VATAN İÇİN NÖBETTE KALMAK

Eklenme Tarihi: 06.09.2016 13:48:29 - Güncellenme Tarihi: 09.07.2020 04:02:33

Fethullahcı Terör Örgütü?nün (FETÖ) asker kıyafetli ve sivil teröristleri tarafından 15 Temmuz gecesi gerçekleştirilmek istenen darbe girişiminin bastırılmasının ardından, toplumun her kesiminden milyonlarca vatansever tarafından yirmi altı gün süreyle şehir merkezlerinde tutulan nöbetler, 10 Ağustos gecesi Başkomutan Recep Tayyip Erdoğan?ın talimatıyla sona erdi.

Sayın Cumhurbaşkanı, o gece Külliye?nin bahçesinde binlerce vatansevere yaptığı konuşmada, fevkalâde önemli bir nokta olarak, demokrasi nöbetlerine şimdilik virgül atarak ara verildiğini söylerken, aynı zamanda, ruh dünyalarımızdan, gönül dünyamızdan bu nöbetleri çıkarmamamız gerektiğini de net bir biçimde vurguladı.

Bir önceki yazımızda, bu cümlenin alt okumasıyla, tüm zamanlarda tutulacak nöbetlere, bu nöbetlerin kesin gerekliliğine ve milletin bütün dönemler itibariyle bu bilince sahip olmasının zorunluluğuna işaret edildiğini söylemiştik. Diğer bir ifadeyle, artık sürekli olarak nöbette kalmamızın kaçınılmazlığının işaretlendiğini belirtmiş; ?nöbette kalmak? kavramının ne anlama geldiğini de bir sonraki yazımızda ele alacağımızı söylemiştik. Yani okumakta olduğunuz yazıda?

?..

Bugün gelinen noktada, 15 Temmuz darbe girişimini gerçekleştiren FETÖ ile küresel sahiplerinin suskunluğuna ilâve olarak, başını kuma gömen ve yaşananları ?tiyatro? şeklinde tanımlayanların kimlikleri aziz milletimiz tarafından bilinmekte; artık her birinin yerliliği ve milliliğine kuşkuyla bakılmaktadır.

Bu gürûhu dışarıda tutarak, bundan sonraki direniş sürecinde emperyalistler ile ülkemize yuvalanmış uşaklarının oyunlarına karşı nasıl uyanık olunacağı, nasıl teyakkuz halinde bulunulacağı, kısacası, nasıl nöbette kalınacağı bugün en önemli konudur.

En başta söylenecek olursa, Van, Elazığ, Bitlis ve Gaziantep gibi illerimizdeki FETÖ paydaşı PKK ve DAEŞ terör örgütlerine karşı emniyet güçlerimiz tarafından fiilen önlem alınması, hemen akla gelen ve derhal sonuç veren bir nöbet yöntemidir. Ve bu yöntem, terör örgütleri tarafından, aziz vatanımızın hangi bölgesinde eyleme kalkışma söz konusu olursa, derhal hayata geçirilmelidir.

Öte yandan, kalıcı çözümlerin hayata geçmesi noktasında ise, fert fert her bir vatansevere, yani her birimize düşen yaşamsal derecede önemli roller bulunmaktadır.

Tek tek her birimiz rolümüzü lâyıkıyla oynadığımızda, başta Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere olmak üzere, emperyalist yapıların yazıp yönettiği oyunlarda figüran değil, kendi yazıp yönettiğimiz oyunlarda aktör olabileceğiz. Bu noktada görülmesi, anlaşılması ve hissedilmesi gereken tam da budur. Bu konudaki başarı veya başarısızlık, gelecek yıllardaki aktörlük veya figüranlık kimliklerimizin kesinleşmesinde fevkalâde önemlidir.

Peki neler yapmalıyız, vatanseverler olarak; bu süreçte, bölgemizdeki ve dünyadaki aktörlüğümüzü netleştirip tarihe kaydedebilmek için? Tek tek, fert fert? Topu taca atmadan? ?Başkalarının ne yapacağını bir görelim hele? demeden? ?Canım ama bak milletvekilleri şöyle yapıyor, bürokratlar böyle yapıyor, onların çocukları niye hiç sorumluluk almıyor? vs. sözlerle başkalarını eleştirme kolaycılığına kaçmadan.

?Ben varım, benim olmadığım yerde hiç kimse yoktur; ben varsam herkes var olacak ve herkes elini taşın altına koyacaktır? şuuruyla?

?..

İşte birkaç önemli öneri?

En kıymetli hazinemiz ve kaybı halinde telâfisi imkânsız bir servet olan zamanımızı en verimli şekilde kullanmak ve bugüne kadarki lay lay lom işlerde mirasyedi hovardalığında kullanıyor olmaktan kurtulmak.

Gerek devlet kurumlarındaki, gerekse özel sektör işletmelerindeki görevlerimizi en doğru, en iyi ve kısacası, en kaliteli şekilde yapmak; aldığımız maaş vs. özlük haklarının karşılığını eksiksiz bir şekilde vermeye gayret etmek. Bu konuda sağlam bir bilince sahip olup, başkalarının da bu bilince erişebilmesi noktasında yardımcı olmak?

Öğrenciliğimizi en verimli şekilde yürütmek ve daima, ?bir gün gelip, çok önemli bir mesleğe sahip olarak, devletimin gelişmesinde, kalkınmasında ve dünyanın en güçlü ülkelerinden biri olması noktasında, terimin son damlasına, zihnimin son noktasına kadar gayret gösterecek, yılmadan yorulmadan çalışacağım? bilinciyle hareket etmek.

Hangi pozisyonda olursa olsun, özellikle devlet kadrolarında görev alırken, kamu kaynaklarını sürekli olarak gözetmek ve en küçük bir şekilde israfına izin vermemek, sebep olmamak. Devlet malını şahsi çıkarlar için kullanmayı ise, aklının ucundan, gönlünün kıyısından dahi geçirmemek.

?En başarılı mühendis?, ?en başarılı doktor?, ?en başarılı sporcu?, ?en başarılı kütüphaneci?, ?en başarılı ekonomist?, ?en çalışkan memur?, ?en verimli işçi?, kısacası üzerimizde bulunan tüm pozisyonları, görevleri ve meslekleri, vatan ve millete ?on numara beş yıldız hizmet? verme şuuruyla gerçekleştirmek.

Anneliğin de babalığın da hakkını bihakkın vermek; ne anneliğin rollerini televizyon, bilgisayar ve cep telefonu gibi, aşırı ve yanlış kullanım halinde zararlı olan teknolojik araçlara bırakmak; ne de babalığın sorumluluğunu okul, dershane, kulüp gibi kurumlardaki öğretmen, hoca, antrenör vb. kişilere terk etmek. Bol bol harçlık vermeyi annelik-babalık zannetme zavallılığından bir an önce kurtulmak. 

Devlet yönetiminin, liyakat ve ehliyet esasına göre yürütülmesi konusunda mücadele vermek; bu noktada pozisyonunun gücü oranında gayret etmekten geri durmamak.

?Kul hakkı?nı her hal ve şartta akıldan çıkarmamak? Bireysel ilişkilerimiz ve kamusal görevlerimiz çerçevesinde bir insanın hakkına girmenin, dünyada utanç verici bir davranış, uhrevî anlamda da en büyük iki günahtan biri olduğunu ve o günahın hesabını vermeden başka günahların sorgulanmayacağını, yani o günahın baraj sorusu olduğunu,  asla ve kat?a unutmamak. Bu temel doğru çerçevesinde uygulamalar yapmak ve davranışlar sergilemek.

Bugüne kadar, millet ve toplum olarak kırgınlıklara, küslüklere, dargınlıklara, düşmanlıklara ve hatta cinayetlerle birbirimizi öldürmeye götüren bölünmüşlüklere sebep olan; ülke ve devlet olarak da güçsüz düşmemize, zayıflamamıza ve kaynaklarımızın israfına yol açmış olan ideolojik, etnik ve din temelli farklılıklarımızı ayrışma nedeni değil, zenginlik saymak. Ve bu doğrultuda, farklılıklarımızı sürekli gündeme getirerek öne çıkarmak yerine, ortak noktalarımızı köpürtmek.

Burada örnek olması amacıyla sıralanan ve yer darlığından dolayı sıralanamayan tüm rollerin, görevlerin ve pozisyonların gereğini, bölgesinde ve dünyada ?Güçlü ve Lider Türkiye? hedefine katkı koymak amacıyla yerine getirmek. Bu davaya omuz vermek için yerine getirme bilincinden asla ve asla uzaklaşmamak; uzaklaştıracak tüm çeldiricilerden de (televizyon, bilgisayar, cep telefonu, kesintisiz eğlence vs.) olabildiğince uzak durmak.

Tabii, ?Güçlü ve Lider Türkiye?nin vatandaşı olmak, şahsımız için bir anlam ifade ediyorsa? Ve bunu büyük bir ayrıcalık ve şeref olarak görüyorsak?

    

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/383/vatan-icin-nobette-kalmak

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

18.08.2019 Fenerbahçe, Kahır Sezonu ve Ötesi
12.07.2019 Önce İnsan, Sonra Doktor
09.06.2019 Fransa?yı üzdük Hakan!
27.05.2019 İnsan Tercihlerinin Ürünüdür
06.05.2019 Şehir Kimliği ve Halk Kütüphanesi
17.04.2019 Kütüphaneler ve İnsan İsrafı
25.03.2019 Kütüphanecisi olan kütüphaneler?
04.03.2019 Fenerbahçe?nin yakın geleceği?
12.02.2019 Mevzu futbol ise, insanlık teferruat mıdır?
07.02.2019 Kadın erkek el ele, hedef daha güçlü Türkiye!
26.01.2019 Fenerbahçe?yi yazamamak!
04.01.2019 Kütüphaneciler, kütüphanelerin ve arşivlerin kalbidir!
25.12.2018 Ersun Yanal kötü gidişe dur diyebilecek mi?
18.12.2018 Her şeyi bilenler çağı!
29.10.2018 Koku'ttu gitti!
21.10.2018 Fenerbahçe?den tarihi başarı: 9'da 9
09.10.2018 Eğitimde doğru çıkış kütüphanesiz bulunamaz!
27.09.2018 Aynen aynen, sıkıntı yok!
21.09.2018 Fener sönüyor!
07.09.2018 Kütüphaneciler olmadan asla!
20.08.2018 Süper Lig'e hoş geldin Ankaragücü
18.07.2018 Fransa bileğinin hakkıyla ve alkışlarla
14.07.2018 Tebrikler Belçika
03.07.2018 Japonya'ya saygı gecesi
01.07.2018 Arjantin efsanesi ve Messi feneri
25.06.2018 ?Yeni Türkiye Dersi? başlıyor!
19.06.2018 Fenerbahçe için umudun adı: Ali Koç
04.06.2018 Fenerbahçe?de bir dönemin sonu!
27.05.2018 Ramazan: Müslüman için tefekkür zamanı
16.05.2018 6. Ulusal Yayın Kongresi'nin ardından
29.03.2018 Kütüphaneler, arşivler ve işi ehline vermek
18.03.2018 Yeni bir derbi ve yine bir kandırmaca!
21.02.2018 Terim Etkisi Değil Terin Etkisi Esas Olmalı
31.01.2018 Üç Artı Bir İmparator ya da İmparator Kime Denir?
27.12.2017 İNTERNET İCAT EDİLDİ, EDEBİYAT "BOZULDU"
12.12.2017 İSTİKÂMET YAŞAYAN KÜTÜPHANELER!
21.11.2017 ÇOCUK KÜTÜPHANELERİ ÇALIŞTAYI
14.11.2017 KÜTÜPHANECİ YETİŞTİRİLMESİN O HALDE!
31.10.2017 KİTAPLAR, KÜTÜPHANELER VE ÇOCUK CIVILTILARI
17.10.2017 ZAFERİMİZLE ÖVÜNEBİLİRİZ!
10.10.2017 AMPUTE DEĞİL CESUR YÜREK MİLLİ TAKIMI
07.10.2017 MİLLİ TAKIM: EL ELDE BAŞ BAŞTA
24.09.2017 TÜRK FUTBOLU KAYBETTİ
14.09.2017 BEŞİKTAŞ'I İZLEMEYE DEVAM
12.09.2017 KÜLTÜREL MİRAS, KÜTÜPHANELER VE BURSA
03.09.2017 LUCESCU?NUN YANLIŞ İLİKLENMİŞ DÜĞMELERİ VE MİLLİ TAKIM
28.08.2017 FENERBAHÇE GÜNÜ KURTARDI
25.08.2017 FENERBAHÇE NEREYE?
22.08.2017 BİLGİSİZLİĞİN FATURASI AĞIRDIR!
15.08.2017 SON AĞAÇ KURUDUĞUNDA
08.08.2017 YİNE DE BEŞİKTAŞ, YİNE BEŞİKTAŞ
01.08.2017 ÖLÜNCE BÖYLE ÖLMELİ İNSAN
18.07.2017 VATANINI EN ÇOK SEVEN?
15.07.2017 METİN DOĞAN GAZİDİR
05.07.2017 GÂVURLUK YAPMAK!
05.06.2017 GÖZ GÖZ GÖZTEPE NİHAYET SÜPER LİG?DE!
30.05.2017 BEŞİKTAŞ AŞKLA VE ALKIŞLARLA ŞAMPİYON
19.05.2017 LİYAKAT OLMADAN GELİŞME OLMAZ!
02.05.2017 SEVERKEN ÖLDÜRMEK
25.04.2017 FUTBOLDA KALİTENİN ADI: BEŞİKTAŞ
11.04.2017 BİLGİYE ?EVET?, BİLGİSİZLİĞE ?HAYIR?
07.04.2017 BAĞCILAR?DA HER GÜN KİTAP, HER GÜN KÜTÜPHANE!
14.03.2017 EŞEKLİ KÜTÜPHANECİDEN BİSİKLETLİ KÜTÜPHANECİYE
08.03.2017 III. MİLLİ KÜLTÜR ŞÛRASI VE KÜTÜPHANECİLİK
22.02.2017 NAM-I DİĞER ATOM KARINCA
14.02.2017 BİR ÂLİM ÖLDÜ DİYELER?
08.02.2017 ALKIŞLAR MEDİPOL BAŞAKŞEHİR?E
30.01.2017 KÜTÜPHANELERDE GEÇEN KIYMETLİ ÖMÜRLER
18.01.2017 FETÖ'CÜLER VE KUL HAKKI
12.01.2017 ÇILDIRIYORSUNUZ DEĞİL Mİ?
03.01.2017 TERÖR, AMERİKA, İŞBİRLİĞİ VE FETÖ
28.12.2016 KRONİK KÖTÜMSERLİK SENDROMU
21.12.2016 ŞEHİDİNİZDEN MEKTUP VAR
13.12.2016 VATANA AİDİYET BİLİNCİ
06.12.2016 DEVLETTE ?TOPYEKÛN- YENİDEN YAPILANMA
28.11.2016 DIRK ADVOCAAT KANARYAYI KANATLANDIRIRKEN?
22.11.2016 YAN AMERİKA YAN!
13.11.2016 MİLLİ MAÇIN PSİKOLOJİK ANALİZİ
08.11.2016 DARBE İĞRENÇLİĞİN DİĞER ADIDIR
01.11.2016 MÜLTECİ DEĞİL MUHACİR!
25.10.2016 İŞ VERDİNİZ DE ÇALIŞMADILAR MI?
18.10.2016 KÜTÜPHANESİZ ÜNİVERSİTE YA DA BURÇSUZ KALE
11.10.2016 HER GÜN KİTAP, HER GÜN KÜTÜPHANE!
04.10.2016 LİYAKAT ODAKLI YENİDEN YAPILANMA
27.09.2016 15 TEMMUZ DEMOKRASİ MEYDANI
20.09.2016 BİR FENERBAHÇE YAZISI
06.09.2016 VATAN İÇİN NÖBETTE KALMAK
16.08.2016 VATAN İÇİN NÖBETTE OLMAK
09.08.2016 MİLLETİ KALBİNDEN VURMAK
02.08.2016 BİZ KİMİZ SORUSU ÜZERİNE YENİDEN DÜŞÜNMEK
26.07.2016 YENİDEN ÇANAKKALE RUHU
19.07.2016 YENİDEN YAPILANMA ZAMANI
12.07.2016 FATURAYI KİM ÖDEYECEK?
05.07.2016 BAYRAMI GÖSTERMEYEN MİLLİ FUTBOL TAKIMIMIZ
28.06.2016 TÜRK USULÜ FUTBOLLA BURAYA KADAR
21.06.2016 BU KARNE KİMİN?
14.06.2016 HADİ ASLANIM HADİ KOÇUM!
07.06.2016 ÖNCE DÜŞÜNCE SONRA HAREKET