Mesire Yerindeki Gazete Parçaları

Eklenme Tarihi: 03.02.2020 12:19:42 - Güncellenme Tarihi: 31.05.2020 01:20:16

İnsanlık tarihinin kaydedilebilmiş on bin yıllık kesitinin son iki bin yılındaki en erdemli insan faaliyeti gibi gelir bana okumak. Okumak hayatı, varlığı ve oluşu anlamaya çalışmaktır. İçinde yaşadığımız devasa bir evren var. Bu evrende küçük bir de gezegen, Dünya. Ve Dünya içinde okyanuslar. Biz de bu okyanuslardan birinde sanki tek bir damla su. Milyarlarca galaksi, sayısız nebula ve bu galaksilerdeki milyarlarca yıldız. Yıldızlar etrafında dönüp duran gezegenler. Sayılara sığmayacak kadar meteor yani gök taşı. Tüm bunların işgal ettiği uçsuz bucaksız uzay! On üç milyar yıldır var olan büyük bir ayet.

Aslında bu bitimsiz büyüklüğün aynısı iç dünyamızda da vardır. Canlıdaki biyolojik yapı, sistemden organa, organdan dokuya, oradan da hücreye devam eden bir sırayla içe doğru ilerler. Yolculuk hücreden sonra daha derinlere doğru gider. Hücre zarından içeriye geçtiniz mi sizi yeni bir dünya karşılar. Mitokondriden ribozoma, ondan lizozoma devam eder gider. Merkezdeki çekirdek bile bir galaksiden daha az gizemli değildir. Çekirdek plazması içinde hayati öneme sahip DNA ve RNA’lar karşılar bizi. DNA başlı başına bir sır âlemidir. Adeta canlılığımıza ait tüm veriler burada büyük bir data olarak tutulur. DNA’dan yani deoksiribo nükleik asitten cansız dediğimiz daha devasa bir dünyaya geçeriz. Artık atom ve atomu oluşturan yapılar karşımıza çıkar. Protonlar, nötronlar, elektronlar ve elektronların etrafında döndüğü çekirdek. Elektronların çekirdek etrafındaki dönüşümü adeta hayat verir cansız maddeye. Buradan da atom altı dünyaya devam eder seyahat.

Bu devasa büyüklükler içinde sorular soran ve cevaplar bulmaya çalışan insanlarız biz. Bu âlem niçin ve nasıl var oldu? Biz niye ve nasıl var olduk? Bu varlığın bir ömrü var değil mi? Bir ömrü varsa bir sonu da olması gerekmez mi? Varlığı var eden nedir? Varlık yok olduğunda ne olacak? Bu soruların “niçin” leriyle din ve felsefe ilgilenirken “nasıl”larıyla da bilim ilgilenmeye başladı.

Düşünen insan ilk günden beri bu ve benzeri soruları sordu durdu. Cevap aradı. Bazen buldu ferahladı bazen bulamadı panikledi. Zira bunlar onun temel varlık sorularıydı. Ontoloji, Kozmoloji, Epistemoloji bu süreçte oluştu. Binlerce yıl sözlü kültür hâkim oldu insan hayatına. Sonra yazı icat edildi ve o belirledi bilginin aktarım tarzını. Belki iki bin yıldır yazının hâkimiyeti altında bilgi aktarımı. Bugün her ne kadar dijital teknoloji yazının tahtına göz dikmiş en büyük rakip olsa da hala kitap bilginin rahimi. İnsan kitabı araç, bilgiyi hedef ve okumayı yöntem olarak kullanmaya devam ediyor.

Bizim kuşağın kitapla kurduğu ilgi sıradan bir ilgi değildi. Okumaya ortaokul veya lisede alışırdık. Çoğunluk hikâye, karikatür ve roman okuyarak başlardı bu kutsal eyleme. Benim hikâyem biraz farklı. Bilim ve teknik üzerine yazılmış eserlerle başladı okuma serüvenim. Belki de bunun yüzünden hala odaklanma problemi yaşarım. İllaki sessiz bir ortam bulmaya çalışırım. Ortaokul yıllarından beri aldığım kitapları ısrarla saklarım. Hala kütüphaneme girdiğimde onlar en kadim dostlarım olarak karşılar beni. Yeni Asya Yayınları’nın bilim teknik serisi en eski dostlarımdan bir gruptur mesela. Hekimoğlu İsmail’in İlimler ve Yorumları ise beni eskilere alıp götüren başka bir kadim dost. Kuran Işığında Kâinat ve Göklerin Fethi bir diğeri!

Bizim çocukluğumuzda kitap nadirattandı, en azından benim yaşadığım köy için bu böyleydi. Bizim evde hiç kitap olmazdı. Tarlamızın yakınında bir mesire yeri vardı. Oraya piknikçiler (o yıllarda piknik zengin şehirli kültürüydü) ve âlemciler gelirdi. Onlar gidince pek çok gazete parçası kalırdı orada. İşte onlar benim için çok değerliydi. O gazetelerin temizlerini hemen toplar günlerce tekrar tekrar okurdum. Tütün tarlasında geçen uzun günlerde bana hayal dünyasının kapılarını açardı o paçavralar. Annem onlarla geçirdiğim uzun zamandan dolayı iş üretemediğim için bana kızar ve iki de bir “Angaraya kêtip olcek sanki” derdi. Yetmişlerin sonları, Gördes’in Balıklı Köyü!

Önce tütün tarlasında öğrenilir tefekkür etmek sonra kitapların dünyasında devam ederdi. Çobanlık ta bu anlamda şanslı bir işti. Afak ile enfüs arasında seyahat eden Peygamberlerin ortak mesleğidir bu yüzden. İşte böyle başlar kitaplarla ünsiyet. Her alınan kitap yeni bir dost gibidir. Yeni nazil olmuş bir ayet gibi ya da. Onlar açar sana içini, sen seyredersin kendi içini. Hele yazarı ile frekans uyumu tuttuysa seyahat keşfe dönüşür, keşif de fethe. Her fetih yeni kitaplara yani yeni beldelere kanat çırptırır seni. Fethe doyamayan bir sultan gibi! Okumak bazen araç olmaktan çıkıp amaç oluverir. Okumak araç olarak kaldığı sürece muhibbanıkütüp (kitap sevdalısı), amaç halini aldıysa eğer mecaninikütüp (kitap delisi) haline geldiniz demektir. Birincilerinin kütüphaneleri vardır ikincilerinin kitap depoları.

Kitaplarınızla ünsiyet kurarsınız. Uzun süre kütüphanenize uğrayamadığınızda duyduğunuz suçluluk psikolojisi gibi. Bazen kütüphanede oturup kitapları uzun uzun seyredersiniz. O kitaptan gönül ve akıl dimağınızda ne kaldığını düşünürsünüz. Aslında kitap okumayı, yazarıyla bir mecliste sohbet etmeye ya da onun bir mekândaki dersine veya konferansına konuk olmaya benzetebiliriz. Bazen onunla kendi kendimize konuşuruz. Kitabın kenarına her ne kadar Yusuf Kaplan gibi üç kalemle olmasa da tek bir kalemle notlar alırız. Bu notlar sonraki geri dönüşlerde çok kıymetlidir. Bir mim iliştiririz önemli gördüğümüz bir satıra veya paragrafa. Bazen başka kitaplardan şerh veya itirâzi notlar düşeriz kenar boşluklara. Çok azımız kitap bitiminde tüm kitaba ait fişler hazırlar veya tüm önemli yerlerini bir deftere not çıkarır. Akademik bir çalışmada ise okuma seyri daha disiplinlidir. En azından okunacak kitap ve konular bellidir. Güncelin rüzgârına kapılmış okumalarda konu çeşitliği çok fazladır.

Bir de kitap tavsiyesi konusu var sıkça karşılaştığımız. Bu çok zor bir iştir. Önce okuyucunun okumayı ne kadar sevdiğini ve sonra da niçin okumak istediğini bileceksiniz. Onun ilgi ve hobileri bile önemli bu aşamada. Lise ve üniversite arasında bir yerdeyse düzeyi biraz daha işiniz kolay demektir. Okuduğu alanı da dikkate alarak bir şeyler tavsiye edebiliriz. Ama kitap tavsiyesini yanlış bulanların da olduğunu belirtelim. Zira bu bir keşif sürecidir. Kendi serüvenini kendi yazsın, irade kendisinde olsun istenmektedir. Tavsiye, iradeye müdahale ve yönlendirme olarak değerlendirilmektedir. Bir başka konu da ciddi bir tezi olan kitabın eleştirisinin de okunması meselesidir. Çünkü tez, antiteziyle birlikte görülmeden senteze ulaşılamaz diye kabul edilir.

Tüm bunlardan sonra, Halil İnalcık’tan Kemal Karpat’a, ondan İlber Ortaylı’ya; Hilmi Ziya Ülken’den Erol Güngör’e; Mümtaz Turhan’dan Nurettin Topçu’ya; Ebubekir Sifil’den Mustafa Öztürk’e; Cemil Meriç’ten Sezai Karakoç’a; İsmet Özel’den Rasim Özdenören’e; Aliya İzzetbegoviç’ten Ai Şeriati’ye; Muhammed Hamidullah’tan Seyyid Hüseyin Nasr’a; Fazlurrahman’dan Yusuf el-Kardavi’ye; Mevdudi’den Seyyid Kutub’a; Elmalılı Hamdi’den Said Halim Paşa’ya… pek çok müellifi, okuma serüvenimize yaptıkları büyük katkılardan dolayı hayırla yad ediyoruz.

Herkese iyi okumalar.

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3720/mesire-yerindeki-gazete-parcalari

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

11.05.2020 Neden Siyaset
30.03.2020   Hüzün Bulutları
23.03.2020     Virüs Salgını Üzerine Düşünceler
16.03.2020 “Karanlık Çağ”
09.03.2020 "Medeniyet Dönüşümü”
02.03.2020 Aktif Ahlaktan Pasif İmana
24.02.2020 Yeni Bir Yolculuk Hikâyesi
17.02.2020 Tarım Üzerine
10.02.2020 Siyah ve Beyaz Arasındaki Sonsuz Zenginlik
03.02.2020 Mesire Yerindeki Gazete Parçaları
27.01.2020 Bunu da Unuturuz
20.01.2020 Toplumsal Özeleştiri
13.01.2020 “Vicdan Zorbalığa Karşı”
06.01.2020 Kandil Şahsiyetler
30.12.2019 Kanal’a Bakan Kurt Gözleri      
23.12.2019 Gelecek’in Geleceği
16.12.2019 Gelecek Partisi ve Vizyonu
09.12.2019 Demokrasi ve İnsan Hakları Günü
02.12.2019 'Güneşin Doğduğu İnsanlığın Battığı Yer'
25.11.2019 Gücün 'Şehir'le İmtihanı
18.11.2019 'Beyaz Zambaklar Ülkesinde'
11.11.2019 Arayış
04.11.2019 Din Bilim Siyaset
28.10.2019 İnsanın Dört Mevsimi
21.10.2019 Modern Bunalım
14.10.2019 Gündemlerde Kaybolmak
07.10.2019 Yeni Partiler ve Yeni Siyaset
30.09.2019 Müslümanların Bilgi ve Siyaset Sorunu-5
23.09.2019 Müslümanların Bilgi ve Siyaset Sorunu-4
16.09.2019 Müslümanların Bilgi ve Siyaset Sorunu-3
09.09.2019 Müslümanların Bilgi ve Siyaset Sorunu -2-
02.09.2019 Müslümanların Bilgi ve Siyaset Sorunu-1
26.08.2019 Terörize Edilebilirlik Açısından Dinler
19.08.2019 Kemalist İslamcı Kürt Alevi ? ve Mutabakat
05.08.2019 Ahlâksız Îman
29.07.2019 Eleştiri Kültürü
22.07.2019 Hoşgörü Toplumu
15.07.2019 Mental Yorgunuyuz
08.07.2019 Hayata Dair
02.07.2019 Lgbt veya Cinsel Engellilik
01.07.2019 MAÂRİF DÂVÂMIZ-4
24.06.2019 Maârif Dâvâmız-3
17.06.2019 Maârif Dâvâmız-2
10.06.2019 Maârif Dâvâmız-1
03.06.2019 ?Hoşbulduk - Güle Güle?