YENİDEN ÇANAKKALE RUHU

Eklenme Tarihi: 26.07.2016 15:51:57 - Güncellenme Tarihi: 09.07.2020 04:08:11

15 Temmuz Cuma gecesi hainler eliyle gerçekleştirilen darbe girişimi, önümüzdeki süreçte birçok açıdan değerlendirilecek. Hemen ertesi günden itibaren başlayan sözlü, yazılı, görsel ve sanal etkinlikler Türkiye ve dünya tarihinde yerini aldı, alacak. Ve inanıyorum ki, o gece ortaya çıkan tablo itibariyle, dünya tarihinin çok ama çok önemli bir dönüm noktası olacak bu alçak darbe girişimi.

Mezkûr olay, darbe girişiminin başladığı ilk dakikalardan itibaren dost düşman bütün dünyaya birçok şeyi gösterdi. Açık ve net bir biçimde? 

Elbette, en başta, Türk?ün kim olduğunu?

Türklerin nasıl bir millet olduğunu?

?Türk cesareti? diye, ancak ve sadece yaşanarak anlaşılabilecek bir cesaret türünün varlığını?

Öz bir ifadeyle söylenecek olursa, Türk ile şaka yapılamayacağını, dalga geçmenin ise akıldan bile geçirilmemesi gerektiğini?

Vatan söz konusu olduğunda, Türklerin, tüm aidiyetlerinden sıyrılarak, ay yıldızlı al bayrağın altında nasıl bir araya gelebileceğini?

Lübnan ve Katar gibi ülkelerin merkezinde söylenen ve sosyal medyayı sallayan, ?Vatan ne demek, Türkler iyi biliyor. Tüm dünyaya bir gecede gösterdiler? ve ?Neden Türkler bizi yüzyıllarca yönetmiş, dün gece anladık? ifadelerinde sembolleştiği üzere, vatanın Türkler için ne anlama geldiğini? 

Yani Türklerin vatan kavramından ve olgusundan ne anladığını...

Vatan söz konusu olduğunda bir Türk?ün anasından, babasından, evlâdından, dahası öz canından nasıl vazgeçebileceğini?

?..
Merhum Turgut Özal, başbakanlığı döneminde, Japon mevkidaşının ziyaret programına Çanakkale Şehitliği?nin gezilmesini de koydurur. 

Şehitliği, protokol ve uzmanlar eşliğinde gezen misafir başbakan, ziyaret sonrasında Özal?a meâlen şunları söyler?
?Biz Japonya?yı yönetenler olarak, çocuklarımızı, daha okula başladıkları ilk günlerde önce Hiroşima ve Nagazaki?ye götürür, atom bombasının etkilerini gösterir; ardından da hızlı trene bindirerek kısa bir seyahat yaptırırız.

Daha sonra, kısaca, ?devletinize sahip çıkmaz, işlerinizi olması gerektiği gibi yapmazsanız, başka ülkelerin açık ve gizli saldırıları karşısında güçsüz ve âciz durumlara düşen bir ülkede yaşamak zorunda kalırsınız. Ancak, eğer, devleti ve vatanı her şeyin üzerinde tutar; size verilen görevi en iyi şekilde yapmak için gayret gösterir ve en üst düzey kalitede yaparsanız, bu hızlı trenleri ve daha büyük gelişmeleri yapabilen güçlü bir devlette yaşarsınız. Oysa sizin bir tek şey yapmanız; çocuklarınızı hayatlarının başında buraya getirip, gerekli bilgileri uygun bir dille aktararak gezdirmeniz yetecektir, vatan ve millet şuurunu kazanmaları için.?

?..
Geçen zaman içerisinde devlet tarafından, bu tarafsız önerinin tam anlamıyla gerçekleştirildiği ve ?Çanakkale Ruhu?nun yüksek düzeyde kazandırıldığını söylemek güç? Ancak özellikle son onbeş yıllık süreçte olmak üzere, Şehitlik?te ciddi anlamda düzenlemeler yapıldığı gibi, özellikle belediyelerin yaptığı başarılı çalışmalarla, her yeni dönemde Çanakkale Şehitliği?ni gezen insan sayısında büyük artışlar görüldü, görülüyor. Deyim yerindeyse, dolup taşıyor artık, aziz şehitlerimizin kanlarıyla suladığı o mübarek şehitlik.

Peki, neydi Çanakkale Ruhu? 

O nasıl bir ruhtu ki, hem silah hem de asker sayısı bağlamında kendisinden kat be kat üstün olan düşmana karşı, akılla ve bilimle açıklanamaz bir mücadele sergileyerek, Çanakkale?yi geçilmez, vatan toprağını çiğnenmez yapabilmişti.

O öyle bir ruhtur ki, söz konusu vatan olduğunda, direnişin ete kemiğe bürünmüş hali olarak dimdik ortaya çıkar.
Ne anası, ne babası, ne çoluk çocuğu, ne de malı mülkü aklına gelir, o ruha sahip olan gencin, yaşlının, kadının, erkeğin.

Şairin, ?Delikanlım! İşaret aldığın gün atandan / Yürüyeceksin, millet yürüyecek arkandan? (Arif Nihat Asya) dediği gibi, devleti ve orduyu yönetenlerin bir işaretiyle cepheye koşturur o ruh sahibini.

Koşarken de, ?ayağımda çarık, üstümde urba, kırbamda su yok? demek aklına dahi gelmez.
Hele düşmanın asker sayısını, silah üstünlüğünü aklının ucuna bile getirmez. Bilir ki, o ruhun sahibi, Bedir Harbi başta olmak üzere, öyle savaşlar yaşanmıştır ki, Allah?ın izni ile güçsüz görünenler, savaş sonunda zafere ulaşmışlardır, inanılmaz şekilde.

Kısacası, o gün Çanakkale Ruhu?na sahip vatanseverler, savaş öncesi dönemde, düşüncesi, inancı ve inancını yaşama düzeyi, gelir düzeyi, sosyal statüsü ne olursa olsun bir an bile tereddüt etmemiştir, vatan savunmasına koşmak için. 

Okulda kalemini, işinde çekicini, tarlada çiftini çubuğunu, kundakta bebeğini, ocakta yemeğini bırakarak?

Vatanı namus bilerek ve namusunu çiğnetmeme azim ve kararlılığıyla...

?..

İşte bu ruhun, son doksan yıllık süreçteki çok sayıda çeldirici ve şuur yaralayıcı iç ve dış hamlelere rağmen, bir yerlerde sımsıcak durduğunun müşahhas göstergesi olarak, dimdik ayağa kalktığını gördük 15 Temmuz gecesi.
Yine ete kemiğe büründü Çanakkale Ruhu ve yüz yıl sonra yine düşmanların ve onların tasmalı uşağı olan hainlerin karşısına dikiliverdi vatan savunması için. Yalçın dağlar gibi?

Yaralanmayı, ölmeyi, malını mülkünü düşünmeksizin? Vatan için ölmenin,  peygamberlikten sonra en yüce makam olan şehitlik makamını nasip edeceğinin sarsılmaz şuuruyla.
Vatansızlığın ve devletsizliğin bir Müslüman Türk için asla ama asla kabul edilemez bir yoksunluk, bir zillet hali olduğunun bilinciyle.

Başkomutanı, ?yürüyün? dediğinde, yürüdü o şanlı direniş gecesinde?
Doğudan batıya, kuzeyden güneye? Bütün bir Türkiye?

Kadınıyla erkeğiyle; yaşlısıyla genciyle; zenginiyle fakiriyle; Ak Partilisiyle, MHP?lisiyle, CHP?lisiyle; alevisiyle sünnisiyle?

Türk, Kürt, Laz, Çerkez? 

Yumruk yumruğa, omuz omuza, el ele, gönül gönüle? 
Hep birlikte?

?Biz, birlikte Türkiye?yiz? sözünü dosta düşmana gösterircesine?

 
 
   
 

     

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/320/yeniden-canakkale-ruhu

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

18.08.2019 Fenerbahçe, Kahır Sezonu ve Ötesi
12.07.2019 Önce İnsan, Sonra Doktor
09.06.2019 Fransa?yı üzdük Hakan!
27.05.2019 İnsan Tercihlerinin Ürünüdür
06.05.2019 Şehir Kimliği ve Halk Kütüphanesi
17.04.2019 Kütüphaneler ve İnsan İsrafı
25.03.2019 Kütüphanecisi olan kütüphaneler?
04.03.2019 Fenerbahçe?nin yakın geleceği?
12.02.2019 Mevzu futbol ise, insanlık teferruat mıdır?
07.02.2019 Kadın erkek el ele, hedef daha güçlü Türkiye!
26.01.2019 Fenerbahçe?yi yazamamak!
04.01.2019 Kütüphaneciler, kütüphanelerin ve arşivlerin kalbidir!
25.12.2018 Ersun Yanal kötü gidişe dur diyebilecek mi?
18.12.2018 Her şeyi bilenler çağı!
29.10.2018 Koku'ttu gitti!
21.10.2018 Fenerbahçe?den tarihi başarı: 9'da 9
09.10.2018 Eğitimde doğru çıkış kütüphanesiz bulunamaz!
27.09.2018 Aynen aynen, sıkıntı yok!
21.09.2018 Fener sönüyor!
07.09.2018 Kütüphaneciler olmadan asla!
20.08.2018 Süper Lig'e hoş geldin Ankaragücü
18.07.2018 Fransa bileğinin hakkıyla ve alkışlarla
14.07.2018 Tebrikler Belçika
03.07.2018 Japonya'ya saygı gecesi
01.07.2018 Arjantin efsanesi ve Messi feneri
25.06.2018 ?Yeni Türkiye Dersi? başlıyor!
19.06.2018 Fenerbahçe için umudun adı: Ali Koç
04.06.2018 Fenerbahçe?de bir dönemin sonu!
27.05.2018 Ramazan: Müslüman için tefekkür zamanı
16.05.2018 6. Ulusal Yayın Kongresi'nin ardından
29.03.2018 Kütüphaneler, arşivler ve işi ehline vermek
18.03.2018 Yeni bir derbi ve yine bir kandırmaca!
21.02.2018 Terim Etkisi Değil Terin Etkisi Esas Olmalı
31.01.2018 Üç Artı Bir İmparator ya da İmparator Kime Denir?
27.12.2017 İNTERNET İCAT EDİLDİ, EDEBİYAT "BOZULDU"
12.12.2017 İSTİKÂMET YAŞAYAN KÜTÜPHANELER!
21.11.2017 ÇOCUK KÜTÜPHANELERİ ÇALIŞTAYI
14.11.2017 KÜTÜPHANECİ YETİŞTİRİLMESİN O HALDE!
31.10.2017 KİTAPLAR, KÜTÜPHANELER VE ÇOCUK CIVILTILARI
17.10.2017 ZAFERİMİZLE ÖVÜNEBİLİRİZ!
10.10.2017 AMPUTE DEĞİL CESUR YÜREK MİLLİ TAKIMI
07.10.2017 MİLLİ TAKIM: EL ELDE BAŞ BAŞTA
24.09.2017 TÜRK FUTBOLU KAYBETTİ
14.09.2017 BEŞİKTAŞ'I İZLEMEYE DEVAM
12.09.2017 KÜLTÜREL MİRAS, KÜTÜPHANELER VE BURSA
03.09.2017 LUCESCU?NUN YANLIŞ İLİKLENMİŞ DÜĞMELERİ VE MİLLİ TAKIM
28.08.2017 FENERBAHÇE GÜNÜ KURTARDI
25.08.2017 FENERBAHÇE NEREYE?
22.08.2017 BİLGİSİZLİĞİN FATURASI AĞIRDIR!
15.08.2017 SON AĞAÇ KURUDUĞUNDA
08.08.2017 YİNE DE BEŞİKTAŞ, YİNE BEŞİKTAŞ
01.08.2017 ÖLÜNCE BÖYLE ÖLMELİ İNSAN
18.07.2017 VATANINI EN ÇOK SEVEN?
15.07.2017 METİN DOĞAN GAZİDİR
05.07.2017 GÂVURLUK YAPMAK!
05.06.2017 GÖZ GÖZ GÖZTEPE NİHAYET SÜPER LİG?DE!
30.05.2017 BEŞİKTAŞ AŞKLA VE ALKIŞLARLA ŞAMPİYON
19.05.2017 LİYAKAT OLMADAN GELİŞME OLMAZ!
02.05.2017 SEVERKEN ÖLDÜRMEK
25.04.2017 FUTBOLDA KALİTENİN ADI: BEŞİKTAŞ
11.04.2017 BİLGİYE ?EVET?, BİLGİSİZLİĞE ?HAYIR?
07.04.2017 BAĞCILAR?DA HER GÜN KİTAP, HER GÜN KÜTÜPHANE!
14.03.2017 EŞEKLİ KÜTÜPHANECİDEN BİSİKLETLİ KÜTÜPHANECİYE
08.03.2017 III. MİLLİ KÜLTÜR ŞÛRASI VE KÜTÜPHANECİLİK
22.02.2017 NAM-I DİĞER ATOM KARINCA
14.02.2017 BİR ÂLİM ÖLDÜ DİYELER?
08.02.2017 ALKIŞLAR MEDİPOL BAŞAKŞEHİR?E
30.01.2017 KÜTÜPHANELERDE GEÇEN KIYMETLİ ÖMÜRLER
18.01.2017 FETÖ'CÜLER VE KUL HAKKI
12.01.2017 ÇILDIRIYORSUNUZ DEĞİL Mİ?
03.01.2017 TERÖR, AMERİKA, İŞBİRLİĞİ VE FETÖ
28.12.2016 KRONİK KÖTÜMSERLİK SENDROMU
21.12.2016 ŞEHİDİNİZDEN MEKTUP VAR
13.12.2016 VATANA AİDİYET BİLİNCİ
06.12.2016 DEVLETTE ?TOPYEKÛN- YENİDEN YAPILANMA
28.11.2016 DIRK ADVOCAAT KANARYAYI KANATLANDIRIRKEN?
22.11.2016 YAN AMERİKA YAN!
13.11.2016 MİLLİ MAÇIN PSİKOLOJİK ANALİZİ
08.11.2016 DARBE İĞRENÇLİĞİN DİĞER ADIDIR
01.11.2016 MÜLTECİ DEĞİL MUHACİR!
25.10.2016 İŞ VERDİNİZ DE ÇALIŞMADILAR MI?
18.10.2016 KÜTÜPHANESİZ ÜNİVERSİTE YA DA BURÇSUZ KALE
11.10.2016 HER GÜN KİTAP, HER GÜN KÜTÜPHANE!
04.10.2016 LİYAKAT ODAKLI YENİDEN YAPILANMA
27.09.2016 15 TEMMUZ DEMOKRASİ MEYDANI
20.09.2016 BİR FENERBAHÇE YAZISI
06.09.2016 VATAN İÇİN NÖBETTE KALMAK
16.08.2016 VATAN İÇİN NÖBETTE OLMAK
09.08.2016 MİLLETİ KALBİNDEN VURMAK
02.08.2016 BİZ KİMİZ SORUSU ÜZERİNE YENİDEN DÜŞÜNMEK
26.07.2016 YENİDEN ÇANAKKALE RUHU
19.07.2016 YENİDEN YAPILANMA ZAMANI
12.07.2016 FATURAYI KİM ÖDEYECEK?
05.07.2016 BAYRAMI GÖSTERMEYEN MİLLİ FUTBOL TAKIMIMIZ
28.06.2016 TÜRK USULÜ FUTBOLLA BURAYA KADAR
21.06.2016 BU KARNE KİMİN?
14.06.2016 HADİ ASLANIM HADİ KOÇUM!
07.06.2016 ÖNCE DÜŞÜNCE SONRA HAREKET