Arın’a...

Eklenme Tarihi: 15.05.2020 08:37:23 - Güncellenme Tarihi: 28.05.2020 21:36:22

İyi bir amca, iyi bir dost, iyi bir sırdaş ve iyi bir yoldaş olmak

Hayatta geride bıraktığım 20 sene içinde beni etkileyen, değiştiren ve şekillendiren onlarca olay yaşadım. Bu olayları yaşarken de her 20 yaşındakine nasip olmayacak kadar tecrübe edindim, önceden tasvir edildiğinde pek anlamlandıramadığım ve halen daha kelimelerle ifade etmekte zorlandığım duygular yaşadım. Bu gerçek de hayatımda her zaman şükrettiğim detayların başında geliyor çünkü ben bu yaşadıklarım sayesinde belki insanların çoğuna anlamsız gelecek ama benim için dünyalar kadar değerli olan dersler öğrendim. Olgunlaştım, henüz tam manasıyla kıvama gelmesem de piştim epey. Biliyor musunuz bugün ben yepyeni bir ders daha öğrendim, bugün ben hayata bakışıma yeni bir pencereyi aralayan bir kimlik daha kazandım; ben artık bir amcayım. ‘’Amcayım’’ demenin dizlerimi gevşeteceğini, sesimi incelteceğini ve bakışlarımı buğulandıracağını hiç düşünmezdim biliyor musunuz ? Ben artık Arın Soykan’ın amcasıyım, ben artık bir ikinci babayım. Yeğenim Arın Soykan annesine çetrefilli bir hamilelik yaşattıktan sonra dünyaya gözlerini açtı. O, küçük gözlerini açar açmaz, etrafa şapşik şapşik bakar bakmaz hayat bizim için değişti. Ve size bir şey söyleyeyim mi, bu benim yaşadığım en mükemmel değişimlerden biri. Bir bebeğin ağlamasının insanın tüm hücrelerinin titreteceğini bilmiyordum ben birkaç ay öncesine kadar. Ve sanıyorum ben artık, çocukları ve bebekleri eskisinden çok seviyorum. Dünyaya gelişinle bana bunu öğrettiğin için sana teşekkür ederim Arın, bir bebeğin dudaklarından dökülen belli belirsiz seslerin içinde şefkati bulmak da bir dersmiş ve öğrenilirmiş meğer. Bu dersi bana sen öğrettin. Amca olarak, Canboray Amca olarak kaleme aldığım ilk yazıda müsaade ederseniz yeğenime ilk sözlerimi söylemek istiyorum ve ona doğar doğmaz kazık kadar olan amcasına öğrettikleri için bir teşekkür etmek istiyorum. Zira artık hayattaki en büyük ideallerimden biri de Arın’a iyi bir amca, iyi bir dost, iyi bir sırdaş ve iyi bir yoldaş olabilmek. Ona onu kucağıma ilk aldığımda bana yaşattığı o uhrevi duygunun teşekkürünü bir ömür boyunca etmek. Takvimler zamanın hengamesinde toz tanelerine dönüştüğünde ve o büyüdüğünde, kendi kararlarını kendi vermeye başladığında; beni sırf babasının kardeşi olduğum için amca olarak benimsemesini değil içinde bir yerlerde hissettikleri için amca olarak benimsemesini arzu ediyorum. Hem de tahmin edebileceğinizden çok daha fazla arzu ediyorum.

Eşi benzeri görülmemiş bir resim çizeceksin

Minik tosbağa, griye mahkum edilmiş bir ilkbaharın sırra kadem basmış cıvıltısını bulup bize geri getiren Arın; merhaba. Öncelikle bilmeni isterim ki sen en az senin kadar sevimli bir ailenin ferdi oldun, bu dünyadaki herkesin iyiliğini çıkar beklemeksizin gözeten mercan yürekli insanlar annen ve baban senin. Hasretle, sabırsızlıkla ve heveslerin hevesiyle beklendin; ne o üstünde sincapların koşuşturduğu kaşlarını ne de görülünce şirinliğiyle tunç zırhları eriten avuçlarını bilmeden senin gölgeni kollayan bir aileye geldin. Bu saydıklarım her zıpırın doğar doğmaz edinebildiği bir servet değil ne yazık ki yaşadığımız bu dünyada. İleride bu yazıyı okuduğunda, ileride hayatı keşfetmeye başlayınca bu söylediğimin hayattaki tüm servetlere değer olduğunu deneyimlemiş olacaksın. Günler eskiyecek sen büyüyeceksin ama şu halin benim gözümün önünden hiç gitmeyecek, bilesin. Nasıl gitsin ki ? öyle sevimli, öyle temiz, öyle günahsız ve öyle güzelsin ki sana baktıkça, seni izledikçe dehşete kapılıyorum. Sonra da gözlerimi yuvalarından çıkarıp gürül gürül akan bir şelalenin soğuk sularında ovuşturmak istiyorum onları. En destansı kirlenişlere şahitlik etmiş gözleri kamaştırıyor senin duruluğun. Bu gözlerle nasıl bakılır ki senin meleklerin günahından azade bedenine hiç bilmiyorum. Narin kanatlı su kelebeği, hayat kökünü dünden alırken düne pek de vefalı davranmayan ve boyalarına yarının uçsuz bucaksız enginini dolamış bir resmin yavaş yavaş tamamlanmasıdır. Bir annenin kucağından başlayıp, bir okulun yollarında olgunlaşan sonra filizlenmenin bereketinden feyz alan arada bozulurmuş gibi yapan ama hiç de bozulmayan bir resmi çizeceksin sen kendi ellerinle. Bu resim öyle bir resim olacak Arın, içinde kimsenin şimdiden öngöremeyeceği imgeler, sahneler ve manzaralar olacak. Kimi zaman uzaklardaki tropik bir adanın lila kumsallarında flamingoların başını okşarken gözünü göğe dikip düşünür vaziyette bulacaksın kendini. Kimi zaman fıstık kokulu ormanların göğsünde kocaman ihtiyar ağaçların arasında tavşanlarla beraber koşuştururken minik kirpilerin yaralarını saracaksın. Kimi zaman emrindeki şövalyelerin refakatiyle beline uzanan saçları gönlünü delen bir prensesi ejderhaların esaretinden kurtarmaya çalışan karizmatik o prens olacaksın. Kimi zaman ayağında çarık, elinde asa ile asma bahçelerinde Babil’in kadim sırları mühürlü bir defterin sararmış sayfalarına yazarken arp çalacak sana asmaların koruyucu perileri. Kimi zaman yorgun bir meydanın kaldırımına ilişip düzene lanet okurken bu çağın yangınını söndürebilmek için aydaki gümüş suyun peşine düşeceksin, kahramanca uzayın derinliklerine tırmanacaksın.

Uyku zamanı minik tosbağa

Kimi zaman yağmurların soluğunu ensende hissettiğin puslu dağların gizeminde kaybolacaksın ve sis bastırırken sırtını ısıtacak bir imbatı bekleyeceksin. Bekleyeceksin ve öğreneceksin böylece her istediğimizi, her istediğimizde çizemediğimizi. O sis çöktüğünde, güneş o anda göremeyeceğin yerlere saklandığında öğrenmeye başlayacaksın. Ben güneşi bulup senin öne seremeyeceğim belki ama seni ısıtmak için, güneşin hasret türküsünde sana eşlik etmek için sana bir nefes kadar yakın olacağım. Unutma Arın, insan aydınlığın manasını ancak sisin içinde kaybolduğu ve yolunu şaşırdığı zaman idrak edebilir. Keşke bir süper gücüm, keşke doğaüstü bir yeteneğim var olsaydı da sana bu hayatta öğrenmen gereken her şeyi alnına kondurduğum bir öpücükle öğretebilseydim. Keşke işleyişe müdahale edemeyecek kadar aciz olmasaydım da senin yerine tüm karanlıkları gönlümün arka odalarına hapsedebilseydim. Keşke senin canını uf yapacaklarla senin yerine ben durmadan çarpışabilseydim. Lakin unutma Arın, insan sadece tenini okşayan meltemlerin yapraklara dokunan gülüşleriyle var olamaz, yarım kalır. Başkalarının resimlerine ilham kaynağı olanlar, karanlıkların üzerine cesaretle yürümeyi başaranlardır. Başkalarının resimlerine ilham kaynağı olanlar, gerektiğinde kanatlarında açılacak yaraları gururla sergileyenlerdir. Sakın aklından çıkarma küçük beyefendi, sen o resmi çizmek için fırçayı tuvaline her vurduğunda ben senin için hep orada olacağım. Büyürken, bir birey olma serüveninde köprüleri geride bırakırken ben her zaman oralarda bir yerlerde olacağım. Hayat kontrolden çıkmış bir tren misali sarsarken seni benim dünüm, benim yolum, benim geçmişim senin motifin olmayacak ve sen istediğin resmi çizmek için kendi başına süzülürken pembeliklerde ben dünümden, yolumdan, geçmişimden öğrendiklerimi her istediğinde bıkmadan anlatacağım sana tren rayına girsin diye eşsiz bir zevkle. Her ne çizmek istiyorsan, her ne yazmak istiyorsan, her ne anlatmak istiyorsan bunu başarabilmene yardım edebilmek için bağdaş kurmuş bekliyor olacağım omzunda.

Karanlık bir gece o dağda sis çöktüğünde üstüne, üşüdüğünü hissettiğinde ve yalnızlık ürküttüğünde seni kafanı omzuma yaslayacaksın ve beraber yıldızlarla dertleşeceğiz. Acıların nasıl kalbe konduğunu, kalbi nasıl terk ettiğini, terk ederken de insana neler öğrettiğini tartışacağız uzun uzun. Sisten neden korkmaman gerektiğini anlatacağım sana, belki de çok uzattığım için sıkılacaksın bile. Güneşin umudu uzanacak sonra senin parmaklarına, güneş yeniden ısıtacak tüm kemiklerini teker teker. Yeni bir şarkı söylemeye, resmine yeni bir manzarayı eklemeye soyunacaksın sonra. Güneşin kimi zaman senden saklandığını ama eninde sonunda senin kucağına uzanacağını öğreneceksin. Güneşin peşine düşmeyi öğreneceksin ve zamanı geldiğinde bize gerek duymadan kendi başına yazacaksın yeni şarkıyı. Hayatın sonu tamamlanmamış sonsuz bir öykü olduğunu, insanın öyküsünü istediği gibi tamamlayabileceğini anlatan şarkıyı söyleyeceksin. Hayatın en tutkulu nakaratı henüz duyulmamış bir şarkı oluğunu haykıracaksın bağıra bağıra, şevkle söyleyeceksin bunu. Biz de o gün sana eşlik ediyor olacağız dingin bir tebessüm ve fevkalade bir memnuniyetle. Biz seni her zaman, her ne olursa olsun çok seviyor olacağız.

Uyku zamanı geldi minik tosbağa,

Şimdilik bu kadar sohbet yeter. O günlere epey vakit var ve sanırım ikimiz de sabırlı olmalıyız.

Artık uyku zamanı minik tosbağa, canavarlar yok, biz yanındayız ve hep burada olacağız.

Kapat gözlerini, turuncu bir sandala kıvrılıp dinle denizkızının masallarını rüyanda.

Kapat gözlerini, mor bir denizi öpüp izle küçük kırmızı balıkların dansını rüyanda.

Uyku zamanı minik tosbağa, uyku zamanı…

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/4021/arina

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

28.05.2020 Bugünlerin Yarınları Var
21.05.2020 Belahmefe: Tsitsekun
15.05.2020 Arın’a...
13.05.2020 Arınma Gecesi: Rüyadaki Darbe
06.05.2020 Yaratık Kim?
29.04.2020 Ya Gençler?
22.04.2020 Paralel Olmak
15.04.2020 Yan yana, kol kola, göz göze, el ele, diz dize
08.04.2020 Doğum sancısı
01.04.2020 Uzlaşı İttifakı
25.03.2020 Corona hakkında bir ikaz ve bir söyleşiye dair kelam
18.03.2020 Coronaya Günleri
11.03.2020 ABD Postası
04.03.2020 Bu mudur?
29.02.2020 Bundan İyisi Şam’da Kayısı !
26.02.2020 Kalbi Ağrıtan Devir
19.02.2020 İyi gidiyor mu?
14.02.2020 Sevgililer Günü Şiiri
12.02.2020 Gereğini Yapın Ziya Hocam!
05.02.2020 Şov Devam Etmeli
29.01.2020 Yeni Partiler ve Yeni Yaklaşımlar
26.01.2020 Evet, Siyaset Konuşacağız
20.01.2020 Aydın, Kültür ve Toplumsal İlerleme
13.01.2020 Yeni Türkiye’ye İnsan Gerçekten Hayret Ediyor
06.01.2020 Yeni Türkiye'de İnsanlar Ölüyor
30.12.2019 Gerçek Bir Beka Meselesi: Kanal İstanbul
23.12.2019 El Bombası
14.12.2019 Gelecek Partisi
31.10.2019 Cumhuriyetin Yaş Günü Nasıl Kutlanır?
24.10.2019 Halen Kavrayamadık
05.09.2019 ABD'de 2020 Yarı?ı ve Demokratlarda Ön Seçim Seyri
27.08.2019 Ölen Kadınların Öyküsü
20.08.2019 Kara Sevda
12.08.2019 Bayram ve Davet
05.08.2019 Daha İyileri Olmak Zorunda!
24.07.2019 Reva mıdır?
16.07.2019 15 Temmuz ve Samimiyet
10.07.2019 Akıllara Mıh Gibi Çakılsın
03.07.2019 Vakit Değişim Vaktidir
25.06.2019 23 Haziran ve Akp?de Başlayan Kritik Süreç
07.06.2019 Önce Düğüm Atmayı Öğrenelim
10.05.2019 Sandık Darbesi: 6 Mayıs 2019 YSK Kararları
02.05.2019 Şimdi Ne Yapmalı ?