?Güvenli Bölge? Talebi

Eklenme Tarihi: 19.10.2019 09:40:00 - Güncellenme Tarihi: 02.07.2020 18:42:18

Barış Pınarı Harekatı 9. gününde  ABD?den gelen Başkan Yardımcısı Mike Pence?inve heyetinin  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve heyeti ile   görüşmesi neticesinde, vatanlarından edilen Suriyeli sığınmacılara yurtlarına dönebilmeleri ve  sınırımızın hemen yanı başında varlık gösterip  terör devleti kurmaya  çalışan YPG gibi çeşitli adlarla sahaya sürülen  birbirinden farksız olan terör yuvalarından sınırımızı korumak için  Türkiye Cumhuriyeti Devleti  tarafından oluşturulmak istenen  yaklaşık 30 km derinlikli ?güvenli bölge? şartının ilk adımı atılmış oldu.

 Türkiye?nin ABD?den çok uzun bir süredir talep ettiği  ?güvenli bölge?,işlevselliği bakımından ayrı bir öneme sahiptir. Varılan bu mutabakatla, hem o coğrafyadan uzaklaştırılan   muhacirlere kendi yurtlarına dönme imkanı sağlanmış olacak; hem de Suriye sınırımızda bir terör devleti  kurulamayacaktır.

Güvenli bölge talebinin oluşmasında ve bugün dahi bu konuda ısrarcı olunmasında  geçmiş dönem Hükumetlerinin, Milli Güvenlik Kurulu?nun,  Cumhurbaşkanı?nın  ve  Başbakan?ın  katkısı vardır.  ? Güvenli bölge?nin gerekliliği, Ahmet Davutoğlu?nun Dış İşleri Bakanlığı döneminde oluşturulmuştur. Bu olumlu girişim her ne kadar ortak aklın ürünü olsa da   fikir babasının   Davutoğlu olduğundan kimse şüphe  etmez.  Başbakanlığı dönemin de de sıklıkla ve ısrarla ?güvenli bölge?  talebini yenilemiştir.

Her ne kadar  6-7 sene sonra Türkiye?nin meşru hakkı olan ?güvenli bölge?  talebine  gecikmeli cevap müttefikimiz ABD tarafından verilmiş olsa da henüz sahadaki uygulanabilirliği test edilmiş değildir.  Buna rağmen  kağıt üstünde mutabakatın sağlanmış olması bizleri mutlu etmiştir.  Türkiye, Barış Pınarı Harekatı ile sahaya inip kararlılığını açıkça göstermemiş olsaydı, bu gün bu neticeyi halen almayı bekliyor olacaktık. ABD?nin gözetiminde  terörist grupların 120 saat içinde sınırımızdan  silah, araç ve gereçleri ile çekilmeleri  noktasında ABD ile mutabakata varmış olamayacaktık. T.C. Devleti?nin  Barış Pınarı Harekatı ile sahadaki kararlılığı neticesinde  ABD?ye müttefikliğimizi hatırlatmış olmalı ki yakın Nato üyesi olan  Türkiye?nin güney sınırına dair meşru güvenlik kaygılarını nihayet ABD anlayabildi.

 Geçmişte çeşitli konularda söz verip  sözünü tutmayan ABD?nin  meşru  talebe karşı olumlu yaklaşımı  T.C. Devleti tarafından olumlu karşılanmakla beraber,  zafer sarhoşluğuna neden olmamıştır. Bu bağlamda  sütten ağzı yananlar olarak  tedbirin  elden bırakılmaması ayrı bir önem arz etmektedir.Türk Silahlı Kuvvetleri olarak varlığımız bölgede devam edecektir.  Sağlanan mutabakat ile sınırımıza bitişik noktada  terör devleti kurmak isteyen terör odakları ile yan yana yaşama  zorunluluğu şimdilik ortadan kaldırılmıştır.

120 saatlik süre içinde YPG terör örgütünün  geri çekilerek ?güvenli bölge? dışına çıkışı ile, ABD ile mutabık kalınan konuların uygulanabilirliğini de  müşahede etmiş olacağız.  Bu bağlamda Harekat 120 saat duraklatılmıştır. Bu mühlet YPG gibi  tüm terör unsurlarının ağır silahları,tahkimatları, araç ve gereçleri ile  birlikte ?güvenli bölge?yi terk etmeleri için tanınan bir süredir.

Dün elde ettiğimiz kazanımımız, Türkiye?nin haklı talebinin bu güne kadar karşılık görmemesi sonucunda kendi göbeğini kendisinin kesme girişiminin  masadaki tecellisidir.  Verilen sözler tutulmadığı takdirde Türk Silahlı Kuvvetlerimiz duraklatılan Barış Pınarı Harekatı?na  kaldığı yerden, Suriye sınırımızda hiçbir terörist unsur kalmayıncaya kadar  devam edecektir.

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3469/guvenli-bolge-talebi

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

02.07.2020 Siyasi Ego Zirve Yapınca
23.06.2020 Hükümetin Masal Aynası Troller
16.06.2020 Vesayetçi Yeni Anlayış
07.06.2020 Sakalı Bahçeli ile Perinçek’e Kaptırınca
01.06.2020 Siyaset Dışına İtilmek İstenen Bir Entelektüel
23.05.2020 Davutoğlu’ndan Uygulamalı Edep Dersi
19.05.2020 Dini Sembollerle  Siyasi Saflara Uzanış
13.05.2020 Sorun Sistemde mi Yönetimde  mi?
07.05.2020 Kamusal Öteki Yaratma  Çabası
02.05.2020 Ülke Yönetimi Algıya Kalınca
22.04.2020 Demokratik Hukuk Devletinden Mafyatik Devlete
20.04.2020 Ülke mi yönetiyoruz ceza mı kesiyoruz?
14.04.2020 Soylu'dan Soylu Davranış
10.04.2020 Tekalif-i Milliye ve Döviz
05.04.2020 Meşru Söylemlerle Gayrı Meşru İşler Yapmak
02.04.2020 "Himmet"ten "Kampanya"ya
27.03.2020 Lider sarayda, halk sahipsiz
11.03.2020 Göç Filmi
01.03.2020 Bu Gidiş Nereye?
21.02.2020 Dış Politika
13.02.2020 İstanbul Depreme Yakalanmadan
06.02.2020 O Kimi Arıyor?
29.01.2020 Sentez ve Kadın
22.01.2020 Yolculuk
17.01.2020 Kaçar, Kaçar, Kaçar
08.01.2020 Doğu'ya Karşı Batı Tercihi
04.01.2020 Kadını Evde Tutma Çabası ve Peyami Safa
29.12.2019 Montrö ve Kanal İstanbul
26.12.2019 Halkın Adamı
09.12.2019 Millet Ağaca Değil Meyvesine Bakar
30.11.2019 İyi İnsan İyi Devlet
30.11.2019 İyi İnsan İyi Devlet
13.11.2019 Edward Said ve Şarkiyatçılık (Oryantalizm)
08.11.2019 Sırada Ne Var?
28.10.2019 Kim Kazandı?
21.10.2019 Bir Yıldız Daha Kaydı
19.10.2019 ?Güvenli Bölge? Talebi
08.10.2019 Çoban, Sis ve Rüzgar
04.10.2019 'Yüzde Kırk'a Muhtaç Olmak
01.10.2019 Yeni Bir Koşunun Başlangıcında
26.09.2019 'Nereden Nereye' Geldik