eve döndü.

Kardeşine teşekkür etti. “Artık sıra sende, yaz tatilinden sonra sen gideceksin okula. Ben, sana okulun masraflarını göndermek için gururla çalışacağım madende” dedi.

Ama kardeşi Albert artık farklı düşünüyordu, okula gidecek heves kalmamıştı içinde. Bütün aile üyeleri toplanmıştı. Herkesin huzurunda şöyle dedi kardeşine:

“Kardeşim, sen üzerine düşeni yaptın, okula gittin, başarılı oldun. Senden bunu bekliyorduk. Ama sevgili kardeşim, benim için artık çok geç. Benim okula gitmem artık imkânsız. Seni okutabilmek, sana para gönderebilmek için madende çalıştığım dört yılda parmaklarım kireçlendi, defalarca kırıldı, defalarca sargı yapıldı, tedavi edildi. Artık değil kalem tutmak, şu elimdeki bardağı bile güçlükle tutuyorum”.

  Ortalığı derin bir sükûnet kaplamıştı. Kardeşinin bu hali karşısında ne diyeceğini bilemedi Albrecht.

Kardeşine ve onun ellerine baktı: Elleri bitişik, ince parmakları gökyüzüne doğru yönelmişti. Avuçlarının içi gökten yağmur bekliyor gibi açıktı.

Sonraki yıllar hep bu derin duygularla yaşayan Albrecht, kardeşinin hatırasını yaşatmak için çizgileriyle, kıvrımlarıyla, ışık gölge biçimleriyle onun ellerinin tasvirini yaptı.

Bütün dünyada “Dua eden eller” olarak bilinen o eller, Albert’in elleridir.

Artık o eller, sadece vücudun bir parçası değil; emeğin, alınterinin ölümsüzleşmiş halidir.

 

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/4167/albertin-elleri

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

29.07.2020 Başarılı Bir İletişim ve Halkla İlişkiler Çalışması
07.07.2020 Albert’in Elleri
10.03.2020 İletişim ve İntihar -2-
18.01.2020 İletişim ve İntihar (1)
17.11.2019 Elvis?in Sırları ? 2 ?
02.11.2019 Elvis?in Sırları ? 1 ?
04.10.2019 Kraliyet, Protokol Kurallarında Israrlı -6-
20.09.2019 Kraliyet, Protokol Kurallarında Israrlı (5)
06.09.2019 Kraliyet, Protokol Kurallarında Israrlı (4)
15.08.2019 Kraliyet, Protokol Kurallarında Israrlı (3)
30.07.2019 Kraliyet, Protokol Kurallarında Israrlı (2)
26.07.2019 Kraliyet Protokol Kurallarında Israrlı (1)
17.06.2019 Büyük Buluşma?nın Beden Dili
14.06.2019 Trump Tokalaşmadı!
01.05.2019 Nasıl Tokalaşmalı? ( 4 )
11.03.2019 Nasıl tokalaşmalı? ( 3 )
24.02.2019 Nasıl tokalaşmalı? ( 2 )
14.02.2019 İnale
02.02.2019 Belediye Başkan Adayları nasıl tokalaşmalı?
23.09.2018 Necip Fazıl?ın Torsosu
16.07.2018 Trump?ın torsosu
03.06.2018 Koç?un Etvarı
03.03.2018 Abdulaziz'in Düğmesi
07.02.2018 Papa?nın Tokası
07.12.2017 SOL YANAK
17.11.2017 ELLERİMİZ, BEYNİMİZİN AĞZIDIR
25.09.2017 DÜNBÂLE İSE HEMÎŞE CÜNBÂN
31.08.2017 YÜKSEK ÇATI ve OBAMA BALONU
05.08.2017 ELLERİMİZ BEYNİMİZİN AĞZIDIR
02.04.2017 TILLERSON?UN SÖYLEMEDİKLERİ
18.03.2017 ABD BAŞKANI TRUMP ALMAN ŞANSÖLYE MERKEL ile TOKALAŞMADI: YÜZÜNE BİLE BAKMADI
14.02.2017 TRUMP ve ABE GÖRÜŞMESİNİN PROTOKOL KURALLARI ve BEDEN DİLİ AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ
21.01.2017 Amerika?da Başkanlık Devir-Teslim Töreninde Protokol Hataları ve Trump?un Beden Dili Konuşuldu