Kötünün kötüsü korona mı?

Eklenme Tarihi: 24.03.2020 11:44:56 - Güncellenme Tarihi: 29.05.2020 11:03:48

Korana virüs salgını 2020 yılına pek çok olumsuzlukla giren dünya ve bölgemiz için “kötünün kötüsü var!” sözünü bir bakıma doğruladı. Çok yönlü etkileriyle hayatımızı derinden etkileyen bu küresel salgın (pandemi) şimdiden pek çok kanıksanmış, kabullendirilmiş anlayışı zihinlerde sorgulamaya, yıkmaya başladı bile.

Her ne kadar geçmiş yüzyıllarda insan kayıplarının olağanüstü sayılara ulaştığı büyük küresel salgınlar yaşanmış olsa da, bugün bilişim teknolojilerinin yaygınlığı ve medyanın sınırları kaldıran her bilginin her bireye ulaşmasına yol açan etkisiyle, insan ve toplum psikolojisinde olağanüstü etkiler ortaya çıkmaktadır.

Buna bir de abartılı, yanlı ve yanlış bilgi bombardımanının eklendiği dikkate alınırsa insanın zihin dünyasında, okyanus dalgalarının kıyıya her vurduğunda oluşturduğu etki gibi kalıcı değişimler ortaya çıkarmaktadır ya da çıkarması beklenir. Oluşan bu küresel belirsizlik ve korku ortamı, esasen artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağının da habercisi…

Düşünelim! Korona virüs salgını öncesi birey olarak gündemimizde neler vardı? Ülkemizin gündeminde, bölge ülkelerinin gündeminde neler vardı? Pekala iktisadi ve askeri olarak güçlü küresel etkiye sahip ülkelerin gündeminde neler vardı?

Kuşkusuz bugün ortaya çıkan tehditin getirdiği psikolojinin ve davranış biçiminin çok dışında, ülkelerin çok farklı ajandaları ve çok farklı hedefler vardı. Tabii virüsün yaygın etkisi ne kadar yüksek olursa olsun söz konusu ajandaların birden bire değiştiğini söylemek de mümkün değil.

Koronanın Gündem Üzerine Etkisini Sorgulamak

Korona virüs salgını öncesine kadar, her ne kadar toplumlar ve ülkelerarası etkileşim çok güçlü ve geniş olsa da, yerelin gündemi ile küresel güç sahiplerinin gündemi çoğu zaman çok farklı olurdu. Bir tarafta uzayda yaşam ve siber teknolojilerin geliştirilmesine yönelik çalışmalara odaklanmış bir dünya,  diğer tarafta ise insan yaşamının devamı için en uygun şartları sunan mavi gezegende kurak topraklara mahküm olmuş, temel yaşam hakkına dahi sahip olamayan kıtlıkla, açlıkla ve kalkınmamışlıkla baş başa kalmış bir dünya.

Başka bir ifadeyle bir yanda gıda yetersizliğinin düşük gelişmişlik grubunda yer alan ülkelerde ortaya çıkardığı kıtlık ve açlık gerçeği, diğer tarafta ise yüksek gelişmişlerde fazla kalori nedeniyle yaşanan obezite sorunu. Yine bir yanda düşük eğitime, düşük yaşam standartına, kaosa ve iç karışıklıklara mahküm edilmiş bir dünya ile bunun tam tersi şartlara sahip yüksek refah düzeyine ulaşmış bir dünya. Ancak geride kalanları görmeyen, görmezden gelen küresel güçlerin hegomonya talepleri hiç bitmedi ve sermeye odaklı oluşan bu yapı hep iktisadi bakımdan güçsüzler aleyhine çalıştı ve özellikle düşük gelişmişlik grubundaki ülkeler dış destekli müdahalelerle kaoslar, savaşlar yaşadı ve iç karışıklıklarla enerji, zaman ve insan kaynakları kaybedildi…

Kısaca gelinen noktada; gelişmişlerin hakim olduğu bir sistem ve buna karşılık insani değerlerin ve insanlığın ortak mirası olan toplumsal yaşam biçimlerinin geri planlara atıldığı, tektip yaşam biçimini ve içi boşaltılmış küresel popüler kültürü dayatan bir dünya…

Korona Sonrası Dönem

Yaşadığımız bu günlerde Korona virus salgını yerel ve küresel güç olduğuna bakmaksızın tüm ülkeleri  tehdit etmeye devam ediyor.  İnsan yaşamını tehdit eden söz konusu salgın  arzu edilir ki; sermaye odaklı anlayışın ortadan kalkmasıyla sonuçlansın. Ancak bu anlayış değişiminin sağlanmasının kolay olmadığını ve hatta mümkün olmadığını belirtmek gerekir.  Dünyanın sahibi olduğunu düşünen ve küresel ölçekte tüm sosyo-politik, ekonomik ve askeri sistemin kendi kontrolünde olduğuna inanan ülkeler, her ne kadar Koronavirüs sonrası bunun böyle olmadığını anlamış olsalar da, kendi kontrolleri dışında bir dünya düzeninin oluşmasına izin vermeyecekler görünüyor. Esasen söz konusu ülkelerin böylesine ciddi bir küresel tehdit dalgasıyla karşı karşıya kalınca kendilerini sorgulumaları ve yeni politikalar oluşturmak yönünde yalaşım değişikliğine gitmeleri beklenir.

Sonuç itibariyle gönül ister ki; özellikle medeniyet ve demokrasiyi savunduğunu ve insan haklarını korumak ve kollamanın kendi işleri olduğunu her fırsatta dile getiren, ancak bu iddianın gereğini yerine getirmeyen ülkeler, küresel virüs salgınından sonra, insanı odağa koyan makul ve insanlık yararını dikkate alacak erdemli politikalar geliştirsinler ve bunları mavi gezegenin ve insanlığın ortak faydası için kullansınlar.

 

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3842/kotunun-kotusu-korona-mi

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

27.04.2020 Buğday Üzerinden Yorumlar (3)
26.04.2020 Buğday Raporu ve Arz Güvenliği (2)
25.04.2020 Beklediğim “Buğday Raporu” Geldi! (1)
17.04.2020 Prof.Dr. Niddersan Acoh’un Salgın Hastalık Analizi! (1)
13.04.2020 Koranavirüs Tarım Sektörü için Tehdit mi?
06.04.2020 Tarımsal  Mafya (2)
05.04.2020 Tarımsal Mafya (1)
24.03.2020 Kötünün kötüsü korona mı?
15.03.2020 Bilgelik Çağı
09.03.2020 Gençlerin Tarım İlgisi!
28.02.2020 Üçüncü Tarım Orman Şûrası
21.02.2020 İkinci Tarım Şurası ile AB Müzakere Süreci
20.02.2020 İkinci Tarım Şurası
12.02.2020 Birinci Tarım Şurası ve Öncesi
20.01.2020 Bir yenilgi biçimi: 'Daha iyisini yapamam!'
16.01.2020 Uluslararası Antalya Kongresi
14.01.2020 Dijital Dönüşüm Süreci ve Yükseköğretim
22.12.2019 Dünya Tarım Gazetecileri ve Antalya Forumu
07.11.2019 Çelik Metreli Belediye Başkanı - 5
06.11.2019 Trafikte görmezden gelinen gerçekler - 4
16.10.2019 Trafikte kural tanımazlığın anatomisi -3
25.09.2019 'Ben trafiğe karşıyım!' Trafikte insan, kurum ve mevzuat -2
10.09.2019 Trafikte insan, kurum ve mevzuat -1-
21.08.2019 Tarımda Modernizasyon: Teknoloji ve İnsan
08.08.2019 Tarımda Modernizasyon: Teknoloji ve İnsan
01.08.2019 Kaplıca Kültürü ve Termal Turizm Ekonomisi
14.07.2019 Bilge Ülke Türkiye
04.07.2019 'Gelin Kardeş Olalım!'
25.06.2019 AB?de Tarım ve Sosyal Politika Eşgüdümü
23.06.2019 Altın Susam?in Markalaşma Potansiyeli
10.06.2019 Samimiyet Testi ve Toplumsal Refah!
25.05.2019 Osmanlı?nın Afrika?da Kadim İzleri
05.05.2019 Türkiye?nin Alternatif Turizm Şansı
13.04.2019 Antalya'nın Dördüncü T'si Teknoloji
10.04.2019 Sanayi ve Tarım Politikalarında eş güdüm ihtiyacı
07.04.2019 On beş mart 2019?a dair?
27.03.2019 Halkın feraseti ve beka meselesi!
11.03.2019 İstanbul?un ya da Antalya?nın vefası!
26.02.2019 Kavramlar üzerinden kutuplaşmak!
17.02.2019 Markalaşma ve bir başarı hikayesi!
09.02.2019 Türkiye markası ve zihinsel eşik!
31.01.2019 Eyvah! Saman ithal ediyoruz, tarım sektörü battı
18.01.2019 Rauf Denktaş Stratejik Araştırmalar Enstitüsü
30.12.2018 Akıllı teknolojiler ve tarım 4.0
15.12.2018 Türkiye'nin marka şehir vizyonu
11.12.2018 Türkiye?nin turizm stratejisi ve sosyal politika işlevi
05.12.2018 Türkiye su zengini mi?
30.11.2018 2019 Türkiye ve dünyada Çorum yılı!
11.11.2018 Ulusal ekonomiler ve küresel şirketler
29.10.2018 Türkiye Gemisi 29 Ekimde limanda!
26.10.2018 Araştıma ve Geliştirme Politikaları
13.10.2018 Astronot yada çiftçi olmak!
03.10.2018 Halep?te bilim, savaş, medeniyet!
26.09.2018 İnsan ömrü 280 yıl!
19.09.2018 Pakdemirli ve tarım üzerine
11.09.2018 Kötüyü bertaraf etme reçetesi
06.09.2018 Küresel ısınma insanlık için tehdit mi??
31.08.2018 Dünya Peynir Şampiyonlar Ligi
27.08.2018 Süt sektörü ve peynir vizyonu
16.08.2018 Kaos tellalları!
10.08.2018 Bedirhan bebek!
04.08.2018 Uzman Bilgi ve Tarım Danışmanlığı ?
19.07.2018 Niyet Halis ya akibet!
12.07.2018 Acının günü!
01.07.2018 Prof.Dr. Tauf Nigzes
23.06.2018 Kent kültürü ve beyin göçü!
21.06.2018 İki seçenek var!
13.06.2018 'Komşu anneye bir kap yemek götürmek!'
12.06.2018 Kent kültürü ve beyin göçü!
30.05.2018 Gezide kaybolmak!
24.05.2018 Antalya?nın bir 'Güzel Ada'sı ?
20.05.2018 Bir Osmanlı güzeli ?Cumalıkızık?
18.05.2018 Üniversite ve yerel dinamikler-2
17.05.2018 Üniversitenin sinerjik etkisi
10.05.2018 Halkın vizyonu ve koltuk kapmaca!
02.05.2018 Başkanlığın götüreceği süreç!
28.04.2018 Zihin Kestiren Sistemler
19.04.2018 Kırın örtülü zenginliği
05.04.2018 Marka Olmak yada Olmamak!
28.03.2018 Yeni kuşak tatlandırıcılar - 2
27.03.2018 Şeker ve Tatlandırıcılar Sektörü
15.03.2018 Hakikaten ?Ne işimiz var Afrin?de!?
05.03.2018 Müttefiğe Zeytin Dalı!
31.12.2017 BİLİMİN IŞIK ETKİSİ!
24.12.2017 KENDİNE YABANCI!
20.11.2017 BEDBAHT İNSAN TİPOLOJİSİ
27.09.2017 DİL BAYRAMI; MİLLÎ EĞİTİM ve ENGRİ BÖRDS
18.09.2017 ÜNİVERSİTENİN TOPLUMSAL ROLÜ !
11.09.2017 İYİLERİN ZİRVE ÇAĞI
30.08.2017 30 AĞUSTOS: ?BİR OLMAK, VAR OLMAK !?
27.08.2017 TARIM CİDDİ BİR İŞTİR, ROMANTİZMİ KALDIRMAZ
12.08.2017 MEDYA'NIN MEDYASI! Ya da MEDYA?NIN MEDYAN?I OLMAK!
01.08.2017 ÂKİL İNSAN OLMAK!
23.07.2017 Türkiye Haklı !
28.06.2017 DUYGUSAL TEKNOLOJİ!
23.05.2017 HER YÜZYILDA YENİ BİR ENERJİ!
26.01.2017 BAŞKANLIĞA GÖTÜREN SÜREÇ!
28.12.2016 KARANLIKTAN DİRİLİŞE-2
25.12.2016 KARANLIKTAN DİRİLİŞE-1