Okumak Yaşamaktır

Eklenme Tarihi: 29.10.2019 11:00:00 - Güncellenme Tarihi: 26.05.2020 03:19:15

             Türkiye'nin  çağdaş milletler seviyesine gelmesinin yolu eğitim, kültür ve sanattan geçmektedir. Bizi yönetenler her devirde 'kültür ve sanatta' geri kaldığımızı söylüyorlar da çözüm için adımlar atmıyor, gayret sarfetmiyorlar. Eğitimi sadece öğretim olarak görmek, kültürü yozlaştırmak için her şeyi yapmak, sanatı ise gereksiz ve boş işler olarak kabullenmek müzminleşmiş hastalık haline geldi.

        Dünyada en fazla kitap okuyan ülkelerin başında yüzde 21 ile Fransa ve İngiltere yer alıyor. Biz ise yüzde 0,1 (yani binde 1) okuma oranı ile 86'ncı sırada bulunuyoruz. Yurdumuzda bulunan kahvehaneler ise çığ gibi büyüyor. Her ilde ve ilçede bulunan kütüphanelerin sayısı ise ortalama bir veya iki... Oraları da birer kültür yuvası olmaktan uzakta...

            Bunu dert ediniyor muyuz?

            Çocuklarımız, öğrencilerimiz okumuyorsa suç onların mı?

            Kitap okumamak için karşımızda bir çok zorluk var. Sıkıntılar büyük ama bir yerden başlamak gerekir diye düşünüyorum.

            Kitap ile tanışma ilk olarak okulda başlar. İlk okul ve okumayı öğrenme heyecanı çocukta küçük yaşlarda vardır. Okumayı yeni öğrenen çocuklardaki bu hevesi kırmamak gerekir.  Bu yıllarda çocuklara verilecek okuma alışkanlığı çok önemlidir. İlk okuma sürecinde ders kitaplarının haricinde verilecek (çocukları seveceği türden kitaplar) okumayı 'alışkanlık' haline getirecektir. Ancak, ilk okuma ile birlikte hemen başlayan test ve ödevler çocuğu okumaktan soğutmaktadır. Eğitim sistemimizin çarpıklığı okuma alışkanlığı kazandırma yolunda en büyük engel teşkil etmektedir.

            Bilinçsiz veliler ve sadece meslek kazanma hedefli eğitimciler 'Çocuğum/öğrencim ne yapacak çok okuyup da, çok okumak karın doyurmuyor' gibi saçmalıkların ardına sığınarak  geleceğimizi karartmışlardır.

            Öğretmenlik yaptığım yıllarda müfredatın dışına çıkarak öğrencilerime çok kitap okumaları için bir çok yollar denedim. 30-40 yıl öncesine baktığımızda çok kitap okuyan öğrencilerim hep başarılı oldular. Kitap okumanın ne güzel bir meziyet olduğunu yaşayarak gördüm. Kitap okumanın başarıya nasıl etki yaptığını geçen yarım asra yakın deneyimlerimle tescilledim. Sadece okumak değil; duygu ve düşüncelerimizi yazmanın insan hayatındaki etkisini canlı şahitlerimle yaşadım. Yazmanın insanı nasıl rehabilite ettiğini, tedavi ettiğini kendi hayatımda keşfettim.

            Okumak ve yazmak hayat kurtarır.

            Burada bir reçete sunmak istiyorum:

            'Kültür ve sanatta geri kalmışlığımızın grafiğini yükseltmek için ilkokulun ilk yıllarında yazarlarla minik öğrenciler buluşturulmalı ve bu konu değişik projelerle desteklenmelidir.

            Bu konuda yaşadığım yüzlerce olumlu hatıra/örnek var. Kaliteli eserler ön incelemeden geçirilerek  seviyelerine göre ilkokul öğrencilerine ulaştırılmalı ve okumak bir bayram havasına dönüştürülmelidir.

            İlkokul birinci sınıflarda yapılan okuma bayramlarına yazarlar davet edilmeli öğrenciler o kitapları yazan yazarlarla tanıştırılmalıdır. Bu tanışmalarda çocukların yaşadığı heyecanı bir çok programda gördüm ve unutulmaz anlar yaşadım.

            Bunu yazarlarımız istiyor, öğrencilerimiz istiyor, öğretmenlerimiz ve okul idareleri de istiyor ama şu bürokratik engeller aradan bir çıksa... Okullar okumanın bayramını yaşasa...

            Bu toplumun kültürünü, sanatını ve eğitimini önemsiyorsanız; lütfen sahip çıkalım.

            Kelime hazneleri dolu, okuyan, üreten, yerli ve milli nesiller yetiştirmek sadece kürsülerden işin edebiyatını yaparak olmaz; bu konuda topyekün bir seferberlik gerekir...

            Okumak yaşamaktır.                                                       

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3496/okumak-yasamaktir

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar