BM’nin Gücü Açlıkla Sınanıyor! (5)

Eklenme Tarihi: 13.06.2020 08:44:35 - Güncellenme Tarihi: 06.07.2020 05:19:40

1. Kovid-19 Birleşmiş Milletler’de Değişimin Habercisi mi?

1.2.3.Birleşmiş Milletlerin Gücü Açlıkla Sınanıyor !

Eylül 2000 tarihinde Birleşmiş Milletler(BM) 8 maddeden oluşan Binyıl Kalkınma Hedeflerini (Millenium Developmment Goals: MDGs) açıklamıştır. İlk hedef olarak “Aşırı yoksulluğun ve açlığın yok edilmesi“ konusunu belirtmiştir.  Diğer 7 hedef ise; İlköğretimin sağlanması, Cinsiyet eşitliği ve kadınların güçlendirilmesi, Çocuk ölüm oranlarının azaltılması, Anne sağlığının iyileştirilmesi, HIV, sıtma ve diğer hastalıklarla mücadele, Çevresel sürdürülebilirlik, Kalkınma için küresel iş birliğinin geliştirilmesidir(8). Durum böyleyken 2015 yılında kalkınma hedefleri çeşitlendirerek hedef sayısı 17’ye çıkarılmış ve “Yoksulluğun(No Poverty) ve Açlığın (No Hungry) Sonlandırılması”  iki farklı hedef olarak yer almıştır(9).
 Buna göre aslında Binyıl Hedefleri’nde tek maddede yer alan açlık ve yoksullukla mücadele sorunu, 2015 yılında revize edilen hedefler çerçevesinde iki farklı madde olarak ele alınmıştır. Burada 2015 yılında yapılan yeni düzenlemeyle her ne kadar her bir hedef Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi(SDGs) için büyük önem taşıyor olsa da, insanlık için temel bir sorun olan “Açlık sorunu” 17 maddeden biri haline gelmiştir. Dolayısıyla FAO’nun tabi ki “yaşanabilir şehirler, yenilenebilir enerji, toplumsal cinsiyet eşitliği, çocuk işçiler ve herkese adil iş” gibi 16 hedefte yer alan konular üzerinde durması çok önemlidir. 
Ancak bir bilim insanı olarak bize göre esas olan; FAO’nun başarısını ya da başarısızlığını ortaya koyacak ilk parametre “Açlığın Sonlandırılması” yönünde elde ettiği sonuçlardır. Öyle ki, temel insanlık hakkı olan “Yaşama Hakkı”nı sağlamadan diğer alanlarda elde edilecek gelişmeler, insanlık vicdanında açık bir yara olarak acı vermeye devam edecektir.  
Bu çerçevede FAO 2000-2015 döneminde “Aşırı yoksulluğun ve açlığın yok edilmesini(yarıya düşürülmesini)“ilk hedef olarak belirlemesine rağmen yerküredeki hiçbir insanın aç olmadığı” bir süreci inşa edememiştir. Artan nüfus ve küresel ısınma ve pandemi  gibi sorunlar dikkate alındığında, veriler 2015-2030 döneminde de FAO’nun Açlığın Sonlandırılması hedefine ulaşamayacağını ve dolayısıyla bu temel insanlık sorununun çözümünde başarısız olacağını göstermektedir. 
Buna göre; bir bakıma Birleşmiş Milletler’in ortaya koyduğu Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerindeki başarının açlıkla sınandığını söylemek gerekiyor.
 

1.2.4.Kovid-19’un BM Kalkınma Hedefleri Üzerine  Beklenen Etkisi
Birleşmiş Milletler’in ortaya koyduğu Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine ulaşmak için çok yol alınması gerektiği açıktır. Ancak açlık bir insanlık onuru sorunudur ve “hemen” çözümlenmesi gerekmektedir. 
O halde ne yapmak gerekiyor? Üzerinde mutlaka yazacak çok şey olsa da, konuya kavramsal olmaktan ziyade sonuç odaklı ve radikal bir bakışla yaklaşıldığında; BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri 17 değil 2 maddeden oluşmalıdır ve 2. Madde için kaynak tahsisi ilk madde de başarılı olmakla ilişkilendirilmelidir. Bu durumda; yapılması gereken ilk işlem BM Kalkınma Hedefleri içerisinde yer alan 2. ve 17. Maddenin birleştirilerek ilk madde haline getirilmesidir. İkinci madde de ise diğer hedefler öncelik ve önem sırasına göre yer almalıdır. 
Buna göre BM FAO Kovid-19 sonrası hedeflerini aşağıda verildiği gibi yeniden gözden geçirerek ele alabilir, kanımızca almalıdır;
Hedef 1-Yerkürede Aç İnsan Kalmayacak! Buna göre; açlığın sonlandırılması ana madde olarak kabul edilmelidir. Bunun gerçekleşmesi için 2030 yılı uzun vadedir, buna göre kurulacak sitem ve yapı 12 ay içinde yerkürede açlığı sonlandırmayı garanti edecek bir modeli ortaya koymalıdır. Bu ifadeler iddialı olmakla birlikte FAO’nun kaynak tahsisinde önceliklerin sıralanmasında değişiklik yapılarak ve oluşturulacak yeni kaynaklarla sağlanabilir. Açlığın sonlandırılması için uluslar arası dayanışma ve ortaklıkların sağlam temellere dayandırılması zorunludur. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu bunu sağlayacak karar alabilir. Buna göre hedefe odaklanmış profesyonel ancak amatör ruhla çalışacak bir yapı ile süreç çalıştırılmalıdır. 
Hedef 2- Yerkürenin Diğer Sorunları Çözülecek! İnsanlığın devamını ve insanlık onurunu tehdit eden açlık sorununu öncelikle çözmeye odaklanmış bir anlayışa dayanarak; yoksulluğu ortadan kaldırmak, dünyayı korumak ve tüm insanların barış ve refah içinde yaşamasını sağlamak için yapılması gereken tüm girişimler mümkün olduğunca eş-anlı ve eş-güdüm içinde yürütülmelidir.

Bu çerçevede önümüzdeki süreçte FAO mevcut işlevlerine ek olarak özellikle gıda arzı yetersizliğiyle ve açlıkla karşı karşıya olan bölgelerde güçlü bir uygulayıcı haline gelmek yönünde çalışmalıdır ve bu amaca hizmet edecek bir politika benimsemesi doğru olacaktır. Burada özellikle yerel imkanlar yanında Türkiye gibi tarım uygulamalarında teknik kapasitesi yüksek nitelikli uygulayıcı ülkelerden de teknik yardım alması söz konusu olabilir.  Bu kapsamda yüksek birikime sahip Türkiye’nin  yetişmiş insan kaynağından, tarım mühendislerinden  yararlanılabilir. Buna göre FAO, Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan ve kendini uluslar arası kalkınma hareketlerinde kanıtlamış TİKA(Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı)’dan küresel ölçekte talepte bulunabilir, sağlanacak kaynaklarla Türkiye’nin hazırlayacağı özgün projelerle FAO ulaşmak istediği hedeflere daha kolay ulaşabilir. Dolayısıyla FAO için bir başarı kriteri olan  küresel düzeyde yaşanan açlığın ortadan kaldırılmasına yönelik kalıcı ve hızlı başarılar elde edebilir. Sonuç itibariyle Türkiye küresel insani sorumlulukları gereği 1948 yılından beri üyesi olduğu FAO’nun misyonunun gerçekleşmesine, yani öncelikli olarak “açlığın ve yoksulluğun sona erdirilmesine ve aynı zamanda diğer alanlara yönelik” olarak da çok büyük ve önemli katkılar verebilir.  
 

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/4106/bmnin-gucu-aclikla-sinaniyor-5

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

14.06.2020 BM ve Temel İnsani Haklar! (6)
13.06.2020 BM’nin Gücü Açlıkla Sınanıyor! (5)
12.06.2020 Kovid-19 BM’de Değişimin Habercisi mi? (4)
11.06.2020 "Kovid-19 BM’de Değişiminin Habercisi mi?” (3)
08.06.2020 BM’nin Gücü Sağlıkla Sınanıyor! (2)
07.06.2020 Kovid-19, BM’de Değişimin Habercisi mi? (1)
27.04.2020 Buğday Üzerinden Yorumlar (3)
26.04.2020 Buğday Raporu ve Arz Güvenliği (2)
25.04.2020 Beklediğim “Buğday Raporu” Geldi! (1)
17.04.2020 Prof.Dr. Niddersan Acoh’un Salgın Hastalık Analizi! (1)
13.04.2020 Koranavirüs Tarım Sektörü için Tehdit mi?
06.04.2020 Tarımsal  Mafya (2)
05.04.2020 Tarımsal Mafya (1)
24.03.2020 Kötünün kötüsü korona mı?
15.03.2020 Bilgelik Çağı
09.03.2020 Gençlerin Tarım İlgisi!
28.02.2020 Üçüncü Tarım Orman Şûrası
21.02.2020 İkinci Tarım Şurası ile AB Müzakere Süreci
20.02.2020 İkinci Tarım Şurası
12.02.2020 Birinci Tarım Şurası ve Öncesi
20.01.2020 Bir yenilgi biçimi: 'Daha iyisini yapamam!'
16.01.2020 Uluslararası Antalya Kongresi
14.01.2020 Dijital Dönüşüm Süreci ve Yükseköğretim
22.12.2019 Dünya Tarım Gazetecileri ve Antalya Forumu
07.11.2019 Çelik Metreli Belediye Başkanı - 5
06.11.2019 Trafikte görmezden gelinen gerçekler - 4
16.10.2019 Trafikte kural tanımazlığın anatomisi -3
25.09.2019 'Ben trafiğe karşıyım!' Trafikte insan, kurum ve mevzuat -2
10.09.2019 Trafikte insan, kurum ve mevzuat -1-
21.08.2019 Tarımda Modernizasyon: Teknoloji ve İnsan
08.08.2019 Tarımda Modernizasyon: Teknoloji ve İnsan
01.08.2019 Kaplıca Kültürü ve Termal Turizm Ekonomisi
14.07.2019 Bilge Ülke Türkiye
04.07.2019 'Gelin Kardeş Olalım!'
25.06.2019 AB?de Tarım ve Sosyal Politika Eşgüdümü
23.06.2019 Altın Susam?in Markalaşma Potansiyeli
10.06.2019 Samimiyet Testi ve Toplumsal Refah!
25.05.2019 Osmanlı?nın Afrika?da Kadim İzleri
05.05.2019 Türkiye?nin Alternatif Turizm Şansı
13.04.2019 Antalya'nın Dördüncü T'si Teknoloji
10.04.2019 Sanayi ve Tarım Politikalarında eş güdüm ihtiyacı
07.04.2019 On beş mart 2019?a dair?
27.03.2019 Halkın feraseti ve beka meselesi!
11.03.2019 İstanbul?un ya da Antalya?nın vefası!
26.02.2019 Kavramlar üzerinden kutuplaşmak!
17.02.2019 Markalaşma ve bir başarı hikayesi!
09.02.2019 Türkiye markası ve zihinsel eşik!
31.01.2019 Eyvah! Saman ithal ediyoruz, tarım sektörü battı
18.01.2019 Rauf Denktaş Stratejik Araştırmalar Enstitüsü
30.12.2018 Akıllı teknolojiler ve tarım 4.0
15.12.2018 Türkiye'nin marka şehir vizyonu
11.12.2018 Türkiye?nin turizm stratejisi ve sosyal politika işlevi
05.12.2018 Türkiye su zengini mi?
30.11.2018 2019 Türkiye ve dünyada Çorum yılı!
11.11.2018 Ulusal ekonomiler ve küresel şirketler
29.10.2018 Türkiye Gemisi 29 Ekimde limanda!
26.10.2018 Araştıma ve Geliştirme Politikaları
13.10.2018 Astronot yada çiftçi olmak!
03.10.2018 Halep?te bilim, savaş, medeniyet!
26.09.2018 İnsan ömrü 280 yıl!
19.09.2018 Pakdemirli ve tarım üzerine
11.09.2018 Kötüyü bertaraf etme reçetesi
06.09.2018 Küresel ısınma insanlık için tehdit mi??
31.08.2018 Dünya Peynir Şampiyonlar Ligi
27.08.2018 Süt sektörü ve peynir vizyonu
16.08.2018 Kaos tellalları!
10.08.2018 Bedirhan bebek!
04.08.2018 Uzman Bilgi ve Tarım Danışmanlığı ?
19.07.2018 Niyet Halis ya akibet!
12.07.2018 Acının günü!
01.07.2018 Prof.Dr. Tauf Nigzes
23.06.2018 Kent kültürü ve beyin göçü!
21.06.2018 İki seçenek var!
13.06.2018 'Komşu anneye bir kap yemek götürmek!'
12.06.2018 Kent kültürü ve beyin göçü!
30.05.2018 Gezide kaybolmak!
24.05.2018 Antalya?nın bir 'Güzel Ada'sı ?
20.05.2018 Bir Osmanlı güzeli ?Cumalıkızık?
18.05.2018 Üniversite ve yerel dinamikler-2
17.05.2018 Üniversitenin sinerjik etkisi
10.05.2018 Halkın vizyonu ve koltuk kapmaca!
02.05.2018 Başkanlığın götüreceği süreç!
28.04.2018 Zihin Kestiren Sistemler
19.04.2018 Kırın örtülü zenginliği
05.04.2018 Marka Olmak yada Olmamak!
28.03.2018 Yeni kuşak tatlandırıcılar - 2
27.03.2018 Şeker ve Tatlandırıcılar Sektörü
15.03.2018 Hakikaten ?Ne işimiz var Afrin?de!?
05.03.2018 Müttefiğe Zeytin Dalı!
31.12.2017 BİLİMİN IŞIK ETKİSİ!
24.12.2017 KENDİNE YABANCI!
20.11.2017 BEDBAHT İNSAN TİPOLOJİSİ
27.09.2017 DİL BAYRAMI; MİLLÎ EĞİTİM ve ENGRİ BÖRDS
18.09.2017 ÜNİVERSİTENİN TOPLUMSAL ROLÜ !
11.09.2017 İYİLERİN ZİRVE ÇAĞI
30.08.2017 30 AĞUSTOS: ?BİR OLMAK, VAR OLMAK !?
27.08.2017 TARIM CİDDİ BİR İŞTİR, ROMANTİZMİ KALDIRMAZ
12.08.2017 MEDYA'NIN MEDYASI! Ya da MEDYA?NIN MEDYAN?I OLMAK!
01.08.2017 ÂKİL İNSAN OLMAK!
23.07.2017 Türkiye Haklı !
28.06.2017 DUYGUSAL TEKNOLOJİ!
23.05.2017 HER YÜZYILDA YENİ BİR ENERJİ!
26.01.2017 BAŞKANLIĞA GÖTÜREN SÜREÇ!
28.12.2016 KARANLIKTAN DİRİLİŞE-2
25.12.2016 KARANLIKTAN DİRİLİŞE-1