Emek, Ücret, Sosyal Adalet...

Eklenme Tarihi: 08.08.2019 05:48:00 - Güncellenme Tarihi: 11.08.2020 00:33:18

Hükümet adına Kamu İşveren Heyeti ile kamu çalışanları adına yetkili Konfederasyon temsilcilerinin yürüttüğü memurları yakından ilgilendiren 5.Dönem Toplu Sözleşme sürecinin devam ettiği bu günlerde çıkar ve menfaat bağlamında çok kutuplu merkezlerin oluştuğu uluslararası ilişkiler ağında Türkiye, sağlam bir konum elde etmek için çetin bir mücadele vermektedir. Bu mücadelede Türkiye'nin yurtiçi ve yurtdışındaki ekonomik ilişkileri, meselenin merkezindedir. Küresel vesayet savaşlarının yoğunluk kazandığı bu süreçte, ülkemizin ekonomik işleyişini idare eden hükümet ile konuya taraf sendikalara önemli sorumluluklar düşmektedir.


Memur ve sendika denince ilk akla gelen kavramlar emek ve ücrettir; diğer bir ifade ile alınteri ve adil bölüşümdür. Ancak bugün dünyadaki sermayeyi ve para akışını elinde tutan küresel güçler, finansal krizin çıkmaz sokaklarında yol ararken, bu süreçte en ağır faturayı adil paylaşım özlemiyle bekleyen alınteri sahipleri ödemektedir. Kapitalizmin taşıyıcısı olan ülkeler ile gelişmekte olan ülkelerde, yaşanan ekonomik krizlerin mahiyeti farklılık arz etsede, krizin merkezinde her zaman "emek" kavramı vardır.

Emek kavramı, liberalizmin tarafından hiçbir zaman "paylaşımın bileşeni" olarak muhatap alınmayıp hep "maliyet" kısmında ele alındığı için "adil bölüşüm" sorunu hiç gündemden düşmemiştir. Sermayenin hep kendi çıkarlarını düşünmesinden dolayı, emeğin daha ucuz bir fiyat ile temin edebileceği bölgelere akması da aslında adil bölüşümün önündeki en büyük engel olagelmiştir. Neticede özetle dünyada finansal bir kriz vardır. Bu krizin aşılması için ezberlerin bozulması gerekmektedir. Artık ülkemizde neoliberalizmin bir ezberi olan "emek" kavramının "maliyet gideri" kısmında gösterilmesi pratiğinden vazgeçilerek "paylaşım bileşenleri" kısmına alınması, dolayısıyla nesne konumundan özne konumuna taşınarak adil bölüşümün önünün açılması ve bu gelişmeden doğacak olan moral motivasyonla üretimin arttırılması, böylece ülkemizi sarsan ekonomik krizin aşılması sağlanmalıdır. Zira İbni Haldun'un dediği gibi, toplumların refahı üretime, üretimin devamlılığı da sağlıklı iş bölümü yapmaya bağlı ise burada sağlıklı iş bölümü yapmayı daim kılacak unsur dengeli bir adil bölüşüm sistemi olmalıdır.

Küresel emperyalizmin vesayet savaşları aracılığı ile etrafımızı kuşatmaya çalıştığı, uluslararası şirketlerin petrol çıkarma niyeti ile Akdeniz?e toplandığı ve onlarca savaş gemisinin bu bölgede boy gösterdiği bir ortamda gerçekleştirilen Toplu Sözleşme süreçlerinin, milli birlik ve beraberliğimizi tahkim ederek içerde tek vücut olmamızı sağlayacak adil bir milli gelir dağılımının tesis edilmesi yolunda önemli bir fırsat olduğu kanaatindeyim. Zira kendi içinde adil ve dengeli bir milli gelir dağılımını yapamayan bir siyaset kurumunun, iç ve dış mihrakların işini istemeyerekte olsa kolaylaştıracağı aşikardır. Tüm bu olumsuzluklara fırsat vermemek için, siyasi iktidarın elden geldiğince adil bir milli gelir dağılımını tesis için gerekli adımları atması, sendikalarında makul ölçülerde buna karşılık vermesi ve konuya taraf tüm kesimlerin bu süreçte çok hassas davranması asli görevleridir.

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3285/emek-ucret-sosyal-adalet

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

22.08.2019 Toplu Sözleşme Mağduru Memura Bir de Böyle Bakalım
15.08.2019 Hükümetler, Sendikalar ve Ülkenin Geleceği?
08.08.2019 Emek, Ücret, Sosyal Adalet...
05.08.2019 Sınırlar Arasında
21.07.2019 İmam Maturidi'nin Türk-İslam Düşüncesindeki Yeri ve Önemi
11.07.2019 Sosyal Devlet mi Dediniz?
21.03.2019 Sen yoksan kimse yoktur
23.02.2019 Adalet Mülkün Temelidir
15.02.2019 Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk Hocamız ne yapmak istiyor?
13.02.2019 Medeniyet, kültür, eğitim ve terbiye
30.01.2019 Ahi Evren ve günümüze iz düşümü
31.12.2018 Seyit Ahmet Arvasi Hocamızı anarken?
30.11.2018 Mesleki eğitim ve Milli Eğitim Bakanlığı
27.11.2018 Ziya Selçuk Bakanımızın köy enstitüsü açıklamasına dair?
24.11.2018 Asgari ücretlinin arzuhali
04.11.2018 Uganda Kampala Büyükelçimiz Romalı mı?
23.09.2018 Sessiz sedasız bir Ahilik Haftası daha kutlandı
18.09.2018 Eğitim sistemimiz temelinden yeniden inşa edilmelidir
26.08.2018 Anadolu'ya Türk damgasının vuruluşu
08.08.2018 Ekonomik kriz ve zihniyet değişimi
02.08.2018 Uşaklar ve efendileri kazdıkları kuyuda boğulacaktır
28.07.2018 Siyaset Kavramı ve Din İlişkisi
24.07.2018 Değişimin lokomotifi eğitimdir
04.06.2018 LGS?nin Düşündürdüğü Hakikatler
11.05.2018 Vakıf kültürü hoyratça harcanmamalıdır
07.05.2018 Değişen Türkiye
28.04.2018 Sivil toplum ve demokrasi
24.04.2018 Hakimiyet Kayıtsız Şartsız Milletindir
17.04.2018 Tarih şuuru
06.04.2018 Maturidilik ve Alperenlik
23.03.2018 21.Yüzyılın alpereni Muhsin Başkan?ın anısına
15.03.2018 Türkiye?nin Ortadoğu?daki mücadelesi bir milattır
28.02.2018 Millet ve milliyetçilik üzerine
14.02.2018 Okullar düzelmeden nesiller düzelmez
30.01.2018 Emperyalist Zihniyetle Mücadele ve Okullarımız
26.01.2018 Yaban Elma Sevdalısı Aydınlar ve Ağbabalarına Duyurudur
24.01.2018 Kızıl Elma ve Yörük Teyze
18.01.2018 HER İNSAN ÖZEL VE KAYDA DEĞERDİR