Cambaza bak cambaza

Eklenme Tarihi: 27.04.2020 18:30:18 - Güncellenme Tarihi: 28.05.2020 20:14:46

Öncelikle Türkiye’nin sağlık alt yapısı ve sağlık güvencelerinin birçok dünya ülkesine göre çok iyi olduğu net olarak ortada. Beş yıldır iktidarı birçok alanda eleştirmeme rağmen sağlık ve savunma alanlarına ilişkin hep yazılarımda ve konuşmalarımda tebrik de etmişimdir. Özel Şehir Hastanelerine ve bu anlamda özelleştirme mantığına hala karşı olduğumu da ifade etmek isterim.

Sağlık Bakanı; doktor kökenli olması, siyasetçi olması, babacan biri olması hasebiyle elbette benim de beğendiğim bir kişilik ancak tüm bunlar Koronavirüs (Covid-19) ile ilgili iktidarın sınıfta kalmasını örtemez.

Bugünün tarihi ile 3.000’e ulaşan ölümlerin sorumlusu bizzat iktidarın kendisidir.

Neden mi? O halde buyurun…

Çin’de ilk virüs ne zaman çıktı? 27 Aralık 2019

ABD’de ne zaman çıktı? 24 Ocak 2020

İran’da 19 Şubat 2020

İtalya’da 21 Şubat 2020

Türkiye’de ise 11 Mart 2020’de çıktı.

Yani Türkiye üç ay, iki ay ve bir ay öncesinde tüm ülkelerin mücadelesine şahitlik yaparken kendisine virüs henüz gelmemişti. O ülkelerde o tarihlerde durum çok ciddi olmasına rağmen Türkiye sınırlarını kapatmamış, uçak seferleri ve gümrük kapılarından giriş ve çıkışlar devam ediyordu. Hatta bu ülkeler dışında Ocak ve Şubat aylarında UMRE ibadetine izin vermiş, on binlerce insan umreye gitmiş, son kafileler mart ayı gibi dönmüşlerdi. Çin uçuşları şubat ayının başında, İran, İtalya ve ABD bazı Avrupa ülkelerine uçuşlar ise mart ayında iptal edildi ve seferler durduruldu.

Yani bazı ülkelerde vakalardan üç ay bazı ülkelerin vakalarından iki yada bir ay sonra seferler iptal edildi.

Havalimanlarında ve gümrük kapılarında uzaktan vücut ısısını ölçen aletler ile bu süreci atlatmaya çalıştılar. Oysaki ateş sadece semptomlardan biriydi, ya halsizlik ya da baş ağrısı öksürük nasıl tespit ediliyordu? Son zamanlarda ise gelenleri öğrenci yurtlarına aldılar ve sonuç facia, tüm gelişmeler ve aksaklıklar ise hep saklı gizli tutuldu.

GELECEK Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ahmet DAVUTOĞLU Mart ayının başından beri alınması gereken tedbirleri hep kamuoyu ile paylaştı lakin iktidar hep körleri sağırları oynadı ve durumun ciddiyetini anlayınca da Gelecek Partisinin önerilerinden bazılarını bir ay gecikmeli yapmaya başladı.

Oysaki ilk vaka Türkiye’de görünmeye başlandığında şu tedbirler alınsaydı;

  • Çin ile seferler ocak ayında iptal edilseydi,
  • Umre için izin verilmeseydi,
  • ABD ve tüm Avrupa ülkeleri ile seyahat iptali şubat başı itibari ile yapılsaydı,
  • İlk vaka görüldükten bir hafta sonrasında, bir hafta veya daha uzun bir süre sokağa çıkma yasağı konulsaydı,
  • Türkiye’ye giriş ve çıkışlar ocak, mart, nisan ayının sonuna kadar olsaydı,
  • Camilerde toplu ibadet, spor müsabakaları ve toplantılar çok daha önce ertelenseydi

3.000 canımız ölür müydü?

Yoksa birileri sürü bağışıklık sisteminin olmasını mı istedi?

Üç bin eve ateş düştü, toplumsal psikolojik sendromlar yaşadık yaşıyoruz, ekonomik düzenimiz alt üst oldu, binlerce firma iflas etti, milyonlarca insanımız açlık sınırında; eğitim, kültür, sanat ve spor başta olmak üzere her alanda telafisi yılları alacak kayıplarımız oldu. Tüm bunlar niçin?

Merkez Bankası’nın içi boşaltılmış ihtiyat akçesi olan 140 milyar dahi iktidar tarafından kullanılmış, dolar rezervi 90 milyar dolara düşmüş, 72 milyar deprem vergisi ortada yok, 140 milyar işsizlik fonunda para ortada yok, bütçe 130 milyar açık vermiş. İmar affından toplanan paraların yine iktidara yakın şirketlerin işlerine aktarılmış.

Vatan millet Sakarya deyip milliyetçi geçinenler; İngiliz hukuku ile gelirleri garanti altına alınmış Türk devleti baypas edilmiş, devlet tarafından finans edilen müşteri garantili dev yatırımlara (Şehir Hastaneleri ve havaalanları, yollar, köprüler, tüneller) 20 milyar lira bütçeden ödeme yapılmasına suskun kaldılar.

İktidar şak şakçıları vatan, millet, devlet diyenler; çıkıp da bu firmalara 6 ay devlet ödeme yapmasın bile diyemedi.

Her platformda Suriyelilere 40 milyar dolar harcadığını söyleyen bir iktidarın kendi vatandaşına gelince somut bir yardımı olmadı.

İktidar ise virüs ile ilgili mücadelede paket açıklamış ve bu pakete ev alanlara % 90 kredi vereceğim, seyahat edenlerden ise % 1 vergi alacağım diyerek halk ile alay etmiştir.

Son 5 yıldır ticarette sabıkasız esnaf bırakmadılar.

Sabıkalı olanlara kredi desteği, yardım vs yok.

Bu süreçte kredisini ertelemek isteyenlere % 60 faiz uygulayan tefecilik faizcilik yapan bir Ak Parti iktidarı oldu.

Bir yıl önce sosyal yardımlaşma alanlara ödenen rutin ödemeleri yeni yapıyormuş gibi halka anlatan öte taraftan, gündelikçi çalışan ve işsiz olan hiçbir vatandaşın sorununa çözüm olmayan bir iktidar var artık.

Oysaki ihtiyacı olan insanların sayısı 30 milyonu geçmez, bu insanlara 3 ay iki şer milyar aylık dağıtsanız bunun toplamı 180 milyar yapar yani Suriyelilere harcanan paranın yarısı eder.

Kendi vatandaşına yardım etmesi gereken bir ülke vatandaşından para topladı peki toplanan para ne kadar? 2 milyar TL yani iktidar, müşteri garantili şirketlere verdikleri paranın %10’unu halktan almış oldu.

Her seferinde İsrail’i, Avrupa’yı, ABD’yi düşman gösteren iktidarın, onlara bu süreçte yardım etmesi ne kadar güzel, düşman dedikleri ve yardım ettikleri ülke sayısı 30 ve bu ülkelere giden yardım malzemelerinin ülkemize maliyeti en az 3 milyar civarında yani biz bize yetmemişiz demek ki biz başkalarına yetmek için paramızı almışlar. Ha vermeliyiz elbet her ülkeye yardımcı olmalıyız elbet ama “önce can sonra canan” derler atalarımız ve açık ve şeffaf olarak biz bize yetmeliydik.

Bu süreçte bile Cambaza Bak Cambaza deyip, malı götürenlere ne demek lazım,

Kanal İstanbul projesini ihale etmeler, Havalimanında mevcut binalar var iken MİLYAR DOLAR MALİYETLİ iniş pistini heba edip hastane yapmalar, sağlık malzemelerine belli şirketler dışında ihracat izni verilmemesi, maden yataklarının peşkeş çekilmesi, cumhurbaşkanının basın danışmanını boğaz manzaralı araziyi aylık 250 TL ile kiralaması, iktidara yakın olan ve resmi görevi olan birçok insanın devletin beş ayrı kurumundan maaşlar alması, eski yeni Ak Parti il ve ilçe gençlik kolları başkanlarının, eşlerinin, ailelerinin, çocuklarının, devlet kitlerinin yönetimine girerek maaş almaları, yandaşlara davetiye usulü ile verilen milyarlarca dolarlık işler, affedilen vergiler, spor totodan yandaş vakıf ve derneklere aktarılan milyarlarca paralar vs. vs.

Milletçe cambaza bakmaya devam edelim.

Aydınlık bir gelecek dileklerimle.

 

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3953/cambaza-bak-cambaza

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar