Hamza Yerlikaya’ya Açık Mektup

Eklenme Tarihi: 29.06.2020 08:05:40 - Güncellenme Tarihi: 09.07.2020 11:58:41

Ah be kardeşim, ah be güzel insan… Sen ne yaptığının farkında mısın?
Sana bu kadar değer vermemiş olsak, seni bu kadar sevmemiş olsak tüm Türk kamuoyu gibi ahlar-vahlar çeker miydik sanırsın?
Diğerlerini boşver, sen dünyanın sırtını yere getiren özel adamsın. Diğerleri zaten oralara gelmek için her şeyi mubah gören, o yönde çaba harcayan insanlar değil miydi? Öylesi yüzlercesi, binlercesi vardır, olacak da.
Hepimiz gibi bir gün sen de öleceksin ama senin adın yüz yıllarca anılacaktır. Anılırken, isminin kenarına konulacak küçük notlar seni birden aşağılara çekmeyecek mi?
1976 yılında İstanbul’da doğduğunu biliyoruz ama annen, baban ve geçmişin Sivaslı. İhtimal ki, Sivas’ın toprağında saklı olan ‘Yiğido’ genlerini taşıyorsundur. 
Tüm Anadolu kentleri bizim için aynıdır ama Sivas’a biraz fazla sempatimiz var. Çünküsen Muhsin Yazıcıoğlu’nun hemşerisisin, O’nun ne büyük görevleri elinin tersiyle ittiğini bir bilebilsen….
Baban da güreşçiydi ama biraz yoksulluk, geçim derdi hayallerine ulaşmasına engel olmuştu. Olsun, o yine hayal kurmaya devam ediyordu; “Benim yapamadığımı oğlum bir gün mutlaka yapacak, ay yıldızlı al bayrağımızı göndere çektirecektir, tüm dünyaya İstiklal Marşımızı dinletecektir” diyordu.
Baban adaşım Mustafa Yerlikaya; para-pul, makam-mevki hayali kurmuyordu ki. Öyle olsaydı seni niçin güreşçi yapsındı, para kazandıracak yüzlerce meslek varken.
Bizim Ata sporumuz güreş bir sevda işidir, bunu en iyi sen bilirsin. Hiçbir güreşçi, “güreşerek zengin olacağım, milletvekili olacağım, bakan yardımcısı olacağım, sporcu şeref aylığı alacağım, bir bankanın yönetim kurulu başkan yardımcılığını yapacağım, Cumhurbaşkanına danışmanlık da yapacağım ve tüm bunları aynı zamanda yapacağım” diye hayal kurmaz değil mi? 
Kurarsa aklından şüphe edilir.
Bu memlekette üniversite mezunu üç kişiden biri işsiz,
Bu memlekette, öğretmen olup atanamadığı için intihar eden gençlerimiz var,
Gencecik öğretmenlerimizin; Hakkâri’nin, Şırnak’ın, Diyarbakır’ın en ücra köylerinde öğretmenlik yapmaya dünden razı olduklarını biliyor musun? 4bin lira civarında bir maaş alabilmek için terör ortamında görev yapmayı ve şehadet şerbeti içmeyi göze alan öğretmenlerimizden haberin var mı? Aybüke gibi şehadet şerbeti içen öğretmenlerimizden haberin var mı?
Eşya medeniyetinin bataklığında boğulmak mı, kalp ve gönül medeniyetinin huzurunu yaşamak mı?
Aynı anda 3-4 yerden maaş alman; adil mi, helal mi, etik mi, gerçekten hak ettiğini düşünüyor musun?
Getirdiğin madalyalar, Türk Bayrağını göndere çektirmen, İstiklal marşını söyletmenden dolayı devlet sana bu görevlerin hiç birini vermeden 50-60 bin lira maaş vermiş olsa, helal olsun derim.
AKP’nin bu yaygın uygulamaları yıllarca anlatılacak ama nasıl? Hamza Yerlikaya üzerinden anlatılacaktır, sen bu uygulamaların sembol ismi olacaksın.
Sadece Vakıfbank yönetim kurulundaki görevinden istifa etmen dahi, milletin gönlünde kurduğun tahta yeniden kurulmana yetecektir.
“Sen ne anlatıyorsun kardeşim, bu hikâyeler karın doyurmuyor, boş şeyler bunlar” da diyebilirsin. O vakit seni daha iyi anlarım ve bu satırları yazdığım için de kendime kızarım.
Uluslararası Güreş Federasyonları Birliği (FILA) modern güreşin tarihinde dünya minderlerinde ilk kez 17 yaşında bir güreşçinin şampiyon olduğunu açıklamış ve seni Asrın Güreşçisi unvanı ile ödüllendirmiştir.
Dünyada asrın güreşçisi olan sen; güreş dışındaki mesela banka yönetmek gibi görevlerde ehliyet ve liyakat sahibi misin? Bu görev sana tevdi edilirken; “Sayın Cumhurbaşkanım ben bu işlerden anlamam” demek aklına geldi mi?
Yoksa “Bu memlekette banka yönetebilecek kimse kalmamış, demek ki hepsi cahil-cühela, bu işi halletmek de bize düştü, evvel Allah bu işin de üstesinden geliriz” diye mi düşündün.
Yok be sevgili kardeşim, bu memlekette her alanda nice Aziz Sancar’lar var. 
Sosyal medyadan bir alıntı, bilmem senin için bir anlamı olur mu bilmem

HAMZA YERLİKAYA VE BİR KAÇ YERDEN PARA ALANLARA İTAF OLUNUR.
Yıl 1985.Güzel bir anı..
Anavatan Partisi (ANAP) tek başına iktidardır. Merhum Başbakan Turgut Özal, çok güvendiği isimleri önemli kurumların yönetimine getirmeye başlar.
O sırada 1983'te DPT'den ayrılıp ANAP'ın kurucusu olan, ancak Kudüs Mitingi gerekçesiyle Milli Güvenlik Konseyi'nden veto yiyen Keçeciler milletvekili olamamıştır. Genel Başkan Yardımcısı olduğu ANAP'ın iktidarında ikinci yıldır (1985) ama Keçeciler hâlâ işsizdir. Bağkur'u SSK'sı ya da Emekli Sandığı dahi yoktur.
Geçinemediği için Özal'a gider ve “Artık partide taşlar yerine oturdu. Ben DPT'ye döneyim. Bakmam gereken dört çocuğum var” der. Ancak Özal buna sıcak bakmaz.
Bir sabah, o zaman Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesinde olan Vakıflar Bankası'ndan bir araba kapısına gider. Şoför, “Sayın Keçeciler, sizi Yönetim Kurulu toplantısına götürmemiz istendi” der. Keçeciler “ne yönetimi” diye sorunca şoför, “Vakıflar Bankası Yönetim Kurulu Toplantısı var. Siz de üyesiniz”der.
Keçeciler, o toplantıya gitmez.
Sonra Özal ile konuşur, üç maddelik gerekçe sunar ve yönetim kurulu üyeliğinden istifa eder:
1- Ben itikadı olan biriyim. Faizle yaşayan bir kurumdan maaş almam. Ayrıca unutmayın ki vakıfların her kuruşu tüyü bitmemiş yetimin hakkıdır.
2- Ben Siyasal Bilgiler okudum, bankacı değilim. Bankacılığın B'sinden anlamam
3- Ben siyasetçiyim. Bu atama hem bana hem partimize zarar verir.
Keçeciler istifa edene kadar kendisine tahakkuk eden huzur hakkı da hayli yüklüdür. Onu da alır ve Keçiören'deki güçsüzler yurduna bağışlar.
Deniz Zeyrek-alıntı.

 

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/4146/hamza-yerlikayaya-acik-mektup

Sizin Yorumunuz:

*
*

Yorumlar

Hasan Gizli
30.06.2020 11:44
Ceddine rahmet Mustafa Bey.Makalenin başındaki 'Kardeşim' kelimesini yadırgamıştım ama ...Ellerine sağlık.İnşallah bir biçimde kendisine ulaşır.

Diğer Yazılar

03.07.2020 Dr. Mehmet Güneş’in kaleminden; “Gül’e Arz-ı Hâl” (1)
29.06.2020 Hamza Yerlikaya’ya Açık Mektup
17.06.2020 “Velî” Bir Türk Milliyetçisi: Dündar Taşer
15.06.2020 Güzel İcraatları Alkışlamak Vicdani Sorumluluğumuzdur, Kartal-Pençe Opr. Hayırlı Olsun
13.06.2020 Seçimle gelenlerin vatanı satma hakları mı var?
08.06.2020 Türk Şiiri'nin ve İdeâlizmin Son Efsânesi, 'Abdurrahim Karakoç'
06.06.2020 Lambadaki Alevi Üşüten Adam, Ruhun Şad Olsun
26.05.2020 20. Asrın “Çile” Harmanı Necip Fazıl’ı Anıyoruz
25.05.2020 Dr. Mehmet Güneş'in kaleminden 'Bayram Duası'
24.05.2020 Akit TV’den Ahmet Davutoğlu’na Salvolar…
15.05.2020 'En iyi' hatta 'İyi' olmanıza hiç gerek yoktur!...
14.05.2020 Türk Dil Bayramı ve Hançerlenen Türkçemiz
10.05.2020 Anneler Gününde Bir Kadının Hezeyanları!
10.05.2020 Dr. Mehmet Güneş’in Kaleminden: Annelerimiz
06.05.2020 Bu Günlerde Türkiye Nasıl Bir Sınav Veriyor?
03.05.2020 Dr. Mehmet Güneş'in kaleminden; 3 Mayıs 1944 Türkçülük Günü
30.04.2020 Kûtü'l- Amâre Zaferimizin 104. Yıldönümü Kutlu Olsun...
29.04.2020 Bu virüs, Korona’dan daha tehlikeli!
28.04.2020 Dr. Mehmet Güneş ve Makalesi; “Türk Kimdir, Türk Olmak Nedir?”
25.04.2020 Bir Büyük Âlim, Gerçek Bir Mütefekkir ve “Altın Beyinli” Bir Millî Mürşid
18.04.2020 Yaşat Ermeni’yi, Öldürsün Türk’ü
03.04.2020 “Biz bize yeteriz” mi, “Biz size yeteriz” mi olmalıydı?
25.03.2020 Şehadetinin 11'inci yılında, arkadaş seçtiklerini görsen ağlardın!...
19.03.2020 Yârdan geçilir, serden geçilir ancak Çanakkale’den geçilmez!
16.03.2020 “Ülkü Denen Nazlı Gelin”e Sevdâlı Bir Güzel İnsan: Hüseyin Aras
14.03.2020 Rütbesiz Bir Mareşal: Gâlip Erdem
13.03.2020 Bir efsaneyi anarken… O, başka korona virüslerle mücadele etti
23.02.2020 Ülkücü katili Büyükelçi atandı, ağlamak istiyorum!...
21.02.2020 Havada savaş kokusu var…
10.02.2020 Sen Kimsin ya… Derhal istifa et; Rumların, Amerika’nın yetiştirmesi…
31.01.2020 Gelecek Partisinin geleceği!...
31.12.2019 Muhsin Yazıcıoğlu’nun doğum günü birkaç güzel anı, birkaç satır yılbaşı…
30.11.2019 Bir Ülkü Çınarını daha yolcu ederken?
21.11.2019 Muhteşem iki Röportaj?
10.11.2019 81?nci Yılında Atatürk?ü Anarken Saldırılar?
13.10.2019 Aykırı seslerin değil, Dua ve Birliğin zamanı
19.09.2019 Diyarbakır?da Tiyatro?
12.09.2019 Kanla olgunlaştırılan Darbe: 12 Eylül
06.08.2019 Köprüler, otoyollar millete zulüm!...
17.07.2019 Ankara?nın gündemi: Yeni partiler ve erken seçim
14.07.2019 15 Temmuz, Öncesi ve Sonrası
09.07.2019 'İnsanı Düzeltmeden Yargıyı Düzeltemezmişiz' Gaflet?
01.07.2019 AKP ve ?Tek Adam Rejiminin? Sonu mu?
19.06.2019 Savaş Kapımızda, Orduyu Terhis mi Ediyorsunuz?
03.06.2019 Bayramlar Anlamını Yitirdi?
28.05.2019 Tayyip Erdoğan?ın Ülkesinde?
15.05.2019 Benim Tarafım Belli, Ya Siz Kimden Yanasınız?
07.05.2019 YSK ve Akıl Tutulması?
23.04.2019 Yeni Parti-Partiler yolda, AKP yolun sonu mu?
21.04.2019 Mansur Yavaş?a Açık Mektup?
07.04.2019 Zenginleşen belediye başkanı istemiyoruz!...
02.04.2019 31 Mart 2019 Yerel Seçimlerini kim kazandı?
26.03.2019 Muhsin Başkan?la ilgili çok ilginç bir anı
18.03.2019 Türkiye?de yeni bir partiye ihtiyaç var mıdır?
10.03.2019 'Varlık-yokluk kuyruğu? tartışmaları ve asıl sorun?'
04.03.2019 Ankara?nın kurtuluşu Mansur Yavaş
25.02.2019 Bu konuda Erdoğan haklı, ancak?
21.02.2019 Yurdun ozanı susturulursa, ezanı da susturulur?
15.02.2019 Kendini unutan adam Ozan Arif?
05.02.2019 "Evet, Türkiye?nin bir ?Beka Sorunu? var!...