Kûtü'l- Amâre Zaferimizin 104. Yıldönümü Kutlu Olsun...

Eklenme Tarihi: 30.04.2020 12:29:17 - Güncellenme Tarihi: 25.05.2020 08:30:39

Kûtü’l-Amâre zaferimiz, Çanakkale zaferimizden dahi daha muhteşemdir. Büyük İngiliz Ordusunun kesin mağlubiyeti ve esir alınması ile neticelenmiştir.

Bu muhteşem zaferimiz 1945 yılına kadar kutlanır ve İngilizleri nasıl mağlup ettiğimiz, içlerinde 5 general, 476 subay ve toplam 13.309 askerin bulunduğu 6. İngiliz Tümeninin tamamını 29 Nisan 1916 tarihinde kayıtsız şartsız nasıl esir aldığımız anlatılırdı.

Bizim bu şanlı zaferimiz elbette İngilizlerin yüz karasıydı. Tek parti döneminde İngilizlerin baskısıyla Kûtü’l-Amâre zaferimizi kutlamaktan vazgeçtik, Türk evladına bu zaferimizi unutturduk, ders kitaplarından dahi bu zaferimizi çıkarttık.

104 ncü yıldönümünde bu destansı zaferimizi kutluyorum.

Aziz dostum Dr. Mehmet Güneş’in aşağıdaki makalesini mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum.

104 YIL ÖNCE 29 NİSAN 1916'DA KAZANDIĞIMIZ SAKLI KALMIŞ BİR BÜYÜK DESTAN:

KÛTÜ'L-AMÂRE ZAFERİ...

Halil Kut Paşa, Nurettin Paşa ve Kahraman Askerlerimiz, Emperyalist İngilizlere karşı yine Türk'ün iman ve gücünü göstermiş, destan yazmışlardı...

Rabbim hepsine gani gani rahmet eylesin, mekânları cenneti Firdevsler olsun, bizleri de onlara layık eylesin inşallah. Amin.🇹🇷

1. Dünya Savaşı’nda kazandığımız Çanakkale Zaferi, milletimiz tarafından az çok bilinmesine rağmen; maalesef Kûtü’l-Amâre için aynı şeyleri söylememiz mümkün değildir. Zira 29 Nisan 1916'da tarihinde Irak cephesinde İngilizlere karşı kazandığımız Kûtü’l-Amâre zaferi çok az kimsenin bildiği, birçok kişinin hakkında yeterli malumat sahibi olmadığı bir büyük destandır.

KÛTÜ'L-AMÂRE ZAFERİ; Birinci Dünya Savaşı’nın Irak cephesinde her türlü imkânsızlık içinde mücadele eden Türk Ordusunun 143 günlük çetin bir kuşatmanın ardından; içlerinde 5 general, 476 subay ve toplam 13.309 askerin bulunduğu 6. İngiliz Tümeninin tamamını 29 Nisan 1916 tarihinde kayıtsız şartsız esir aldığı öksüz bırakılmış muazzam bir galibiyettir.

KÛTÜ'L-AMÂRE ZAFERİ;    "Türk sebâtının İngiliz inadını kırdığı", Türklerin İngiliz Devletine tarihlerindeki en ağır yenilgiyi tattırdığı SAKLI KALMIŞ BİR BÜYÜK DESTANDIR.

Çanakkale'nin öz kardeşi olan Kûtü’l-Amâre Zaferi dünya tarihini Çanakkale Zaferi ile birlikte çok önemli ölçüde etkilemiş, İngilizlere "yüz karası bir yenilgi" yaşattığı için nisyana terk ettirilmiş, İngiliz oyunlarıyla -tabir câizse- üstü örtülmüş ve Irak çöllerine gömülmüştür.

KÛTÜ'L-AMÂRE ZAFERİ aziz Türk Milleti’nin Ay-Yıldızlı şanlı bayrağımızın remzettigi değerler manzumesinin gölgesinde; iman, ihlâs kahramanlık, vatan sevgisi, celâdet, şehâmet, metanet, azim, irade ve kardeşlik şuuruyla tüfek çattığı, Mehmetçiklerimizin insanüstü bir gayret kuvvet ve mukavemetle savaşıp cesâret ve insaniyetiyle düşmanlarını bile kendisine hayran bıraktığı Devlet-i Aliyye'nin son şâheser fermânıdır. Mirliva Halil Kut Paşa'nın; "Tarih bu vak'ayı yazmak için kelime bulmakta müşkülâta uğrayacaktır!" diye vasfettiği Kuğunun Son Zaferi, KÛTÜ'L-AMÂRE'dir.

Kuğular son nefeslerini verirlerken en güzel ve en etkileyici ötüşlerini gerçekleştirirlermiş. Avrupalıların “The last cry of the swan” (Kuğunun Son Çığlığı) ya da “Chant de cygne” (Son Şarkısı) diye ifade ettikleri bu son serenat; bir anlamda Osmanlı Devleti’nin tarih sahnesinden ayrılırken muazzam bir final ortaya koyduğu Çanakkale ve Kûtü’l-Amâre Zaferi’ne benzemektedir. Ancak Birinci Dünya Savaşı’nda Devlet-i Aliyye’nin dillere destan gurubu esnasında vukû bulan “Kuğunun Son Çığlığı”nın ardından Türk tarihinin

beş bin yıllık güneşi batmamış; Yüce Rabb’imizin ihsanı ve Türk Millleti'nin çaba ve gayretiyle Millî Mücadele sonrası yeni bir Türk Devleti'nin doğuşuna vesile olmuştur. Bu sebeple Çanakkale ve Kûtü’l- Amâre Zaferi, dünyaya hükmetmiş büyük imparatorluklar içinde sadece Osmanlı Cihan Devleti’ne nasip olan böylesi muhteşem zaferlere imza attıktan ve “Son Şarkısı”nı, “âvâzeyi bu âleme Dâvud gibi” saldıktan sonra yeni bir diriliş ortaya koyan ve  bundan böyle tarih sahnesinde Türkiye Cumhuriyeti'yle arz-ı endam edeceğini bütün dünyaya duyuran  son muhteşem âvâzı ve bir diriliş mukaddimesidir.

 

Gerçekten de Kûtü’l-Amâre Zaferi; “tarihin kimsesizler mezarlığı”nda defnedilmek istenmesine, yok sayılmasına ve unut/tur/ulmasına rağmen, altı asırlık Ulu Çınar’ın son zevâlinde bütün ihtişâmıyla billurlaşan muazzam bir gâlibiyet ve Osmanlı Devleti’nin bütün dünyaya verdiği, şânına yaraşır bir vedâ selâmıdır.

Kûtü’l-Amâre Zaferi, Mehmetçiğimizin; 18 Mart 1915’teki “Gallipoli” zaferinden bir yıl sonra 29 Nisan 1916’da; kibrin zirvelerinde dolaşan mağrur İngilizlere, -tarih kitapları üstünde durmasa da, ism…[18:11, 29.04.2020] Mehmet Güneş: o meşhur Osmanlı tokadını vurmasıdır.

Kûtü’l-Amâre Zaferi, büyük kahraman Süleyman Askerî Bey’in Türk askerleriyle omuz omuza savaşan yerel aşiretlerden oluşturduğu gönüllü milislerin İngilizler karşısında yiğitçe bir direniş gerçekleştirdiği, Teşkilât-ı Mahsûsa üyesi bir avuç ideal sahibi vatanseverin, Uceymi Sadun Paşa gibi kahraman Arap mücâhitlerinin canını dişine takarak çok üstün gayretler gösterdiği, Halil

(Kut) Paşa’nın, Miralay (Sakallı) Nurettin Bey’in; Miralay Ali İhsan (Sabis) Bey’in, Binbaşı Ali(Çetinkaya)’nın, Özdemir Bey’in, Asteğmen Mehmet Muzaffer’in ve ismiyle müsemma

Mehmetçiğimizin akılları durduran kahramanlık destanları yazdığı bir kutsî cihattır. Kûtü’l-Amâre Zaferi; Anadolu’dan Kıbleye doğru akan Dicle ve Fırat sularının bu büyük kahramanlık hâtıralarını sînesinde sakladığı Osmanlı’nın son kükreyişidir. Kûtü’l-Amâre Zaferi; Türk Milleti'nin inancından aldığı kuvvet ve ecdâdından tevârüs ettigi asâletle tarihe nakşettiği; "Sünnet sancağındaki îman", "Vahdet ırmağındaki umman" ve "Rahmet kucağındaki Sübhan yazısı"dır.

ĶÛTÜ'L-AMÂRE ZAFERİ'nin 103. yılında azîz ve asil Türk Milleti'nin KUT BAYRAMI'nı tebrik ediyorum.

Hatm-i kelâm da Nâmık Kemâl'in mısrâlarıyla yapıyorum:

“Ecdâdımızın heybeti mâruf-ı cihandır;

Fıtrat değişir sanma bu kan o kandır.”

Dr. Mehmet Güneş

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3965/kutul-amare-zaferimizin-104-yildonumu-kutlu-olsun

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

24.05.2020 Akit TV’den Ahmet Davutoğlu’na Salvolar…
15.05.2020 'En iyi' hatta 'İyi' olmanıza hiç gerek yoktur!...
14.05.2020 Türk Dil Bayramı ve Hançerlenen Türkçemiz
10.05.2020 Anneler Gününde Bir Kadının Hezeyanları!
10.05.2020 Dr. Mehmet Güneş’in Kaleminden: Annelerimiz
06.05.2020 Bu Günlerde Türkiye Nasıl Bir Sınav Veriyor?
03.05.2020 Dr. Mehmet Güneş'in kaleminden; 3 Mayıs 1944 Türkçülük Günü
30.04.2020 Kûtü'l- Amâre Zaferimizin 104. Yıldönümü Kutlu Olsun...
29.04.2020 Bu virüs, Korona’dan daha tehlikeli!
28.04.2020 Dr. Mehmet Güneş ve Makalesi; “Türk Kimdir, Türk Olmak Nedir?”
25.04.2020 Bir Büyük Âlim, Gerçek Bir Mütefekkir ve “Altın Beyinli” Bir Millî Mürşid
18.04.2020 Yaşat Ermeni’yi, Öldürsün Türk’ü
03.04.2020 “Biz bize yeteriz” mi, “Biz size yeteriz” mi olmalıydı?
25.03.2020 Şehadetinin 11'inci yılında, arkadaş seçtiklerini görsen ağlardın!...
19.03.2020 Yârdan geçilir, serden geçilir ancak Çanakkale’den geçilmez!
16.03.2020 “Ülkü Denen Nazlı Gelin”e Sevdâlı Bir Güzel İnsan: Hüseyin Aras
14.03.2020 Rütbesiz Bir Mareşal: Gâlip Erdem
13.03.2020 Bir efsaneyi anarken… O, başka korona virüslerle mücadele etti
23.02.2020 Ülkücü katili Büyükelçi atandı, ağlamak istiyorum!...
21.02.2020 Havada savaş kokusu var…
10.02.2020 Sen Kimsin ya… Derhal istifa et; Rumların, Amerika’nın yetiştirmesi…
31.01.2020 Gelecek Partisinin geleceği!...
31.12.2019 Muhsin Yazıcıoğlu’nun doğum günü birkaç güzel anı, birkaç satır yılbaşı…
30.11.2019 Bir Ülkü Çınarını daha yolcu ederken?
21.11.2019 Muhteşem iki Röportaj?
10.11.2019 81?nci Yılında Atatürk?ü Anarken Saldırılar?
13.10.2019 Aykırı seslerin değil, Dua ve Birliğin zamanı
19.09.2019 Diyarbakır?da Tiyatro?
12.09.2019 Kanla olgunlaştırılan Darbe: 12 Eylül
06.08.2019 Köprüler, otoyollar millete zulüm!...
17.07.2019 Ankara?nın gündemi: Yeni partiler ve erken seçim
14.07.2019 15 Temmuz, Öncesi ve Sonrası
09.07.2019 'İnsanı Düzeltmeden Yargıyı Düzeltemezmişiz' Gaflet?
01.07.2019 AKP ve ?Tek Adam Rejiminin? Sonu mu?
19.06.2019 Savaş Kapımızda, Orduyu Terhis mi Ediyorsunuz?
03.06.2019 Bayramlar Anlamını Yitirdi?
28.05.2019 Tayyip Erdoğan?ın Ülkesinde?
15.05.2019 Benim Tarafım Belli, Ya Siz Kimden Yanasınız?
07.05.2019 YSK ve Akıl Tutulması?
23.04.2019 Yeni Parti-Partiler yolda, AKP yolun sonu mu?
21.04.2019 Mansur Yavaş?a Açık Mektup?
07.04.2019 Zenginleşen belediye başkanı istemiyoruz!...
02.04.2019 31 Mart 2019 Yerel Seçimlerini kim kazandı?
26.03.2019 Muhsin Başkan?la ilgili çok ilginç bir anı
18.03.2019 Türkiye?de yeni bir partiye ihtiyaç var mıdır?
10.03.2019 'Varlık-yokluk kuyruğu? tartışmaları ve asıl sorun?'
04.03.2019 Ankara?nın kurtuluşu Mansur Yavaş
25.02.2019 Bu konuda Erdoğan haklı, ancak?
21.02.2019 Yurdun ozanı susturulursa, ezanı da susturulur?
15.02.2019 Kendini unutan adam Ozan Arif?
05.02.2019 "Evet, Türkiye?nin bir ?Beka Sorunu? var!...