'En iyi' hatta 'İyi' olmanıza hiç gerek yoktur!...

Eklenme Tarihi: 15.05.2020 09:05:29 - Güncellenme Tarihi: 31.05.2020 08:08:04

Eğer bir ülkede; ehliyet, liyakat ve adalet sistemi bozulmuş ise iyi olmak için boşuna çaba göstermeyin. Zengin mi olmak istiyorsunuz, ihale mi almak istiyorsunuz daha iyi olmanıza ve bu konuda emek sarf etmenize hiç mi hiç gerek yoktur.

İşe mi girmek istiyorsunuz hatta şube müdürü, daire başkanı, genel müdür, müsteşar ve dahi bakan mı olmak istiyorsunuz iyi olmanıza, en iyi olmanıza yine gerek yoktur.

Subay olmak istiyorsunuz, subay olabilmek için en iyi sicili alıyor ve subaylık kursuna katılmaya hak kazanıyorsunuz. Bir yıla yakın devam eden kurstan en iyi notları da alıyorsunuz. Kurs sonunda bir araştırma yapılıyor ki kursiyerimiz geçmiş bir zamanda, gücü elinde bulunduranlara küçük bir eleştirisi olmuş. Talimat geliyor; “kesin biletini, bu adam subay olamaz”

Dekan, rektör olmak istiyorsunuz, iyi olmanıza, en iyi olmanıza gerek var mı?

Hal böyle olunca bakın neler oluyor?

Ankara Gazi Üniversitesi Fen Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Orhan Acar, , video konferans görüşmesi başlarken kendisine soru yönelten kız öğrencilerin isimlerini söyleyip, yanındaki kişiye, "Kızların resimlerini de görüyoruz böylece, çaktırma" diyerek gülüyor.

O kız çocukları senin evlatların, anne – babaların sana emanet ettiği yavruları, onlara yan gözle, kem gözle nasıl bakarsın.

Güzel ülkem hızlı bir şekilde irtifa kaybediyor. Mevcutlar içinde en iyi olanlar değil, gücün yanında olanlar önemli görevlere getiriliyor, onlara ihaleler veriliyor ise kıyamet yakındır!...

Sırtınızı güce dayamışsanız, özel sektör dahi olsanız en iyisini aramazsınız, hatta iyisini bile aramazsınız.

Mesela Ülke TV…

Yaptığı bir programda, katılımcı Sevda Noyan denen aklı kıt, psikopat türünden, sureten insanın söyledikleri insanın tüylerini dikken diken edecek türden. Programı sunan Esra Elönü denen bayan da, S. Noyan’ın söylediklerini tasdik ediyor.

Daha önceki makalemizde yazmıştık ama yine bir hatırlatma yapalım. Ne demişti Sevda Noyan: “15 Temmuz kursağımızda kaldı, istediklerimizi yapamadık, boş bulunduk, yanlış anlaşılmasın doğru anlaşılsın, bizim aile 50 kişiyi götürür. Bu konuda çok donanımlıyız, maddi ve manevi olarak. Liderimizin yanındayız ve asla yedirmeyiz bu ülkede onu söyleyeyim” diyor.

Esra Elönü de; “Ayak az kalır dört ayaklarını denk alsınlar” diyor.

Yani demek istiyor ki; “15 Temmuz’da hazırlıksız yakalandık hâlbuki fırsattan istifade 50 kişiyi öldürebilirdik. Ayaklarını denk alsınlar ve bizim sitede hala 3-5 kişi var, benim listem hazır, her an onları öldürebiliriz”

Bu nasıl bir çirkinliktir gözü dönmüş lüktür.

Eğer bu televizyon kanalı, sırtını güce yaslamamış olsaydı asla bu kişilerle böylesine bir program yapmaz, bu televizyon RTÜK tarafından kapatılır, programın katılımcısı ve sunucusu tutuklanırdı.

Üstelik bu bayanlar başörtülü…

Niçin başörtüsüne vurgu yapıyorum anlatayım. Çağımız algı çağı, başörtülü hanımlarla ilgili bu bayanlar üzerinden bir algı yaratılıyor. Etrafta dinlediklerim kanımı dondurdu. En basitinden; “İşte başörtülü kadınlar böyledir” deniyor.

Beklerdim ki başörtülü kardeşlerimiz bu kendini bilmezlere bir tepki koysunlar. Benim, başı örtülü, başı açık kız kardeşlerim; naif, kibar, duygusal zekası yüksek, empati yeteneği son derece gelişmiş sireten insanlardır. Onlar; annedir, ailedir, kız çocuğudur. Onlar; zenginliktir, iffettir, Cennet’tir. Onlar, sırat köprüsünde yol arkadaşıdır. Onlar, sığınılan limandır. Onları, Sevda Noyan ve Esra Elönü gibilerle yan yana getirmek hakarettir.

İslam güzel ahlaktır. Güzel ahlakın en önemli rüknü; adalet, ehliyet ve liyakattir. İslam’ın temel rüknünü terk ederek kendinize “Müslümanım” diyebilir misiniz?

Müslüman bir ülkede gücü elinde bulunduranlar, üstelik kendilerini İslam’ın bayraktarı kabul ederek, Kur’an-ı Kerimin; adalet, ehliyet, liyakat esaslarını yok sayarsa o ülkede iyi olmaya, en iyi olmaya çaba sarf etmek gereksiz değil midir?

Kur’an-ı Kerimden, hepsini değil ama adaletle ilgili bazı ayetleri hatırlatalım:

Ey iman edenler, kendiniz, anne-babanız ve yakınlarınız aleyhine bile olsa, Allah için şahitler olarak adaleti ayakta tutun. (Onlar) ister zengin olsun, ister fakir olsun; çünkü Allah onlara daha yakındır. Öyleyse adaletten dönüp heva (tutkuları)nıza uymayın. Eğer dilinizi eğip büker (sözü geveler) ya da yüz çevirirseniz, Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır. (Nisa Suresi, 135)

Yarattıklarımızdan, hakka yöneltip-ileten ve onunla adaleti kılan (uygulayan) bir ümmet vardır. (Araf Suresi, 181)

Aralarında hükmedersen adaletle hükmet. Allah, adaletle hüküm yürütenleri sever. (Maide Suresi, 42)

Ey iman edenler, adil şahitler olarak, Allah için, hakkı ayakta tutun. Bir topluluğa olan kininiz, sizi adaletten alıkoymasın. Adalet yapın. O, takvaya daha yakındır. Allah’tan korkup-sakının. Şüphesiz Allah, yapmakta olduklarınızdan haberi olandır (Maide Suresi, 8)

Her ümmetin bir resulü vardır. Onlara resulleri geldiği zaman, aralarında adaletle hüküm verilir ve onlar zulme uğratılmazlar. (Yunus Suresi, 47)

Andolsun, Biz elçilerimizi apaçık belgelerle gönderdik ve insanlar adaleti ayakta tutsunlar diye, onlarla birlikte kitabı ve mizanı indirdik. (Hadid Suresi, 25)

De ki: Rabbim adaletle davranmayı emretti (Araf Suresi, 29)

Şu halde, sen bundan dolayı davet et ve emrolunduğun gibi doğru bir istikamet tuttur. Onların heva (istek ve tutku)larına uyma. Ve de ki: Allah’ın indirdiği her kitaba inandım. Aranızda adaletli davranmakla emrolundum. Allah, bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim amellerimiz bizim, sizin amelleriniz sizindir. Bizimle aranızda deliller getirerek tartışma (ya, huccete gerek) yoktur. Allah bizi bir araya getirip-toplayacaktır. Dönüş Onadır.(Şura Suresi, 15)

Yarattıklarımızdan, hakka yöneltip-ileten ve onunla adaleti kılan (uygulayan) bir ümmet vardır.(Araf Suresi, 181)

 Allah, sizinle din konusunda savaşmayan, sizi yurtlarınızdan sürüp-çıkarmayanlara iyilik yapmanızdan ve onlara adaletli davranmanızdan sizi sakındırmaz. Çünkü Allah, adalet yapanları sever. Allah, ancak din konusunda sizinle savaşanları, sizi yurtlarınızdan sürüp-çıkaranları ve sürülüp-çıkarılmanız için arka çıkanları dost edinmenizden sakındırır. Kim onları dost edinirse, artık onlar zalimlerin ta kendileridir. (Mümtehine Suresi, 8-9)

Allah’ın ayetlerini inkâr edenler, peygamberleri haksız yere öldürenler ve insanlardan adaleti emredenleri öldürenler; işte onlara acıklı bir azabı müjdele. (Al-i İmran Suresi, 21)

Yorum siz okuyucularımızın…

 

 

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/4022/en-iyi-hatta-iyi-olmaniza-hic-gerek-yoktur

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

26.05.2020 20. Asrın “Çile” Harmanı Necip Fazıl’ı Anıyoruz
25.05.2020 Dr. Mehmet Güneş'in kaleminden 'Bayram Duası'
24.05.2020 Akit TV’den Ahmet Davutoğlu’na Salvolar…
15.05.2020 'En iyi' hatta 'İyi' olmanıza hiç gerek yoktur!...
14.05.2020 Türk Dil Bayramı ve Hançerlenen Türkçemiz
10.05.2020 Anneler Gününde Bir Kadının Hezeyanları!
10.05.2020 Dr. Mehmet Güneş’in Kaleminden: Annelerimiz
06.05.2020 Bu Günlerde Türkiye Nasıl Bir Sınav Veriyor?
03.05.2020 Dr. Mehmet Güneş'in kaleminden; 3 Mayıs 1944 Türkçülük Günü
30.04.2020 Kûtü'l- Amâre Zaferimizin 104. Yıldönümü Kutlu Olsun...
29.04.2020 Bu virüs, Korona’dan daha tehlikeli!
28.04.2020 Dr. Mehmet Güneş ve Makalesi; “Türk Kimdir, Türk Olmak Nedir?”
25.04.2020 Bir Büyük Âlim, Gerçek Bir Mütefekkir ve “Altın Beyinli” Bir Millî Mürşid
18.04.2020 Yaşat Ermeni’yi, Öldürsün Türk’ü
03.04.2020 “Biz bize yeteriz” mi, “Biz size yeteriz” mi olmalıydı?
25.03.2020 Şehadetinin 11'inci yılında, arkadaş seçtiklerini görsen ağlardın!...
19.03.2020 Yârdan geçilir, serden geçilir ancak Çanakkale’den geçilmez!
16.03.2020 “Ülkü Denen Nazlı Gelin”e Sevdâlı Bir Güzel İnsan: Hüseyin Aras
14.03.2020 Rütbesiz Bir Mareşal: Gâlip Erdem
13.03.2020 Bir efsaneyi anarken… O, başka korona virüslerle mücadele etti
23.02.2020 Ülkücü katili Büyükelçi atandı, ağlamak istiyorum!...
21.02.2020 Havada savaş kokusu var…
10.02.2020 Sen Kimsin ya… Derhal istifa et; Rumların, Amerika’nın yetiştirmesi…
31.01.2020 Gelecek Partisinin geleceği!...
31.12.2019 Muhsin Yazıcıoğlu’nun doğum günü birkaç güzel anı, birkaç satır yılbaşı…
30.11.2019 Bir Ülkü Çınarını daha yolcu ederken?
21.11.2019 Muhteşem iki Röportaj?
10.11.2019 81?nci Yılında Atatürk?ü Anarken Saldırılar?
13.10.2019 Aykırı seslerin değil, Dua ve Birliğin zamanı
19.09.2019 Diyarbakır?da Tiyatro?
12.09.2019 Kanla olgunlaştırılan Darbe: 12 Eylül
06.08.2019 Köprüler, otoyollar millete zulüm!...
17.07.2019 Ankara?nın gündemi: Yeni partiler ve erken seçim
14.07.2019 15 Temmuz, Öncesi ve Sonrası
09.07.2019 'İnsanı Düzeltmeden Yargıyı Düzeltemezmişiz' Gaflet?
01.07.2019 AKP ve ?Tek Adam Rejiminin? Sonu mu?
19.06.2019 Savaş Kapımızda, Orduyu Terhis mi Ediyorsunuz?
03.06.2019 Bayramlar Anlamını Yitirdi?
28.05.2019 Tayyip Erdoğan?ın Ülkesinde?
15.05.2019 Benim Tarafım Belli, Ya Siz Kimden Yanasınız?
07.05.2019 YSK ve Akıl Tutulması?
23.04.2019 Yeni Parti-Partiler yolda, AKP yolun sonu mu?
21.04.2019 Mansur Yavaş?a Açık Mektup?
07.04.2019 Zenginleşen belediye başkanı istemiyoruz!...
02.04.2019 31 Mart 2019 Yerel Seçimlerini kim kazandı?
26.03.2019 Muhsin Başkan?la ilgili çok ilginç bir anı
18.03.2019 Türkiye?de yeni bir partiye ihtiyaç var mıdır?
10.03.2019 'Varlık-yokluk kuyruğu? tartışmaları ve asıl sorun?'
04.03.2019 Ankara?nın kurtuluşu Mansur Yavaş
25.02.2019 Bu konuda Erdoğan haklı, ancak?
21.02.2019 Yurdun ozanı susturulursa, ezanı da susturulur?
15.02.2019 Kendini unutan adam Ozan Arif?
05.02.2019 "Evet, Türkiye?nin bir ?Beka Sorunu? var!...