The Boss Fight: Türk Gençliği

Eklenme Tarihi: 02.07.2020 05:10:37 - Güncellenme Tarihi: 10.08.2020 12:10:03

Tüm tuşlara rastgele basarak paçayı kurtarmaya çalışıyorlar!

Video oyunlarını sever misiniz bilemiyorum fakat ben video oyunlarını epey seviyorum. Hoş şu son 3-4 senedir yoğunluktan dolayı daha küçük yaşlarımdaki kadar zaman ayıramayıp, oyun dünyasındaki son gelişmeleri yakinen takip edemesem de yine de video oyunlarıyla aramın iyi olduğunu söyleyebilirim. Özellikle 2014-2015 yıllarına kadar tadını çıkara çıkara video oyunları oynadım, Playstation 1, 2 ve 3’teki çoğu oyunu oynamışımdır. Bilgisayar platformlarına çıkan oyunlarla da yine son 3-4 seneye kadar ilişkim kuvvetliydi. Ben video oyunlarının doğru okunduğu takdirde insana düşünüldüğünden daha fazla şey katabildiğine inananlardanım. İyi düzeyde İngilizce biliyorum ve bu dili öğrenmeyi kafama koymama yol açan faktörlerin arasında video oyunları olduğunu hatırlıyorum. 2000’li yılların ortası büyükleriyle Soul Edge adındaki oyunu oynayan minik biriyken, karakterlerin hikayesini anlamıyor olmaktan müthiş rahatsızlık duyduğumu hatırlıyorum. Aynı şekilde Mortal Kombat oynarken de oyunda işlenen evreni dil bilmediğimden kavrayamadığımı hatırlıyor, büyüklerimden bu işin çözümünün dil öğrenmek olduğunu işittiğimi hatırlıyorum. Video oyunlarının ayrıca insanın hayal gücü üzerinde pekiştireç rolü oynadığını düşünüyor, buna inanıyorum. Video oyunlarını oynayanlar, video oyunlarıyla zaman geçirenler ister istemez o sanal dünyanın jargonuna da uyum sağlıyor. Örneğin boss fight diye bir kavramı duymamış olabilirsiniz ama oyunlarla haşır neşir olanlar bunu iyi bilir. Boss fight, bir video oyunundaki en zorlu rakiple karşılaştığınız aşamadır. Genellikle oyunun en son bölümünde bulunur, aşması da fevkalade zordur, boss fighta gelene kadar eğlenceli ilerleyen oyun orada insanı çıldırma eşiğine taşır. Çünkü karşınızdaki boss sizin 3-5 katınız kadar özelliğe, güce ve yeteneğe sahiptir ve siz neredeyse 10-0 geriden başlarsınız oyuna. Hayatımda unutamadığım boss fight Tekken 5’tekidir zannediyorum ki;  Jinpachi Mishima dedemiz bizi her seferinde tokatlayıp kenara atıyordu. İnsan bossun karşısına gelince artık taktiksel hamleleri bir kenara bırakıp koldaki bütün tuşlara rastgele abanıyor, belki sürpriz bir kombo falan denk gelir de paçayı kurtarırız diye. Bugün Türkiye’deki iktidar işte tam bu safhaya geldi biliyor musunuz ? Bölümleri tıngır mıngır geçerken, sakin sakin oynarken, taktiksel ilerlerken son aşamaya geldiler ! Dikildi dikilecek boss karşıya, yolun sonu görünüyor ! Efendiler oyun bitmesin diye bir umutla tüm tuşlara rastgele basıveriyorlar, basıyorlar ama korkunun ecele faydası yok; oyunun sonu göründü !

Kasa ısındı, parmaklar birbirine karıştı, avuçlar terledi !

Kol ellerinde kalacak, konsolun kasası ısındı ama bu arkadaşlar 18 senelik saltanata halen doyamadılar. 18 Senelik bu saltanat döneminde bugünlere bölümleri aşa aşa geldiler hatırladığımız üzere. Oyunda ilk bölüm neydi, oyunda ilk bölüm vatandaşlara umut dağıtabilmekti. Bunun için ekranın sağında ipuçlarında diğer partileri karala ve diğer partileri bölerek kendini büyüt hinti karşılarına çıkıyordu. İpuçlarını yerine getirdiler, yıpranmakta olan siyasi aktörlerin eskimişliğinden de faydalanarak umut pazarlayabilecek konuma getirdiler kendilerini. Ödül olarak oyları da topladılar, umudu pazarladılar. Oyunda ikinci bölüm vatandaşları gidişatın mükemmel olduğuna inandırmak ve muhaliflerin sesini kısmaya çalışmak görevi etrafında gelişiyordu. Yerine getirdikleri görevlerden elde etikleri puanlarla yeteneklerin kilitlerini tek tek açmaya başladılar. Vatandaşları ülkenin mükemmel bir ivme kazandığına inandırdılar, bugün içinde bulunduğumuz durumun ayak seslerini işaret eden antidemokratik uygulamalara imza attılar. Onların görevi memleketin başarısı değil, partilerinin başarısıydı ve partilerin başarısı bu oyunun tek gayesiydi. Bir bölüm daha geldi, bu bölümde vatandaşları suni bir destana inandırmaları gerekti; evelallah onu da yaptılar. Toplumun değerlerini, toplumun zenginliklerini politize ettiler; kendilerine destek verenleri vatansever, kendilerini eleştirenleri de hain ilan ettiler. Sonra topladıkları puanlarla tek adam yeteneğinin kilidini açtılar, sonraki bölümde bu yeteneğin özelliklerini kullanarak devletin rejimini değiştirdiler. Oyunun ana menüsüne dönüp free roamı seçtiler ve şu günlerde de free roamda geziniyorlar, bölümleri aşa aşa bu hale getirdikleri memlekette kafalarına eseni yapıyorlar. Hayallerini ateşe attıkları gençler düzenledikleri organizasyonda onlara arzu ettikleri reytingi getirmediği için, onlara arzu ettikleri itemin kilidini açtıracak kadar puan kastırmadığı için nasıl bozuldular hep birlikte görüyoruz. Nasıl da sinirlendiler, nasıl da gönyeleri şaştı hep birlikte görüyoruz. Sıradaki bölüme geçmekten korkuyorlar yahu ! Ana menüye dönüp story modunda devam etmeye korkuyorlar ! Bunu geciktirmek için de free roamda antin kuntin işlerle uğraşıp zaman kazanmaya çalışıyorlar. Sahilde can sıkıntısından yoldan geçenleri deniz atan Trevor Philips gibiler inanın bana. Şimdi de tutturmuşlar bir sosyal medya yasağı gidiyorlar, en temel insani hak ve özgürlükleri temin altına almaktan dahi korkuyorlar. İnsanların ne konuşacağını, ne söyleyeceğini kontrol altına alabilecek bir itemin kilidini açabilmeyi umut ediyorlar. Hukuka, adalete siyasetin karşısında diz çöktürebilecek kılıcın kilidini açabilmeyi umut ediyorlar. Düşünceden, düşünenlerden, fikirlerden tir tir titriyorlar ! Harçlıklarını denkleştirip soluğu Playstation Cafe’de alan ve oyunun tam da yerindeyken mekan sahibinin ‘’Süre doldu arkadaşlar !’’ çağrısını işitmekten korkan liseliler gibi korkuyor bu arkadaşlar ! Parmaklar birbirine karışıyor, avuçlar terliyor !

Bu oyun bir daha oynanmamak üzere tozlu raflara kaldırılacak!

Er ya da geç son bölüme gelecekler, sonsuza kadar free roamda duracak halleri yok. Onlar da iyi biliyor son bölüme geçmenin pek uzakta gerçekleşmeyeceğini, son bölüm ve the boss fight onları yakın gelecekte bekliyor. Bu oyunun bossu gençlerdir efendim, gençlerdir. 18 Senelik süreçte ülkenin neler kaybettiğini, neler kaybetmekte olduğunu ve bu oyun sürerse aletin sonunda dayanamayıp yanacağını idrak edenler gençlerdir. Özgürlüğü tehdit edilen, en temel zevklerinin önüne anlamsız engeller çekilen, arzu ve talepleri kat’i suretle dikkate alınmayan, hor görülen, ciddiye alınmayan gençler bu oyunun bossudur efendim. İnsanların soğuk savaş öncesi dönemden kalan eski kavramlarla ötekileştirilmesini, kutuplaştırılmasını, düşmanlaştırılmasını, birbirinden uzaklaştırılmasını kabullenemeyenler gençlerdir efendim. İnsanların dini inanışları nedeniyle, cinsel yönelimleri nedeniyle, giyim tarzları nedeniyle hain ilan edilmesini akıl dışılık diye yorumlayanlar gençlerdir efendim. Yaşıtları başka ülkelerde gençlik yıllarının tadını doyasıya çıkartırken kendi yurtlarında parya durumuna düşmeyi kabullenemeyenler, kendi yurtlarında olağanüstü durumlarda kimi mültecilerin rutin olarak gördüğü hizmetlerin yarısını devletinden görememeyi sindiremeyenler gençlerdir efendim. Siyasi fanteziler uğuruna eğitim kurumunu Ali Baba’nın Çiftliği’ne çevrilmesinin ne kadar korkunç bir aymazlık olduğunun farkına varanlar, siyasi hesaplaşma uğuruna binlerce öğrencisi olan bir üniversitenin gece yarısı kararnamesiyle kapatılmasının korkunç bir aymazlık olduğunun farkına varanlar gençlerdir efendim. Kadınları siyasetin öznesi haline getirmenin, kadın bedeni üzerinden siyaset yapmaya kalkmanın ve ‘’Başörtüsüz kadın perdesiz eve benzer; ya satılıktır ya da kiralık !’’ cümlesini kullanmanın alçalmada yeni bir seviye olduğunu algılayabilenlerdir gençler efendim. Akrabalık kontenjanından faydalanarak hiçbir donanımı ve yeteneği olmadan bu devletin en önemli koltuklarına oturanların ‘’Bakın, burası çok önemli !’’ diye sırıtarak vatandaşların aklıyla alay ettiğini görebilenlerdir gençler efendim. Vatandaşları kanaatkar olmaya davet ederek din edebiyatı yapanların, uzaydan görünen altın saraylara konuşlanmasının Allah ile aldatmak olduğunu kavrayabilenlerdir gençler efendim. Sanatı ve sanatçıları hayata nereden baktıklarından yola çıkarak etiketlemeye kalkmanın, toplumun bütünleştirici değeri olan sanatçıları etiketleyerek değersizleştirmenin bizleri içten içe kemiren bir parazit kadar tehlikeli olduğunu öngörebilenlerdir gençlerdir efendim.

Türk gençliği bu oyunun son bölümünün başrolüdür, Türk gençliği bu oyunun sona ereceği duraktır. Türk gençliği, boss fightta AKP’nin karşısında dikilecek milyonlarca ruhun sembolik bir şahsiyetidir. Herkestir Türk gençliği, Kars’tan Edirne’ye bu toprakların ruhudur, kurtuluş iradesinin ateşidir Türk gençliği.

Bir oyunun ardından konsol kapatılınca, fiş çekilince ve ekran kararınca o süreçte yaşananların hepsi bir anı olarak zihinlerde yer eder. Kimi oyunlar seneler boyunca detaylarıyla hatırlanır, kimi oyunlar bir iki haftada unutulur.  Kimi oyunlar çok sevildiği için, kimi oyunlar da hiç sevilmediği için hiç unutulmaz aslında.

Ben eminim ki ülkece oynadığımız bu oyun zihnimizde yer edecek ve seneler geçse dahi hatırlanacak. Hep hatırlayacağız biz bu oyunu, hep.

18 Senelik bu oyun gençlerin zihninde kötü kurgulanmış, optimizasyonu yetersiz, senaryosu yavan, karakterleri kalitesiz bir oyun olarak hatırlanacak.

18 Senelik bu oyun bir daha oynanmamak üzere tozlu raflara kaldırılacak.

Oyun bitti, kabul edin artık.

Bitti…

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/4152/the-boss-fight-turk-gencligi

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

10.08.2020 Bu iktidar daha ne yapsın?
06.08.2020 Buzlu Limonata
30.07.2020 Voltran’ı Oluşturmak
23.07.2020 “Suçlu kim?”
09.07.2020 Energizer olmak yada olmamak
02.07.2020 The Boss Fight: Türk Gençliği
25.06.2020 Bu Son Olsun
18.06.2020 Kırmayın Aynaları
11.06.2020 Demokrasiye hazır mıyız?
04.06.2020 Yeni Normal
28.05.2020 Bugünlerin Yarınları Var
21.05.2020 Belahmefe: Tsitsekun
15.05.2020 Arın’a...
13.05.2020 Arınma Gecesi: Rüyadaki Darbe
06.05.2020 Yaratık Kim?
29.04.2020 Ya Gençler?
22.04.2020 Paralel Olmak
15.04.2020 Yan yana, kol kola, göz göze, el ele, diz dize
08.04.2020 Doğum sancısı
01.04.2020 Uzlaşı İttifakı
25.03.2020 Corona hakkında bir ikaz ve bir söyleşiye dair kelam
18.03.2020 Coronaya Günleri
11.03.2020 ABD Postası
04.03.2020 Bu mudur?
29.02.2020 Bundan İyisi Şam’da Kayısı !
26.02.2020 Kalbi Ağrıtan Devir
19.02.2020 İyi gidiyor mu?
14.02.2020 Sevgililer Günü Şiiri
12.02.2020 Gereğini Yapın Ziya Hocam!
05.02.2020 Şov Devam Etmeli
29.01.2020 Yeni Partiler ve Yeni Yaklaşımlar
26.01.2020 Evet, Siyaset Konuşacağız
20.01.2020 Aydın, Kültür ve Toplumsal İlerleme
13.01.2020 Yeni Türkiye’ye İnsan Gerçekten Hayret Ediyor
06.01.2020 Yeni Türkiye'de İnsanlar Ölüyor
30.12.2019 Gerçek Bir Beka Meselesi: Kanal İstanbul
23.12.2019 El Bombası
14.12.2019 Gelecek Partisi
31.10.2019 Cumhuriyetin Yaş Günü Nasıl Kutlanır?
24.10.2019 Halen Kavrayamadık
05.09.2019 ABD'de 2020 Yarı?ı ve Demokratlarda Ön Seçim Seyri
27.08.2019 Ölen Kadınların Öyküsü
20.08.2019 Kara Sevda
12.08.2019 Bayram ve Davet
05.08.2019 Daha İyileri Olmak Zorunda!
24.07.2019 Reva mıdır?
16.07.2019 15 Temmuz ve Samimiyet
10.07.2019 Akıllara Mıh Gibi Çakılsın
03.07.2019 Vakit Değişim Vaktidir
25.06.2019 23 Haziran ve Akp?de Başlayan Kritik Süreç
07.06.2019 Önce Düğüm Atmayı Öğrenelim
10.05.2019 Sandık Darbesi: 6 Mayıs 2019 YSK Kararları
02.05.2019 Şimdi Ne Yapmalı ?