Edirne’de İki Kahraman

Eklenme Tarihi: 18.04.2020 08:19:39 - Güncellenme Tarihi: 29.05.2020 19:25:55

1912’de Milli Savunma Bakanı Nazım Paşanın emriyle Şükrü Paşa Edirne Savunma Komutanlığı’na atandı. Kendisine çekilen bir telgrafta Edirne’yi muhtemel bir kuşatmada sadece 40 gün savunması isteniyordu. Çünkü erzak stokları ancak o kadardı.

Şükrü Paşa ve askerleri erzak stokları bitince süpürge tohumundan yapılmış ekmek, at eti ve kurbağa yemeye başladılar. Bulgar ve Sırp Ordusu top atışlarıyla Edirne’yi sürekli dövüyordu. Son mermi sandıkları açıldığında Erzurum’un Dadaşı beş aydır bitkin düşen mehmetçiğin önüne geçip tarihi konuşmasına başladı:

“Düşman savunma hatlarımızı geçtikten sonra ölürsem, kendimi şehit kabul etmiyorum!.. Beni mezara koymayın. Etimi itler ve kuşlar çeke çeke yesinler. Fakat savunma hattımız bozulmadan şehit olursam, kefenim, sabunum ve lifim çantamdadır… Beni işte bu yerde gömeceksiniz ve gelen nesiller üzerime bir âbide dikeceklerdir.”

İmkansızlıklar içinde hiç şikayet etmeden sadece vazifesini yapan Şükrü Paşa'nın söylediği bu sözler, yiğitliğin âdeta tarifi oldu.

Bütün silah ve top mermileri tükenmişti. Kuşatmanın üstünden tam beş ay, beş gün geçmiş ama Edirne’yi Bulgar ve Sırplara teslim etmemişti.

26 Mart 1913 sabahı ata yadigârı Selimiye Cami’nin kubbesine baktı, minarelerini uzun uzun süzdü… Şükrü Paşa'nın direnişi onların sonu olabilirdi. Bunu düşündüğünde beyni değirmen taşı gibi dönmeye, kulakları uğuldamaya başladı. Ve öğle saatlerinde Edirne’yi teslim etme kararını verdi.

Bulgar trenine tutsak olarak bindirildiğinde Şükrü Paşa ağlıyordu.

Selimiye Caminin minareleri de Şükrü Paşa’ya ağlıyordu.

***

Edirne Osmanlı'nın askeri üssü ve ikinci başkenti idi.

Edirne'ye ağlayan başka bir kahraman daha vardı İstanbul'da: Enver Bey:

"Edirne gidiyor, bunlar seyrediyor" diyordu. Tırnaklarını etine geçirerek, boyun damarları oklava oklava kabaran Enver Bey çaresizliği sevmezdi. 23 Ocak 1913'de sadece 30 kişilik idealist genç subaylarla başbakanlığı bastılar. Şükrü Paşa'ya "Edirne’yi sadece 40 gün savunacaksın" emrini veren Nazım Paşa darbe günü Yakup Cemil'in silahından çıkan kurşunlarla cezasını buldu. Kamil Paşa hükumetini deviren İttihatçılar idareye el koymuşlardı.

Şükrü Paşa'nın Edirne’yi teslim etmek zorunda kalması oldukça acıydı. Edirne candı, Edirne vatandı, Edirne idealist subayların göz bebeğiydi. Enver Bey'in çevresinde halkalanan bir grup subay İstanbul'dan yola çıktılar. Enver Bey, darbe günü bindiği beyaz atının üzerindeydi yine.

***

Düşman sadece Edirne'de değildi; İstanbul'da fitne vardı.

İttihatçı düşmanı Hürriyet ve İtilaf Partisi yandaşları devreye girmişti.

İttihatçıları iktidardan düşürmek için İstanbul’un her tarafında fitne kazanı kaynamaya başlamıştı:

 

- “Edirne’yi Enver alacağına Bulgar'a kalsın…”

- “Kalsın tabii!..”

- “Zaten alamaz ki Edirne’yi."

- “Alamaz inşallah…”

***

Enver Bey kilitlendiği hedefe korkusuz yürüyordu.

Ya Edirne onun canını alacaktı ya o Edirne’yi…

İstanbul’dan ihanet haberi kulağına geldiğinde önce bir durakladı; fitne odakları “30 Mart 1913’te imzalanan Londra antlaşması ile Edirne'nin Bulgarlara bırakıldığını ve Enver Bey’in giremeyeceğini” İngilizlere ihbar ettiler.

Ok yaydan çıkmıştı bir kere. Enver Bey ve genç İttihatçı subaylar ilerleyişe devam ettiler

***

İstanbul’da fitne kazanını fokur fokur kaynatan o isimler kimdi?

En başta Kurtuluş Savaşı yıllarında Kuvayı Milliyeyi boğmaya çalışan İngiliz işbirlikçisi Damat Ferit Paşa… Onun ardında azılı İttihatçı ve Enver Bey düşmanı İngiliz yandaşı gazeteci İçişleri eski bakanı Ali Kemal… (6 Kasım 1922’de işgal İstanbul’undan kaçırılıp İzmit’te halka linç ettirildi)… Gümülcineli İsmail, Miralay Sadık, Rıza Tevfik, Refik Halit gibi diğer azılı İttihatçı düşmanları…

“Edirne’yi Enver alacağına Bulgar’a kalsın” diyen bu İngiliz işbirlikçilerinin torunu Fesli Kadir de İngiliz vatandaşlığına geçip “Anadoluyu Mustafa Kemal alacağına keşke Yunana kalsaydı” diyerek dedelerinin izinden yürüyecekti.

***

Osmanlı topraklarını paylaşma kavgasında Bulgarlar, Yunanlılar, Sırplar, Romenler birbirine düşmüştü. Bulgarlar bu zincirde en zayıf halkaydı. O yüzden Edirne’deki askerlerinin büyük kısmını çekip küçük bir birlik bırakmıştı.

İttihatçı subayların Edirne kapısına dayanması ile Bulgarlarda korku ve telaş başladı.

Enver Bey’in gönderdiği ulaklar Bulgar kumandanına mektubu ulaştırmıştı:

“Savaşmaya geldik, ya canınızı kurtarmak için kaçıp kurtulun ya da işte er meydanı!..”

Bulgarlar savaşmaya cesaret edemedi ve Edirne’yi terk ettiler.

İstanbul fetheden Fatih Sultan Mehmet  gibi Enver Bey beyaz atıyla Edirne’ye girdi.

Londra Antlaşması ile Bulgarlara bırakılan Edirne'nin Türklerde kalmasını daha sonra Bulgarlarda kabullendiler.

***

Balkan Savaşlarında her cephede yenilmiş askerler ve halk sevinç çığlıkları ile İstanbul’da sokaklara dökülmüştü.

Makedonya’da, Trablusta bilenen kılıç Edirne’de kınından çıkmıştı. İstanbul'a dönüşünde Paşa rütbesini alıp Başkumandanlığa oturacak ve Türk tarihinin “Enver Paşa Efsanesi” başlayacaktı…

Ve bütün cephelerde gönülden dile dökülen tek söz vardı:

“Sen hayal kur Enver Paşam; biz senin hayallerin için ölürüz!..”

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3922/edirnede-iki-kahraman

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

21.05.2020 Başka Coğrafyaların İslamcıları ve Solcuları
13.05.2020 Önce Dilde Türkleşmeliyiz
07.05.2020 Meleklerin bacakları ve Müslüman fantezileri
29.04.2020 Yazlık Sinemada Yeşilçam Filmleri ve Ambulans Uçak Senaryosu
28.04.2020 İnsanlığın Çaresizliği
22.04.2020 Korona Üstünden Siyaset Yapmak
18.04.2020 Edirne’de İki Kahraman
06.04.2020 Emirdağlı Deli Battal'ın Hikayesi
03.04.2020 Koronadan Korkmayın
28.03.2020 Dilsiz Şeytan Olmamak için
09.03.2020 Utanıyorum
10.02.2020 İskilipli Atıf'ın Osmanlı Sicili de Bozuk
04.01.2020 Sonunda Hırsız Olacaksam...
20.12.2019 Meleklerin Bacakları
03.12.2019 Yobazlık nasıl bir şeydir?
30.11.2019 İslamcıların sahte kahramanı İskilipli Atıf
20.11.2019 Manda Yuva Yapmış Söğüt Dalına
13.11.2019 Yol Geçen Hanı
11.11.2019 Osmanlı'da Okuma Yazma Oranı
06.11.2019 Varoşların Ülkücüleri ve İslamcıları
31.10.2019 Nihayet Coşkulu Cumhuriyet Kutlamaları
26.10.2019 İçimizdeki PKK'lılar
22.10.2019 İslamcıların İslam Hassasiyeti
11.10.2019 Siyasal İslamın Ümmet Balonu Patladı
12.09.2019 12 Eylül'ü Dosdoğru Yazmak
27.08.2019 İslam'ı Müslümanların Zulmünden Kurtarmak
19.08.2019 Deistler ve Münafıklar
07.08.2019 Böyle Olur İmamların Düğünü
22.07.2019 Mücahit Müteahhitlerin Nükleer Tehlikesi
16.07.2019 15 Temmuz Yalanları
12.07.2019 Bilgi Çağının Cahilleri
06.07.2019 İtikatta Mursi, Amelde Sisi
27.06.2019 Bilgi Çağı Gençleri Siyaset Sahnesinde
24.06.2019 Cumhur İttifakı Niçin Kaybetti?
19.06.2019 Mısır İslam'ı, Bizimkiler ve Mursi
18.06.2019 Bu Düzen Değişmeli
15.06.2019 İmam Hatipliler Kuşağının Ruhuna El Fatiha
04.06.2019 İnsan Odaklı Siyaset ve Davutoğlu
24.04.2019 Çıbıklı Osman Dayı Destanı
20.04.2019 "Dindar İnsan"ın Güven Kaybı
14.03.2019 Galip Erdem'in yüzdesi belirsiz ortaklığı
02.01.2019 Şehirlerimize vurulan haçlı mührüne 'dur' demek
06.11.2018 Avrupa'da trafik cezası gözlemlerim
28.10.2018 Sarıkamış Şehitleri ve yalan fırtınası
22.09.2018 Türkü dünyamızın güzelleri
18.09.2018 Maria Elif'e Müslüman işkencesi
15.09.2018 Bir ülkü hamalının dramı
09.09.2018 Kitabın ortasından tespitler
30.08.2018 Çiyiltepe'de Albay Reşat Destanı
28.08.2018 Türkiye usulü özelleştirme
25.08.2018 Gel kriz gel!..
21.05.2018 Karakoç, Mahzuni ve bir şiirin hikayesi
16.05.2018 İsrail'in kurulmasında tarihin karanlık sayfaları
14.05.2018 Partiler ve liyakat
03.03.2018 Yazarlar Birliği nasıl kuruldu?
18.02.2018 Aliya'nın ufuk çizgisinde FETÖ ve PKK gerçeği
22.01.2018 DÜŞÜNCE UFKUNDA YERLİ Mİ KALMALIYIZ, MİLLİ Mİ OLMALIYIZ?
22.11.2017 YAŞAR KEMAL ÜSTÜNE DÜŞÜNCELER
16.11.2017 MERHABA İTHAL CONİLER
04.11.2017 BİR ABDULLAH ÇATLI HATIRASI
17.10.2017 ŞEHİR EFSANELERİ, DENİZ GEZMİŞ ve ÜLKÜCÜLER
09.10.2017 ERMENİ TEHCİRİ ve KERVAN 1915 FİLMİ
02.10.2017 KUTSAL TOPRAKLARDA İSLÂM DÜNYASI
06.08.2017 SAMAN TORBASINDAKİ KİTAPLAR
07.06.2017 AL GÖTÜR KABRİME KOY BU SEVDAYI
22.05.2017 OSMANLIYI İTTİHATÇILAR MI YIKTI?
17.05.2017 BATILILAŞMA İHANETİNİN YENİ BOYUTU
10.05.2017 FETBULLARIN KÜLTÜR AYAĞI
20.04.2017 AYDININ MUKADDESİ HAKİKATTIR
06.04.2017 DAVAYI SAVUNMAK
22.03.2017 NEVRUZ KİMİN BAYRAMI?
15.03.2017 AVRUPA TÜRKLÜĞÜ GÖZLEMLERİ
07.03.2017 KIYIDAKİ KÖPEKLER
25.02.2017 BEYAZ ELBİSELİ MEHDİ
19.02.2017 BOZKURT ENVER PAŞA
08.02.2017 AKREP NALAN PSİKOLOJİSİ
30.01.2017 CEMİL MERİÇ ve TÜRK SOLUNUN ?LANET ÇEMBERİ?
24.01.2017 ŞEVROLE VAKKAS VE DELİ İSMET'İN MEHTER YÜRÜYÜŞÜ
13.01.2017 İNSANA SAYGI
05.01.2017 VATANIM SENSİN?DE GÖRDÜKLERİM
03.01.2017 2017, MİLLÎ SİNEMADA HAMLE YILI OLABİLİR
05.12.2016 'EKŞİ ELMALAR've 'DAĞ II' FİLMİ
29.11.2016 OSMANLI?DA ?PARALEL DEVLET? YAPILANMASI ve FEYZULLAH EFENDİ / 3.
23.11.2016 OSMANLI?DA ?PARALEL DEVLET? YAPILANMASI ve FEYZULLAH EFENDİ / 2.
15.11.2016 OSMANLI?DA ?PARALEL DEVLET? YAPILANMASI ve FEYZULLAH EFENDİ / 1.
04.11.2016 ULU TÜRKMEN NEŞET ERTAŞ
27.10.2016 NURİ PAŞA?NIN GÖNÜL YARASI
07.10.2016 "MHP'YE SIZMAYA ÇALIŞAN FETÖCÜ" NÜN SOSYAL MEDYA SAYFASINDAN SEÇMELER