Bir yenilgi biçimi: 'Daha iyisini yapamam!'

Eklenme Tarihi: 20.01.2020 09:51:53 - Güncellenme Tarihi: 29.05.2020 09:38:51

Türkiye’nin çok köklü kurumları var ve oluşturulan bu kurumsal yapıların önemli bölümü Cumhuriyet öncesinde, yani Osmanlı Devleti döneminde kurulmuş bulunuyor. Dolayısıyla söz konusu kurumlar kurumsal kültür ve tarihsel derinlik bakımından oldukça zengindir ve bu yapılar hala çok önemli ve değerli işler yapmaktadır.

Çalışma alanına göre söz konusu süreç genel olarak bilim ve sanatta, ziraat ve tıbbiyenin de içinde yer aldığı fen, sağlık, güzel sanatlar ve sosyal bilimler alanlarında atılan temeller üzerinde gelişmeye devam etmiştir ve günümüzde söz konusu kuruluşlarda ya ürün, ya teknoloji ya da hizmet üretilmeye devam etmektedir. Tabii bu demek değildir ki, derin bir tarihçe ve kültüre sahip olan her kurum mutlaka “en iyisini başarmıştır, en yüksek performansa ulaşmıştır!”. Bunu bazı örneklerle doğrulamak mümkündür. Burada en iyisine ulaşmak için; tarihsel derinlikle birlikte kurumsal yapının kendini yenilemek yönünde kararlılığı, tüm çalışanlarıyla birlikte kurum kültürünü benimseme, yapılanları etkinlik ölçütlerini dikkate alarak değerlendirme, yerel ve/veya küresel rakiplerle kurumsal işleyişi kıyaslayarak özeleştiri yapmak gibi işlemlerin sürekliliğinin önemli ve gerekli olduğu açıktır.

Dolayısıyla burada dikkate alınması gereken önemli nokta “sahip olunan potansiyelin daha etkin ve doğru kullanılmasının mümkün olduğu gerçeğidir.” Buna göre mevcut yapıyı(statüko) “işletme körlüğü” de dahil olmak üzere her şartta korumak yönünde çalışan tutucu güçlerin yani yenilik ve değişimin karşısındaki güçlerin etkilerinin azaltılarak yeni inisiyatiflerin geliştirilmesi yönünde çalışmak gerekmektedir ve bu, doğru yönetim stratejileri kullanıldığında mümkündür. Çünkü köklerinden kopmayarak değişimi başaran kurumsal yapılar, geleceğe daha güçlü şekilde adım atmaktadırlar ve hep rakiplerinin önünde olmak yönünde avantajlıdırlar.

İşini doğru yapmak ve doğru işi yapmak!

Kuşkusuz görev olarak kabul ettiğimiz, üstlendiğimiz işimizi iyi yapabiliriz, iş tanımına uygun çalışabiliriz, mesai saatlerine tam uyabiliriz ve iş verme yetkisindekiler ve içinde bulunan sistem bizden daha daha fazla şey yapmamızı beklemeyebilir. Bu durumda etkinlik ve fayda sorgulaması yapılabilir mi, yapılmalı mıdır? Tabii yapılmayabilir dahası en kolayı özeleştiri yapmamaktır, fakat esasen sorgulama her aşamada yapılmalıdır! Çünkü önemli olan “işini doğru yapmaktır ve doğru işi yapmak” yönünde gayret içinde olmaktır.

Bazen, belki de çoğu zaman işgören “daha iyisini yapamam, yapamayız, daha iyisini hatta en iyisini yapmak yönünde inisiyatif geliştiremeyiz!” düşüncesinde olabilmektedir. Ancak tam tersine “kendini geliştirme, çalıştığı kuruma ve yaşadığı topluma fayda sağlama” öğesini değer olarak kabul etmesi hedeflenerek yetiştirilen birey, bunu benimsendiğinde özel beklentiler anlamsız hale gelmekte ve fayda üretmenin esas olduğuna inanç artmaktadır. Bu ise bireysel refahla birlikte, kurumsal gelişmenin ve toplumsal refahın birlikte büyümesinde önemli bir araç olmaktadır. Dolayısıyla bireyin çalışılan alana, sektöre, ülkeye, insanına ve insanlığa fayda sağlayacak girişimler içinde bulunması değerli bir sonuca ulaşmaya hizmet etmektedir. Burada, toplumdaki bireylerin yukarıda belirtilen olumlu tutum ve tavır içinde olmalarının önemi ortaya çıkmakta ve bu şekilde bireyin hem kendi refah düzeyinin artması ve hem de dolaylı olarak toplumsal refahın artışına katkı sağlaması mümkün olacaktır.

İyinin rakibi olan daha iyinin rakibi en iyidir!

Esasen “İyinin rakibi daha iyi, daha iyinin rakibiyse en iyidir.” Bunu kuruma ve hayata hakim kılmak bireysel, kurumsal ve toplumsal refah için olmazsa olmazdır ve bunu sağlamak için yapılması gerekenler üzerinde önemle durmak gereklidir. Bu şekilde yapılanlar veya yapılmayanlar bir yana  toplumda yaşayan her bireyin farkındalığının artırılmasına yönelik enformal çalışmalar bireyin, sivil toplumun, özel girişimlerin ve kamunun toplumsal fayda kapsamındaki özel görev alanı olmalıdır ve toplumdaki her bireyin bu bilinç düzeyine ulaşmasını hedefleyen staratejik bir eğitim süreci benimsenmelidir.

Bu çerçevede kısaca toplumda “iyinin fırsat maliyetinin “daha iyi” olduğuna; daha iyinin fırsat maliyetinin ise “en iyi” olduğuna” olan bilinç ve inancın artırılması gerekmektedir.

Yine kurumsal açıdan bakıldığında mühim olan gelişme ögesini benimsemiş bireylerin sayısını artırmak ve kurumu daha yukarıya taşıyacak kararları cesaretle alacak ve kararlılıkla uygulayacak yöneticilerin yetiştirilmesine ihtiyaç bulunuyor. Tabii bu mevzuatın sınırlayıcı etkilerini gerekçe göstermeyip, işletme körlüğünü misyon ve vizyon tanımlamasıyla aşmış ve stratejik planlarla eyleme dönüştürmüş olmakla ilişkili görünüyor.

Sonuç olarak; “daha iyisini yapamam, biz yapamayız!” diyenler kenara çekilmelidirler, “DAHA İYİSİNİ YAPARIM,BİZ  YAPARIZ, EN İYİSİNİ YAPARIZ!” diyenler öne çıkmalı, bu düşünceye sahip kimselerin sayısının artırılması yönünde orta ve uzun vadeli stratejiler geliştirilmeli ve bunlar karalılıkla uygulanmalıdır.

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3692/bir-yenilgi-bicimi-daha-iyisini-yapamam

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

27.04.2020 Buğday Üzerinden Yorumlar (3)
26.04.2020 Buğday Raporu ve Arz Güvenliği (2)
25.04.2020 Beklediğim “Buğday Raporu” Geldi! (1)
17.04.2020 Prof.Dr. Niddersan Acoh’un Salgın Hastalık Analizi! (1)
13.04.2020 Koranavirüs Tarım Sektörü için Tehdit mi?
06.04.2020 Tarımsal  Mafya (2)
05.04.2020 Tarımsal Mafya (1)
24.03.2020 Kötünün kötüsü korona mı?
15.03.2020 Bilgelik Çağı
09.03.2020 Gençlerin Tarım İlgisi!
28.02.2020 Üçüncü Tarım Orman Şûrası
21.02.2020 İkinci Tarım Şurası ile AB Müzakere Süreci
20.02.2020 İkinci Tarım Şurası
12.02.2020 Birinci Tarım Şurası ve Öncesi
20.01.2020 Bir yenilgi biçimi: 'Daha iyisini yapamam!'
16.01.2020 Uluslararası Antalya Kongresi
14.01.2020 Dijital Dönüşüm Süreci ve Yükseköğretim
22.12.2019 Dünya Tarım Gazetecileri ve Antalya Forumu
07.11.2019 Çelik Metreli Belediye Başkanı - 5
06.11.2019 Trafikte görmezden gelinen gerçekler - 4
16.10.2019 Trafikte kural tanımazlığın anatomisi -3
25.09.2019 'Ben trafiğe karşıyım!' Trafikte insan, kurum ve mevzuat -2
10.09.2019 Trafikte insan, kurum ve mevzuat -1-
21.08.2019 Tarımda Modernizasyon: Teknoloji ve İnsan
08.08.2019 Tarımda Modernizasyon: Teknoloji ve İnsan
01.08.2019 Kaplıca Kültürü ve Termal Turizm Ekonomisi
14.07.2019 Bilge Ülke Türkiye
04.07.2019 'Gelin Kardeş Olalım!'
25.06.2019 AB?de Tarım ve Sosyal Politika Eşgüdümü
23.06.2019 Altın Susam?in Markalaşma Potansiyeli
10.06.2019 Samimiyet Testi ve Toplumsal Refah!
25.05.2019 Osmanlı?nın Afrika?da Kadim İzleri
05.05.2019 Türkiye?nin Alternatif Turizm Şansı
13.04.2019 Antalya'nın Dördüncü T'si Teknoloji
10.04.2019 Sanayi ve Tarım Politikalarında eş güdüm ihtiyacı
07.04.2019 On beş mart 2019?a dair?
27.03.2019 Halkın feraseti ve beka meselesi!
11.03.2019 İstanbul?un ya da Antalya?nın vefası!
26.02.2019 Kavramlar üzerinden kutuplaşmak!
17.02.2019 Markalaşma ve bir başarı hikayesi!
09.02.2019 Türkiye markası ve zihinsel eşik!
31.01.2019 Eyvah! Saman ithal ediyoruz, tarım sektörü battı
18.01.2019 Rauf Denktaş Stratejik Araştırmalar Enstitüsü
30.12.2018 Akıllı teknolojiler ve tarım 4.0
15.12.2018 Türkiye'nin marka şehir vizyonu
11.12.2018 Türkiye?nin turizm stratejisi ve sosyal politika işlevi
05.12.2018 Türkiye su zengini mi?
30.11.2018 2019 Türkiye ve dünyada Çorum yılı!
11.11.2018 Ulusal ekonomiler ve küresel şirketler
29.10.2018 Türkiye Gemisi 29 Ekimde limanda!
26.10.2018 Araştıma ve Geliştirme Politikaları
13.10.2018 Astronot yada çiftçi olmak!
03.10.2018 Halep?te bilim, savaş, medeniyet!
26.09.2018 İnsan ömrü 280 yıl!
19.09.2018 Pakdemirli ve tarım üzerine
11.09.2018 Kötüyü bertaraf etme reçetesi
06.09.2018 Küresel ısınma insanlık için tehdit mi??
31.08.2018 Dünya Peynir Şampiyonlar Ligi
27.08.2018 Süt sektörü ve peynir vizyonu
16.08.2018 Kaos tellalları!
10.08.2018 Bedirhan bebek!
04.08.2018 Uzman Bilgi ve Tarım Danışmanlığı ?
19.07.2018 Niyet Halis ya akibet!
12.07.2018 Acının günü!
01.07.2018 Prof.Dr. Tauf Nigzes
23.06.2018 Kent kültürü ve beyin göçü!
21.06.2018 İki seçenek var!
13.06.2018 'Komşu anneye bir kap yemek götürmek!'
12.06.2018 Kent kültürü ve beyin göçü!
30.05.2018 Gezide kaybolmak!
24.05.2018 Antalya?nın bir 'Güzel Ada'sı ?
20.05.2018 Bir Osmanlı güzeli ?Cumalıkızık?
18.05.2018 Üniversite ve yerel dinamikler-2
17.05.2018 Üniversitenin sinerjik etkisi
10.05.2018 Halkın vizyonu ve koltuk kapmaca!
02.05.2018 Başkanlığın götüreceği süreç!
28.04.2018 Zihin Kestiren Sistemler
19.04.2018 Kırın örtülü zenginliği
05.04.2018 Marka Olmak yada Olmamak!
28.03.2018 Yeni kuşak tatlandırıcılar - 2
27.03.2018 Şeker ve Tatlandırıcılar Sektörü
15.03.2018 Hakikaten ?Ne işimiz var Afrin?de!?
05.03.2018 Müttefiğe Zeytin Dalı!
31.12.2017 BİLİMİN IŞIK ETKİSİ!
24.12.2017 KENDİNE YABANCI!
20.11.2017 BEDBAHT İNSAN TİPOLOJİSİ
27.09.2017 DİL BAYRAMI; MİLLÎ EĞİTİM ve ENGRİ BÖRDS
18.09.2017 ÜNİVERSİTENİN TOPLUMSAL ROLÜ !
11.09.2017 İYİLERİN ZİRVE ÇAĞI
30.08.2017 30 AĞUSTOS: ?BİR OLMAK, VAR OLMAK !?
27.08.2017 TARIM CİDDİ BİR İŞTİR, ROMANTİZMİ KALDIRMAZ
12.08.2017 MEDYA'NIN MEDYASI! Ya da MEDYA?NIN MEDYAN?I OLMAK!
01.08.2017 ÂKİL İNSAN OLMAK!
23.07.2017 Türkiye Haklı !
28.06.2017 DUYGUSAL TEKNOLOJİ!
23.05.2017 HER YÜZYILDA YENİ BİR ENERJİ!
26.01.2017 BAŞKANLIĞA GÖTÜREN SÜREÇ!
28.12.2016 KARANLIKTAN DİRİLİŞE-2
25.12.2016 KARANLIKTAN DİRİLİŞE-1