Yeni Bir Koşunun Başlangıcında

Eklenme Tarihi: 01.10.2019 12:08:00 - Güncellenme Tarihi: 02.07.2020 18:56:15

Bu ülke  insanı, siyasilerin  kullandığı ayrıştırıcı dilden çok çekti.  Ayrıştırıcı dil, her ne kadar kitlelerin seçim zamanında bir siyasi partinin arkasına alınmasını hızlandırsa da,  sair zamanda, kendini siyasi bir yelpazenin üyesi  olarak  konumlandırmamış  kimselerin, oradan çabucak uzaklaşmasına sebep olur. İnsana saygı çerçevesinde hitap etmek yerine lakap takarak hitap etmeler, aslında siyasi aktörü millet gözünde küçültme hamlesinin ta kendisidir;  ve zorbalığın bir çeşididir. Siyasiler bu zorba ve zorbalıkla  mücadele mi etsinler;  yoksa oluşturmak istedikleri en ideal siyasi oluşumun işçiliğiyle mi  uğraşsınlar?

 Akranlar arasında lakap takmalar okullarda zorbalık oluyor da, siyasi ağızda neden zorbalık olmuyor? Üstelik okullarda zorba ve zorbalıkla başa çıkma metotları çerçevesinde  rehberlik hizmetleri veriliyor.  Bu hizmetlerin yoğunlaştırılarak siyasi büyüklere de verilmesi, hem siyasilerin  ifadelerinin  düzelmesi bakımından, hem de etkiledikleri  kitlelere sunduğu katkı bakımından halkın yararına olacaktır.

Öğrenmenin en kolay  ve kalıcı yolu,  kişinin öğrendikleriyle hayatta karşılaştığı örneklerin örtüşmesidir. Hemen hemen her gün siyasi büyüklerin yersiz  sözlü kavgalarına, bir birlerini tahkir etmelerine  şahit oluyoruz. İlkokul çocuklarından  farksızlaşarak, çirkin lakaplarla hitap  ettiklerini görüp  duyuyoruz.  Sonra da dönüp   ?yeni nesil neden böyle? diyerek  gidişattan  rahatsızlığımızı  ifade ediyoruz.  Yeni neslin böyle olmasında tek etken yok elbette ki; ama siyasilerin bir birlerini yerici dilinin, neslin saygısızlaşmasında,  büyük küçük tanımazlığında  etken olduğu bir gerçek.  Sokak ağzı ile konuşan siyasiler,  okullarda   öğretilen  ve hayatta  öğrenilen  nezaket ifadelerini  hayatlarının siyasi kısmına taşıyamıyorlarsa, kendilerini  izleyen  insanlara hangi yönde örnek olacaklarını düşünüyorlar acaba?   Toplumu aşağı ya da yukarı çeken unsurlardan biridir kullanılan dil. Ekranda en çok gözüken siyasiler,  görünürlük avantajını  toplumun iyiliği için kullanmalı,  kullandıkları söze dikkat ederek insanların  ve insanlığın yükselmesine katkı sunmalıdır.  Yüksek siyaset , yüksek  siyaset  üslubu ile yapılır. Siyasi büyüklerden  ayrıştırıcı  dili değil,  birleştirici ve nezaket dilini  kullanmalarını yürekten istiyoruz. Ülke yönetimine talipsek,  en  ideal devleti oluşturmak  için,  kötü masallarla bile büyümemiş olmanın gerekliliğini düşünerek, kendimiz bari  kötülük üretmemeliyiz. 

 İşin tuhaf tarafı, siyasilerin  bir çocuğun   davranış biçimiyle hareket  etmeleridir. Büyüdüğü halde bir tarafı çocuk kalanlar,  kendilerinin  oluşturduğu  olumsuz  durumdan  bizatihi kendileri kurtulmak istemezlerse  onları  kim kurtaracak.  Sezai Karakoç  ? Büyüyüp de çocuk kalmak/ İşte bu en büyük tehlike? diyerek konuyu şiire taşımıştır.

 Siyaset sahnesine, büyüyüp de  çocuk kalmış  siyasiler  yerine,  konuşma ve davranışlarıyla  insanlara örnek olacak, yüksek kültür ve yüksek ahlaklı, fikri hür, vicdanı hür  şahsiyetlerin gelmesi gerekir. Siyasilerin yapacağı en iyi iş, sözlü polemiklere girerek bir birlerinin enerjilerini tüketmek yerine, ortak akıl çerçevesinde Türkiye?nin daha iyi bir noktaya taşınması için kafa yormaktır.  Önemli olan ülkemizin geleceğidir;  bu da  çocuklarımızın geleceği demektir. Unutulmasın ki  devraldığımızdan daha iyi bir ülkeyi çocuklarımıza bırakmakla yükümlüyüz.

Yeni bir koşunun başlangıcında kullanılan  dilin, ülke insanını  birbirlerine  yakınlaştırıcı özellikte olması memnuniyet vericidir.   Milleti birbirine en iyi kenetleyen unsurun ortak düşman ilanı olması gerçeği ile birlikte, kullanılan birlik  dilinin  katkısı ile herkes için  adalet,  herkes için hak ve özgürlükler ve  demokrasi  temelli kurulacak yeni bir inşa hareketinde,  ötekileştirmeyen bir dilin kullanımı ayrı bir önem arz etmektedir.  Yeni koşu  herkesi  ve her kesimi  çoğulcu  aklın önderliğinde bir araya gelip çalışmaya teşvik etmektedir.  Barış,  özgürlük, güven ikliminin oluşmasında  kullanılan dil, bir başlangıçtır.  Beklentimiz;  bunların  lafta   kalmaması, hayata geçmesidir.

 Yeni bir koşunun başlangıcında, Davutoğlu?nu çelmelemeye çalışanlar,  geçmişte teröre destek vermekle   itham edenler, Suriye?yi  işaret edenler, sokak ağzıyla  laf atanlar olacak.  Bunlara takılmadan  demokratik hak ve özgürlükler  başta olmak üzere, hukuku üstün kılmak,  demokrasiyi güçlendirmek için çabalamalıyız. Bu arada  kuvvetler  ayrılığının uygulanmadığı  bir ülkede  demokrasiden söz etmenin de sadece kendimizi kandırmaktan öte gidemeyeceğini hatırlayalım.  Korku sadece güvenlik  temelli olurken,  umut ve güven  arttırılmalıdır.  Rayından çıkan demokrasi,  hak ve özgürlükler  ile  adalet  trenini  rayına oturtmak   ümidiyle?

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3434/yeni-bir-kosunun-baslangicinda

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

02.07.2020 Siyasi Ego Zirve Yapınca
23.06.2020 Hükümetin Masal Aynası Troller
16.06.2020 Vesayetçi Yeni Anlayış
07.06.2020 Sakalı Bahçeli ile Perinçek’e Kaptırınca
01.06.2020 Siyaset Dışına İtilmek İstenen Bir Entelektüel
23.05.2020 Davutoğlu’ndan Uygulamalı Edep Dersi
19.05.2020 Dini Sembollerle  Siyasi Saflara Uzanış
13.05.2020 Sorun Sistemde mi Yönetimde  mi?
07.05.2020 Kamusal Öteki Yaratma  Çabası
02.05.2020 Ülke Yönetimi Algıya Kalınca
22.04.2020 Demokratik Hukuk Devletinden Mafyatik Devlete
20.04.2020 Ülke mi yönetiyoruz ceza mı kesiyoruz?
14.04.2020 Soylu'dan Soylu Davranış
10.04.2020 Tekalif-i Milliye ve Döviz
05.04.2020 Meşru Söylemlerle Gayrı Meşru İşler Yapmak
02.04.2020 "Himmet"ten "Kampanya"ya
27.03.2020 Lider sarayda, halk sahipsiz
11.03.2020 Göç Filmi
01.03.2020 Bu Gidiş Nereye?
21.02.2020 Dış Politika
13.02.2020 İstanbul Depreme Yakalanmadan
06.02.2020 O Kimi Arıyor?
29.01.2020 Sentez ve Kadın
22.01.2020 Yolculuk
17.01.2020 Kaçar, Kaçar, Kaçar
08.01.2020 Doğu'ya Karşı Batı Tercihi
04.01.2020 Kadını Evde Tutma Çabası ve Peyami Safa
29.12.2019 Montrö ve Kanal İstanbul
26.12.2019 Halkın Adamı
09.12.2019 Millet Ağaca Değil Meyvesine Bakar
30.11.2019 İyi İnsan İyi Devlet
30.11.2019 İyi İnsan İyi Devlet
13.11.2019 Edward Said ve Şarkiyatçılık (Oryantalizm)
08.11.2019 Sırada Ne Var?
28.10.2019 Kim Kazandı?
21.10.2019 Bir Yıldız Daha Kaydı
19.10.2019 ?Güvenli Bölge? Talebi
08.10.2019 Çoban, Sis ve Rüzgar
04.10.2019 'Yüzde Kırk'a Muhtaç Olmak
01.10.2019 Yeni Bir Koşunun Başlangıcında
26.09.2019 'Nereden Nereye' Geldik