Adalet Ve Âdil Yönetici

Eklenme Tarihi: 04.05.2020 08:28:45 - Güncellenme Tarihi: 27.05.2020 03:07:34

Kavram olarak adâlet, “hukuk önünde herkese eşit davranmak, kültür, bilgi ve mevki farklılıklarından dolayı insanlara başka başka davranmamak” anlamlarına gelmiştir.

Hz. Âdem (as) ile başlayan ve son Resul ve Nebi Hz. Muhammed (sav) ile tamamlanan İslâm dini adalet anlayışında, fert ve toplum işlerinde değişmez bir ölçü şeklinde yerini almış, istek ve heveslere yer vermemiş, sevgi ve nefretlere uymamış, akrabalık ve yakınlık bağlarına göre ayarlanmamış, zengin-fakir ayırımı gözetmemiş, kuvvetli ve zayıf farkını göz önüne almış bir adalet anlayışı getirmiştir.

Kur’an’da bu hususta şu açıklamalar mevcuttur:

"Ey iman edenler adaleti ayakta tutarak Allah için şahitlik edenler olun. Kendinizin, ana ve babanızın aleyhinde bile olsa (şahitlik ettiğiniz kimseler) zengin veya fakir de olsalar adaletten ayrılmayın. Çünkü Allah ikisine de daha yakındır. Adaleti yerine getirebilmek için hevâ ve hevesinize uymayın. Eğer eğri davranır veya yüz çevirirseniz, Allah yaptıklarınızdan haberdardır." (Nisa, 135)

Adalet mülkün temelidir. Adaletin olmadığı yerde zulüm hâkimdir. Zulüm ise en büyük şirk olarak kabul edilmiştir. Allah (cc) ve onun koyduğu bütün hükümler zulmün her çeşidinden uzaktır. Allah(cc)'ın emirlerinin uygulandığı bir ortamda hiçbir kimseye zerre kadar zulüm yapılmaz.

"Allah, adaleti ve ihsanı emreder. " (Nahl, 90).

"Hükmettiğin zaman onlar arasında adaletle hükmet. Şüphesiz Allah adil davrananları sever." (Mâide, 42)

Hayatın bütün ünitelerinde adaleti emreden İslam, idarecilerin de adil olmalarını istemiş ve adaletle yönetenleri övmüştür. İslam müntesiplerinden de başlarına adil birini seçmelerini bir emir olarak vermiştir.

Âdil yönetici, kanun karşısında bütün vatandaşların eşit muamele görmesini sağlar. Vatandaşlara farklı muamele etmez:

"Ey Dâvud! Biz seni yeryüzünde halife yaptık. O halde insanlar arasında hak ve adaletle hükmet. Hevâ ve hevesine uyma, yoksa bu seni, Allah'ın yolundan saptırır. Doğrusu, Allah'ın yolundan sapanlara, hesap gününü unutmalarına karşılık çetin bir azap vardır." (Sâd, 28)

"Emr olunduğun gibi dosdoğru ol; onların heveslerine uyma ve şöyle de: Allah'ın indirdiği Kitâb'a inandım ve aranızda adaletle hükmetmekle emr olundum." (Şûra, 15)

İslam’ın emrettiği ölçüler içindeki bir adil yönetici nazarında, bütün vatandaşlar; renk, soy-sop, dil, memleket ve ülke farkı olmaksızın, hukuk bakımından birbirine eşittir. Herhangi bir ferdin, bir zümrenin, bir sınıfın; herhangi bir soyun veya hanedanın, her ne suretle olursa olsun, hiçbir şekilde imtiyazı, farklı durumu yoktur. Kişisel özellikleri ve nitelikleri bakımından da bir kimse, hukuk karşısında, başkasından alt veya üst durumunda olamaz.

Âdil bir yönetici olarak Hz. Muhammed (sav) hayatı boyunca adalet prensibinden asla taviz vermemiş ve ayetlerdeki adaleti pratikte uygulayarak ümmete liderlik yapmıştır. Resul olarak ümmete önderlik eden Hz. Muhammed’in (sav) adalet ilkesini uygulamayanlara yönelik yaptığı şu açıklama meselenin izahı bakımından büyük önem arz etmektedir:

"Sizden öncekilerin helâk olmalarının sebebi, aralarından soylu, kuvvetli kimseler çaldıklarında, onlara ceza uygulamamaları, zayıf biri çaldığında ise ona hemen haddi uygulamalarıydı. Allah'a yemin ederim ki, Muhammed'in kızı Fâtıma çalmış olsaydı onun da elini keserim.”

Yukarıdaki ayetler ve Resulullah(sav)’ın uygulamaları bize şu gerçeği hatırlatmaktadır:

“Müslümanlar, Allah(cc)'a imanı olmayan, kalbinde Allah (cc) korkusu duymayan bir kimseyi devlet başkanlığı ve yöneticilik gibi bir göreve getirmeleri emanete ihanet olur.”

Kur'an’ın adalet hususundaki emri çok açıktır:

"Hiç şüphesiz ki Allah size, emanetleri ehline teslim etmenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder." (Nisa, 58)

Müslümanlar her zaman ve zeminde Kur’an şuuru ile hareket etmek, ayetlerdeki ölçüler içinde adaletli olmak ve başlarına seçecekleri kişilerin de adil olmalarına dikkat etmek zorundadırlar. Aksi halde adaletin temsil edilmediği, uygulanamadığı toplumlar zulme maruz kalır ve buna sebep olanlar da zalimlerden olurlar.

" Ey iman edenler! Allah için adaleti ayakta tutup gözeten şahitler olun. Bir topluluğa olan öfkeniz, sizi adaletsizliğe sürüklemesin, adil olun; bu, Allah'a karşı gelmekten sakınmaya daha yakındır. Allah'tan korkun, doğrusu Allah, yaptıklarınızdan haberdardır. " (Mâide, 8)

ALLAH (cc) ZALİMLERİ ASLA SEVMEZ.

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3974/adalet-ve-adil-yonetici

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar