Yeni partiler kurulurken (1)

Eklenme Tarihi: 19.08.2019 05:56:00 - Güncellenme Tarihi: 10.08.2020 19:12:12

Siyasi partiler sosyal hayatımızın vazgeçilmez ve cazibesi gittikçe artan kuruluşlardır. İşte o yüzdendir ki; kurulurlar, iktidar erkini ele geçirirler, zaman zaman inişe-çıkışa geçerler ve birçoğu siyasi mevtalar mezarlığındaki yerlerini alırlar ama siyasi tarihimize damgalarını da vurmuş olurlar? Buna mukabil uzun yıllar unutulmazlar ve akademik çalışmalarla tarihteki yerlerini alırlar ve sürekli telaffuz edilirler? bazıları da Süleyman Demirel?in deyimi ile ?küsurat partileri? olarak; sadece ?seçim sınavında? görünürler ama hiçbir zaman klas atlamadıkları için, uzun zaman seçimlere katılma hakkı elde ettiklerinden olacak, varlıklarını sürdürseler de bekledikleri ilgiyi görmediklerinden, ya başka bir parti ile birleşirler, ya da ?münfesih? hale gelerek, Anayasa Mahkemesi tarafından ?Selası? verilerek ?Siyasi mevtalar mezarlığına?  gönderilirler.  İktidar olduklarında; aralarından çıkan muhaliflerin kurduğu partiler de var: tıpkı, şimdiki kurulacak partiler gibi?

Siyasi hayatımızda bunun örneklerini çok gördük: Cumhuriyet tarihimizin iktidarın içinden çıkardığı ilk parti, muhalefet partisi olarak kurulan ikinci parti; halkımızın ?Selbestçiler? olarak adlandırdığı, Atatürk?ün Selanik yıllarından beri ?kardeşim? dediği, Ali Fethi Okyar?a; adeta, zoraki olarak kurdurduğu ?Serbest Cumhuriyet Fırkasıdır?. Atatürk bu partiyi kurdururken, Fethi beyin yanına kız kardeşi Makbule Hanım ve en yakın arkadaşları Nuri Conker, Ağaoğlu Ahmet, Mehmet Emin Yurdakul?u da kurucular arasına katmıştır. Cumhuriyet Halk Fırkası/Partisi?nden bazı milletvekilleri istifa ettirilerek, Serbest Fırka?ya katılmaları sağlandı. Bu bir ?güdümlü demokrasi? denemesidir. 12 Ağustos 1930 tarihinde kurulmuş 98 günlük faaliyetinden sonra 17 Kasım 1930 tarihinde feshettirilmiştir. İşte o yüzdendir ki; büyük romancımız Kemal Tahir bu particilik oyununa ?Serbest Fırka madrabazlığı? demiştir.

Atatürk?ün ölümünden sonra İsmet Paşa?/İnönü?nün, CHP?ye ve politikalarına karşı çıkarak, CHP içindeki başı çeken muhalif milletvekilleri; Celal Bayar, Adnan Menderes, Fuat Köprülü ve Refik Koraltan önce ünlü ?dörtlü takriri? verip daha sonrada CHP?den istifa ederek Demokrat Partiyi/DP kurdular ve 1950 seçimlerinde iktidar oldular.

Demokrat Parti içindeki anlaşmazlıklar üzerine, parti içi muhalefetin DP?den ayrılmasıyla milletvekillerinden F. Lütfi Karaosmanoğlu, Turan Güneş, İbrahim Öktem, Cihat Baban, Fethi Çelikbaş, Ekrem Alican, Raif Aybar, Enver Güreli, Kasım Küfrevi, E. Hayri Üstündağ, Ziyat Ebüzziya. 20 Aralık 1955'te Hürriyet Partisini kurdular ve partinin başına, Ekrem Hayri Üstündağ?ı, daha sonra Fevzi Lütfü Karaosmanoğlu parti başkanı oldu. Bu parti; ilk başta halk üzerin de heyecan yarattıysa da ömrü uzun olmadı ve 24 Kasım 1958 yılında olağanüstü toplantıda fesih kararı alınarak parti kapatıldı.

1960 ihtilali ile DP iktidardan indirildi: başta Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Başvekil Adnan Menderes olmak üzere tüm bakan ve milletvekilleri tutuklandılar. İhtilal; Demokratların üzerinden silindir gibi geçti. 24 kişilik Milli Birlik Komitesinin/13 Kasım Darbe İçindeki Darbeden sonra/ ve ihtilal lideri org. Cemal Gürsel Paşanın lütfu ile ülkemiz güdümlü demokrasiye geçtiği dönemde; Demokratların oylarına talip olarak kurulan partilerden birisi olan Adalet Partisi/AP emekli Org. Ragıp Gümüşpala Paşa?nın liderliğinde 11 Şubat 1961 tarihinde kuruldu. 1964 yılında Ragıp Paşanın vefatı üzerine, Isparta milletvekili Süleyman Demirel genel başkan oldu. 1970 yılı bütçe görüşmeleri sırasında bütçeye muhalefet eden TBMM başkanı Ferruh Bozbeyli ve Sadettin Bilgiç ikilisinin başını çektiği 41 milletvekili partiden istifa ederek Demokratik Parti?yi kurdular. Parti; zaman içinde halk desteğini kaybederek 4.Mayıs 1980 de yaptığı büyük kongre ile tarihin tozlu sayfalarına karıştı.

CHP?de ise 1972 de Bülent Ecevit, İsmet İnönü?yü 1972 yılında yapılan Kurultay?da yenerek CHP?ye 3 ncü genel başkan olarak seçilip ve ?Ortanın solu? ilkesini partiye kabul ettirmesiyle, parti içindeki Ecevit karşıtları ortanın solunu aşırı sola kayma olarak kabul ettiklerinden, muhalefete geçtiler ve Ecevit?i ?Atatürkçülüğü CHP?den silmeye çalıştığı? iddiasıyla suçladılar. 12 Mart askeri muhtırası sonrası; Ecevit 12 Mart ara rejim hükümetinden çekilme kararı aldı. Bu karardan sonra, ilk önce Kemal Satır ve arkadaşları partiden ayrılarak. Cumhuriyetçi Parti?yi kurdular. Daha sonra da Turhan Feyzioğlu ekibiyle birlikte CHP?den ayrılıp, Güven Partisi?ni kurdu. Daha sonra bu iki parti birleşerek, Cumhuriyetçi Güven Partisi?ni oluşturdular. Bu parti;12 Eylül 1980 ihtilalinden sonra feshedildi, O da siyasi mevtalar mezarlığında yerini aldı.

12 Eylül 1980 tarihinde, Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanlarının yaptıkları askeri darbeden sonra, tüm partiler kapatıldı; parti liderlerinden Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan ve Alpaslan Türkeş gözaltına alındılar. Sadece Alpaslan Türkeş darbecilerin vesayetindeki sıkıyönetim mahkemesince tutuklanarak hapse atıldı ve demokrasi yine kesintiye uğradı. Daha sonra paşaların lütfu ile yine vesâyetli ve güdümlü demokrasiye geçildi ama, kapatılan partilerin liderleri ve yöneticilerine yasak getirildiğinden; askeri konseyin izin verdiği kişilerle yeni partiler kuruldu: Turgut Özal?ın kurduğu Anavatan Partisi/ANAP, İsmet Paşa/İnönü?nün özel kalem müdürlerinden Necdet Calp?ın kurduğu Halkçı Parti, darbeci generallerin emekli Org. Turgut Sunalp?e kurdurdukları Milliyetçi Demokrasi Partisi/MDP seçimlere katıldı. Özal?ın kurduğu Anavatan Partisi iktidar oldu.

Daha sonra yapılan referandum ile halkımız; eski partilerin açılmasına vize verdiğinden, Demirel Yeni Türkiye Partisini kurarken, Türkeş 12 Eylül?den sonra kurulan Milliyetçi Çalışma Partisinin genel başkanlığına getirildi. Bülent Ecevit ise Demokratik Sol Partiyi eşi Rahşan Ecevit?e kurdurdu, daha sonra bu partinin başına geçti. Necmettin Erbakan ise genel başkanı olduğu MSP?nin devamı olarak kurulan Refah Partisinin genel başkanlığı koltuğuna oturdu. Refah Partisi; 28 Şubat 1997 postmodern darbe sonucunda, Anayasa Mahkemesince 16 Ocak 1988 de kapatıldı. Kapatılmanın ardından, yine Milli Görüş çizgisinde Fazilet Partisi kuruldu. Fazilet Partisi de 1999 yılında hakkında açılan kapatma davası; partide yenilikçiler grubunun doğma sürecini başlattı.

Bu ekibin başını, daha sonra on birinci cumhurbaşkanı olacak olan Abdullah Gül ile İstanbul?un eski belediye başkanı Recep Tayyip Erdoğan ve arkadaşları çekiyordu. Yine milli görüş geleneğinin devamı olarak, bu kez de 2001 yılında Erbakan?ın eski arkadaşları tarafından, Saadet Partisi kuruldu. Yenilikçiler adı verilen grup; milli görüşü temsil eden ve Necmettin Erbakan ile yollarını kesin olarak ayırarak 14 Ağustos 2001 yılında kurucuları arasında Recep Tayyip Erdoğan?ında bulunduğu Adalet ve Kalkınma Partisi kuruldu. Parti kısa sürede partilerinden istifa eden 51 milletvekili ile grup kurdu ve iktidar oldu.

Yukarıda anlattığım partiler serüveninde, kitle partisinden koparak yeni parti kuranlardan yalnızca üçü başarılı oldu: Celal Bayar ve Adnan Menderes ikilisinin kurduğu Demokrat Parti/DP. İkincisi, Bülent Ecevit?in kurduğu Demokratik Sol Parti/DSP ve şimdiki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve arkadaşlarının kurduğu Adalet ve Kalkınma Partisi/AK Parti.

Diğerleri ise umutla girdikleri serüvenden sonra ?Siyasi Partiler Mezarlığında? ki yerlerini aldılar.

Gelecek yazımda; kurulacağı söylenen yeni partiler ile ilgili analizlerim olacak.

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3321/yeni-partiler-kurulurken-1

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

20.07.2020 “Alparslan Türkeş’i Tanımak”
28.05.2020 27 Mayıs Dramı
23.04.2020 Cumhuriyet Türküsü
25.03.2020 Cezaevlerinde olmayan rehabilitasyon ve değerlendirilmeyen iş gücü
27.02.2020 Hunza Türkleri
21.02.2020 Atakan adındaki bir çocuktan alınacak dersler…
19.12.2019 Davutoğlu Hocanın Kurduğu Gelecek'in Partisi mi?
09.12.2019 Biz ve NATO
20.11.2019 Kıbrıs'ın Faturası
03.11.2019 Sınırların Çizilmesi ve Toprak Verilerek Yapılan Jest
08.10.2019 Hatıralar/Anılar
25.09.2019 Yeni Partiler Kurulurken - 3-
04.09.2019 Yeni Partiler Kurulurken -2-
19.08.2019 Yeni partiler kurulurken (1)
29.07.2019 Osmanlı Hanedanın Torunu İngiliz Başbakan
20.07.2019 Bir Necdet Sevinç Vardı
08.07.2019 ?Akın Var Akın Yunan Adaları Çok Yakın!?
09.05.2019 Siyasetin Kumaşı
30.04.2019 Soykırım mı Dediniz?...
22.04.2019 Seçimin Kazananları ve Kaybedenleri
17.04.2019 Seçimler bitti ama?.
02.04.2019 Siyasi idamlar, siyasi cellatlık?
10.03.2019 Yerel seçimlerde satış işlemi ve Mersin örneği
26.02.2019 Siyasi hayatımızın hal-i pür mel'alimiz ve seçimler
17.02.2019 Kooperatifçilik ve Tanzim Satış (2)
11.02.2019 Kooperatifçilik ve Tanzim Satış (1)
19.12.2018 Şehrin Eminleri ve Belediye Başkanları!
07.12.2018 Aday Tespitlerinde Genel Başkanlar Sıkıntı Yaşıyor
09.11.2018 Kadının siyasetteki yeri kadın valilerimiz
30.10.2018 Bin lira ile kurtarılan vatandan, bugüne, Cumhuriyet?e
27.10.2018 Yerel seçime giderken Ankara ve Manisa
18.10.2018 Mahalli seçimlerde İstanbul faktörü...
02.10.2018 Türk muhafazakarlığının yok oluşu!
05.09.2018 Yerel seçimlere ilk adım: aday tespiti!
17.07.2018 Tarihimizin kılavuzu olan hatıralar ve bir devrin hafızası
04.07.2018 Seçilmişlerin yeminleri
12.06.2018 Herkese lazım olan demokrasi
02.06.2018 Cumhurbaşkanlığı seçimi (1)
06.04.2018 Tarih Türkeş'i haklı çıkardı...
26.03.2018 Dinde reform
10.03.2018 Afrin Harekatı'na savaş diyebilir miyiz?
12.02.2018 Tereddüdüm kuşkuya mı dönüşüyor?
08.01.2018 KÜRT İSYANLARININ VE BARZANİLERİN HÜSRAN YOLCULUĞU
26.12.2017 KILIÇDAROĞLU ÜLKÜCÜ MÜ?
15.12.2017 ZARRAB OLAYINI OKUMAK-2 / GELİŞMELER
06.12.2017 ZARRAB OLAYINI OKUMAK-1 / FAİL/SUÇLU
21.11.2017 NATO TUZAĞI
17.11.2017 DARBE İÇİNDE DARBE VE ONDÖRTLER OLAYI
11.11.2017 DARBECİLERİN PSİKOLOJİSİ
02.11.2017 TÜRK MUHAFAZAKÂRLIĞI NEREYE?