Irkçılık Batının Malıdır

Eklenme Tarihi: 07.10.2019 06:20:00 - Güncellenme Tarihi: 10.08.2020 11:56:39

Irk kavramını, Sadi Maksudî Arsal şöyle izah eder: ?Etnolojik manada, ?ırk, bir birbirine yakın dilleri konuşan ve müşterek ruhî temayüllere sahip olan milletlerin bütünüdür? diyebiliriz. Tarih ve sosyolojiye ait eserlerde ve bilhassa edebî yazılarda ırk tabiri bu manada kullanılmıştır.? Arsal, Milliyet Duygusunun Sosyolojik Esasları adlı kitabında yaptığı bu açıklamadan sonra şunu eklemeden de kendini alamaz: ?Bugün milletleri tasnif ve milliyeti tespit sahasında antropolojik manada ırk esası kıstas olmaktan çıkmıştır.? Yani bu iş biyolojik boyutundan, kültür boyuta evrilmiştir. İnsanoğlu, damarlarında akan kanın onun asaletini belirlediği vehmi itibarını yitirmeye başlamıştır.
Öteden beri Batı insanı, kendisini kalıtım yönünden diğer bütün insanlardan üstün olduğuna inanmış ve başkalarını öldürme hakkını meşrulaştırmak adına, hayat hakkının daima üstünlere ait olduğunu savunmuştur. Freud?un tabiattaki güçlü olanların hayatını idame ettirdiği, zayıfların yok olup gittiğini öne süren evrim teorisi, aslında bu zemini besleyen ilmi gayretlerdi.
İbrahim Kalın, Barbar, Modern, Medenî adlı eserinde (s. 82,83), Batının, ırkçılığı getirdiği boyutlarla ilgili bize şu ilginç bilgileri aktarmaktadır: ?Kelimenin her manasıyla medenî ve üstün olduğuna inanan beyaz adam, ırklar skalasının alt basamaklarında olduğuna inandığı insanları birer sergi malzemesi olarak da kullanmıştır. Bunun en trajik ve utanç verici tezahürlerinden biri 19. ve 20. yüzyıllarda Avrupa ve Amerika?da ortaya çıkan ?insanat bahçeleri?dir. Bu dönemde yapılan büyük sergilerde sadece kültürel ve doğal ürünler değil, aynı zamanda ?gelişmemiş? ırklara ait insanlar da sergileniyorlardı. Afrika?dan, Filipinlerden, kutuplardan ve başka yerlerden getirilen ve kendilerine ?yarı-insan, yarı-hayvan? muamelesi yapılan insanlar, modern Batılı temaşa ehlinin hizmetine sunulmaktaydılar? İnsanların etnolojik bir sergi unsuru olarak teşhir edildiği bu bahçelere, 19. yüzyılın sonundan 20. yüzyılın ortalarına kadar Avrupa başkentlerinde sıkça rastlanmaktaydı. ?Özgürlük, Eşitlik ve Kardeşlik? sloganıyla yola çıkan Fransız Devrimi?nin yüzüncü yılını kutlayan 1889 tarihli Paris Evrensel Sergisi?nde 400 Afrikalının sergilendiği bir ?Zenci Köyü? vardı. Hamburg, Londra, Brüksel, Şikago, Cenevre ve Barselona?daki sergilerde Senegalliler, Nubianlar, Dahomenler, Mısırlılar, Laplanderlar, Amerindianlar, Koreliler ve diğer milletlere mensup insanlar ?egzotik halklar? olarak ?kendi doğal ortamlarında? teşhir edilmekteydiler. 1870 ila 1940 yılları arasında bir milyardan fazla ziyaretçinin bu bahçeleri ziyaret ettiği tahmin ediliyor. Romalıların arenasındaki gladyatörleri izlemesi gibi, modern Avrupalılar da egzotik halkları bir çitin arkasından izleyerek kendilerine ait bir ben-tasavvuru inşa ediyorlardı: Geri kalmış ırklara şefkat gösteren ileri, medeni, şehirli ve âlicenap modernler. Brüksel?de 1897 tarihli sergide bir levha, ziyaretçileri uyarıyordu: ?Kongoluları beslemeyin. Yemekleri verildi.?
Bu bilgiler, Batı?nın kendinden olmayanları hayvan derekesinde gördüğünü güzel resmeder. Bu yüzden 1949 yıllarına gelindiğinde, Avrupalılarla Avrupalı olmayanlar arasında karma evlilikler yapılması yasaklanmıştı, bu yasak Hintlileri de kapsıyordu. Bu dönemde özellikle iskânla ilgili ayrımcılık daha da arttırıldı ve ırk sınıflaması daha sert bir hale getirildi. Öyle ki, siyah-beyaz ve Hintli-beyaz melezlerinin, melezlenme derecelerine göre hangi sınıfa dahil edilecekleri belirleniyordu: Özel komisyonlar tarafından kurumlaştırılan aşağılayıcı ölçütlerden biri, biraz fazla kıvırcık olmaları halinde saça takılıp kalan tarak testiydi. Tarak, saçlara takıldığı takdirde kişi, artık normal insan olma vasfını kaybetmiş demekti. Amerika Başkanı Keneddy döneminde Dışişleri Bakanı olan ve başkan Johnson döneminde de aynı görevi yürüten Dean Rusk, devamlı istifasını sunuyordu. Bunun sebebi, kızının düşük profilli ırktan olan biriyle evlenmiş olmasıydı. Nihayet 1967 yazında Dışişleri Bakanı Dean Rusk, Başkan Johnson?a kızının bir zenciyle evlendiğini söyleyerek görevi bırakmıştı.
Batı insanını diğer bütün insanlardan üstün gören ?kalıtımsal ırkçılık?, meyvesinin tiksinti uyandıran Nazizm gibi korkunç bir hareketle sonuçlandığı görüldüğünde, bu görüş terk edilmiş ve artık yerini ?kültürel ırkçılık? almıştır. Kültürel ırkçılık, Batı kültürünün diğer bütün kültürlerden üstün olduğunu savunan eski anlayışın yeni tezahürüdür.
Batı?nın Fransız İhtilali ile sistem haline getirdiği bu ırka dayalı anlayışı piyasaya sürmesinden sonra, bu virüs birkaç imparatorluğun sonunu getirmeyi başarmıştı. Tabi bunların başında, Batılıların yer üstü ve yeraltı zenginlik kaynaklarını paylaşmak için başucunda iştahla bekledikleri Osmanlı İmparatorluğu vardı.
Çağın başında Ziya Gökalp, kanın insanın kişiliğini ve davranışlarını belirlemede etkisi olmadığını gür sesiyle haykırıyordu. Gökalp, Türkçülüğün Esasları adlı kitabında (Türk Kültür Yay., s. 22) şunları yazıyordu: ?Filhakika atlarda secere aramak lazımdır, çünkü meziyetleri sevki tabiiye müstenid ve irsî olan hayvanlarda ırkın büyük ehemmiyeti vardır. İnsanlarda ise, ırkın içtimaî hasletlere hiçbir tesiri olmadığı için, şecere aramak doğru değildir.? Yani içgüdüleri ile hareket eden hayvanlarda ırk aramak esastır, insanlar düşünceleriyle hareket ettiklerinden, onlarda kan bağı aramak abestir, saçmadır.
Arnold Toynbee, Medeniyet Yargılanıyor adlı eserinde, geçmişte bu zehirli anlayışın karşısında başarılı olmuş İslam?ı, bu çağda da imdada çağırıyordu: ?Kabul edildiği takdirde İslamî ruh, bu hastalıkları (günümüz hastalıkları) yüce ahlâk ve toplumsal değerle yok edecek kadar kuvvetlidir. Müslümanlar arasında ırkçılığın kaldırılışı İslam?ın kalıcı ahlâkî başarılarından biridir. Günümüzde bu İslami özelliği yaygınlaştırmak zorundayız.?
Evet, çare İslam?ın gerçek ruhunda aranmalıdır. Ne yazık ki günümüz Müslümanlarının bir çoğunun şuuraltına bu ırkçılık zehiri zerk edilmiştir. Hakikat Peygamberi (s.a.v.): ?Irkçılık davası güden bizden değildir? (Ebu Davud, Edeb, 123) buyurur. Müslümanlar, öncelikle bu konuda zihniyetlerini yenilemeli ve değiştirmelidir. Bu mevzu çok su götürür. Ama nihai sözü Hz. Ali?ye (k.v.) bırakıyoruz, bu hikmet sahibi zat şöyle buyurur: ?Yakın bildiğimiz kimse, nesebi (soyu) uzak bile olsa iyiliklerinin bize yakın kıldığı kimsedir. Uzak bildiğimiz kimse ise, nesebi yakın bile olsa düşmanlığının bize uzak kıldığı kimsedir. İnsan bedenine elden daha yakın bir şey yoktur, o da fesada uğradığında kesilip atılır.?
O halde ırkçılık belasının zehirlediği kimseler, soy olarak bize en yakın olsalar bile, onları kendimizden uzaklaştırmalıyız. Bunu bugün yapmazsak, çok geç kalmış olacağız.

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3447/irkcilik-batinin-malidir

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

17.11.2019 Sinema ve Dindarlar
10.11.2019 Müzik Haram Mıdır?
27.10.2019 Her Dönemin Yardakçıları
20.10.2019 Zor Oyunu Bozar
07.10.2019 Irkçılık Batının Malıdır
22.09.2019 Peygamber İnkârcıları
11.09.2019 Soner Yalçın?ın Atmasyonu
09.09.2019 Ne Saçmalıklarla Uğraşmı?ız
27.08.2019 Hırsızların Dangılları
21.08.2019 Biri Bana Kardeşlikten Söz Etsin Lütfen
11.08.2019 Önemli Kararlarım
29.07.2019 Kuş da Medeniyetimizin Bir Parçasıdır
19.07.2019 Hayat Dediğin Mana Yüklüdür
10.07.2019 ?iîlere de Bir Sözünüz Var mı?
01.07.2019 Şefaat Torpil midir?
24.06.2019 Kitleleri Yönetmek Kolay Mı?
18.06.2019 Güzel İnsanları Katleden Ülke: Mısır
10.06.2019 Şefaat Var Mıdır?
30.05.2019 Deistlerin Taptığı Bir İnşaat Ustasıdır
21.05.2019 Hz. Ömer?in Davasına Talip Olanlar Mirasına Talip Oldular mı?
13.05.2019 Akıl Ediyor Ama Hissetmiyorduk
03.05.2019 Ramazan Şemsiye Oruç Kalkandir
26.04.2019 Allah Belanızı Versin!..
18.04.2019 Hayatımızdan Çekip Gidenler
24.12.2018 Yazarlarımız nasıl yazıyorlar?
18.12.2018 Akıl ediyor ama hissetmiyorduk
13.12.2018 İnsan olmanın imtiyazı kaleme sarılmaktır
01.12.2018 Dilimize yapışan kelime: Kültür
03.11.2018 İtaat edilecek Ulu?l-Emr kimdir?
28.10.2018 Düşük profilli kafaya dikkat
22.10.2018 Mezhep taasubu
09.10.2018 Bir ateistin yanılgısı
25.09.2018 Sevgi ve sevgili üzerine
14.09.2018 Hainler cenneti memleketim
29.08.2018 Okusan da dert, okumasan da
21.08.2018 Eli hançerli ortak
15.08.2018 Namaz bir mesajdır
31.07.2018 Sevgi diliyle var olmak
30.06.2018 Doktorları vahşilere yem etmeyin
19.06.2018 Öküzler tanrı resmini çizselerdi
12.06.2018 Seçimin rengini ne belirliyor?
05.06.2018 Kur?an Değer Katar
29.05.2018 Bir manevi atmosferdir: Ramazan
20.05.2018 Şeytanlar birleşiyor, ifritler çiftleşiyor
16.05.2018 Ramazan tefekkür demektir
09.05.2018 İnsanlık onuru insanın gururudur
30.04.2018 'Atam tutam ben seni'
27.04.2018 Batılı kafa hür iradeye düşmandır
20.04.2018 Mutlu memleketin mahzun evladı: Mehmet Akif
06.04.2018 Dinde yenilik reform mudur?
03.04.2018 Akif'in Tevfik Fikret çatışması ve vatan sevgisi
27.03.2018 Akif'in Teşkilat-ı Mahsusa ve Abdülhamid ile ilişkisi
20.03.2018 Mehmet Akif'in İttihat-Terakki Cemiyeti ile ilişkisi
19.03.2018 Mehmet Akif anlaşıldı mı ki!..
11.03.2018 Kadın dövülmeli erkek övülmeli mi?
27.02.2018 Silahla öldürülmeyenler ahlaksızlıkla öldürülüyor
15.02.2018 Vicdan karası yüzkarasından beterdir
05.02.2018 Vatan hainliği ile vatanseverlik arasında ince bir çizgi vardır
01.02.2018 Şayet utanmazsan, dilediğini yap!..
21.01.2018 AMERİKALI SİYASİLER PENTAGON?UN KORİDORLARINDA KAYBOLUYORLAR
15.01.2018 BİZİ ONLAR KURTARACAK
03.01.2018 İRAN?DA NELER OLUYOR?
26.12.2017 İNSAN SEVGİSİNİN NERESİNDEYİZ?
19.12.2017 TAASSUP, AKLIMIZI DA ÇELER GÖNLÜMÜZÜ DE
11.12.2017 TAASSUBUN ÇOCUĞU CEHALETTİR
06.12.2017 KUDÜS ALINAN FİYATA VERİLİR
27.11.2017 PETROL KOKUSUNA KOŞAN KÖPEKBALIKLARI
20.11.2017 AKLA ZİYAN İŞLER
14.11.2017 ADAM ÖLDÜRMEYİ OYUN MU SANDIN?
06.11.2017 PASTA DEĞİL ÜLKE PAYLAŞIYORLAR
30.10.2017 SAYIN CUMHURBAŞKANIM ?HAVAALANI PROTOKOLU?NU DEĞİŞTİRİN
24.10.2017 HER YERDE HEP AYNI HİLE
19.10.2017 BU MÜFREDAT DEĞİŞMELİ
11.10.2017 BİR KULÜBESİ BİLE TAHRİP OLMAYANLAR CANIMIZI YAKIYOR
03.10.2017 ABD ÖLDÜRECEK ?CANAVAR? ARIYOR
30.09.2017 HİZAYA GELMEK YA DA SAF TUTMAK
21.09.2017 RÜYALARINDA GEZİNDİM İSTANBUL?UN
12.09.2017 ARAKAN?I MI YOKSA 2019?U MU KONUŞALIM?
07.09.2017 AKIL NE KADAR GEREKLİ?
31.08.2017 DEVE SİDİĞİNDEN DAVA ÜRETMEK
20.08.2017 KARDEŞLİK SINIR TANIMAZ
10.08.2017 TÜRK KIZI LEYLA?NIN MÜSLÜMAN OLUŞU
06.08.2017 MÜFTÜ NİKÂH KIYSA NE OLUR?
25.07.2017 TARTIŞMA, ?HIRLAŞMA? DEĞİLDİR
22.07.2017 GÜNÜMÜZ FERHAT İLE ŞİRİNİNİ GÖRDÜM
14.07.2017 DİKTATÖRLÜĞÜ DE BATIYA BORÇLUYUZ ÖZGÜRLÜĞÜ DE
06.07.2017 İKTİDAR HIRSI BAZEN ÇOK VAHŞİCEDİR- II
29.06.2017 İKTİDAR HIRSI BAZEN ÇOK VAHŞİCEDİR- I
21.06.2017 ANNEYE VE BABAYA BİR GÜN DEĞİL BİR ÖMÜR AYRILIR
14.06.2017 HER GÜL BAHÇESİ ÇOCUKLARIN MEKÂNIDIR
09.06.2017 MAHALLE KAVGASI MI, CAMİ VE ÇOCUK MESELESİ Mİ?
02.06.2017 ORUÇ BİZİ TUTAR MI?
26.05.2017 NECİP FAZIL ANISINA...
18.05.2017 İSLAM VE İLİM
11.05.2017 HIRİSTİYANLIK VE İLİM
04.05.2017 İLİM
29.04.2017 AŞK?I YAZAYIM DEDİM
18.04.2017 REFERANDUM SONUCU BİR BAŞARIDIR AMA...
13.04.2017 AYDINLIK BİR GÜNE YÜRÜYORUZ
06.04.2017 KANPAZARI: İDLİB
30.03.2017 ?HAÇLI RUHU? BİR İNANÇ MI YOKSA ZİHNİYET MİDİR?
23.03.2017 BİZE ÖZGÜRLÜK GETİRİRLER Mİ?
16.03.2017 AVRUPA TAHAMMÜLSÜZLÜĞÜ VE ?TURO-ARYEN?LER
09.03.2017 KOZMETİK SANAYİNİN SEMBOLÜ: SÜSLÜ MUMYALAR
02.03.2017 İNANMAK ZOR ŞEYDİR
23.02.2017 YANGIN VAR DİYE KOŞUŞTULAR OYSA GÜNEŞ DOĞUYORDU
16.02.2017 PEYGAMBERLER BIRER INSANDIR
09.02.2017 NEDEN TÜRKÜ DİNLEMEYİZ Kİ?
01.02.2017 TÜRKİYE?DE BAŞKANLIK NE ANLAMA GELİYOR?
26.01.2017 SALTANAT MEŞRU MUDUR?
18.01.2017 İSLAM?DA DEVLET BAŞKANININ SEÇİMİ
12.01.2017 İSLÂMÎ BAKIŞLA DEVLET BAŞKANLIĞI
05.01.2017 KURŞUN ADRES SORMAZ AMA TERÖR HEDEF ŞEÇER
29.12.2016 KAÇ KEZ TIRPANLA BİÇTİLER BİZİ
22.12.2016 BİZ PRANGALARI KIRDIK, HALA TASMALILAR VAR
18.12.2016 YENİ SAVAŞ KONSEPTİ: TERÖRDÜR
07.12.2016 TERÖR YUMURTLAYAN TAVUK
30.11.2016 YANGIN YÜREĞİMİZDE
24.11.2016 KÖY İLKOKULUNDAYIM
16.11.2016 KAÇIŞAN SATILIK RUHLAR
09.11.2016 KELEBEĞİN FIRTINASI
03.11.2016 YENİ BİR MEZHEPLER SAVAŞI KAPIDA MI?
18.10.2016 GÖZ GÖRE GÖRE TUZAK
05.10.2016 CEHALETİN SINIRI YOKTUR
29.09.2016 TEKBİR?DEN ÜRKMEK
21.09.2016 BATI MI DEDİNİZ?
15.09.2016 İKİSİ DE YUMURTLADIĞINA GÖRE TAVUK DA KAZDIR
07.09.2016 ALTIN DİŞLİ ÇOCUK
01.09.2016 SUSUN BARİ !...
24.08.2016 İNSAN
18.08.2016 DEMOKLESİN KILICI MI, TERÖR SOPASI MI?
11.08.2016 ADİL OLMAK ZORUNDAYIZ
03.08.2016 DARBENİN ARİTMETİĞİ
28.07.2016 İLERİYE BAKMAK
21.07.2016 KARTONDAN ADAMLARDAN KAHRAMAN ÇIKMAZ
18.07.2016 SENARYOSUZ DARBE OLMAZMIŞ!
13.07.2016 FİLİSTİNLİ KIZA
30.06.2016 TERÖR ALÇAKLIĞI
29.06.2016 ŞAHİDİM İSRAİLDİR
23.06.2016 ?NUR TOPU SAVAŞÇILAR? KİMİN ESERİ?
16.06.2016 GÜÇLÜNÜN SAVAŞI MI, HAÇLININ MI?
09.06.2016 YAZMAYA BAŞLARKEN