Dr. Mehmet Güneş’in Kaleminden: Annelerimiz

Eklenme Tarihi: 10.05.2020 08:39:57 - Güncellenme Tarihi: 25.05.2020 01:28:46

Vatan gibi kutsal, ekmek gibi mübârek, Türkçe gibi leziz, su gibi aziz, gün ışığı gibi tertemiz, gökyüzü kadar engin bir yüreğin sahibi olan siz, annelerimiz... 
İnsanlığın neş’e ve saâdet güneşi, kalbimizin sönmeyen ateşi, yuvamızın tüten ocağı, hânemizin şefkat kucağı, evimizin sevgi çerâğı, âilemizin hayat membaı, “ateşi”, “suyu”, havası”, “toprağı” olan siz, annelerimiz... 
Dokuz ay boyunca yavrusunu canıyla, kanıyla besleyen, hayatı evlat meyvesiyle süsleyen, dünya ziyneti olan çocuklara söylediği ninnileri uykusuz gecelere yaslayan, bir eliyle bebeğinin beşiğini, öbür eliyle de dünyayı sallayansiz, annelerimiz...
Aydınlıkların bile gıpta ettiği; alnı ak, sevgisi duru ve berrak, tebessümü sımsıcak, “Duyguları bile haramdan uzak”  ve her zaman kalbimizin zirvesinde dalgalanan sancak olan siz, annelerimiz... 
Gönül vahâmız, şeref levhâmız, sevgi nüshâmız, en güzel hülyâmız, en mukaddes rüyâmız, dil burcundaki mahyamız ve ufuk dünyamız olan siz, annelerimiz...  
Yüzümüz bulutlansa yüreği yanan, gözyaşını mendillere oyalayan, derdimize, hasretimize, sevincimize ağlayan, kaybedildiğinde kıymeti çok daha iyi anlaşılan, hâtırâsı bile rûhumuzu kanatlandıran ve “Dünyadaki varlıkların en mübâreği”  olan siz, annelerimiz...
Allah(c.c.)’ın isim ve sıfatlarının en fazla tecellî ettiği, sevgisi, muhabbeti ve merhameti başta olmak üzere her şeyini evlâdına karşılıksız vermenin yücelttiği en müstesnâ varlık olan siz, annelerimiz...
 “Ayaklarının altına Cennet”  serilen, evlatlarına “Cennet kokusu”  verilen, dünyayı  Cennet’e çevirmek  için gönderilen ve bakışlarından bahar çiçekleri derilen  fedâkârlıkâbidesi olan siz, annelerimiz... 
Ergenekon’dan yola çıkan, Mekke’nin tevhîd nûrunda yıkanan, Anadolu’da “Gül” yüzlü bir medeniyet inşâ etmek için hazarda ve seferde “Bâcıyân” olan, Asr-ı Saâdet’ten ve Türk tarihinde tevârüs ettikleri eşsiz güzellikleri  hayatlarına yansıtan, hilkat kumaşı bayrakların kumaşıyla birlikte dokunan siz, annelerimiz...
 Gazâ meydanlarından inşâ ettiğimiz medeniyete, fethettiğimiz diyarlardan serhat boylarına kadar kitâbesi okunmayı bekleyen nice kahramanlık destanları yazan, asâlet, cesâret, merhamet ve fazîletşâhikası olan siz, annelerimiz…
“Vatana kurban olsun” diye askere gönderdiği oğlunun saçlarını kınalayan, “Ya gâzî ol, ya şehit”hitâbı ve “Değmesin mâbedimin göğsüne nâmahrem eli” niyâzıyla cepheye yollayan; ıslak gecelerde kağnı arabasıyla taşıdığı cephânenin üstüne yağmur yağmasın diye kucağındaki yavrusunun kundağını çıkarıp top mermilerine saran siz, annelerimiz...
Başımızın tâcı, gönül yaralarımızın ilâcı, hepimizin ihtiyacı olan, duâlarıyla her türlü tehlikeden bizi koruyan, kolumuz, kanadımız, ağız tadımız, âhiretmurâdımız, bir yerimiz ağrıyınca feryâdımız olan siz, annelerimiz...
Hiçbir zaman dilinden eksik etmediği besmelesinde, yüreğindeki sevgiyi resmeden “Yavrum!” diyen sesinde, salavatlarla yıkanan “Gül” kokan nefesinde rahmânî güzellikler bulunan, günde beş vakit nûr üstüne nur yayılan seccâdesinde namaza duran, bütün ehl-i îman için duâya oturan; nur yüzlü, başı tülbentli, eli tespihli olan siz, annelerimiz...
Hayatı bizim için yaşayan, en çekilmez çileleri bizim için taşıyan, uykularını bizim için bölen, bizim için sevinen, bizim için gülen, bizim için her türlü zahmeti cana minnet bilen siz, annelerimiz... 
Bizleri sevgi  kirmenine dolayan, münzevî muhabbetleri her nefeste soluyan, zaman ve mekân ötesinde olsa da ona ayân olup bizi gören, sıkıntılarımızı duyan, kasvetli-karanlık gecelerimizi varlığıyla aydınlatan, sırtımızı yasladığımız dağ, sığındığımız liman ve sebeb-i hayâtımız olan siz, annelerimiz...
 Kalplerimizi teshîr eyleyen, üzüntülerimizi terhis eyleyen, sıkıntılarımızı tebdîl eyleyen, sevinçlerimizi tebcîl eyleyen,“mekteb-i âlem”e bir güzîde mektup olarak gelen;hissiyâtımıza renk, hayatımıza ahenk, muhabbetimize mihenk olan, ahlâkı, fazîleti, samîmiyeti, iffeti ve nezâketi anlamlı kılan, evlatlarına karşı duygu yoğunluğunu en fazla yaşayan, her şartta ve her türlü olumsuzluğa rağmen çocuklarının yanında olan, bizi her zaman koruyan ve kollayan siz, annelerimiz... 
Hiç sönmeyen bir sevgi meşâlesi, göz kamaştıran bir edeb şûlesi, dünyanın en içli nağmesi, hilkâtin en nezih tecellîsi, evladın en büyük tesellîsi, en ulvî duyguların, en güzel hasletlerin ev sâhibesi ve ana dilimizin  mürebbisiolan siz, annelerimiz... 
Biz evlatlarınız; gökyüzünün mavisini başınıza tül, semâdaki yıldızları yakanıza gül diye taksak yine de hakkınızı ödeyemeyiz.... Annelerimize ne yapsak, ne kadar hürmet etsek, ne kadar hizmet etsek yine de azdır; zirâ sizin bize yaptıklarınızın yanında, bizim size hizmetimiz ancak ummanda katre kalır. Zâten ana-baba hakkı mevzuunda Kur’ân-ı Kerîm’de; “..Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi, ana babanıza da iyi davranmanızı kesin bir şekilde emretti. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa, kendilerine ‘Öf!’ bile deme; onları azarlama; ikisine de güzel söz söyle.İkisine de merhametle tevâzu kanatlarını indirve;‘Rabbim! Küçüklüğümde onlar beni nasıl yetiştirmişlerse, şimdi de sen onlara (öyle)rahmet et!’ diyerek duâ et..” ; “..Biz, insana anne babasına iyi davranmayı emrettik. Annesi onu ne zahmetle karnında taşıdı ve ne zahmetle doğurdu..” ;“..De ki: Gelin Rabbinizin size neleri haram kıldığını okuyayım: O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın, ana-babaya iyilik edin..” diye buyurulmaktadır. Yâni kulun, Allah(c.c.)’a ibâdetten sonra yapacağı en önemli farzın ana-babaya iyilik yapmak ve hizmet etmek olduğu emredilmektedir.  
Zayıf olan kadını, kuvvetli kılan “ana” olmaktır. Esrarlı bir varlık olan kadının en ulvî pâyesi anneliktir. Türk Milleti’ne ebedî vatan kılınan bu azîz topraklar, Anadolu olduğu için, her yanı “ana” doludur. Ama son zamanlarda, ne hazindir ki, Batı’da olduğu gibi bizde de “ana” olmak, “kadın” olmaya fedâ edilir oldu.  “Annelik”,“Anneler Günü”nüihdâs edenler tarafından unutturulmaya yüz tuttu; “kadın”, “feministlik” ve “eşitlik”terâneleri arasında irtifâ kaybetmeye başladı. Fıtratı göz ardı ederek eşitlik aranmaz, aranamaz, aranmamalıdır. Hak-hukuk açısından elbette kadınla erkek arasında “insan kimliğinde” bir eşitlik vardır, fakat fizyolojik olarak pek çok farklılığın da olduğu inkârı mümkün olmayan bir hakîkattir. Kadın ve erkek birbirinin rakibi değil, tamamlayıcısıdır. Fakat, kadın olmanın “savaşımını verenler” (?!), “annelik görevini” aksatanlar;  ne yazık ki, “anne” olmanın, “hanım” olmanın mücâdelesini vermiyorlar / veremiyorlar / vermek istemiyorlar... Halbûki erkeksi bir tavrın içine giren feministler, “eşitlik” arayacağına, “hanım” olmanın hazzını yaşayabilseler ve ismiyle müsemmâ olarak “ana” olmaya çalışsalar bugün yaşanan problemlerin pek çoğu emînim ki yaşanmayacaktır. 
Ana olan, ana kalan ve ana olmaya yakışan; iffet, merhamet ve şefkat âbidesi olarak tebellür eden bütün kadınların “Anneler Günü”nü tebrik ediyorum... Ve siz, yuvamıza huzur, âilemize gurur, evimize nûr, hânemizesürûr veren annelerimiz;  size “bir gün” değil, “bir ömür” değil, “bin ömür”  vakfedilse de yine az gelir diyorum… Bu duygu ve düşüncelerle,  siz annelerimizin; yüzündeki nûrun ve tebessümün hiçbir zaman eksilmemesini diliyor,  öpülesi ellerin sâhibi olan sizlere en kalbî muhabbet ve hürmetlerimi arz ediyorum. Ve fâni âlemden bâkî âleme göçen bütün annelere, Cenâb-ı Hakk’tan  rahmetniyâz ediyor, cümlesinin rûhun şâd, mekânlarının Cennet, makâmınınâlî olması duâsıyla, Âlem-i Cemâl’e hicret eden annelerimizin ruhu için el-Fâtiha…

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3993/dr-mehmet-gunesin-kaleminden-annelerimiz

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

24.05.2020 Akit TV’den Ahmet Davutoğlu’na Salvolar…
15.05.2020 'En iyi' hatta 'İyi' olmanıza hiç gerek yoktur!...
14.05.2020 Türk Dil Bayramı ve Hançerlenen Türkçemiz
10.05.2020 Anneler Gününde Bir Kadının Hezeyanları!
10.05.2020 Dr. Mehmet Güneş’in Kaleminden: Annelerimiz
06.05.2020 Bu Günlerde Türkiye Nasıl Bir Sınav Veriyor?
03.05.2020 Dr. Mehmet Güneş'in kaleminden; 3 Mayıs 1944 Türkçülük Günü
30.04.2020 Kûtü'l- Amâre Zaferimizin 104. Yıldönümü Kutlu Olsun...
29.04.2020 Bu virüs, Korona’dan daha tehlikeli!
28.04.2020 Dr. Mehmet Güneş ve Makalesi; “Türk Kimdir, Türk Olmak Nedir?”
25.04.2020 Bir Büyük Âlim, Gerçek Bir Mütefekkir ve “Altın Beyinli” Bir Millî Mürşid
18.04.2020 Yaşat Ermeni’yi, Öldürsün Türk’ü
03.04.2020 “Biz bize yeteriz” mi, “Biz size yeteriz” mi olmalıydı?
25.03.2020 Şehadetinin 11'inci yılında, arkadaş seçtiklerini görsen ağlardın!...
19.03.2020 Yârdan geçilir, serden geçilir ancak Çanakkale’den geçilmez!
16.03.2020 “Ülkü Denen Nazlı Gelin”e Sevdâlı Bir Güzel İnsan: Hüseyin Aras
14.03.2020 Rütbesiz Bir Mareşal: Gâlip Erdem
13.03.2020 Bir efsaneyi anarken… O, başka korona virüslerle mücadele etti
23.02.2020 Ülkücü katili Büyükelçi atandı, ağlamak istiyorum!...
21.02.2020 Havada savaş kokusu var…
10.02.2020 Sen Kimsin ya… Derhal istifa et; Rumların, Amerika’nın yetiştirmesi…
31.01.2020 Gelecek Partisinin geleceği!...
31.12.2019 Muhsin Yazıcıoğlu’nun doğum günü birkaç güzel anı, birkaç satır yılbaşı…
30.11.2019 Bir Ülkü Çınarını daha yolcu ederken?
21.11.2019 Muhteşem iki Röportaj?
10.11.2019 81?nci Yılında Atatürk?ü Anarken Saldırılar?
13.10.2019 Aykırı seslerin değil, Dua ve Birliğin zamanı
19.09.2019 Diyarbakır?da Tiyatro?
12.09.2019 Kanla olgunlaştırılan Darbe: 12 Eylül
06.08.2019 Köprüler, otoyollar millete zulüm!...
17.07.2019 Ankara?nın gündemi: Yeni partiler ve erken seçim
14.07.2019 15 Temmuz, Öncesi ve Sonrası
09.07.2019 'İnsanı Düzeltmeden Yargıyı Düzeltemezmişiz' Gaflet?
01.07.2019 AKP ve ?Tek Adam Rejiminin? Sonu mu?
19.06.2019 Savaş Kapımızda, Orduyu Terhis mi Ediyorsunuz?
03.06.2019 Bayramlar Anlamını Yitirdi?
28.05.2019 Tayyip Erdoğan?ın Ülkesinde?
15.05.2019 Benim Tarafım Belli, Ya Siz Kimden Yanasınız?
07.05.2019 YSK ve Akıl Tutulması?
23.04.2019 Yeni Parti-Partiler yolda, AKP yolun sonu mu?
21.04.2019 Mansur Yavaş?a Açık Mektup?
07.04.2019 Zenginleşen belediye başkanı istemiyoruz!...
02.04.2019 31 Mart 2019 Yerel Seçimlerini kim kazandı?
26.03.2019 Muhsin Başkan?la ilgili çok ilginç bir anı
18.03.2019 Türkiye?de yeni bir partiye ihtiyaç var mıdır?
10.03.2019 'Varlık-yokluk kuyruğu? tartışmaları ve asıl sorun?'
04.03.2019 Ankara?nın kurtuluşu Mansur Yavaş
25.02.2019 Bu konuda Erdoğan haklı, ancak?
21.02.2019 Yurdun ozanı susturulursa, ezanı da susturulur?
15.02.2019 Kendini unutan adam Ozan Arif?
05.02.2019 "Evet, Türkiye?nin bir ?Beka Sorunu? var!...