Neme Lazım ya da Tasasız Olmak

Eklenme Tarihi: 07.10.2019 05:53:00 - Güncellenme Tarihi: 14.08.2020 03:26:39


1.
Kanuni Sultan Süleyman, Beşiktaş?ta, Çırağan Sarayı?nın karşısındaki yamaçta medfun Yahya Efendi?nin Süt kardeşidir.
Yahya Efendi ve Kanuni Sultan Süleyman Trabzon doğumludurlar.
Yahya Efendi Kanuni Sultan Süleyman?dan bir kaç gün önce doğmuştur.
Ve Kanuni Sultan Süleyman?ın annesinin sütü yetmemiş olacak ki, Yahya Efendi?nin annesinden süt emmiştir.
Bu nedenle Kanuni Sultan Süleyman Yahya Efendi?ye kimi zaman birader, kimi zaman ağabey diye hitap etmektedir.
Kanuni Sultan Süleyman ve Yahya Efendi çocukluklarının önemli bir kısmını doğum yerleri olan Trabzonda geçirdikleri için, aralarında çok yakın ve muhabbetli bir dostluk oluşmuştur.
Yavuz Sultan Selim?in Trabzon Valiliği sırasında gelişen bu dostluk, Yavuz?un Sultan olup İstanbul?a gelmesiyle de devam etmiştir.
Çünkü Yahya Efendi Kanuni Sultan Süleyman?ın maiyetiyle birlikte İstanbul?a gelmiştir.
Yahya Efendi Trabzon?da başladığı ilim tahsiline İstanbul?da da devam etmiş ve daha sonra değişik medreselerde müderris olarak görev yapmıştır.
Yahya Efendi ilimi derinliğinin yanında aynı zamanda irfan ehli ve tıpkı Kanuni Sultan Süleyman gibi iyi şairdir.
Kanuni Sultan Süleyman şiirlerinde Muhibbi mahlasını, Yahya Efendi şiilerinde Müderris mahlasını kullanmıştır.
*
2.
?Kanuni Sultan Süleyman, en yüksek duruma getirmiş olduğu devletin akıbetini hayâl eder, günün birinde, Osmanoğulları da inişe geçer çökmeye yüz tutar mı, diye derin derin düşünmeye başlar.
Bu gibi soruları çoğu zaman süt kardeşi meşhur âlim Yahyâ Efendi?ye sorduğundan bunu da sormaya niyet eder.
Güzel bir hatla yazdığı mektubu keşfine inandığı Yahyâ Efendi?ye gönderir. ?Sen ilahî sırlara vâkıfsın.
Kerem eyle de bizi aydınlat.
Bir devlet hangi halde çöker?
Osmanoğulları?nın âkıbeti nasıl olur?
Bir gün olur da izmihlâle uğrar mı??
Şeklinde mektubunu gönderir.
Güzel bir hatla yazılmış mektubu okuyan Yahyâ Efendi?nin cevabı bir bakıma çok kısa, bir bakıma içinden çıkılmaz bir hâl alır:
?Neme lâzım be Sultânım!?
Topkapı Sarayı?nda bu cevabı hayretle okuyan Sultân, bir mânâ veremez. Yahyâ Efendi gibi bir zâtın böylesine basit bir cevapla işi geçiştireceğini pek düşünmez.
Söylenmeye başlar:
?Acaba bilmediğimiz bir mânâ mı vardır bu cevapta??
Nihayet kalkar, Yahyâ Efendi?nin Beşiktaş?taki dergâhına gelir.
Sitem dolu sorusunu tekrar sorar:
?Ağabey ne olur mektubuma cevap ver.
Bizi geçiştirme, soruyu ciddiye al!?
?Sultânım sizin sorunuzu ciddiye almamak kâbil mi?
Ben sorunuzun üzerine iyice düşündüm ve kanaatimi de açıkça arz ettim.?
?İyi ama bu cevaptan bir şey anlamadım.
Sadece, neme lâzım be Sultânım, demişsiniz.
Sanki ?beni böyle işlere karıştırma? der gibi bir anlam çıkarıyorum.?
?Sultânım!
Bir devlette zulüm yayılsa, haksızlık şâyi olsa, işitenler de ?neme lâzım? deyip uzaklaşsalar, sonra koyunları kurtlar değil de çobanlar yese, bilenler bunu söylemeyip sussa...
Fakirlerin, muhtaçların, yoksulların, kimsesizlerin, feryâdı göklere çıksa da bunu da taşlardan başkası işitmese, işte o zaman devletin sonu görünür. Böyle durumlardan sonra devletin hazinesi boşalır, halkın itimâd ve hürmeti sarsılır.
Asayişe itaat hissi gider, halkta hürmet duygusu yok olur.
Çöküş ve izmihlâl de böylece mukadder hâle gelir?
Bunları dinlerken ağlamaya başlayan koca sultan, söyleneni başını sallayarak tasdîk eder, sonra da kendisini böyle ikaz eden bir âlime memleketinin sahip olduğu için Allah?a şükreder.
Yahya Efendi'ye ise bu tür tenbihlerini mutlaka söylemesi gerektiğini anlatır.? (Gizlenen Tarih Sitesinden alınmıştır)
*
3.
Yöneticilik yapanlar bilirler yani mutlaka başlarına gelmiştir.
Öyle ki, kimi zaman yanındakilerin çevirdikleri dolapları, kendi adını kullanarak kendilerine sağladıkları avantaları, yöneticilik görevleri bittikten sonra duyarlar, anlarlar ve ne yazık ki kendi adlarına yapılanları düzeltme imkanları kalmamıştır.
Bu tür oluşların ahiret hesabı olmayanlar için elbette önemi yoktur.
Onlar ahirete ve elbet mizana, hesaba, yaptıklarının mizanda önlerine konacağına inanmazlar.
Onlar için sadece bu dünya vardır.
Onlar ölecekler ve toprak olup gideceklerdir.
Burada yaptıkları, yaşadıkları, zulümleri, yalanları, talanları yanlarına kar kalacaktır.
Tıpkı Mekke Müşriklerinin düşündükleri gibi...
Fakat...
İnananlar bilirler ki, Anadolu insanının o muhteşem ifadesiyle o dehşetli hesap gününde ?boynuzsuz koyunun hesabı, boynuzlu koyundan alınacaktır?.
Kimilerinin sandığı gibi, o dehşetli hesap gününde ?her koyun kendi bacağından asılmayacaktır?.
Burada koç olmadıkları halde koç gibi dolaşanlar, orada koyun gibi olmadıklarına binllerce kez pişman olacaklardır.
Fakat kaçış ne mümkün!
Fakat geri dönüp tevbe etmek ne mümkün!
Fakat toprak olup yere serilmek, Anadolu insanının ifadesiyle ?hak ile yeksan olmak? ne mümkün!
Bu bakımdan ahiretin mutlak olduğunu bilen yöneticilerimiz bilmelidirler ki, ahiretin hesabı çok zordur.
Gücü ve sorumluluğu olanların hesabı, güçleri ve sorumlulukları ölçüsünde daha çok olacaktır.
Orada hiçbir yağdanlığın, dalkavuğun, şakşakçının şefaati fayda vermeyecektir.
Orada diller susacak, eller, ayaklar, deriler konuşacaktır.
Ahirete inandıklarından şüphe etmediğimiz yöneticilerimiz, başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere din gününü, mizanı, hesabı, kitabı iyiden iyiye düşünmeli ve kendilerine ulaşan ikazları dikkate alıp gereğini yapmalıdırlar.
Özellikle kul hakkıyla ilgili konularda...
Özellikle adam kayırmayla, işi ehline vermemekle ilgili konularda...
Özellikle beytülmalden yapılan israfla ilgili konularda...
Özellikle yolsuzlukla ilgili konularda...
Özellikle gece kondudan gelip de 10-15 yılda Karun olanların, bu kadar kısa sürede nasıl da Karun olduklarıyla ilgili konularda...
*
4.
Bizlere yani yönetilenlere düşen mi?
Elbet elimizden geldiğince yönetimi ve yöneticileri ikaz edeceğiz.
Asla ?neme lazım? demeyeceğiz!
Gördüğümüze göz yummayacağız!
Duyduğumuza kayıtsız kalmayacağız!
Yalan haberin sahibi ve yayıcısı olmayacağız!
Ben mi düzelteceğim, dediğimi kim tutar ki, bu işi düzeltmek bana mı kalmış demiyeceğiz!
Ülke için mutlaka tasamız olacak!
?Bizi Suriye batağına kim soktuysa, şimdi de o çıkarsın? ahmaklığına düşmeyeceğiz!
Şimdi hesaplaşma zamanı olmadığını ve hasbi olmak zorunda olacağımızın bilincinde olacağız!
Elimizden geldiğince, bir yandan yönetimi ikaz ederken, diğer yandan yönetime yardımcı olmaya çalışacağız!
Ve yönetime dua edeceğiz!
Bileceğiz ki yönetim iyi olursa insanımız, ülkemiz, İslam dünyası ve bütün yer yüzünün mazlumları iyi olacaktır.
Çünkü biz milletçe bekleniyoruz.
Nasıl mı?
İşte şöyle:
Bu hikaye uzar gider yine de bitmez!
Çünkü Allah cc bu milleti bitmeyen ve kıyamete kadar bitmeyecek olan bir hikayenin kahramanı yapmış...
Bununla öğünülmez...
Buna sadece hamd edilir...
Ve işte hamd edilecek hikayemizden kesitler...
Bu kesitlerle muhteşem bir kitap yazılır...
Okuyalım!
Ne diyor Burkina Fasolu Müslüman?
?Biz Osmanlıya imam olamayız.?
Ne diyor Cibutili Müslüman?
?Biz Osmanlıdan sonra devlet görmedik ki?
Ve ne diyor Morolu Müslüman?
?Sen Türkiyelisin!
İmamet sana düşer?
Ne diyor İzzet Begoviç?
?Sen Türksün!
Bir ırk değilsin!?
Ve İzzet Begoviç ekliyor:
?Tabuttaki son Türk mezara konulmadıkça Türk en büyük güvencemizdir?
Ne diyor Nahcivanlı ana oğluna?
?Devlet (Osmanlı) size yardım ediyorsa korkmayın!?
Kabede Türkiyeye dua eden bir Müslümana, neden kendi ülkene değil de Türkiyeye dua ediyorsun diyene o müslümanın verdiği cevap neydi?
?Benim ülkem iyi olursa, sadece benim ülkem iyi olur.
Türkiye iyi olursa bütün İslam dünyası iyi olur!?
Ne diyor Boşnak Müslüman Sırp zulmünü anlatırken?
?Bizi Türk olduğumuz için öldürdüler!?
Ne diyor Bosnalı ana yardım getiren Türk Subayına?
?Geleceğinizi biliyorduk!?
Elbet geleceğiz!
Gelmemek elimizde değil ki...
Çünkü bizi yaratan güç getirecek bu milleti bekleyenleri daha fazla bekletmemek için!
*
5.
Ve dediklerim çerçevesinde, üç yıl önce yaptığım bir ikazı burada tekrarlıyorum.
Bunu düşünen ve ne bildiğini bilen bir mümin olarak tekrarlamak zorunda olduğum için tekrarlıyorum.
Tekrarlamazsam sorumlu olacağımı bildiğim için tekrarlıyorum.
Elest Bezminde Rabbime verdiğim, ?dimdik olma? sözümde durduğumuz göstermek için tekrarlıyorum.
Acısı olanların acısına ortak olmak zorunda olduğumu bildiğim için tekrarlıyorum...
İşte o yazım:
AK Parti yani açılımıyla Adalet ve Kalkınma Partisi?
Bu ülkeye getirdiği siyasi ve ekonomik istikrarı elini vicdanına koyan hiç kimse inkâr edemez.
Bu ülkeye sağladığı ekonomik ve siyasi istikrar dolayısıyla kazandırdığı eserleri de hiç kimse inkâr edemez.
Üç beş domuzsever uzmanıyla Türkiye Cumhuriyetinin ekonomisine yön veren, yol gösteren IMF?yi kovmasını da kimse küçük göremez.
Bu ülkeye kazandırmak için vadettiği heyecan verici eserlere de kimse burun kıvıramaz, gözardı, kulakardı edemez.
AK Parti lideri Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan?ın ekonomisi güçlü ülkeler karşısındaki onurlu duruşunu da; aklıyla, parasıyla, entrikalarıyla dünyayı yöneten Yahudi?nin efsane liderlerinden Simon Peres?i dünyanın gözü önünde mat edişini de kimse unutamaz.
İşte bütün bunlardan sayılamayacak çok sayıda hizmetinden dolayı, çok partili demokratik hayata geçeli beri, bu millet 1950-1960 arasından sonra, hiçbir siyasi kadroya vermediği desteği AK Partiye ve onun lideri Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan?a verdi.
Bu kadar güzel hizmetleri Türkiye?mize kazandıran AK Parti hükumetinden beklentimiz, lanetli FETÖ yapılanmasıyla alakası olmayan bazı öğretmenlerimizi ve akademisyenlerimizi, bu vatansız namertlerin safından ayırmasıdır.
Bunu mutlaka yapmalı ve sudan bahanelerle işlerinden edilen insanlarımızı görevlerine iade etmeleridir.
?Biz bu kadar namert vatansızı ihraç ettik veya işten el çektirdik, bu arada o kadar yanlışlık olur? dememelidirler.
Çünkü vicdanı olan herkes, yapılan yanlışlığın mutlaka düzeltilmesini ister.
Ben de yapılan yanlışlıkların düzeltilmesini istiyorum ve bekliyorum.
(03 Ekim 2016)
*
6.
Bekliyorum!
Yarılmış toprak suyu nasıl beklerse, ben de haksızlıkların düzeltilmesini ve adaletin uygulanmasını öyle bekliyorum...
Ve imanım gereği:
Ümidimi hiç kaybetmedim!

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3445/neme-lazim-ya-da-tasasiz-olmak

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

18.01.2020 Akdeniz’de olmak ya da olmamak
03.12.2019 Kadına Dair Notlarım!
15.11.2019 Kaç Bakıcı Bir Anne Eder?
04.11.2019 Derin Devlet ve Devletin Derinliği
07.10.2019 Neme Lazım ya da Tasasız Olmak
22.09.2019 Akrebin Kıskacındaki Türkiye
21.09.2019 Akrebin Kıskacındaki Türkiye
11.09.2019 Böyük Türkiye'ye Büyük Oyun
05.09.2019 'Başlarım Sizin Kürdistan Davanıza!'
26.08.2019 Cinayet mi Kadın Cinayeti mi?
20.08.2019 Bu Topraklar Kılıç Hakkımızdır
05.08.2019 Tayyip Bey ve Cihan Devleti Yürüyüşü
30.07.2019 Ak Parti Nasıl Kurtulur?
22.07.2019 Türk Milletinin Ruhunda Devlet Geni Vardır
15.07.2019 Ölmesine İzin Verilmeyen Millet
09.07.2019 15 Temmuz Kıymeti Bilinmeyen Zafer!
02.07.2019 Öğrenci, Öğretmen, Okul
24.06.2019 Sayın Cumhurbaşkanı Mesajı Nihayet Aldı
18.06.2019 Firavunlar Kaybeder Mursiler Kazanır
10.06.2019 Eğitim Ayakta Durmak İçindir
03.06.2019 İnsanı Düzeltmeden Yargıyı Düzeltemezsiniz
27.05.2019 S-400 ve ABD?nin Sancısı
19.05.2019 Cumhurun İstanbul Sınavı
31.12.2018 Karşı mahallenin hindisi!
16.12.2018 Yerel Seçimlerde Cumhurun mutlak ittifakı şarttır
28.11.2018 Belediye başkan adaylarına
16.11.2018 Sayın Cumhurbaşkanım bu milleti günaha sokmayın!
01.11.2018 Diplomasız ariflere sualimdir: Odun mu seçelim yoksa ceket mi?
24.10.2018 İttifak çok ince ayar bir iştir
13.10.2018 ?Vay anasını! Gördünüz mü? Papaz Brunson bırakıldı! Ben dememiş miydim??
08.10.2018 Karşılıksız para gibi karşılıksız diplomalar
02.10.2018 İdam adalet müebbet zulümdür
23.09.2018 Yerel seçimler milat olsun
30.08.2018 Kainat imamı, mesih, mehdi, Rabinoğlu FETÖ'nün hakkını yemeyelim
13.08.2018 Haçlı Kuşatmasında bir 'diktatör' Recep Tayyip Erdoğan
03.08.2018 Bir ana, bir bebek ve Amerikan ambargosu
23.07.2018 15 Temmuz bağlamında vatan hizmeti ve bedelli askerlik
15.07.2018 Eğitim kanayan yaramız
05.07.2018 Yirmi iki yıl önce ne demişiz?
29.06.2018 24 Haziran için ne demiştik, ne oldu, ne olacak?
23.06.2018 24 Haziran dünyanın sonu değil
19.06.2018 Seçim sonrasında yeni Türkiye
08.06.2018 Sağ ve sol arasında oy geçişleri
30.05.2018 Cumhur İttifakı içinde oy değişimi
20.05.2018 Dürüst ve cesur
12.05.2018 Sayın Cumhurbaşkanım seçmenin aklını test etmeyin
02.05.2018 Sayın Cumhurbaşkanına son çağrımdır
27.04.2018 Özlenen Birliktelik 'Cumhur İttifakı'
22.04.2018 Sistem değişirken
09.04.2018 Bir kahramanlık hikayesi
02.04.2018 Şeker Fabrikaları bağlamında 'Devlet'
19.03.2018 Tarih dönerse talih de döner
12.03.2018 Sayın Cumhurbaşkanının delikanlısı olmalı
01.03.2018 28 Şubat'tan Cihan Devleti'ne
31.01.2018 Biraz Şahadet Göderin'den Kızılema'ya
22.01.2018 BEDİRDEN HENDEK?E SURİYE HAREKÂTI
11.01.2018 SAYIN CUMHURBAŞKANIM KANAMAYI DURDURUN
02.01.2018 ON MİLYON İRANLI GÖÇMENE HAZIR MISINIZ?
28.12.2017 EY RABİNOĞLU FETULLAH TEVBE ZAMANI!
19.12.2017 TEPEGÖZ YA DA KART DOMUZ TRUMP
14.12.2017 KUDÜS GÜÇLÜNÜNDÜR
05.12.2017 FARZ-I KİFAYE YA DA TOPLUMSAL FARZLAR
29.11.2017 DÜNYA AMERİKAYI YARGILAMALI
20.11.2017 MEHDİNİN ASKERLERİ YA DA RABİNOĞLU FETULLAH?IN KULLARI
09.10.2017 AMERİKA BİTMEDEN DÜNYADA SAVAŞ BİTMEZ
29.09.2017 MTV YA DA DEVLET OLMAK BEDEL İSTER
20.09.2017 KALKAN TEOG?UN AKLA GETİRDİKLERİ
07.09.2017 BEŞ DİPLOMALI İŞSİZLER
28.08.2017 GÜÇLÜ KUVVETLİ KULLAR
16.08.2017 AK PARTİ'NİN ON ALTI YILI
09.08.2017 HIRSIZI DÖRT İŞLEMLE BULMAK
28.07.2017 MERVE KAVAKÇI'DAN ?KÖROĞLU GÖZÜN KÖR OLSUN?A
17.07.2017 FETOYİSTLERLE NASIL BAŞ EDECEĞİZ?
10.07.2017 UÇ BEYLİĞİNDEN CİHAN DEVLETİNE
01.07.2017 Mahatma Gandhi?den Gandi Kemal?e HAK YÜRÜYÜŞÜ
20.06.2017 İYİ BİR İNSAN OLMAK
12.06.2017 İLİM İSTEMEK
06.06.2017 ABD'NİN TÜRKİYEYİ İŞGAL HAZIRLIĞI
02.06.2017 ŞEHİTLER KERVANI UZAYIP GİDİYOR
23.05.2017 SAYIN CUMHURBAŞKANIM BU MİLLET İSTEDİĞİNİZ HERŞEYİ VERDİ
16.05.2017 TALANLA BÜYÜYEN, YALANLA YÜRÜYEN DEVLET: ABD
16.04.2017 TÜRKİYE KAZANDI
08.04.2017 EVET?E ODAKLANIN
01.04.2017 SÜMÜKLÜ ADİL İKİNCİ ADAM MI?
12.03.2017 ALÇAK ÜLKE/ NETHERLANDS YÖNETİCİLERİ NE YAPMAK İSTİYOR
06.03.2017 PARTİCİ Mİ? PARTİLİ Mİ?
27.02.2017 EVET Mİ, HAYIR MI SÖYLE NEDİR SENİN CEVABIN?
19.02.2017 BU MİLLETİN TAMAMI VATAN HAİNİ Mİ?
12.02.2017 YA PRANGALI DEMOKRASİ YA DA CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ
05.02.2017 REFERANDUM YA DA MUHAFAZAKÂRLAR ARASI MEYDAN SAVAŞI
29.01.2017 DEVLETİ ASLİ GÖREVLERİNE DÖNDÜRMEK
24.01.2017 MİLLETİ YÖNLENDİRMEK ZORDUR
15.01.2017 CHP, NEREYE GİDİYOR?
09.01.2017 ALGI YÖNETİMİ VE MUSTAFA KUSEYRÎ
03.01.2017 ALLAH (C.C.) KUDRET ELİYLE İSLAM?IN SON ORDUSUNU SON VURUŞA HAZIRLIYOR
25.12.2016 CİA RABİN OĞLU FETULLAH?I OYUNA GETİRDİ
20.12.2016 ABD?NİN ORTADOĞU?DAN KOVULUŞU
07.12.2016 MEMURSEN YA DA AH AKİF AĞABEY
30.11.2016 'EĞİTİMDE MESAFE ALAMADIK'
20.11.2016 USÜL ESASTAN ÖNCEDİR
09.11.2016 ABD SEÇİMLERİNDE ALGI OPERASYONU ÇÖKTÜ
27.10.2016 BAŞKANLIK SİSTEMİ
12.10.2016 RABİN OĞLU FETHULLAH?IN SAPTIRDIKLARI
06.10.2016 ?EDERİ BİR DOLAR OLAN GERİ GELECEKSE, GÖMÜLMEYE DE HAZIR OLMALI?
23.09.2016 OHAL MUTLAKA DEVAM ETMELİDİR
17.09.2016 SABATAİZMDEN FETOİZME
08.09.2016 PKK ÜRETEN FETÖ BATAKLIKLARI