Balkanlar?da bizim olmamız lazım

Eklenme Tarihi: 24.09.2019 05:52:00 - Güncellenme Tarihi: 10.08.2020 19:18:50

Son dönemde ülkemizdeki siyasetin dengelerini ekonomi çok ciddi etkiliyor. Hükümetin 18 yıllık başarısını yaşanan bu ekonomik olumsuzluklar gölgeledi. Buzdolabındaki veya tenceredeki boşluk diğer tüm başarıları unutturabiliyor. Piyasadaki kredi ve likidite talebi aslında mevcut iç pazarın hareketsizliğine bağlı. Bu olay işsizlik oranlarını da aynı şekilde olumsuz etkiliyor. Pazar durunca iş olmuyor, iş olmayınca işçi çıkartılıyor. Bu kısır döngü diğer olumsuzluklarla birlikte maalesef artan oranda devam ediyor.

Sizlere huzur ve zenginliğin ve hatta başarılı siyasetin yolunun başarılı ticaretten geçtiğini hatırlatmak isterim. Bu kural hem aileler için hem de devletler için geçerlidir. Türkiye?de yaşanan bu ekonomik sıkıntı uluslararası ticarette açılacak yeni pazarlarla çözülebilir. Öyle ki; şu anda artan oranda olumsuz kısır döngü tam terine bu sefer artan oranda pozitif katma değer dönüşler sağlayabilir. Başarılı bir dış ticaret hamlesi ile Türkiye?deki siyaseti de olumlu yönde etkilenir. Bunun için sihirbazlık yapmaya gerek yok. Çözüm uzakta değil. Sadece hemen dibimizdeki 80 Milyonluk Balkan ülkeleri pazarını keşfetmemiz veya tekrar hatırlamamız lazım.

Aslında Balkanlardaki Türk yatırımları boş değil. Gelecek için ümit veriyor. Örneğin, Türk müteahhitleri, Balkanlarda 350 kadar proje ile yaklaşık 10 milyar dolar iş hacmine yaklaşmış durumdalar.  Balkan ülkeleri içinde AB üyesi olan ülkeler olduğunu hatırlatmak isterim.  Huzur ve zenginliğin ve hatta başarılı siyasetin yolunun ticaretten geçtiğini hatırlatmak isterim

Son 16 yılda, Türkiye ile Balkan ülkeleri arasındaki dış ticaret hacminin, 3,5 milyar dolardan, 20 milyar dolara çıktığını görüyoruz. Oysa  Balkanlarda 50 Milyar dolarlık bir dış ticaret hacminden söz ediliyor. Hedefin üçte birine dahi ulaşamamış durumdayız. Bugüne baktığımızda Romanya ile 5-6 Milyar Dolar, Bulgaristan 4 Milyar dolar,  Yunanistan ile 3,5 Milyar Dolar dış ticaret yapıyoruz. Bunlar maalesef Ufak tefek rakamlar. Bu üç ülke de Avrupa Birliği ülkesi.

Geçen haftaki yazımda Türkiye?nin soft power?larından   (Yumuşak Güçleri) bahsetmiştik. TİKA, Yunus Emre Enstitüsü, YTB, Maarif vakfı? Bunların da Türkiye?nin Balkanlardaki ticari gücüne ilave güç kazandırdıklarını biliyoruz. Bu avantajı iyi kullanmak lazım.

Diğer yandan AB de Balkanlara çok iştahlı bakıyor. Bakmakla kalmıyor bizzat iş kovalıyor. Avrupa Birliği'nin genişleme konusunu Brexit nedeniyle rafa kaldırmış olması ve bunun yanı sıra yaşadığı borç ve göçmen krizlerinin etkileri yüzünden Balkanlar, AB ile Türkiye arasında etki yarışının yaşandığı bir saha haline geliyor. Bu tabloda Rusya ile Çin de kendi etkilerini güçlendirmeye çalışıyorlar. Geçen sene Arnavutluk?a giderken bindiğim THY uçağının yarısından fazlası Çinli idi. Çinliler, Arnavutluk?ta bir mahalle kurmuşlar.

Türkiye Cumhuriyeti, yatırım teşvik sistemiyle yatırım yapmak isteyen değerli yatırımcılara pek çok fırsatlar sunuyor, bunu bilmek ve özellikle Balkanlarda kullanmak lazım. Diğer yandan Balkan ülkeleri üzerinden reexport yaptığınızda ülkemize uygulanan bazı ABD kotalarını da aşabiliyorsunuz. Zira mesela ABD, Kosova?ya böyle kotalar uygulamıyor. Türk yatırımcının Kosova menşeli ürünler üretmesi avantaj olabilir. Kaldı ki uzuzn süredir bekleyen Türkiye ile Kosova arasında imzalanan Serbest Ticaret anlaşması Kosova Cumhurbaşkanı Haşim Taçi?nin geçenlerde imzalayıp onaylamasıyla devreye girdi. Bunu çok iyi değerlendirmek gerekiyor. Zira Kosova aynı anda Sırbistan ve Bosna- Hersek?e gümrük vergilerini artırarak adeta Türkiye?ye buyur dedi. Türk yatırımcıları hala ne bekliyorlar bilmiyorum.

Sadece Kosova değil ki. Mesela küçük bir Sırp kasabası olan Krupanj'ın belediye başkanı Ivan Isailovic yakında bölgesi içi yatırımcı aramaya çıkacak ama gideceği yön Münih veya Paris değil, İstanbul. Neden çünkü Türkiye?yi daha akılcı ve yakın buluyor. Bakınız son bir yılda Sırbistan'da 20 Türk fabrikası ya faaliyete geçti ya da inşaatı sürüyor.

Avrupa Birliği ve birçok uluslarası kuruluş Balkanlardaki yapılanmayı, alt yapı çalışmalarını ve STK?larını destekliyor. Balkan ülkelerindeki pek çok ihaleye Avrupa veya Amerika?dan destek var. Bunu bilmek ve takip etmek önemli.

Kısaca diyoruz ki; Türkiye?nin ekonomik sorununa çözüm Balkanlarda. Avrupa Birliği, ABD, Çin ve Rusya bunu biliyor harekete geçmişler. Oysa bizim Balkanlarda onlardan çok daha fazla avantajımız ve hakkımız var. Onlar değil bizim Balkanlarda olmamız lazım.

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3421/balkanlarda-bizim-olmamiz-lazim

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

21.07.2020 "Deli Diyorlar Bana, Desinler Değişemem"
18.06.2020 Anketler Doğruysa Çözüm için Acil Hareket Yanlış ya da Yanlıysa O Zaman Tam Bir Felaket
06.06.2020 Beşiktaş, Artık Asıl Renkleri Olan Kırmızı-Beyaz’a Dönmelidir
20.05.2020 Siyasi mutabakat erdemliktir
10.05.2020 Rakamlar Yalan Söylemez ama Doğru Olanı Kullanırsanız
04.05.2020 Devlet ve milletin zor sınavı
21.04.2020 Samimi Bir Önerim Var
20.04.2020 Yerel ve Bölgesel Medya Alarm Veriyor Acilen Desteklenmelidir
14.04.2020 Hadi artık olumlu olalım
01.04.2020 Korono ilacı bulundu mu yoksa bürokrasi mi uygulanıyor? Sağlık Bakanlığı bizi aydınlatmalı
23.03.2020 Neler gördük neler
22.03.2020 2020 ve Astroloji
10.02.2020 Peki ama yarın sahaya kim çıkacak?
08.02.2020 Kosova
28.01.2020 Deprem’de Kehanetler ve Erken Teşhis Değil Erken Tedbir ve Devlet Baba Hayat Kurtarır
13.01.2020 Tunç Soyer
08.01.2020 AK Parti’ye en büyük zararı veren nedir, biliyor musunuz?
01.01.2020 2020’nin ilk makalesi
16.12.2019 Bir dahaki sefere kazanmak için bilinmesi gereken 2 şey
04.12.2019 Cahil misin be adam! Sosyal medya dilini bilmez misin?
18.11.2019 Balkanlarda ve Ortadoğu?da temayüllere aykırı bloklaşmalar NATO?yu anlamsızlaştırıyor
10.11.2019 Sigara?nın Sağlık ve Siyasi Yönden Zararları
03.11.2019 AK Parti nasıl kaybeder RTE düşmanları nasıl kazanır?
28.10.2019 Düşmanlarla diplomasi
30.09.2019 Siyasette Balkanları Dışlamak
24.09.2019 Balkanlar?da bizim olmamız lazım
10.09.2019 Türk Diplomasisinin Soft Power?ları
01.09.2019 AK Parti?de değişime ihtiyaç yok
19.08.2019 'Türkiye - Sırbistan yakınlaşması, Balkanlardaki dengeyi nasıl etkiler?'
10.08.2019 Susurluk Ayranını Özleyeceğim
04.08.2019 Doğruları Söyle(yeme)mek
02.08.2019 Siyasette Ömer (RA) gibi Harbi ve Hasbi Olmak
14.07.2019 Yunanistan seçimlerinin analizi
12.07.2019 Yunanistan seçimlerinin analizi
24.06.2019 Balkanlar Yine Karışık
17.06.2019 Türkiye?de Balkan Rumeli göçmeni var mı?
27.05.2019 ABD, Türkiye?yi Ablukaya mı Alıyor?
17.05.2019 İstanbul Seçimleri Üzerine Manifesto
11.05.2019 Erken Seçim Olur mu?
06.05.2019 Balkan Seyahatimizden Notlar
22.04.2019 Tünelden Önceki Son Çıkış
11.03.2019 Güle güle Yusuf Sait
04.03.2019 Bazen kaybetmek kazanmaktır
18.02.2019 Ya kazanmayı garantilediniz yada kaybetmeyi
04.02.2019 Önce iğneyi kendine sonra çuvaldızı başkasına
28.01.2019 'Bir gün İnşallah?' (Ufak bir Balkan gezisi ve yolculuk hatıraları)
18.01.2019 MHP ile ittifak tamam, diğerleri ile ne zaman?
03.12.2018 Kosova'dan izlenimler
15.11.2018 AK Parti ve Balkan seçmenlerinin üç farklı ilde üç farklı tercihi: ?İzmir, İstanbul ve Bursa"
30.10.2018 Türk ekonomisi için fırsat: "Balkan Pazarı"
23.10.2018 CHP?nin kesinleşen HDP ittifakına karşı AK Parti?de Balkan ittifakının şimdi tam zamanıdır
10.10.2018 Sorular ve cevaplar
25.09.2018 Siyasi kefaletin bedeli
18.09.2018 Yanlış yerel, Erken genel
03.09.2018 Ekonomik savaşta devletin sübvansiyonu
25.08.2018 AK Parti açısından yerel seçim analizi ve İzmir'in durumu
12.08.2018 Bu savaşa hazır mıyız?
18.07.2018 Her şerde bir hayır vardır
15.07.2018 Tayyip Bey'in söylediklerini şöyle anladım
02.07.2018 Zafer?in mesajını almak ve uygulamak
26.06.2018 Başkanlık ile gelen değişim?
13.06.2018 En son kritik seçim uyarıları