AK Parti nasıl kaybeder RTE düşmanları nasıl kazanır?

Eklenme Tarihi: 03.11.2019 07:24:00 - Güncellenme Tarihi: 10.08.2020 18:59:18

Reklamcı ve siyaset kampanyacısı Ateş İlyas Başsoy?un 2011?de yazdığı ? AKP Neden Kazanır, CHP Neden Kaybeder? isimli kitabını okuma fırsatınız oldu mu? Ateş İlyas Başsoy, 2009 yerel seçimlerinde, AK Parti?nin en az yüzde 60?la kazanması beklenen Antalya?da seçimi CHP?ye kazandıran kampanyanın başında olan kişiydi. Bu kitabı ilk okuduğumda tam tersine AK Parti olarak İzmir?i nasıl kazanabiliriz diye çok düşünmeme vesile ve ilham olmuş, sonrasında bu konuda detaylı bir dosya hazırlayıp o zamanlar Başbakanımız olan Sayın Recep Tayyip Erdoğan?a verilmek üzere özel kaleme iletmiştim. O gün yazdıklarım bazı değişikliklerle bugün bile uygulandığında sonuç getirecek önemli hareketleri barındırır. Neyse bugünkü yazımızdaki konumuz bu değil. Bugünkü temamız kurulduğundan beri 18 yıldır sürekli kazanan AK Parti?ye birilerinin nasıl kaybettirdiği ve Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan?ın düşmanlarını sevindirmek için neler yaptıklarıyla ilgili. Yani 2011 yılında yazılan ? AKP Neden Kazanır, CHP Neden Kaybeder? isimli kitabın tersten okunuşunu kimler sağlıyor? Onu konuşmak ve yazmak istiyorum.

CHP asla kazanamaz ama diğerleri ile birleşirse

Kitapta AK Parti nasıl kazanır, CHP nasıl kaybeder diye sorulmuş. Biz ise tam tersine AK Parti nasıl kaybeder diye soruyoruz ama CHP nasıl kazanır diye sormuyoruz. Zira bu ülkede CHP sahip olduğu zihniyetle ebediyen kazanamaz. Kazanabilecek olan ise Recep Tayyip Erdoğan düşmanlarının birleşerek (CHP, İP, HDP, FETO ) %50,01 çizgisini geçmeleri durumudur. Aslında hiç biri tek başına kazanamaz ama ortak düşmanlarının kaybetmesi onların kazancı gibidir. Bu yüzden birleşirler.

Kaybetmenin üç nedeni

Peki, ama maazallah Erdoğan nasıl kaybeder? Pek hoşuma gitmese de anlatayım. Bu sorunun 3 cevabı var.

1-Eğer bugüne kadar kazanmasına vesile olan doğrulardan ayrılırsa maalesef kaybeder

2-Tarih boyunca diğer eski bütün liderlerin kaybettiği gibi, içerden, hem de en içerden kaybedebilir. Bazen hainler en yakındadır. Dost, arkadaş, akraba, fikirdaş?

3-Allahın kanunudur. Allah?tan başka her şey geçicidir ve mutlaka biter. Endülüs'te, El-hamra'da sarayın kemerlerinde, sütunlarında şöyle yazar: LA GALİBE İLLALLAH! Tek galip gelecek olan Allah?tır.

Hak, Halk ve AK

Sayın Cumhurbaşkanımızı güçlü kılan ve onu iktidarda tutan Hak ve buna vesile olup destek veren Halkın gücüdür. Bütün bunlar AK Partiyi iktidar yapmıştır. Yani; Hak, Halk ve AK ile durmak yok yola devam dedik. Bunun için birçok şey gerekir ama İşi ehline vermek yani liyakat ve mütevazılık ayrı bir yer tutar. Siz istediğiniz kadar iyi olun, mücadele edin, çalışın, didinin ama yanınızdaki bakan, vekil, başkan, memur, danışman, görevli ya da sizin bir temsilciniz bu göreve sadece sizin akrabanız, arkadaşınız veya fıkırdaşınız olduğu için geldiyse sorun çıkabilir. Onlar sizin yaptığınız bütün güzellikleri bitirir. Görev verilirken liyakat olmalı, sadakat olmalı, samimiyet olmalı, halka dokunulmalı. Bütün bunlar varsa akrabanız da olsa sırıtmaz, hizmet eder, fayda verir.

Bazı atanan kişiler Sayın Cumhurbaşkanımızın yanında farklı vatandaşın karşısında farklı olabiliyorlar. Mesela Sayın Cumhurbaşkanımız AK Partinin sağlıktaki reformlarını anlatırken, bir doktor hastasına bakmıyor ve sallıyorsa, oradaki hastalar doktordan ziyade Tayyip beye düşman olurlar. Adaletten bahsederken bir polis vatandaşa zulmediyorsa veya bir savcı ya da hâkim haksız karar veriyorsa vatandaş onlara da ama daha çok Cumhurbaşkanımıza düşman olur.

Bizzat yaşamış olduğum üç olayı şahıs ve kurum ismi vermeden anlatacağım. Büyüklerimiz isterlerse isimlerini de veririm.

Sen benim kim olduğumu biliyor musun?

Bir gün vatandaşın biri devlet kurumlarından birinde haksızlığa uğradığını iddia ederek beni aradı. Bunun üzerine ben de ilgili kurumun Genel müdür yardımcısını arayarak bilgi almak istedim. Klasik olarak son dönemde hangi dönem milletvekili olduğumuzu sormaları farz olduğu için o da geri durmadı ve sordu ve eski dönem olduğumuzu öğrenince de rahat bir ifadeyle ?bize hesap mı soruyorsunuz? diye çıkıştılar. Ben de rahat bir insanım ya ?evet dedim, vatandaş bize hesap soruyor biz de size soruyoruz. Böyle bir haksızlık var mı cevap verin.? Karşıdaki Genel müdür yardımcısının cevabı ilginç, daha çok doğduğum yıllar olan 1960?lı yıllarda kullanılan sözcükler: ?sen benim kim olduğumu biliyor musun? ? Heyyyt bre Malkoç oğlu musun? Ben de kendisine nazikçe kimsiniz diye soruyorum? Adam bana, ben falancanın teyzesinin oğluyum, diye cevap veriyor. Ne güzel değil mi?

Uygun görülürse size dönülecek

Geçenlerde iletişimle ilgili önemli bir devlet kurumunun iki numaralı adamını arayıp randevu isteyeceğim. Sekreter, yine aynı soruyu soruyor. Kaçıncı dönemsiniz? Eski hem de çok eski deyince klasik olarak beklenen ? çok yoğunuz? cevabı geliyor. Bir hafta sonra tekrar arıyorum. Asistanın verdiği cevap ilginç. ?Hatırlıyorum, siz daha öncede aramıştınız. Sayın ??.? Uygun görürse size dönecek. ? Hoppala!!! Ama derler ya Allah?ın sopası yok. Tevafuka bakın ki ertesi günü Ankara?da bir toplantıda bir bakıyorum ki aradığım kişi karşımda. Yanına gidiyorum ve olayı anlatıp teessüflerimi bildiriyorum, adamın cevabı ilginç, asistanım yanlış yapmış kendisiyle görüşürüm. Umutlanıyorum, dönerler diye bekliyorum. Ama günler geçiyor ve hala kimse aramıyor. Randevu falan yok. Bahsettiğim bu adam iletişim doçenti ve dediğim gibi iletişimle ilgili bir devlet kurumunun iki numaralı adamı.

Selamsız sabahsız bir CEO

Yine geçen hafta önemli yarı kamu olan bir kurumun protokol girişindeyim. Tevafuk olsa gerek o anda kurumun bir numarası içeri giriyor. Kendisini izliyorum. Ceketini çıkartmış, yanındaki şoföründe. Adam sanki kahvehaneye giriyor. Özellikle dikkat ediyorum. Kimseye ne selam veriyor ne sabah. Yazık.

Herkes birine güveniyor, halk ise Erdoğan?a

Eski de olsa bir milletvekili olarak bize yapılan bu hareketler kim bilir vatandaşa nasıl yapılıyor? Nasıl yapılırsa yapılsın Sayın Recep Tayyip Erdoğan?a olumsuz bir şekilde yansıyor. Bu önemli pozisyonlara gelen değerli arkadaşlarımız bu şekilde davranarak Sayın Cumhurbaşkanımıza, devletimize, AK Parti hükümetine düşmanlar kazandırıyorlar. Sayın Cumhurbaşkanımızın tebdili kıyafetlerle devletin her kurumuna, belediyelere, AK Parti teşkilatlarına ve hatta yarı özel yarı kamu kurumlarına, müfettişler göndermesini özellikle rica ediyorum. Üstelik bu işin vebali de var. Buraya getirilen bazı zatlar, artık üstlerini veya milletvekillerini takmıyorlar maalesef. Bunun en büyük nedeni nepotizm. Bu durum çok zararlı. Hatta bazen taşerondaki bir işçi bile şefini takmayabiliyor. Çünkü onu oraya getirene güveniyor.

Başlıkta da dediğim gibi bütün bunlar sonunda AK Parti kaybederken Cumhurbaşkanımızın düşmanları kazanıyorlar. Bizden söylemesi.

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3510/ak-parti-nasil-kaybeder-rte-dusmanlari-nasil-kazanir

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

21.07.2020 "Deli Diyorlar Bana, Desinler Değişemem"
18.06.2020 Anketler Doğruysa Çözüm için Acil Hareket Yanlış ya da Yanlıysa O Zaman Tam Bir Felaket
06.06.2020 Beşiktaş, Artık Asıl Renkleri Olan Kırmızı-Beyaz’a Dönmelidir
20.05.2020 Siyasi mutabakat erdemliktir
10.05.2020 Rakamlar Yalan Söylemez ama Doğru Olanı Kullanırsanız
04.05.2020 Devlet ve milletin zor sınavı
21.04.2020 Samimi Bir Önerim Var
20.04.2020 Yerel ve Bölgesel Medya Alarm Veriyor Acilen Desteklenmelidir
14.04.2020 Hadi artık olumlu olalım
01.04.2020 Korono ilacı bulundu mu yoksa bürokrasi mi uygulanıyor? Sağlık Bakanlığı bizi aydınlatmalı
23.03.2020 Neler gördük neler
22.03.2020 2020 ve Astroloji
10.02.2020 Peki ama yarın sahaya kim çıkacak?
08.02.2020 Kosova
28.01.2020 Deprem’de Kehanetler ve Erken Teşhis Değil Erken Tedbir ve Devlet Baba Hayat Kurtarır
13.01.2020 Tunç Soyer
08.01.2020 AK Parti’ye en büyük zararı veren nedir, biliyor musunuz?
01.01.2020 2020’nin ilk makalesi
16.12.2019 Bir dahaki sefere kazanmak için bilinmesi gereken 2 şey
04.12.2019 Cahil misin be adam! Sosyal medya dilini bilmez misin?
18.11.2019 Balkanlarda ve Ortadoğu?da temayüllere aykırı bloklaşmalar NATO?yu anlamsızlaştırıyor
10.11.2019 Sigara?nın Sağlık ve Siyasi Yönden Zararları
03.11.2019 AK Parti nasıl kaybeder RTE düşmanları nasıl kazanır?
28.10.2019 Düşmanlarla diplomasi
30.09.2019 Siyasette Balkanları Dışlamak
24.09.2019 Balkanlar?da bizim olmamız lazım
10.09.2019 Türk Diplomasisinin Soft Power?ları
01.09.2019 AK Parti?de değişime ihtiyaç yok
19.08.2019 'Türkiye - Sırbistan yakınlaşması, Balkanlardaki dengeyi nasıl etkiler?'
10.08.2019 Susurluk Ayranını Özleyeceğim
04.08.2019 Doğruları Söyle(yeme)mek
02.08.2019 Siyasette Ömer (RA) gibi Harbi ve Hasbi Olmak
14.07.2019 Yunanistan seçimlerinin analizi
12.07.2019 Yunanistan seçimlerinin analizi
24.06.2019 Balkanlar Yine Karışık
17.06.2019 Türkiye?de Balkan Rumeli göçmeni var mı?
27.05.2019 ABD, Türkiye?yi Ablukaya mı Alıyor?
17.05.2019 İstanbul Seçimleri Üzerine Manifesto
11.05.2019 Erken Seçim Olur mu?
06.05.2019 Balkan Seyahatimizden Notlar
22.04.2019 Tünelden Önceki Son Çıkış
11.03.2019 Güle güle Yusuf Sait
04.03.2019 Bazen kaybetmek kazanmaktır
18.02.2019 Ya kazanmayı garantilediniz yada kaybetmeyi
04.02.2019 Önce iğneyi kendine sonra çuvaldızı başkasına
28.01.2019 'Bir gün İnşallah?' (Ufak bir Balkan gezisi ve yolculuk hatıraları)
18.01.2019 MHP ile ittifak tamam, diğerleri ile ne zaman?
03.12.2018 Kosova'dan izlenimler
15.11.2018 AK Parti ve Balkan seçmenlerinin üç farklı ilde üç farklı tercihi: ?İzmir, İstanbul ve Bursa"
30.10.2018 Türk ekonomisi için fırsat: "Balkan Pazarı"
23.10.2018 CHP?nin kesinleşen HDP ittifakına karşı AK Parti?de Balkan ittifakının şimdi tam zamanıdır
10.10.2018 Sorular ve cevaplar
25.09.2018 Siyasi kefaletin bedeli
18.09.2018 Yanlış yerel, Erken genel
03.09.2018 Ekonomik savaşta devletin sübvansiyonu
25.08.2018 AK Parti açısından yerel seçim analizi ve İzmir'in durumu
12.08.2018 Bu savaşa hazır mıyız?
18.07.2018 Her şerde bir hayır vardır
15.07.2018 Tayyip Bey'in söylediklerini şöyle anladım
02.07.2018 Zafer?in mesajını almak ve uygulamak
26.06.2018 Başkanlık ile gelen değişim?
13.06.2018 En son kritik seçim uyarıları