Dr. Mehmet Güneş'in kaleminden 'Bayram Duası'

Eklenme Tarihi: 25.05.2020 10:17:01 - Güncellenme Tarihi: 06.07.2020 05:39:38

Bismillâh...

Elhamdülillah...

Es-salâtü ve’s-selâmü alâ rasûlillâh...

Bütün dünyanın yaşadığı “Covid 19” salgını sebebiyle, Kâbe ve mescidlerin kapıları kapandığı için, “vâcip olan ve cemaatle kılınması gereken bayram namazı”nı Müslümanların edâ etmekten mahrum kaldığı bu Ramazan Bayramı’nda, Şevvâl Ayının birinci günü bayram namazı vaktinde açalım ellerimizi semâya,  durduralım dillerimizi duâya ve arz edelim hâlimizi “Beyaz Dilekçe”lerle Hazreti Mevlâ’ya…

Yâ Rabbe’l-Âlemîn! Câmilere ve cemaate hasret kaldığımız, hüzünlü duygular içinde idrâk ettiğimiz ve bayramlık hâlimizin olmadığını çok iyi bildiğimiz bu öksüz bayramda; hidâyet, rahmet ve nusret talebinde bulunmak, tövbe edip yalvarmak, af ve mağfiret dile/n/mek, maddî ve mânevî sıkıntılarımızdan kurtulmak niyâzıyla duâ edip yalvarmak için dîvânına durduk.

Yâ Erhame’r-Râhimîn! Bizler Sana gerektiği gibi kulluk yapamadık, yaşadığımız hâdiseleri “akleden kalp” ile tefekkür edip hakkıyla ibret alamadık, verdiğin nîmetlerin şükrünü edâ edemedik, nefsimize yenik düştük, şeytana uyduk, emirlerine karşı geldik, yasaklarından sakınamadık. Bu sebeple; başımız eğik, boynumuz bükük, yüzümüz yerde, mahcup ve mahzûn olarak huzurundayız.

Yâ İlâhe’l-Âlemîn! Azâbından rızâna, gazâbından rahmetine, celâlinden cemâline, adlinden affına, Senden yine Sana sığınıyor, hiçbir zaman rahmet ve nusretinden ümidimizi kesmiyor ve nezd-i Ulûhiyetine ilticâ edip -yüzümüz olmasa da- bağışlanmamız için Sana yalvarıyoruz.

Yâ Rabbe’l-Âlemîn! “..Sen, duâyı hakkıyla işiten..” , “..Duâlarınız olmazsa ne ehemmiyetiniz var..” diyen, “..Bana duâ edin, kabul edeyim..” diye buyuran Rabbimizsin. Biz günahkâr kullarının yapacağı duâlarını da bu âyet-i celîlelerin sırrına mazhâr eyle yâ Rabbî!..

Ey rahmeti gazâbından büyük olan Allah’ım! “Âlemlere rahmet” olarak gönderdiğin Fahr-i Kâinât Efendimiz’in duâlarını kendi duâlarımıza şefaatçi yapıyoruz. Yâ İlâhe’l-Âlemîn! Sana itaatkâr olan, Seni her şeyden çok seven, Senden en fazla korkanların, Kur’ân ve Sünnet yolundan ayrılmayanların, gecelerin sînesinde Senin aşkınla gözyaşı döken evliyâullâhın duâlarını da kendi duâlarımıza vesile kılıyor ve bu duâlardaki makbûliyet ümidiyle Senin rahmet kapını çalıyoruz. Yâ İlâhe’l-Âlemîn! Senden af ve âfiyet dilenen, Senden başka gidecek kapısı olmayan biz günahkâr kullarına da rahmet, mağfiret, şefkat  ve şefaât yağmurları inzâl buyur ve bitmez tükenmez cömertliğinin hakkı için duâlarımızı kabul eyle yâ Rabbî!..

Yâ Rabbe’l-Âlemîn! Nedâmet gözyaşlarıyla yıkadığımız kalbimizi, semâya kalkan ellerimizin arasına alarak; “İnâyetine sığınıp kapına geldik, hidâyetine sığınıp lûtfuna geldik, kulluk edemedik affına geldik”; dergâh-ı izzetinden bizleri boş çevirme ve bu mübârek “Iyd-ı fıtr”da / “Şeker” değil ‘Şükür Bayramı’nda bizleri de affedip sevindirerek bayramlarımızı bayram eyle yâ Rabbî!..

Ey Zü’l-Celâli ve’l İkram olan Sonsuzluğun Sâhibi,  ey yardım talep edenlerin Rahmân’ı, ey merhametlilerin en merhametlisi, ey kimsesizlerin kimsesi, ey umutsuzluğa düşenlerin umudu olan Allah’ım! Bizleri, Sana tevekkül edip gönül bağlayanlardan eyle, bizi râzı olduğun din üzerine sâbit kıl; “..Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi eğriltme ve bize katından rahmet bağışla..” yâ Rabbî!..

Ey ismi devâ, zikri şifâ, şânı yüce olan Allah’ım! Senden başka tutunacak dalımız yok, esbâba tevessül gücünden mahrumuz, hayırlı bir adım atmak mecâline de sâhip değiliz; şimdi yalnız duâ sığıyor avuçlarımıza, sadece rahmetini beklemek düşüyor gönül burçlarımıza; mü’minler müjdeni gözlüyor, kulların tesellini özlüyor; hidâyetinle yüreklerimize destûr, mağfiretinle gönlümüze sürûr, inâyetinle rûhumuza huzûr, merhametinle ufkumuza nûr ihsân eyle yâ Rabbî!..

Yâ İlâhe’l-Âlemîn! Duâların müstecâb olduğu bu kutlu seher vaktinde; ömür seccâdesini gönül dergâhına seremeyen, Senin ve Seni sevenlerin sevgisine eremeyen, Sana dost olanların rahlesine yüz süremeyen, Senin uçsuz-bucaksız mağfiretinden rahmet çiçekleri deremeyen, Sana, Senin şânına yakışır bir duâ demeti gönderemeyen; aklı “Asr-ı Saâdet”te kalan, fakat kalbi buhranlar içinde bunalan biz mustarip kullarının da derdine dermân ol, duâlarına icâbet buyur ve sıkıntılarına imdâd eyle yâ Rabbî!.. “Yüzümüzü Senden başkasına secde etmekten koruduğun gibi, ellerimizi de Senden başkasına açtırma Allah’ım!..

Yâ Erhame’r-Râhimîn! Bu kutlu bayram sabâhı hürmetine duâlarımızı kabul eyle; “Tevekkülümüz Sanadır, kendimizi Sana teslim ediyor, yüzümüzü Sana çeviriyor, işlerimizi Sana havâle ediyoruz.” Bizi Sensiz bırakma yâ Rabbî!.. Yâ Rabbe’l-Âlemîn! Bizleri nedâmetin şuûruna, duânın hakîkâtine erdir; affına lâyık kıl. Bizi kendi hâlimize bırakırsan; duâlarımıza bile tevbe, tevbelerimize bile nedâmet lâzım gelir. Bize; nasıl duâ etmemiz gerekirse öyle duâ ettir, nasıl tövbe etmemiz lâzım gelirse öyle tövbe ettir yâ Rabbî!.. Allah’ım! Yalnızlık, yalnız Sana mahsustur; “Bizi yalnız bırakma!..” Beni bana bırakma… Ben Seni bıraksam da, Sen beni bırakma yâ Rabbî!.. “Iyd-ı fıtr”ın bayram namazı vaktinde; Kur’ân’ın emirlerini vicdanlarımıza duyur ve gönüllerimizi İslâm’ın nûruyla doyur Allah’ım!..

Yâ Rabbe’l-Âlemîn! Ne azâbına dayanacak hâlimiz, ne de rahmetinden mahrum kalmaya mecâlimiz var... Vefâsızlık edip Senden uzak kalsak da, hâlimiz, Sensiz edemeyeceğimizi haykırmaktadır. Sana bir duâ yakınlığında bulunan kullarına imdâd eyle yâ Rabbî!..   “..Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü mine’z zâlimîn..” (Yâ Rabbî!.. İlah Sensin; Senden başka hiçbir ilah yoktur. Sen, sübhansın; Sen bütün noksanlıklardan münezzehsin, Sen yücesin…  Doğrusu ben kendime zulmettim, yazık ettim… (Affımı bekliyorum Rabbim!..) Âmin... Âmin... Âmin... Yâ Muîn...

Yâ Erhame’r-Râhimîn! Ölüm ânında rûhumuzu bedenimizden îmansız ayırma... Ey Allah’ım! Ömrümüzün en hayırlı kısmı sonu olsun. Amellerimizin en hayırlısı sonuncuları olsun ve en hayırlı günümüz Sana ulaştığımız gün olsun... Allah’ım! Adınla yaşat bizleri, adınla öldür; adınla dirilt bizi, adınla Cemâline erdir… Her iki cihanda bizleri mahcûp etme, mahzûn etme, mağdûr etme, mahkûm etme yâ Rabbî!..

Yâ İlâhe’l-Âlemîn! “..Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan muhakkak ki hüsrâna uğrayanlardan oluruz..” Bizleri hüsrâna uğratma,  -affa lâyık olmasak da- bizleri affeyle yâ Rabbî!.. “Allâhümme inneke afüvvün kerîmün tühibbü’l-afve fa’füannâ.”*

Yâ Rabbe’l-Âlemîn! Bizlere dünya ve âhiret hayatını kazandıracak bir rahmet, “sırât-ı müstakîm”den ayrılmayan bir istikamet, rızâ-i İlâhî’ye erdirecek üstün bir gayret, Müslüman’a yaraşır bir saffet, gönlümüze merhamet, kalbimize hidâyet, duâlarımıza samîmiyet, Sana ve Habîbin’e eksilmeyen bir muhabbet ve son nefesimizde Kelime-i Şehâdet nasip eyle… “..Ey gökleri ve yeri yaratan Allah’ım! Sen dünyada da, ahirette de benim sâhibimsin. Benim canımı Müslüman olarak al ve beni sâlihler zümresine dâhil eyle..” yâ Rabbi!..

Allah’ım! Biliyoruz ki, bu kadar günahtan sonra huzuruna mahcup olarak çıkacağız, biliyoruz ki hesapta, mîzanda kaybedeceğiz, biliyoruz ki Sırat’tan geçemeyeceğiz… Ama rehberimiz Habîb-i Edib’in Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) olduğu için ümitvârız… Çünkü Sen; “..Ey Muhammed!  Sen onların içindeyken Allah onları azâba uğratmaz; eğer onlar istiğfar ederlerse Allah bu takdirde  de onlara azâb etmez..” diye buyurmaktasın. Bu âyetle, yüreğinde Allah Resûlü(s.a.v.)’nün aşkını taşıyanların ve tövbekâr olanların da azaptan âzâd edileceğini müjdelemektesin…  Allah’ım! Sen bizleri; Sana lâyık kul, Peygamber Efendimiz(s.a.v.)’e tâbî ümmet eyle, rûhumuzu Muhammed Ümmeti olarak kabzeyle ve O’nun ümmetinden olduğumuz için bizleri Cehennem azâbından âzâd eyle ve bizleri “..Naîm Cennetlerine vâris olanlardan eyle yâ Rabbî!..”

Yâ İlâhe’l-Âlemîn!! Istıraptan çatlamış dudaklara merhem, kuraklıktan çoraklaşmış gönüllere zemzem, insanlığını kaybetmiş ruhlara erdem ve alev alev yanan sînelere bir meltem gibi serinlik veren;  teşrifiyle kâinatı aydınlatan, asra saâdet yaşatan, zamanı “Asr-ı Saâdet” yapan, “Gül” mushaflı sevdâmızın sembolü, Peygamberlik Gülzârının Emsâli Olmayan Gülü ve Resûller Resûlü Efendimiz Aleyhisselâtı Vesselâm’ın  sünnet-i seniyyelerine ittibâ etmeyi, O’nun himmetine, şefkatine ve şefâatine nâil olmayı bütün Müslümanlara nasip eyle yâ Rabbî!..

Yâ Erhame’r-Râhimîn! Ümmet-i Muhammed’in evlâd-ı iyâlinin kalplerini îman nûruyla doldur, Kur’ân’ın ışığıyla aydınlat… Cümlemizi; Zât-ı Ulûhiyyet’ine, Kur’ân’a ve Resûlullah(s.a.v.)’a bağlı insanlardan eyle… Bizleri İslâm’dan ayırma ve İslâm’ın nûrunu söndürmek isteyenlere fırsat verme yâ Rabbî!.. Müslümanların arasındaki her türlü ayrılık tohumlarını gider, bizleri Ashâb-ı Kirâm gibi birbirine dost olan ve birbiri için yaşayan insanlardan eyle yâ Rabbî!.. Yâ İlâhe’l-Âlemîn! Senden, şahsımız, âilemiz, evlatlarımız, ecdâdımız, dost ve akrabalarımız ve bütün ehl-i îman için dünya ve âhiret saâdeti nîyaz ediyoruz... “..Duâlarımı kabul buyur yâ Rabbî! Ey Rabbimiz! Beni, anamı, babamı ve bütün mü’minleri kıyamet günü bağışla..”  bizlere her iki cihanda iyilikler ve güzellikler ihsân eyle yâ Rabbî!..   

Allah’ım! Dünyayı bize sâlih kullarına gösterdiğin gibi göstermeni niyâz ediyor, Fahr-i Kâinat Efendimiz ’in Senden istediği hayırları Senden diliyor ve O’nun Sana sığındığı şeylerden Sana sığınıyoruz, biz mücrim kullarını da mahzûn etme yâ Rabbî!.. Ey şânı yüce olan Allah’ım! Sen, Tevvâb’sın, tövbelerimizi kabul eyle yâ Rabbî!.. Sen, Settâr’sın, günahlarımızı setreyle yâ Rabbî!.. Sen, Gaffâr’sın, seyyiâtımızı bağışla yâ Rabbî!..

Yâ Rabbe’l-Âlemîn! Ümmet-i Muhammed’in evlâd-ı iyâlinin kalplerini İslâm’ın nûruyla doldur, Kur’ân’ın ışığıyla aydınlat… Cümlemizi; Zât-ı Ulûhiyyet’ine, Kur’ân’a ve Resûlullah(s.a.v.)’a bağlı insanlardan eyle… Bizleri İslâm’dan ayırma ve İslâm’ın nûrunu söndürmek isteyenlere fırsat verme yâ Rabbî!.. Müslümanların arasındaki her türlü ayrılık tohumlarını gider, bizleri Ashâb-ı Kirâm gibi birbirine dost olan ve birbiri için yaşayan insanlardan eyle yâ Rabbî!..

Allah’ım! Dilimizin söyleyip, yüreğimizin duymadığı; kalbimizin isteyip bedenimizin uymadığı her türlü söz ve davranışlardan dolayı bizleri bağışla…  Bizleri; söyledikleriyle yaptıkları bir olan, duâ ve ibâdetlerinde riyâ bulunmayan kullarından eyle yâ Rabbî!..

Yâ İlâhe’l-Âlemîn! Senin yolunda yürüyor gibi gözüken, ama Senden uzaklaşanlardan; hep rızâ-i Bârî’den söz eden, ama İlâhî gazâbın peşinde koşanlardan, Hakk’a hizmet ettiğini zanneden, ama yanlış vâdilerde haddini aşanlardan; uhuvvet deyince coşan, ama kalbinde din kardeşine karşı haset taşıyanlardan; fırka taassubu içinde “yalnız kendilerini Hakk yolda gören”, ama her iki cihanda da firkât içinde firkât yaşayanlardan bizleri berî eyle, bizleri şeytana ve nefsimize esir eyleme, “.. Bizi ve bizden önce gelip geçmiş îmanlı kardeşlerimizi bağışla; kalplerimizde îman edenlere karşı hiçbir kin bırakma!..” yâ Rabbî!..

Yâ Rabbe’l-Âlemîn! Asırlar var ki, Âlem-i İslâm perîşan haldedir, dünyanın her yanında Müslümanlar inim inim inlemektedir. Mü’minler “Allah’ın ipine” sarılmadıkları için ferâsetleri zayıflamış, basîretleri körelmiş, kardeşlik duyguları kaybolmuş, tesanüt ortadan kalkmış ve Ümmet-i Muhammed “Nasrânîleri ve Yahûdîleri” kendilerine dost ve rehber edindikleri için paramparça hâle gelmiş ve zelîl olmuşlardır. Allah’ım! Müslümanlara yeniden îman ve İslâm şuûru ikrâm eyle… Yeniden Kur’ân’ı anlamayı, İslâm’ı yaşamayı ve Fahr-i Kâinat Efendimiz(s.a.v.)’in yolunda yürümeyi bizlere nasip eyle... Mâlikü’l-Mülk Sensin, Sen istediğini azîz kılar, dilediğini zelîl eylersin; bizleri azîz eyle, îman ve Kur’ân düşmanlarını zelîl eyle yâ Rabbî!..

Yâ İlâhe’l-Âlemîn! Yazları kışa dönmüş, baharlarını hazan vurmuş, gündüzleri kararmış, ufkunu geceler sarmış olan Ümmet-i Muhammed’in elinden tut… Müslümanlara hüzün iklîminden huzûr diyârına yelken açmayı nasip eyle yâ Rabbî!.. Mehmet Âkif’in; “Ne gurbettir çöken İslâm’a, İslâm’ın diyârında” diye feryâd ettiği ve bir türlü kurtulamadığımız şu perîşan halimizden bizleri kurtar yâ Rabbî!.. “..Üzerimize sabır yağdır, ayaklarımıza sebat ver ve kâfirler topluluğuna karşı bizi muzaffer eyle..” Allah’ım! Yarattığın bütün iklimleri küfrün ve zulmün karanlıklarından Kur’ân’ın sonsuz aydınlığına erdir ve dünyadaki bütün mazlumların gülmeyen yüzlerini -biz güldüremedik- bâri Sen güldür yâ Rabbî!.. Allah’ım! Düşmanlarımızı “Kahhâr”  ism-i şerifinle kahr-ı perîşan eyle, dostlarımızı şâd eyle, dost görünen düşmanların fitnesinden bizleri emîn eyle!.. “..Rabbimiz! Bizi, inkâr edenler için bir oyun ve eğlence aracı yapma..”“..Rabbim! .. (Bizi) zalimler topluluğu içinde bırakma..” “..Şu zalimler gürûhunun elinden (bizleri) halâs eyle yâ Rabbî!..”

Yâ Rabbî! Bizlere kolaylıklar ver, izzet ve kuvvet ihsân eyle... Asırlardır süren gecelerimizi îman nûruyla tenvîr eyle... Bizlere cennet-âsâ baharlar nasip eyle... Âh-u zârlarımızı lâlezârlara tebdîl eyle... Kullarını bütün bâtıl yollardan halâs eyle... Allah’ım! Âlem-i İslâm’ın dertlerine dermân, kurtuluşuna fermân eyle... Bizleri ve bütün insanlığı yüce Kitabımız Kur’ân-ı Kerîm’i okuyan, anlayan, onu hayatına tatbîk eden ve O’nun nurlu yolunda yürüyen kullar zümresine ilhâk eyle... Ve bizlere de İslâm ahkâmını uygulayacak irâdeyi ihsân eyle yâ Rabbî!.. Yâ Ekreme’l-Ekremîn! Bu bayram günleri hürmetine; “Kalplerimizi hayır üzere kaynaştır, bizi kurtuluş yollarında buluştur ve bizi karanlıklardan kurtarıp nûra kavuştur.” yâ Rabbî!..

Yâ Erhame’r-Râhimîn! Bu kutlu bayram sabahı hürmetine bizleri Resûlullah Efendimiz(s.a.v.)’in yolundan döndürme, kalbimizdeki îman ateşini söndürme, Ay-Yıldızlı bayrağımızı semâlardan indirme, Ezân-ı Muhammediye’nin rahmetini dindirme, Dîn-i Mübîn-i İslâm’a hizmet edenleri ve şühedâyı mahzûn etme yâ Rabbî!.. Bayrağımızı, Senden bize akseden nur selinin rahmeti olmaktan yoksun etme yâ Rabbî!.. “Dünyayı elimizden alma, ancak kalbimize de koyma!”  diyen ve Senin yoluna baş koyan Türk milletini rahmet ve nusret şadırvanlarında ebediyyen serinlet yâ Rabbî!..

Yâ İlâhe’l-Âlemîn! Bin yıldan beri İslâm’ın bayraktarlığını yapan, Senin mübârek ismini yüceltmek, Senin Dînini yaymak uğruna milyonlarca şehit veren ve Î’lâ-yı Kelimetullah için Nizâm-ı Âlem Ülküsü’nü gâye edinen aziz Türk milletine hidâyet, kudret ve gâlibiyet ihsân eyle yâ Rabbî!..

Allah’ım! Bu kutlu gece hürmetine Doğu Türkistan’da, Filistin’de, Suriye’de, Irak’ta, Batı Trakya’da, Kırım’da, Karabağ’da, Keşmir’de, Arakan’da, Açe’de, Myanmar’da, Afganistan’da, Afrika’da ve dünyanın dört bir yanında açlık ve yokluk çeken, zulme uğrayan, sürülen, hor görülen, öldürülen Müslüman kardeşlerimize Sen imdâd eyle yâ Rabbî!.. Allah’ım!..  Yâ Ekreme’l-Ekremîn!  Onlar, sırf Sana; Senin Azîz ve Hamîd olan Zât’ına îmân ettikleri için zulüm görmekteler; fakat bizler, bu mazlûm kardeşlerimize sahip çıkamadık. Ne hazindir ki, biz onlara, duâdan başka bir yardımda bulunamadık… Yâ İlâhe’l-Âlemîn! Bu söylediklerimiz, en âciz olandan En Azîz Olan’a açık bir îtiraftır; Sen onları muhâfaza buyur, kardeşlerine sahip çıkamayan, üzerine düşen görevleri yapamayan bizleri de affeyle yâ Rabbî!.. Yâ Rabbe’l-Âlemîn! Bizim gibi her türlü yenilgiyi tatmış, emirlerinden uzaklaşmış günahkâr bir ümmete zaferler bahşetmek ancak Senin elindedir; mahzun, mağdur ve muhtaç insanlara yardım etmek yalnız Senin şânındandır... Müslümanlara şânınla muâmele eyle, kan ve gözyaşı içinde kıvranan İslâm Âlemi’nin de, yaslı yaralı Türk Dünyası’nın da ve insaniyetini kaybetmiş insanlığın da her anlamda inşirâhına kapılar açılması için nusret eyle Allah’ım!

Allah’ım! Bu kutlu bayram sabâhını; ezanlar minarelerde buz tutan, hâlini kimseye anlatamayan, derdini hiç kimseye dinletemeyen, çığlıkları gök kubbeyi delen, lâkin Müslüman yüreklerden içeri bir türlü giremeyen, sesini hiç kimseye duyuramayan, Senden başka hâmîsî ve velisi olmayan,  oruç tutmasına, namaz kılmasına, bayram etmesine müsaade edilmeyen, küffârın her türlü Çin işkencesine mâruz kalan Doğu Türkistan’daki öksüz ve yetim Uygur Türklerinin  kurtuluşuna da, “akrebin kıskacında” inim inleyen Filistinli kardeşlerimizin felâhına da vesîle kıl Yâ Rabbî!...

  Bu bayram sabahını;  Türk-İslâm âleminin yaşadığı sıkıntıların hitam bulmasına, aziz Türk milletinin tarihî mefâhirine yeniden avdet etmesine, Türkiye’mizin birlik ve dirliğine, devletimizin güç ve kuvvet kazanmasına, İslâm Dünyası’nın silkinip kendine dönerek îman tazelemesine, insanımızın ahlâk, basîret ve fazîlet üzre yaşamasına, idarecilerimizin de ehliyet, ve adâletle hareket etmesine vesîle kıl Allah’ım!..

Bu niyaz ve duâlarla mahzun olarak idrâk edeceğimiz Ramazan Bayramının hayırlara vesîle olmasını, hepimize sağlık, saâdet ve esenlik getirmesini, hastalıkların def ü ref, cümle günahlarımızın affolmasını, mazlumların gözyaşının dinmesini, zâlimlerin Yüce Rabbimizin “Kahhâr” İsm-i Şerifiyle kahrolarak din kardeşlerimize, soydaşlarımıza ve cümle mazlumlara yapılan zulümlerin son bulmasını, bayramların gerçek mânâda bayram olmasını diliyor ve  ‘Şükür Bayramı”nızı rahmetli Abdurrahim Karakoç’un mısralarıyla tebrik ediyorum:

Yaza dönsün kışınız, bayramlar bayram olsun,
Dert görmesin başınız, bayramlar bayram olsun,
Otlar  /  dikenler dolsun Nemrut’ların çanına;
Kolay gelsin işiniz, bayramlar bayram olsun.”

                                                                                            Dr. Mehmet GÜNEŞ

 

 

 

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/4054/dr-mehmet-gunesin-kaleminden-bayram-duasi

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

03.07.2020 Dr. Mehmet Güneş’in kaleminden; “Gül’e Arz-ı Hâl” (1)
29.06.2020 Hamza Yerlikaya’ya Açık Mektup
17.06.2020 “Velî” Bir Türk Milliyetçisi: Dündar Taşer
15.06.2020 Güzel İcraatları Alkışlamak Vicdani Sorumluluğumuzdur, Kartal-Pençe Opr. Hayırlı Olsun
13.06.2020 Seçimle gelenlerin vatanı satma hakları mı var?
08.06.2020 Türk Şiiri'nin ve İdeâlizmin Son Efsânesi, 'Abdurrahim Karakoç'
06.06.2020 Lambadaki Alevi Üşüten Adam, Ruhun Şad Olsun
26.05.2020 20. Asrın “Çile” Harmanı Necip Fazıl’ı Anıyoruz
25.05.2020 Dr. Mehmet Güneş'in kaleminden 'Bayram Duası'
24.05.2020 Akit TV’den Ahmet Davutoğlu’na Salvolar…
15.05.2020 'En iyi' hatta 'İyi' olmanıza hiç gerek yoktur!...
14.05.2020 Türk Dil Bayramı ve Hançerlenen Türkçemiz
10.05.2020 Anneler Gününde Bir Kadının Hezeyanları!
10.05.2020 Dr. Mehmet Güneş’in Kaleminden: Annelerimiz
06.05.2020 Bu Günlerde Türkiye Nasıl Bir Sınav Veriyor?
03.05.2020 Dr. Mehmet Güneş'in kaleminden; 3 Mayıs 1944 Türkçülük Günü
30.04.2020 Kûtü'l- Amâre Zaferimizin 104. Yıldönümü Kutlu Olsun...
29.04.2020 Bu virüs, Korona’dan daha tehlikeli!
28.04.2020 Dr. Mehmet Güneş ve Makalesi; “Türk Kimdir, Türk Olmak Nedir?”
25.04.2020 Bir Büyük Âlim, Gerçek Bir Mütefekkir ve “Altın Beyinli” Bir Millî Mürşid
18.04.2020 Yaşat Ermeni’yi, Öldürsün Türk’ü
03.04.2020 “Biz bize yeteriz” mi, “Biz size yeteriz” mi olmalıydı?
25.03.2020 Şehadetinin 11'inci yılında, arkadaş seçtiklerini görsen ağlardın!...
19.03.2020 Yârdan geçilir, serden geçilir ancak Çanakkale’den geçilmez!
16.03.2020 “Ülkü Denen Nazlı Gelin”e Sevdâlı Bir Güzel İnsan: Hüseyin Aras
14.03.2020 Rütbesiz Bir Mareşal: Gâlip Erdem
13.03.2020 Bir efsaneyi anarken… O, başka korona virüslerle mücadele etti
23.02.2020 Ülkücü katili Büyükelçi atandı, ağlamak istiyorum!...
21.02.2020 Havada savaş kokusu var…
10.02.2020 Sen Kimsin ya… Derhal istifa et; Rumların, Amerika’nın yetiştirmesi…
31.01.2020 Gelecek Partisinin geleceği!...
31.12.2019 Muhsin Yazıcıoğlu’nun doğum günü birkaç güzel anı, birkaç satır yılbaşı…
30.11.2019 Bir Ülkü Çınarını daha yolcu ederken?
21.11.2019 Muhteşem iki Röportaj?
10.11.2019 81?nci Yılında Atatürk?ü Anarken Saldırılar?
13.10.2019 Aykırı seslerin değil, Dua ve Birliğin zamanı
19.09.2019 Diyarbakır?da Tiyatro?
12.09.2019 Kanla olgunlaştırılan Darbe: 12 Eylül
06.08.2019 Köprüler, otoyollar millete zulüm!...
17.07.2019 Ankara?nın gündemi: Yeni partiler ve erken seçim
14.07.2019 15 Temmuz, Öncesi ve Sonrası
09.07.2019 'İnsanı Düzeltmeden Yargıyı Düzeltemezmişiz' Gaflet?
01.07.2019 AKP ve ?Tek Adam Rejiminin? Sonu mu?
19.06.2019 Savaş Kapımızda, Orduyu Terhis mi Ediyorsunuz?
03.06.2019 Bayramlar Anlamını Yitirdi?
28.05.2019 Tayyip Erdoğan?ın Ülkesinde?
15.05.2019 Benim Tarafım Belli, Ya Siz Kimden Yanasınız?
07.05.2019 YSK ve Akıl Tutulması?
23.04.2019 Yeni Parti-Partiler yolda, AKP yolun sonu mu?
21.04.2019 Mansur Yavaş?a Açık Mektup?
07.04.2019 Zenginleşen belediye başkanı istemiyoruz!...
02.04.2019 31 Mart 2019 Yerel Seçimlerini kim kazandı?
26.03.2019 Muhsin Başkan?la ilgili çok ilginç bir anı
18.03.2019 Türkiye?de yeni bir partiye ihtiyaç var mıdır?
10.03.2019 'Varlık-yokluk kuyruğu? tartışmaları ve asıl sorun?'
04.03.2019 Ankara?nın kurtuluşu Mansur Yavaş
25.02.2019 Bu konuda Erdoğan haklı, ancak?
21.02.2019 Yurdun ozanı susturulursa, ezanı da susturulur?
15.02.2019 Kendini unutan adam Ozan Arif?
05.02.2019 "Evet, Türkiye?nin bir ?Beka Sorunu? var!...