Kimler Kimler ile Beraber?

Eklenme Tarihi: 08.05.2020 08:06:22 - Güncellenme Tarihi: 28.05.2020 14:25:02

28 Şubat darbesine ilişkin geçenlerde Gelecek Partisi Genel Başkanı Sayın Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu son yıllara damgasını vuran tarihi iki söz kullandı bunlardan ilki “Eski Türkiye’nin temsilcisi 28 Şubat’ın ideologları bugün fütursuzca ülkeyi kendilerinin yönettiğini söyleyebiliyor. 28 Şubat’ın mazlum kitlelerinden oy alarak iktidara gelenlerin bugün iktidarı, başörtüsü düşmanlığı yapanlarla paylaşmaları o mazlum kitlelerin hislerine ihanettir. Diğer sözü ise, ”28 Şubat aktörlerine ekranları açıp kaynak aktaranlar bir daha “Allah” diyerek oy istemesinler”

Bu sözlerin onlarca muhataplarından biri üstüne alınarak kanal kanal dolaşıp cevaben “28 şubat FETÖ’ye karşı yapılmış bir müdahaledir” deyip o günleri yaşayan hepimizin aklı ile alay etti. İktidar ise her yerde iktidarın ortağı olduğunu söyleyen şahsa her zamanki gibi sessiz. Bir bakıma da şu anki iktidar sahiplerini ve bizleri rahmetli Erbakan hocayı FETÖ'CÜ ilan etmiş oldu.

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek;

Eski Türkiye’nin günümüze taşıdığı nadir insanlardan biri.

Üniversite yıllarında hızlı bir yaşama sahip olmuş, gazeteler dergiler çıkarmış, birçok Marksist komünist ideolojiler ile birçok siyasi parti kurmuş, genel başkanlıklar yapmış, birçok örgütte gençlik kolları başkanlığından yönetimlerine kadar yer almış, Türkiye’nin en karmaşık dönemlerinde her taşın altından çıkan, sert acımasız, saldırgan tutumları ile kavgacı üslubu ile aykırı davranışlar sergileyen, devletin adamlarını ve devletin her birimini tehdit etmiş, hâkimleri savcıları hedef göstermiş, birçok defa cezaevine girmiş birinden bahsediyoruz.

Ben kendisini 1987 yılında çıkan ve 1993 yılında yayın hayatı sona eren “2000’ne Doğru” haftalık derginin sahibi olduğu yıllardan beri yakın takip ederim. Doğrusu saklı gizli de olsa bu dergiyi birçok arkadaşın okumasından dolayı bizler de okurduk. Diyarbekir’deki gençlik yıllarımız hep siyasi olayları takip ettiğimiz, her alandaki ideolojik yayınları takip ettiğimiz, fazlası ile okumaya meraklı olduğumuz yıllardı. O yılarda Perinçek’i aklımda bir yere oturtmuştum ve 17 yaşlarında onunla ilgili kanaatim ne ise 47 yaşında da aynı, hiç değişmedi.

Henüz PKK’nın siyasallaşmadığı süreçte yani HEP kurulmadan önce bu zatın kurduğu Sosyalist Partisi benim bölgemde PKK’nın siyasi çalışmalarda hep ismi geçiyordu.1989 yılındaki okul boykotlarını bu parti organize ediyordu. Bahsettiğim “2000’e Doğru” dergisi PKK’nın yayın organıydı ve bölgemizdeki gençleri PKK’ya katılması noktasında teşvik ediyor dağlardaki kamplarda yapılan haberler ile teröristleri meşru hale getiriyordu. O dönemde birçok okul arkadaşlarımız “2000’e Doğru” dergisinin yayın politikaları ile dağa çıktığına şahit olmuş biriyim. Hele ki parti temsilcileri ve dergilerin temsilcileri bizler gibi gençleri avlamak için ciddi çalışmalar yaparlardı nitekim devlette bu insanları bazen tutuklar yargılar, bazen de faili meçhul cinayetlere kurban giderlerdi. PKK’ya katılanlara GERİLLA diye hitap edilir onlara methiyeler dizilir, kamplardaki yaşam tarzlarını sol bir yaklaşımla işlerlerdi. Bizler de arkadaşlarımız bu tuzağa düşmesinler diye onlar ile bir mücadele içerisinde hep olduk. Doğu ve Güneydoğuda Marksist bir anlayışın temellerinin atılmasında bu zatın ciddi emeği olmuştur. Tabiri caiz ise PKK’nın nasıl siyasallaşacağını, halkı nasıl Marksist bir düşünceye mahkûm edeceğinin öğretisini sağlamıştır.

1980 öncesi Kürt ve Türk solunun ayrışmasında, ya da zaman içerisinde bir araya gelmesinde, Türk ve Kürt solunun ittifaklarında, ya da ayrışmalarında, PKK ve KCK veya siyasi uzantılar içerisinde Türk solunun yer almasında, Öcalan’a yakınlığı ve hayranlığı ile ismi hep anılmıştır.

28 Şubat Darbesi

Darbede aktif tutumuyla öne çıkan Perinçek, bu dönemde "Cumhuriyet Devrimi Kanunları Uygulansın" kampanyasını başlattı, "Ordumuz tankları resmigeçit için almadı", "TSK, Cumhuriyet Devrimi'nin mevzilerine girmiştir" sözleriyle kullandı. Yetmedi yıllar sonra itirafta bulunarak “Tayyip Erdoğan’ın hapse atılmasını sağlayan biziz” dedi. 28 Şubat’ta Fetö dışındaki tüm cemaatler ve tarikatlara baskılar yapıldı, başörtüsü sebebiyle kızlarımıza büyük zulümler yapıldı, birçok vakıf ve dernekler kapatıldı, binlerce insan tutuklandı. İlginçtir ki Perincek’in o süreçte FETÖ için tek bir eleştirisi yoktur. Tüm gazetelerde manşetlerde FETÖ çıkmış ve “devletimle birlikteyim” demiş, darbe yapanları alkışlamış ve açık destek vermiştir. FETÖ’nün hiç bir vakfına derneğine ve örgüt mensuplarına karışılmamıştır.

Eski Türkiye’den günümüze intikal eden bu zat şimdilerde ise milletin aklı ile alay etmektedir.

1990’lı yıllarda Fetö ile işbirliğinde ismi bu zat ve arkasındaki sahipleri 2000’li yıllarda Fetö’nün TSK’ya sızması ve orada kritik alanlara yerleşmesini hazmetmemesinden dolayı çatışmaya başladıkları iddiası hep konuşulmuştur. Devleti paylaşamayanlar arka planda siyasileri kullanarak devletin kurumları üzerinden birbirlerine kumpaslar kurmaya başladılar. Fetö, Ak Parti iktidarı ile olan iyi ilişkilerinden dolayı ERGENEKON ve benzeri davalarını açarak ulusalcı Kemalist kanadın üstüne gitti ve birçoğunun cezaevlerinde yıllarca kalmasını sağladı. Ak parti iktidarı “ERGENEKON davalarının savcısı benim “ diyerek o dönemdeki FETÖCÜ savcılara hakimlere sahip çıkarak, binlerce insanın cezaevlerinde yıllarca boş yere yatmasına sebep olmuştur.

Ak Parti ile Fetö kavgasının ilk nedeni MİT başkanın 2007 yılında atanması ile başlamış, Oslo görüşmelerinin deşifre edilmesi, dershane krizi, gezi olayları, Mit yasası ve 17-25 Aralık olayı ile artık köprüler atılmıştır. 2014 yılının ilk başında sayın cumhurbaşkanı FETÖ ile mücadelede açık start vererek, yıllarca İNSANLIK ONURUNA farklı kimliklere yaşam hakkı vermeyen Perinçek gibi kendisini hapse attıran biri ile yakın olmayı tercih ettiğini Perincek’in itirafı ile öğrenmiş olacaktık.

Perinçek, 2014 yılında İNDEPENDENT İngiliz haber kanalına verdiği demeçte, “2014 yılından beri Tayyip Erdoğan Türkiye’yi yönetmiyor, Türkiye’yi Türkiye yönetiyor, Vatan Partisi yani biz yönetiyoruz” der. Devamında “Bizim fikirlerimiz iktidarda, biz iktidarı yönetiyoruz” der.

Oysaki aynı zatın sayın cumhurbaşkanı için söyledikleri tüm Google arama sonuçlarında hala durmaktadır. Malum zat Silivri cezaevine girdiğinde, yargılanırken saatlerce süren savunmasında ağza alınmayacak hakaretler ve kötü sözlerle iddialarda bulunmuş ve asla tasvip etmediğimiz bir üslup ile benim de cumhurbaşkanım olan ve yıllarca yol yürüdüğümüz arkadaşlara kötü sözler sarf etmiştir. Bunları burada elbette zikretmeyeceğim.

Malum zat mahkeme tutanaklarına yansıyan son sözü ise Terörist başı Öcalan’ın yakalanıp uçakta ilk gözü açıldığında, cezaevinde istihbarat elemanları ile yapılan kamuoyuna düşen konuşmalarda sık kullandığı “Türkiye Cumhuriyeti devletimin emrindeyim, bana verilecek her göreve hazırım” cümlesi ile aynı olacaktı.

Acaba Perinçek kimlerin emrindeydi ?

2014 yılında cezaevinden çıktıktan kısa bir süre sonra bizim mahalleye küfür etmeye devam ederken bir anda 180 derece dönerek şu sözleri kullanmaya başladı,

2014 yılından beri “Tayyip Erdoğan Türkiye’yi yönetmiyor, Türkiye’yi Türkiye yönetiyor, Vatan Partisi yani biz yönetiyoruz” der.

2014 yılında “Bizim fikirlerimiz iktidarda, biz iktidarı yönetiyoruz” der.

2015 “İktidar biziz bizim dediklerimiz olur.”

2016 yılında “Fetö’ye operasyon yapan biziz.

2016 15 Temmuz darbesine yönelik; sıcağı sıcağına sanki TSK’da görevli bir subay edası ile, “Komuta kademesi bunu bastıracak, ordu harekete geçti ABD’yi gömeceğiz kontrol bizde.”

2018 yılında bir konuşmasında “Türkiye’nin 28 Şubat çizgisine geldiğini” söyler.

2018 “Vatan Partisi, Tayyip Erdoğan ile birlikte Türkiye gemisindedir” der.

2019 yılı sur içi toplantısında 28 şubat Tansu  Çiller’e ve Fetö’ye karşı yapıldı der der der…..

Ak Parti cephesinden ise tüm olanlara ilişkin bir partinin genel başkanı olan şahsa en üst düzeyden, en alt düzeye kadar kimse cevap vermez ve hala bu konuşulanlara cevap verilmiş değildir. Öte taraftan Ak Parti tabanı ve muhafazakâr, inançlı, demokrat, dindar ve ülkücü tabanın malum zata bakış açısı net olarak belli. Bizim mahallede kimse bu adamı ezelden beri sevmezdi. Fetö’nün yok edilmesine istinaden birlikte oldukları itiraflar ile açık bir şekilde ortada. Bu durum aynı zamanda Fetö’nün boşluğunun kimler tarafından doldurulduğunun da bir göstergesi. Geçmişte “Ne istediniz de Vermedik” diyerek Fetö’nün büyümesini sağlayan anlayış, yarın ülkemize devletimize ve milletimize bela olacak başka paralel yapıların oluşmasına alan açmaktadırlar.

1 Mart 2003 Tezkeresi meclisten geçmeme riski olduğunda sayın cumhurbaşkanı milletvekillerine hitaben, “Tezkereye evet derseniz bana oy vereceksiniz, hayır derseniz Doğu Perinçek’e oy vereceksiniz” dedi. İktidarın iki ortağının aslında asla bir araya gelemeyeceği Perincek ile bu kadar sıkı fıkı olmasına Ak Parti camiası ne der acaba? Tüm cemaatleri, tarikatları, hocaları, gömmek isteyen zatın iktidarın kendisini dinlediğini itirafı karşısında, muhafazakar  ve inançlı taban ne der acaba?

Amerikancı olmak ne kadar yanlış ise, Rusya’cı olmak da o kadar yanlıştır.

Kimse bize vatan millet Sakarya edebiyatı yapmasın, ABD’nin, AB’nin ve Rusya’nın kucağına da atmasın.

Milli olmak İNSAN OLMA değerlerini en üstte tutmak ile olur.

Bu topraklar hep böyle yönetildi yeni davranışlar ile hata yapmaya gerek yok.

Türkiye’nin her metrekaresine komünizmi, Marksist düşünceyi, sosyalizmi, şiddeti benimseyerek hukuku bir kenara iterek, sabıkalı fikirler ile aşılamak isteyenlerin siyasi pazarı olmasına elbette hukuk çerçevesinde politika üreterek müsaade etmeyeceğiz.

Dün başörtüye el uzatıp, vakıflar ve derneklere el koyarak, on binlerce Müslümana eziyet edenler sayın cumhurbaşkanımızı hapse attığını gururla söyleyenler ile elbette biz yol yürümeyeceğiz.

Dün değerlerimiz üzerinden siyaset yapanlar, bugün bize küfretmeye devam edenler ile yol yürümeye karar vermişler ise, bu birlikteliğe hayırlı olsun bile demeyeceğimizi bilmeleri gerekir.

Kendini var edenler ile bağlarını koparanlar yok olmaya mahkûmdurlar.

Aydınlık bir Gelecek dileklerimle.

 

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3990/kimler-kimler-ile-beraber

Sizin Yorumunuz:

*
*

Yorumlar

Mustafa Sevinç
08.05.2020 16:08
Perinçek'in Türkiye'ye verdiği zararları yazarsanız kötülükler Ansiklopedisi olur. Türkiye Halklarının zararına hangi gelişme olmuşsa o oradadır.

Diğer Yazılar