Muhasebe

Eklenme Tarihi: 03.04.2020 08:28:34 - Güncellenme Tarihi: 06.06.2020 20:29:53

Şu günlerde malûm nedenlerden dolayı evdeyiz! Bu mecburî evde kalış bizim düşünmemiz, tefekkür etmemiz ve bizi biz yapan değerlerin neresindeyiz diye sormamız için büyük fırsat...

Kâinatta bulunan hiçbir varlık boşuna yaratılmamıştır. Her varlığın bir görevi bir yaratılış gayesi vardır. Cenab-ı Allah Kâinattaki bütün varlıkları insanın hizmetine vermiş ve mükemmel üstü bir nizam kurmuştur. Güneşin doğuş ve batışında, gökyüzünün milyarlarca yıldızla süslenmesinde, dünyanın dönmesinde, yağmurun yağmasında, mevsimlerin birbirini takip etmesinde hep aynı gaye mevcuttur. Açıkcası kâinat her varlık ve hadisesi ile insana adanmıştır.

Durum böyle iken biz insan olarak ne yapıyoruz? Yaratılış gayemize uygun yaşayabiliyor muyuz? İyi, doğru ve güzel vasıflarımızı ön plâna çıkarıp sevgide, hoşgörüde, saygıda kusur etmemede yarış halinde miyiz?

Cenab-ı Allah Kur’an-ı Kerim’inde “Biz insanı en güzel şekilde yarattık.” derken; bu güzelliğin farkında mıyız?

Güzel insan olabiliyor muyuz?

İnsanlara ve diğer canlılara iyi davranıyor muyuz?

Kul hakkı yiyiyor muyuz? Ya da kul hakkı nedir bilebiliyor muyuz?

Komşumuz aç iken biz tok yatabiliyor muyuz? Fakir, yoksul ve yetimlerin halinden anlayabiliyor muyuz?

Harcamalarımızda israf ediyor muyuz? Ya da çok mu cimri davranıyoruz? Vaktimizi, naktimizi harcarken nasıl davranıyoruz?

Yalan söylüyor muyuz? Gıybet, dedikodu nedir biliyor muyuz? Bilhassa yalancı şahitlik yaparak insanları zor duruma düşürme konusuna dikkat ediyor muyuz?

Çocuklara ve kadınlara kötü davranmak da nedir? Çocuklar bizim geleceğimizdir. Geleceğimize kötü davranmak insan olma vasfımıza yakışmayan hareketlerdir. Çocuklarımıza evdeki eşyalarımız kadar değer veriyor muyuz? Onlara sevgi ve şefkat  gösteriyor muyuz?

Cenab-ı Hak Kur’an-ı Kerim’de “Anne babanıza iyi davranmanızı kesin bir şekilde emretti. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa, kendilerine ‘of’ bile deme, onları azarlama, ikisine de güzel söz söyle” emrini yerine getirebiliyor muyuz?

Hayvanlara ve doğaya hoyratça davranmak bizi insanlıktan çıkaran vasıflardır. Onlara eziyet etmek de nedir? Tarlalarımızda kullandığımız zehirli ve kimyasal ilaçlarla hem hayvanlara, hem toprağımıza hem de geleceğimize zarar verdiğimizi biliyor muyuz?

Sonra sularımız... Nasıl da akarsularımızı ve denizlerimizi böylesine kirlettik? Fabrika atıkları, plastik atıklar, çöplerle sularımızı kirletmeye hakkımız var mıydı?

Balıklarımız, kuşlarımız, böceklerimiz acımasızca öldürüldüler! Martıların çığlıklarını kimseler duymadı. Balıkların gözyaşları suların içinde fark edilmedi. Dengenin bozulması doğrudan insanı etkilediği alenen ortada iken nedense ayağa kalkıp isyan edemedik! Çevreyi korumak demek, insanı korumak demektir, bilemedik!

Hızla artan nüfus ve çarpık kentleşme neticesinde azalan ve yok olan doğal kaynaklarımız, kirlenen çevremiz bize “Eskiden tezek yakardık, bundan iyiydi!” dedittiriyor! Biz bu hale nasıl düştük?

“İki günü denk olan zarardadır” bunun bilinciyle yaşamak, insanın kendine, ailesine, milletine ve insanlığa faydalı olmaya çalışması kaçınılmaz vazifemiz olmalıdır.

“Vaktim yok”, “Zor geliyor” gibi bahanelerin ardına sığınmak bize yakışmaz!

Evde kaldığımız bu günlerde muhasebemizi iyi yaparak düşünmeye zaman ayırmalıyız.

İnsan olarak yaratıldığımızı hatırlamalıyız?

Biz nerede hata yaptık sorusunu defalarca kendimize sormalıyız.

Bu zor günler de geçecek! Allah’ın izni ile yeniden geçmişteki güzel günlerde yaptığımız muhasebe ile buluşmak üzere...

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3879/muhasebe

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar