Bilge Ülke Türkiye

Eklenme Tarihi: 14.07.2019 05:55:00 - Güncellenme Tarihi: 13.08.2020 16:58:00

Türkiye kalkınmak ve büyümek, insanlarının refahını yükseltmek, yaşamı kolaylaştırıcı koşulları insanına sağlamak, kadim medeniyet değerlerini (bugün sıkıntıda ve zorda olan çevre toplumlara, Afrika?ya, Asya?ya kısaca) insanlığa sunmak üzere koşmak istiyor. Bu amaçla kendi insanına ve insanlığa katkı sağlamak üzere bilim, teknoloji ve ar-ge politikalarını yeniliyor, vizyon 2023 gibi, 2053 hatta 2071 gibi hedeflere ulaşmak yönünde dünyadaki etkinliğini ve konumunu güçlendirecek kayda değer vizyoner projeler geliştiriyor, insan kaynaklarını odağa yerleştirerek bu değerli kaynağını geleceği şekillendirmek yönünde sürecin etkin gücü haline getiriyor, getirmek üzere uğraş veriyor. Beşeri ve fiziki kapasitenin geliştirilmesi ve üretimin artırılmasında kaliteyi öne alan çalışmalara ağırlık veriyor, hak ve özgürlükleri genişletiyor, daha önce düşünülemeyen yapılamayan pek çok sosyo-ekonomik düşünceyi hayata geçiriyor, uygulamaya koyuyor ve bunların yaşama hakim olması yönünde kararlılık gösteriyor.

Kendi gündemini oluşturmak önemli!

Türkiye; kendi gündemini kendisi oluşturacak, kendi geleceğini kendisi şekillendirecek, kendi kaynaklarını kendi insanlarının hatta insanlığın yararına ve refahına kullanacak güçte, kararlılıkta, yetkinlikte ve bilgelikte bir ülke. Tarihin tüm dönemlerinde ortaya koyduğu gibi tüm maddi ve manevi eserleriyle ve insanı en yüksek değer olarak odağa koyan medeniyet anlayışıyla, terk ettiği topraklarda bile derin ve silinmez izler bırakan bir kadim medeniyet ve bir büyük değer. Kendini uygun koşullar bulunduğunda çoğaltan, değerlerini büyüten ve paylaşan, tüm insanlığı iyilik ve hoşgörüyle sarıp sarmalamak isteyen bir engin deniz, bir ekin deryası, derin bir tarihin sahibi! Bu kadar güçlü ve her döneme ve zamana hitap eden ve bunu canlı tutan bir ruha sahip olmak; kuşkusuz tüm insanlığın yararı için çalışmak, mücadele vermek anlamına geliyor. Ancak yazık ki, insanlığın yararına mücadele veriyor olsa da kendi çıkarına aykırı olduğunu düşünenler tarafından Türkiye; hep ötelenmesi, hep yavaşlatılması, hep köreltilmesi gereken bir ülke. Öyle ki sessizlerin sesi, mazlumların dertlisi olan bu ülke her ne zaman bir çıkış ve bir yükseliş anı yakalasa, bin türlü yöntem ve araçlarla alaşağı edilmek istenir. Özgüveni yükselip birikim ve yeterliliklerini kullanmak üzere her yola çıktığında farklı biçimlerde ortaya çıkan Türkiye karşıtları, bir garip yıkıcı anlayışla içten ve dıştan ülkeyi kuşatmaya başlar ya da kuşatmak isteyen anlayışlara farkında olarak ya da olmayarak destek hatta maşa olur. Bu kuşatma bir yandan devletin hareket alanını daraltmaya yönelirken, diğer taraftan özgüveni canlanmaya başlayan toplumun yeniden kendi içine kapanması için çeşitli suni sorunlar çıkarılarak farklı boyutlara ulaştırılır ve böylece yeni mevzular oluşturulur ve yeni kaos alanlarını hedefleyen gündemler üretilir.

Toplum Üzerine Deney
Toplum üzerinde yapılan deneylerin maliyeti parasal büyüklüklerle ölçülemeyecek kadar yüksektir. Bu nedenledir ki; toplumun yaşantılarıyla elde ettiği sonuçlar, yani toplumsal deneyimler son derece önemli ve değerlidir!
Özellikle yirminci yüzyılın ikinci yarısında yaşanan samimiyetsiz ve negatif olayların topluma sunduğu deneyim, bugün kayda değer bir toplumsal bilinç ve ortak tutum oluşmasına yol açmıştır, denilebilir. Çünkü söz konusu deneyimler; ?toplumdaki özgüven kaybının? her defasında insanımızın başının önünde gezmesine yol açmış, kendini ifade etmesinin, hatta kendini aşma denemelerinin önünde bir büyük engel olarak ortaya çıktığını göstermiştir.

Ders Sentezin Ürünü
Türkiye?de yaşanan kriz ve olağanüstü durumlara dikkatle bakıldığında geçmişte yaşanan olumsuzlukların aslında; toplumsal mutabakat ve dayanışma sağlanmış ve kamu yönetiminde istikrar tesis edilmiş olması halinde, çözülemeyecek sorunlar olmadığını da göstermiştir. O halde toplumsal hafıza yaşanan olumsuzluklardan ders çıkarmak bakımından önemlidir. Tabi ki; ?tarihten ders alınmış olsa; tarih tekerrür etmezdi!? sözünü de dikkate almak gerekiyor. Çünkü tarih; sadece yaşananları kaydederek eser haline getirmek ve bunları okumak için yazılmıyor, tam tersine ?yaşantıların sentezinden ders çıkararak, çıkarılan dersi bugünle buluşturarak ve yine sentez yaparak ders almak? için yazılıyor.

Çok Partili dönem deneyimi ve istikrar

Cumhuriyet?in çok partili döneminde Türkiye?nin yönetsel deneyimi; ne yazık ki farklı siyasal yapıların ülkenin birlikte (koalisyon) yönetilmesine yönelik olumlu bir kültürünün oluşmasına ortam hazırlamamıştır. Hatta bırakınız etkili bir devlet yönetimi sağlamayı, sorunlara çözüm getirecek değerli bir kültürün oluşmasında da başarısız olunmuştur. Öyle ki çok partili hayata geçildikten sonraki 26 hükümetin iktidar olma süresi ortalama 1,3 yıldır. Dolayısıyla beş yıl için iktidara gelen hükümetler neredeyse iktidarda kalabilecekleri sürenin dörtte biri kadar bir süre sonunda iktidarı bırakmış yada bırakmak durumunda kalmıştır. Hatta bazı dönemlerde bir yılda iki hükümet kurulumu bile söz konusu olmuş, kurulan hükümetlerin %87?sinin yaşam süresi kısa olmuştur. Yaşanan bu olumsuz süreçler nedeniyle koalisyonlar; bir bakıma kaos ve çalkantıların adresi olmuş, neredeyse koalisyon kavramı kaosla eşanlamlı hale gelmiştir.
Sonuçta toplum nezdinde; ?Türkiye: siyasi istikrarı yakaladığı ölçüde mesafe alan bir ülke? olarak ortaya çıkıyor. Yapılan rasyonel değerlendirmeler; Türkiye için siyasi ve ekonomik istikrarın ?tek başına iktidar dönemlerinin sunduğu bir nimet ve bir değer? olduğunu adeta kanıtlıyor. Bir bakıma geçmişteki deneyimlerin oluşturduğu bu resim; ?bir tarih ve gelecek okuması? olarak topluma fikir veriyor ve toplumun hassasiyet göstermesine yol açıyor.

Bu çerçevede Türkiye, 16 Nisan 2017 tarihinde çalışmayan parlamenter yapıyı ve geçmişte yaşadığı kaos dayatan koalisyonları gündeminden çıkarmak üzere Anayasa değişikliği için önemli bir referandum gerçekleştirmiştir. Bunu takiben 24 Haziran 2018 tarihinde Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimleri yapılmış ve Türkiye Cumhuriyeti yasal ve fiili olarak Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi?ne geçmiştir. Dolayısıyla Türkiye söz konusu yeni hükümet sistemiyle geçmişten aldığı kadim değerlerini ve bilge ülke geleneğini geleceğe taşımak yönünde yeni bir süreci solumaya ve yeni hedeflere doğru yol almaya başlamış bulunmaktadır.  

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3208/bilge-ulke-turkiye

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

14.06.2020 BM ve Temel İnsani Haklar! (6)
13.06.2020 BM’nin Gücü Açlıkla Sınanıyor! (5)
12.06.2020 Kovid-19 BM’de Değişimin Habercisi mi? (4)
11.06.2020 "Kovid-19 BM’de Değişiminin Habercisi mi?” (3)
08.06.2020 BM’nin Gücü Sağlıkla Sınanıyor! (2)
07.06.2020 Kovid-19, BM’de Değişimin Habercisi mi? (1)
27.04.2020 Buğday Üzerinden Yorumlar (3)
26.04.2020 Buğday Raporu ve Arz Güvenliği (2)
25.04.2020 Beklediğim “Buğday Raporu” Geldi! (1)
17.04.2020 Prof.Dr. Niddersan Acoh’un Salgın Hastalık Analizi! (1)
13.04.2020 Koranavirüs Tarım Sektörü için Tehdit mi?
06.04.2020 Tarımsal  Mafya (2)
05.04.2020 Tarımsal Mafya (1)
24.03.2020 Kötünün kötüsü korona mı?
15.03.2020 Bilgelik Çağı
09.03.2020 Gençlerin Tarım İlgisi!
28.02.2020 Üçüncü Tarım Orman Şûrası
21.02.2020 İkinci Tarım Şurası ile AB Müzakere Süreci
20.02.2020 İkinci Tarım Şurası
12.02.2020 Birinci Tarım Şurası ve Öncesi
20.01.2020 Bir yenilgi biçimi: 'Daha iyisini yapamam!'
16.01.2020 Uluslararası Antalya Kongresi
14.01.2020 Dijital Dönüşüm Süreci ve Yükseköğretim
22.12.2019 Dünya Tarım Gazetecileri ve Antalya Forumu
07.11.2019 Çelik Metreli Belediye Başkanı - 5
06.11.2019 Trafikte görmezden gelinen gerçekler - 4
16.10.2019 Trafikte kural tanımazlığın anatomisi -3
25.09.2019 'Ben trafiğe karşıyım!' Trafikte insan, kurum ve mevzuat -2
10.09.2019 Trafikte insan, kurum ve mevzuat -1-
21.08.2019 Tarımda Modernizasyon: Teknoloji ve İnsan
08.08.2019 Tarımda Modernizasyon: Teknoloji ve İnsan
31.07.2019 Kaplıca Kültürü ve Termal Turizm Ekonomisi
14.07.2019 Bilge Ülke Türkiye
04.07.2019 'Gelin Kardeş Olalım!'
25.06.2019 AB?de Tarım ve Sosyal Politika Eşgüdümü
23.06.2019 Altın Susam?in Markalaşma Potansiyeli
10.06.2019 Samimiyet Testi ve Toplumsal Refah!
25.05.2019 Osmanlı?nın Afrika?da Kadim İzleri
05.05.2019 Türkiye?nin Alternatif Turizm Şansı
13.04.2019 Antalya'nın Dördüncü T'si Teknoloji
10.04.2019 Sanayi ve Tarım Politikalarında eş güdüm ihtiyacı
07.04.2019 On beş mart 2019?a dair?
27.03.2019 Halkın feraseti ve beka meselesi!
11.03.2019 İstanbul?un ya da Antalya?nın vefası!
26.02.2019 Kavramlar üzerinden kutuplaşmak!
17.02.2019 Markalaşma ve bir başarı hikayesi!
09.02.2019 Türkiye markası ve zihinsel eşik!
31.01.2019 Eyvah! Saman ithal ediyoruz, tarım sektörü battı
18.01.2019 Rauf Denktaş Stratejik Araştırmalar Enstitüsü
29.12.2018 Akıllı teknolojiler ve tarım 4.0
15.12.2018 Türkiye'nin marka şehir vizyonu
11.12.2018 Türkiye?nin turizm stratejisi ve sosyal politika işlevi
05.12.2018 Türkiye su zengini mi?
30.11.2018 2019 Türkiye ve dünyada Çorum yılı!
11.11.2018 Ulusal ekonomiler ve küresel şirketler
29.10.2018 Türkiye Gemisi 29 Ekimde limanda!
26.10.2018 Araştıma ve Geliştirme Politikaları
13.10.2018 Astronot yada çiftçi olmak!
03.10.2018 Halep?te bilim, savaş, medeniyet!
26.09.2018 İnsan ömrü 280 yıl!
19.09.2018 Pakdemirli ve tarım üzerine
11.09.2018 Kötüyü bertaraf etme reçetesi
06.09.2018 Küresel ısınma insanlık için tehdit mi??
31.08.2018 Dünya Peynir Şampiyonlar Ligi
27.08.2018 Süt sektörü ve peynir vizyonu
16.08.2018 Kaos tellalları!
10.08.2018 Bedirhan bebek!
04.08.2018 Uzman Bilgi ve Tarım Danışmanlığı ?
19.07.2018 Niyet Halis ya akibet!
12.07.2018 Acının günü!
01.07.2018 Prof.Dr. Tauf Nigzes
23.06.2018 Kent kültürü ve beyin göçü!
21.06.2018 İki seçenek var!
13.06.2018 'Komşu anneye bir kap yemek götürmek!'
12.06.2018 Kent kültürü ve beyin göçü!
30.05.2018 Gezide kaybolmak!
24.05.2018 Antalya?nın bir 'Güzel Ada'sı ?
20.05.2018 Bir Osmanlı güzeli ?Cumalıkızık?
18.05.2018 Üniversite ve yerel dinamikler-2
17.05.2018 Üniversitenin sinerjik etkisi
10.05.2018 Halkın vizyonu ve koltuk kapmaca!
02.05.2018 Başkanlığın götüreceği süreç!
28.04.2018 Zihin Kestiren Sistemler
19.04.2018 Kırın örtülü zenginliği
05.04.2018 Marka Olmak yada Olmamak!
28.03.2018 Yeni kuşak tatlandırıcılar - 2
27.03.2018 Şeker ve Tatlandırıcılar Sektörü
15.03.2018 Hakikaten ?Ne işimiz var Afrin?de!?
05.03.2018 Müttefiğe Zeytin Dalı!
30.12.2017 BİLİMİN IŞIK ETKİSİ!
24.12.2017 KENDİNE YABANCI!
20.11.2017 BEDBAHT İNSAN TİPOLOJİSİ
27.09.2017 DİL BAYRAMI; MİLLÎ EĞİTİM ve ENGRİ BÖRDS
17.09.2017 ÜNİVERSİTENİN TOPLUMSAL ROLÜ !
11.09.2017 İYİLERİN ZİRVE ÇAĞI
30.08.2017 30 AĞUSTOS: ?BİR OLMAK, VAR OLMAK !?
27.08.2017 TARIM CİDDİ BİR İŞTİR, ROMANTİZMİ KALDIRMAZ
12.08.2017 MEDYA'NIN MEDYASI! Ya da MEDYA?NIN MEDYAN?I OLMAK!
01.08.2017 ÂKİL İNSAN OLMAK!
23.07.2017 Türkiye Haklı !
28.06.2017 DUYGUSAL TEKNOLOJİ!
23.05.2017 HER YÜZYILDA YENİ BİR ENERJİ!
26.01.2017 BAŞKANLIĞA GÖTÜREN SÜREÇ!
28.12.2016 KARANLIKTAN DİRİLİŞE-2
25.12.2016 KARANLIKTAN DİRİLİŞE-1