Meşru Söylemlerle Gayrı Meşru İşler Yapmak

Eklenme Tarihi: 05.04.2020 08:10:03 - Güncellenme Tarihi: 06.06.2020 20:41:02

CHP'li belediyelerin virüs salgını nedeniyle dışarı çıkamayan ihtiyaç sahiplerine yardım kampanyasını bizatihi kendilerinin yürütmek istemesi, AKP hükümetini rahatsız etti. Nedenine gelince, "devlet içinde devlet olmaz"mış. Yardım kampanyasına belediyenin katılması şimdi devlet içinde devlet olmak oluyor da; 25 yıl İstanbul ve Ankara'yı yönetip bol bol erzak kömür dağıtanlar için bu fiil devlet içinde devlet olmak olmuyor. Bu bir çifte standarttır. Sen aynı fiili işleyince sakınca yok, ben aynı fiili aynı halk için işleyince tehlike oluyor. Bunun millet vicdanında izahı olamaz.

 CHP'nin geçmişte engelleyici tutumu, insan hak ve hürriyetlerini tanımazlığı, irtica adı altında sürekli korku atmosferi yaratması AKP'yi 2002'de nasıl ki iktidara taşıdı ise; AKP'nin seçimde şaibe var CHP'li belediyeler yardım kampanyasına belediye sınırları içinde dahil olurlarsa, kampanya amacına ulaşmaz gibi söylemleri kendini iyice bitireceği benziyor.

Erzakların dağıtım ve paraların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasında güvensizlik varmış. Ne diyelim bu duruma. İsterseniz biz susalım Platon Devlet'inden konuşsun. Bir şeyin en iyi koruyucusu en iyi bekçisi o şeyin en usta hırsızıdır.  Güreşte olsun dövüşte olsun vurmasını bilen korunmasını da bilir. Hastalıktan korunmasını en iyi bilen, onu başkasına aşılamayı da herkesten iyi bilir. İçlerinde kötülerin davranışlarını anlamayı kolaylaştıran örnekler bulunanlar, kötülüğü sevmekte usta olan, türlü haksızlıkları kendisi de işlemiş olduğu için, her çeşit yalan dolanı bilen adam, kendisine benzer kişilerle karşılaştımı onlardan korunmasını da iyi bilir; çünkü içinde örnekler vardır. Ama iyi insanlarla karşılaştımı kendisinde iyilik olmadığı için başkasındaki iyiliği göremez; görse de tanıyamaz. Çünkü görmesine ve tanımasına yardımcı olacak olan içinde iyilik, güzellik örneği bulunmamaktadır. Platon böyle diyor; kimilerinin canını acıtsa da.

  Doğru her şart ve zeminde doğru, eğri de kim ya da kimler eli ile gerçekleştirilirse gerçekleştirilsin eğri olmalıdır. İyiliği ben yapacağım diye iyilik yapma hazırlığı içinde olan birinin elindekileri alarak kötülük etmektense, bırakalım o iyiliği başkası yapsın. Bizim yapacağımız çok iyilikler var daha. İyilikler tükenmez ya.  

İstanbul halkının sempatisini kazanan İmamoğlu’nun, yardımlar vesilesi ile halka daha çok yakınlaşacağını düşünen mevcut iktidar, bankadaki CHP'li belediyelere ait paraları bloke etmekle halk-CHP yakınlaşmasını kırabilmeyi ümit etmektedir. İmamoğlu'nun ya da Yavaş'ın bir yolsuzluğunu halk görmemişken onları yarı yolda bırakmayacağını mevcut hükümet bilinmelidir. AKP hükümeti, halkın kendisinin arkasında niçin durmadığını ya da durmayacağını düşünmek yerine, alternatif olma ihtimali olan siyasileri ve siyasi partileri kötülemekte veya faaliyet alanlarını sudan sebeplerle daraltmaya çabalamaktadır. İyilik kişinin kendinden menkuldür. Kendimiz iyi olmalıyız.  Başkalarını karalamak bizim iyi olma sebebimiz değildir.

Siyasiler ne çabuk birbirlerine olan güveni yitirdiler. Özal, Demirel, Ecevit, Türkeş, Erbakan, Çiller, Baykal gibi eski siyasiler, hem birbirlerine saygılı hem de güven içinde devlet insanı olma kimliklerini korurlardı. Şimdi ise siyasiler kavga vaziyetindeler. Ülkeyi ben yöneteceğim kavgası. Diğer adı ile "Her rantı ben yiyeceğim" kavgası; "Her rant bana layık" kavgası. Rant olmasa, filozofların dışında ülke yönetmeye talip bir kişi bulabilir miyiz? Cevabını siz verin lütfen! Halkın kendi içinde bir kavgası yok. Komşu annemiz bizimle ekmeğini bölüşüyor. Pazardan kendi çocuğuna bir şey aldı ise bize de alıyor; hakeza biz de öyle yapıyoruz. Bir tarafımızda Arnavut diğer yanımızda Alevi komşumuzla 50 yıldır yan yana oturuyoruz. Bir kerecik olsun onları incitmiyoruz, onlar da bizi... Evlerimiz yan yana. Bir evdeki sancı diğer evleri de sancılandırıyor. Mutluluk da aynı şekilde. Kavga edenler, maalesef kavgayı önlemesi gereken tepedekiler.

Gücü ele geçirmiş olan iktidarın, gücü ele geçirme ihtimali olan CHP'li belediyelerin başlattığı yardım kampanyası ile topladığı paraların, hükümetin isteği ile banka tarafından bloke edilmesi, "devlet içinde devlet olmaz" meşru söylemini kullanarak,  hükümetin kendi gayri meşru girişimlerine meşru elbise giydirme gayretidir. Zaten yüzde yüz meşruiyet diye bir şey de yoktur. Yasallık, meşruiyet için gereklidir; ancak bir şeyin yasallığı onun meşruiyetini de garantilemez.

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3885/mesru-soylemlerle-gayri-mesru-isler-yapmak

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar