Neyi konuşalım? Fikirleri mi yoksa kişileri mi?

Eklenme Tarihi: 14.04.2020 09:04:47 - Güncellenme Tarihi: 25.05.2020 03:55:55

Kombassan Holding eski Yönetim Kurulu Başkanı Haşim Bayram, düzenlediği basın toplantılarında, bize, devamla şu sözü hatırlatırdı:

"Büyük beyinler fikirleri, orta beyinler olayları, küçük beyinler ise kişileri konuşur."

*

İstifa ‘müessesesi’ne başvuran İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, istifa gerekçesini de açıkladığı kamuoyuna yaptığı yazılı mesajında "Onurla yürüttüğüm İçişleri Bakanlığı görevimden istifa ediyorum" diyerek istifa etti. Sayın Bakanın, hayatının 'sonuna kadar sadık' kalacağını ifade ettiği Cumhurbaşkanı makamına danışmadan böyle bir karar alabilir mi? Neden olmasın! Danışıp danışmadığını bile bilmiyoruz. Net bir bilgiye sahip olmadığımız için kendi iradesiyle alınmış bir karar olarak değerlendirilebilir. Sayın Soylu, 48 saatlik sıkıyönetim uygulaması kararında hata yaparak 250 bin insanın, koronavirüs salgınıyla mücadele edilirken sokaklara çıkması ve sosyal mesafe uygulaması kuralını çiğnemesine yol açması affedilecek bir durum değil elbette. Hatta bu Sosyal Mühendislik testinden hükümet de, vatandaşlar da geçer not alamadılar.

*

İstifayı basan İçişleri Bakanı Soylu'nun bu eylemine karşılık Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Anayasa'da kendisine verilen hakkı kullanarak Bakan Soylu'nun istifasını kabul etmedi.

Bu saatten sonra kişileri ve bundan sonra meydana gelecek olan olayları konuşmak yerine, ben, koronavirüs akciğer hastalığı ve kovid-19 salgını dolayısıyla Türkiye'de ve aynı zamanda dünyada çözüme odaklanarak sistemlerin ve fikirlerin konuşulmasından yanayım.

*

Daha öncede ifade etmiş ve ısrarla üzerinde durmuştum. Koronavirüs’ün bir sistem sorunu olduğunu belirtmiş ve bağışıklık sisteminden tutun diğer bütün beşeri sistemleri etkisi altına alacağına işaret etmiştim. Ülkemizde maske tartışmaları ve dağıtımıyla ilgili karşılaşılan problem de aslında merkezi bir sistemin tam manasıyla iyi işlemediğini ortaya koyması açısından düşündürücüdür. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin aksıyan yanları da koronavirüs kriz yönetimiyle birlikte ortaya çıkmış olmuyor mu? Hükümet Sistemi henüz tam oylanarak yürürlüğe girmiş de değil. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, mevcut bakanların istifa müessesesine başvurmalarından çok kararname ile görevlerinden alma yetkisini kullandığını bütün kamuoyu biliyor.

NEOLİBERAL POLİTİKALAR ÇÖKÜYOR

Kapitalizmin içine düştüğü bunalımdan “kurtulmak” amacıyla uygulamaya koyulan Neoliberal politikaların, tam olarak işlemediği ve sistemde büyük arızaların baş gösterdiği koronavirüs dolayısıyla hem ABD’de hem AB ülkelerinin sağlık sistemlerinin çökmesiyle ortaya çıktı. Türkiye’de özel hastanelerin ön plana çıkarılmasıyla sağlıkta neoliberal politika uygulamasına geçmişti. Parası olanlar bu sistemden faydalanırken yoksul kesim bundan mahrum bırakılmış oluyor. Nitekim Amerika’da koronavirüs salgınından en çok etkilenen kesimin Afrika kökenli  Amerikalılar ile hiçbir sağlık sigortası olmayan binlerce yoksul Amerikan vatandaşını olduğunu öğreniyoruz.

TÜRKİYE’DE EĞİTİM SİSTEMİ DEĞİŞECEK Mİ?

Meselâ, ABD ile 1949’da dokuz maddeden oluşan ve asıl maksadı Türk eğitim sistemine yön vermek ve eğitimden ‘millî’ kelimesini çıkarmak için yapılan Fulbright anlaşması, Korona’dan sonra çöplüğe atılacak mı?

Korona salgınından sonra eğitim sistemi düzelecek mi?

Örneğin, sınıfların sanallaştığı ve online eğitime geçildiği bir dönemden sonra seçmeli olarak bir kenarda bekletilen Medya Okur Yazarlığı dersi zorunlu dersler arasına sokulacak mı? Kara tahtanın yerini alan/almaya çalışan Akıllı Tahtaları kullanabilen öğretmenlerin sayısı artacak mı?

*

Kapitalizm ve liberal ekonomik düzenin çökmeye başladığı bir dönemde Türkiye ve İslâm dünyası, korona tehlikesi atlatıldıktan sonra tekrar faize dönecek mi? Ribaya ve tefeciliğe dayalı liberal ekonomik sistem yerine alternatif bir İslâmî Ekonomik Sistem önerilecek mi? Bu ekonomik sistemde dijital para “geçer akçe” olacak mı olmayacak mı?

DİJİTAL TOPLUM VE 5G SİSTEMİ

Bakın Türkiye, koronavirüs salgını ve şu kriz yönetiminde daha önce altına imza atarak kabul ettiği yeni nesil 5G sistemini sessiz sedasız devreye soktu. 2016’da temeli atılan ve Eyfel kulesinden daha yüksek olan Çamlıca Tv Radyo Kulesi, aslında 5G ve “Akıllı Şehir İstanbul” için tasarlanmıştı. Konya’da Akyokuş’a yapılması düşünülen kule de 5G ve “Akıllı Şehir Konya” için dikilecek.

Dijital toplum ve akıllı şehirler uygulamaları korona ile birlikte devreye sokulurken Türk medyasında, 5G’nin zararları ve faydaları bile tam anlamıyla ele alınarak masaya yatırılmadı. İlgili STK’lar bu konuda fikir beyan ederek toplumu bilgilendirmiyor. 5G’nin G’si “generation” yani nesil demek. Elektromanyetik dalgalar (radyo dalgaları, mikro dalgalar, kızıl ötesi ışınlar, morötesi ışınlar, x ışınları, gama ışınları) insan üzerindeki etkileri Batı’da büyük tartışmalara yol açarken İngiltere ve diğer Avrupa ülkelerinde, 5G baz istasyon direkleri ya yakılıyor veya yıkılıyor.

*

5G hızlı internet anlamını taşıyor. Sürücüsüz araç, insansız (robotların devreye sokulduğu) fabrika, teletıp (özelikle yaşlı hastalar için hastaneye gitmeden evde, yolda tıbbi hizmet almak), ülkelerin elektrik santralleri ve içme suyu barajları tek bir komuta merkezinden yönetilebilecek.

Beşinci Nesille ilgili olarak İsveçli telekomünikasyon devi Ericsson, 2024 yılı itibarıyla 5G kapsamının dünya nüfusunun yüzde 40’ını kapsayacağını öngörüyor. Metropol alanlarda konumlandırılmış sinyal iletici kulelere ek olarak, 5G şebekeleri için frekans seviyelerini artırmak gerekeceğinden, yakın bir gelecekte sokak tabelalarına, sokak elektrik direklerine yerleştirilmiş güçlendirici antenleri görmemiz mümkün.

*

Dünyanın dört bir yanından yaklaşık 250 bilim insanı, Birleşmiş Milletler ve Dünya Sağlık Örgütü’ne bir dilekçeyle başvurarak “radyo ve telsiz telefonların (2G, 3G ve 4G şebekeleri) ve yayın antenlerinin, ürettikleri elektromanyetik alan (EMF) radyo dalgaları nedeniyle kanser riski oluşturduğunu” ve bu konudaki endişelerini dile getirdi.

Gelin biz akıllı hareket ederek fikirleri ve sistemleri konuşmaya devam edelim.

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3914/neyi-konusalim-fikirleri-mi-yoksa-kisileri-mi

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

18.05.2020 Kırım Kırım Kırılan Kırım (1)
14.04.2020 Neyi konuşalım? Fikirleri mi yoksa kişileri mi?
07.04.2020 Kor-ona-virüs ve “Zâtülcenb”
25.03.2020 Korona-Polis
21.03.2020 Gönüllerin İlacı Sevgi
12.03.2020 "Sen Neymişsin be Korona!"
11.02.2020 Kadir Şeker’in ‘Adalet’le İmtihanı
03.02.2020 Sistemin çöküşünün adı: ZÜMRÜT!
25.01.2020 Virüs, Deprem ve Korku!
05.01.2020 ‘Kocaman’ Yürekli Furkan’ı Unutmak Ne Mümkün
29.11.2019 'Kar Yağarsa Okulları Tatil Edeceğim'
25.11.2019 'Sen öğretmen misin?'
15.11.2019 Mustafa Kafalı'ya Vefa
23.10.2019 Dünyada basın (medya) hür mü?
15.10.2019 Gıda Terörüne Dikkat!
10.10.2019 'Barış Pınarı Harekâtı' üzerine?
18.08.2019 ?Orada kimse var mı??
08.08.2019 'Kaz Dağı Cinayeti' Üzerine...
13.07.2019 Gözyaşı Ve Acıların Şehri: Srebrenitsa
18.06.2019 Şehit Mursi ve Müslüman Kardeşler
12.05.2019 ?Dil Birliği? Olmadan?
04.04.2019 Sandıktan ne çıktı?
31.03.2019 Sandıktan ders almak?
25.03.2019 Yüreği sevgi dolu gül kokulu ?Kar Tanesi?ne?
22.03.2019 'Cehenneme hoş geldiniz!'
12.03.2019 Edepsizliğin böylesi? Şeytanın çığlıkları?
01.03.2019 28 Şubat Darbesi niçin yapıldı?
28.01.2019 Güler yüzlü sanatçıya selâm olsun
14.12.2018 Kılavuzu karga olanın...
10.11.2018 Serdengeçti?yi rahmetle anıyoruz
04.11.2018 Şehadetinin 22. yıldönümünde Abdullah Çatlı?yı anlamak
11.10.2018 Taha Akyol ve Eylül...
05.10.2018 Mehmetçiklerimize rahmet, "vahşi kapitalizme" lânet!
12.09.2018 Darbelerle yüzleşme -2
11.09.2018 Darbelerle yüzleşmek - 1
21.07.2018 Çuvaldızı önce kendimize?
19.05.2018 Kırım can Kırım...
26.03.2018 ?Kar tanesi? olmak...
16.03.2018 İstiklal Marşı ve ruh iklimimiz
20.02.2018 Kod adı: Genom
11.02.2018 Sultan Abudülhamid ve Osmanlı'nın tasfiyesi
26.01.2018 Uluslararası Terörizm, Zeytin Dalı ve Kızıl Elma
18.01.2018 ?BİZ OSMANLI?NIN DEVAMIYIZ?
01.01.2018 HOŞ GELDİN 2048
22.12.2017 KONYA'DA İSRAİL VE YAHUDİLİK ÇALIŞMALARI
09.12.2017 İNSANLIĞIN KURTULUŞU AHLÂK SAVAŞIYLA OLACAK
06.12.2017 KONYA'YI MOĞOL ZULMÜNDEN HANGİ SULTAN KURTARDI?
30.10.2017 DEĞİŞİM GONYA'DAN YAŞANIYOR GÜZELİM!
26.09.2017 KUZEY IRAK'TA NELER OLUYOR?
20.09.2017 TEOG VE 'KOBAY'LIK?
05.09.2017 KURBAN BAYRAMI DÜŞÜNCELERİ
30.08.2017 ARAKAN KAN AĞLARKEN?
27.08.2017 TÜRKLER NEDEN AZİZDİR?
14.08.2017 UYAN EY GÖZLERİM GAFLETTEN UYAN...
17.07.2017 KÜSTAH İSRAİL ve MESCİD-İ ÂKSÂ
12.07.2017 SREBRENİTSA VE MAVİ KELEBEKLER
04.07.2017 SİVAS OLAYLARI; MADIMAK ve BAŞBAĞLAR
29.06.2017 'ALTINOK AİLESİ'Nİ NASIL YOK ETTİLER?
20.06.2017 İKİ AYAKLI ŞEYTAN CİNSLERE...
12.06.2017 LANET OLSUN KÖR KURŞUNA...
06.06.2017 ZÂLİMLER VE MAZLUMLAR
26.05.2017 POSTU DELDİRMEDEN...