Bugünlerin Yarınları Var

Eklenme Tarihi: 28.05.2020 08:43:07 - Güncellenme Tarihi: 06.07.2020 06:46:17

Geçen seneki bayramı düşünüyorum da hayat sabahı kaygan bir masalı andırırcasına nasıl da değişiyor bir anda. Geçtiğimiz sene dostlarla, akrabalarla bir araya gelip saatlerce sohbet etmiştik ve sanıyorum hiç kimsenin aklından seneye bayram sofrası etrafında toplanamayacağımız gerçeği geçmemişti. Hayat doğumla başlayıp ölüme kadar devam eden biraz cazlı biraz da sazlı bir şarkı gibi ve bu bayramda hepimiz iğnesi kırılmış pikaplar gibiydik bence. Bayram günlerinde bir araya gelmek, birbirimize çikolata ikram etmek, milyon kez anlatılmış anıları yeniden yad etmek nasıl da yer tutuyormuş hayatlarımızda meğer. İnsan, insanların içinde insana hasret yaşıyormuş hakikaten. Bu düşünceler kafamda birbirini kovalarken derin bir nefes alıp daldım gittim bilmediğim yerlere doğru. Sade bir kahve yapıp kendime, balkona kuruldum ve dışarıyı seyretmeye başladım. Yaşlılar, gençler, bebekler, gençler, sevgililer, kavgalı çiftler bir bir balkonumuzun baktığı kaldırımdan geçtiler, balkonumuzun baktığı kaldırımdan bilinmemiş öyküler geçip gittiler. Yanıtını aradığım ve yaş aldıkça da yanıtını gözden geçirip durduğum o soru yeniden dürttü beni. ‘’İnsan nasıl mutlu olur ?’’ yamandır bu soru, yanıtı öyle bir çırpıda da verilmez; en azından benim için bu soruya verilecek yanıtı toparlamak kolay olmadı. Ben diyorum ki insan ne zaman hayatta daimi huzurun mümkün olmadığını kavrar, insan ne zaman bildiğimiz her şeyin er ya da geç zamanın avuçları arasında ufalanıp gideceğini kabul eder, insan ne zaman hiçbir kazanç elde etmeyeceğini bile bile doğrunun yanında durmaya başlar ve insan ne zaman kalbine her ne olursa olsun sevgi tohumu ekmekten vazgeçmezse işte o zaman mutluluğun elini tutabilir. Öyle bir gün gelecek ki işimiz, hobilerimiz, zevklerimiz hepsi anılara karışacak. Gözümüzü, kaşımızı, adımızı, hatta varlığımızı dahi hatırlayacak hiç kimse kalmayacak. Evet, sadece bir hayatımız var ve bunu mümkün olduğunca dolu yaşamalıyız buna sonuna dek katıldığımı şimdiye kadar anlamışsınızdır diye düşünüyorum. Ama bir gün bizden arta sadece toprak kalacak bazen bunu unutuyoruz gibi geliyor bana. Bu kadar hırs, bu kadar ihtiras, bu kadar yalan, bu kadar savaş ve bu kadar kan hakikaten niye ? Bir havluya sarıp ailemizin eline verdiler bizi ve vakti gelince bir beze sarıp toprağa gömecek eğer şanslıysak ailemiz bizi. İşte bu bayramı benim için farklı kılan bu oldu, o soruyla cebelleştim epey. Siz de sorun bu soruyu kendinize, bakalım sizin yanıtınız nasıl olacak ?

İnsanlar yeni partileri merak ediyor

Soru sormak mühimdir zira insan sorgularsa hayatı anlamlandırabilir. İnsan anlamlandıramadığından korkar ve anlamlandıramadığından çekinir. Tam da bu yüzden insanın en mühim reflekslerinden biri de soru sorabilmek olmalıdır, sorgulayıcı olabilmektir zannımca. Hayatın manasına dair sizi çelişkilere sürükleyecek bu soruya dalıp benliğinizle alengirli tartışmalara atılmadan evvel, memleket elimizde kalmasın diye ‘’Bu hal nedir yahu ?’’ diye de sorun, rica ediyorum sorun. Birileri aksini söylettirmek için elinden geleni ardına koysa da ben haykırmaktan hiç vazgeçmeyeceğim efendim, TÜRKİYE BİR HUKUK DEVLETİDİR ! TÜRKİYE BİR HUKUK DEVLETİDİR ! TÜRKİYE BİR HUKUK DEVLETİDİR ! Bu devlet hiçbir zümrenin kendi işine gelen kararları almak için zırt pırt kurcalayıp ayağa düşürebileceği bir varlık değildir, evvela burada bir anlaşalım. Biz gençler olarak, biz Türk gençliği olarak ne insan haklarına olan inancımızdan, ne ulusumuza olan inancımızdan, ne aydınlık yarınlar hedefimizden, ne Türkiye Cumhuriyeti’nin istikbalinden, ne de Cumhuriyet sayesinde elde ettiğimiz kazanımlardan vazgeçeriz. Şu son günlerde gündemi işgal eden tartışmaları inanın derin üzüntüyle takip ediyorum, inanın seviyenin bu kadar düşmüş olmasından ve bunları yazmak zorunda kalıyor olmaktan da hicap duyuyorum. Malumunuz yeni partiler görücüye çıktı Gelecek Partisi ve DEVA Partisi önümüzdeki seçimlerde ulusun teveccühüne mazhar olmak istiyor. Ben bir anketör değilim, anketörler dahi bu partilerin ne kadar oy alabileceği hususunda net söylemlerden kaçınıyorlar zira henüz teşkilatlanma tamamlanamadı ve tanınırlık oranı beklenen düzeye ulaşmadı. Fakat tartışmaya açık olmayan nokta şu ki medya ambargosundan nasibini alan bu partilerin kendilerini tanıttığı online programlara müthiş ilgi var. İnsanlar yeni partileri merak ediyor, insanlar yeni partilerin neler anlattığını dinlemek istiyor. Bu müthiş ilginin ne kadarı seçim günü geldiğinde sandığa yansır orasını hep birlikte göreceğiz ama vatandaşın bu partilere kulak vermek istediği apaçık ortada. Ne Sayın Davutoğlu ne de Sayın Babacan, Fox ve Halk TV dışında çıkıp konuşacak ve kendilerini anlatacak ekran bulamıyorlar. Zannediyorum ana akım medyada en son Sayın Davutoğlu’nu Akit TV ağırladı, hayatımda gördüğüm en pespaye programlardan biriydi o. İktidarın emriyle, sadece Davutoğlu’nu provoke etmek ve Davutoğlu’na hata yaptırmak üzerine kurulmuş bir mizansendi ben ona yayın diyemiyorum. Orada gazeteci sıfatıyla oturan beyefendiler, iktidarın aymaz hoparlörleri; karşınızda Türkiye’nin Eski Başbakanı var ! Başbakanlık döneminde onu böyle eleştirebilir miydiniz yoksa karşısında el pençe mi durdunuz merak ediyorum açıkçası ! Benim de bu köşeden Davutoğlu’na net eleştirilerim olmuştur ama siz eleştiri falan yapmıyorsunuz siz küstahlık ve edepsizlik yapıyorsunuz. Türkiye’nin Eski Başbakanına yapılan bu muameleden ben rahatsız oldum, siz hiç utanmadınız mı ? O yayın tarihe geçti ve ben o yayını gençlere nasıl gazeteci olunmaz, nasıl yayıncı olunmaz, nasıl moderatör olunmaz dersi niyetine paylaşacağım zamanı geldiğinde.

Ya Sonra ?

Yok sayılmalarını, türlü baskılara maruz kalmalarını geçiyorum ve neden hukuk devleti vurgusu yaptığıma geliyorum. Bu partilerin hamle yapma ihtimali dahi iktidarı o kadar rahatsız ediyor ki, iktidar henüz gerçekleşmeyen kimi hadiselerin ihtimalinden korkarak yasa değiştirmeye kalkıyor. Samimi söylüyorum bu alçalmayı senelerin muhalifi Canboray’ın bünyesi bile kaldırmıyor. Olur da yeni kurulan partilere milletvekilleri katılır düşüncesiyle seçim kanununu değiştirmeye kalkmak inanın sağlıklı bir kafanın tahayyülü değil. Bir devleti yönetmek alınan seçim başarılarının sarhoşluğuna kapılarak, her konuda istediğimiz her şeyi yapabileceğimiz anlamına gelmiyor. Seçilmişlerin meselesi devleti baştan dizayn etmek değil, devletin halihazırda var olan sorunlarını gidermek ve bu sorunları giderdikten sonra vatandaşa sorunları doğrultusunda hizmet etmektir. Kemal Kılıçdaroğlu’nun gerekirse yeni partilere grup kurma desteği verilir çıkışından sonra AKP ve MHP yetkililerinin bir araya gelerek seçim kanununu değiştirmeye kalkması yine AKP döneminde tarihimize bulaşmış kara bir leke olarak hatırlanacaktır. Türkiye her geçen gün insan hakları ihlallerinde rekor kırarken, Türkiye her geçen gün basın özgürlüğünden uzaklaşırken, Türkiye her geçen gün demokrasi indeksinde dibe inerken, Türkiye her geçen gün daha da derinleşen ekonomik bir buhranın pençesindeyken, Türkiye’de vatandaşlar açlıktan intihar etmeye kalkarken, işsizlik almış başını giderken, tencereler bir tabak aş beklerken bu devleti yöneten ittifak neyin peşinde koşturuyor soruyorum size ? Cumhur İttifakı neyi kovalıyor ? Bu ittifak vatandaşın ümüğünü sıkan sorunları değil, oyu kovalıyor. Bu ittifak memleketin geleceğini değil, ittifaklarının ve koltuklarının geleceğini kovalıyor. Bu ittifak memleketin değil, seçim performanslarının bekasını kovalıyor. Ve aynı ittifak tüm yurttaşları birleştireceğini iddia ederken bayramda 1-2 muhalefet partisi dışında hiçbir partiyle bayramlaşmıyor bile. Muhalefet partileriyle, kendisini eleştiren partilerle bayramlaşamaya katlanamayan bir iktidarın bu toplumu barıştırabilmesi mümkün müdür ? Demokrasilerde eğer seçilmişler kendilerine gösterilen teveccühün gereğini yapıp, toplumun taleplerine cevap vermeyi başaramazlarsa sonuçta kaybeden toplumun bir kısmı değil tüm toplum olur zira yozlaşma kaçınılmaz olarak ortaya çıkar. Cumhur İttifakı nefret ve kutuplaştırma siyaseti ile olsa olsa 1 seçimde daha işi kotarabilir ya sonra ?

Birbirinin yüzüne bakamayan, birbirine sarılamayan, birbirinin derdiyle dertlenemeyen, birbirinin ellerini tutamayan, birbirinin sevincine ortak olamayan, birbirinin kuyusunu siyaset kurumuna yaranabilmek için kazan milyonlarca vatandaş...

Bu yaralar nasıl sarılacak ? Bu çürüme nasıl tedavi edilecek ? Bu çözülme nasıl durdurulacak ? Bir seçimi daha kazandılar, bir dönem daha dayandılar ya sonra ?

Ya sonra ?

Bugünün bir de yarını var, mutluyduk belki bugüne kadar, ya sonra ?

Acımadan geçen yıllar, zamanla yalnızlık başlar, yola çıkar pişmanlıklar…

Bugünlerin yarınları var, gidiyorum ben, sen hoşça kal.

Bugünlerin yarınları var…

Bugünlerin yarınları var dostlar, bugünlerin yarınları var…

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/4063/bugunlerin-yarinlari-var

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

02.07.2020 The Boss Fight: Türk Gençliği
25.06.2020 Bu Son Olsun
18.06.2020 Kırmayın Aynaları
11.06.2020 Demokrasiye hazır mıyız?
04.06.2020 Yeni Normal
28.05.2020 Bugünlerin Yarınları Var
21.05.2020 Belahmefe: Tsitsekun
15.05.2020 Arın’a...
13.05.2020 Arınma Gecesi: Rüyadaki Darbe
06.05.2020 Yaratık Kim?
29.04.2020 Ya Gençler?
22.04.2020 Paralel Olmak
15.04.2020 Yan yana, kol kola, göz göze, el ele, diz dize
08.04.2020 Doğum sancısı
01.04.2020 Uzlaşı İttifakı
25.03.2020 Corona hakkında bir ikaz ve bir söyleşiye dair kelam
18.03.2020 Coronaya Günleri
11.03.2020 ABD Postası
04.03.2020 Bu mudur?
29.02.2020 Bundan İyisi Şam’da Kayısı !
26.02.2020 Kalbi Ağrıtan Devir
19.02.2020 İyi gidiyor mu?
14.02.2020 Sevgililer Günü Şiiri
12.02.2020 Gereğini Yapın Ziya Hocam!
05.02.2020 Şov Devam Etmeli
29.01.2020 Yeni Partiler ve Yeni Yaklaşımlar
26.01.2020 Evet, Siyaset Konuşacağız
20.01.2020 Aydın, Kültür ve Toplumsal İlerleme
13.01.2020 Yeni Türkiye’ye İnsan Gerçekten Hayret Ediyor
06.01.2020 Yeni Türkiye'de İnsanlar Ölüyor
30.12.2019 Gerçek Bir Beka Meselesi: Kanal İstanbul
23.12.2019 El Bombası
14.12.2019 Gelecek Partisi
31.10.2019 Cumhuriyetin Yaş Günü Nasıl Kutlanır?
24.10.2019 Halen Kavrayamadık
05.09.2019 ABD'de 2020 Yarı?ı ve Demokratlarda Ön Seçim Seyri
27.08.2019 Ölen Kadınların Öyküsü
20.08.2019 Kara Sevda
12.08.2019 Bayram ve Davet
05.08.2019 Daha İyileri Olmak Zorunda!
24.07.2019 Reva mıdır?
16.07.2019 15 Temmuz ve Samimiyet
10.07.2019 Akıllara Mıh Gibi Çakılsın
03.07.2019 Vakit Değişim Vaktidir
25.06.2019 23 Haziran ve Akp?de Başlayan Kritik Süreç
07.06.2019 Önce Düğüm Atmayı Öğrenelim
10.05.2019 Sandık Darbesi: 6 Mayıs 2019 YSK Kararları
02.05.2019 Şimdi Ne Yapmalı ?