Anketlere Değil, Aynaya Baksaydınız

Eklenme Tarihi: 02.07.2019 05:48:00 - Güncellenme Tarihi: 06.08.2020 00:41:20

Âkîbet-i ikbalinizi, siyasi kader ve yazgınızı güzelleştirmek istiyorsanız, aynaya bakarak kendi sosyolojik gerçekliğinizle yüzleşmek mecburiyetindesiniz. Öyle başkalarına söverek, seçmen ve ahâliye küserek baş aşağı edilmiş makus kaderi, yani hazin sonu düzeltemezsiniz.
Yerel seçimler lider ve partilerin öfke krizleri geçirdiği atmosferde yapıldı. Seçim sonuçlarının tahlilini siyaset sosyolojisi kriterlerine göre yapamazsanız yanlış teşhis ve yanlış tedavi uygularsınız. Yada en basitinden ihaleyi seçim kampanyasını yürüten adamlarınızın üzerine yıkarsınız. 
Siyaset tarihinde, siyasal çöküntülerin sebebine bakıldığında lider veya avanesinin şımarıklık, kibir, gurur, gösteriş ve lükse düşkünlük gibi ahlaki zafiyetleri gerekçe olarak gösterilir. Bunun yanısıra sosyal hukuk devleti olma anlamında, hukukun üstünlüğü ilkesi ve kuvvetler ayrılığı prensibi gibi değer ve ilkelerden taviz veren görüntüler de çöküntüyü hızlandıran amiller arasında yer alır.
Gelelim sizin için üreteceğimiz aynaya bakma mazeretine. Özelikle, en çok bu seçimde oy kaybına sebep olan stratejik hatalar yapıldığını ifade etmek istiyorum.
Ne gerek vardı, Bülent Arınç, Abdulkadir Aksu, Cemil Çiçek gibi siyasi "miadı" dolmuş kişilere özel, mevkî, makam ihdas edilmesine. Devlet'te değil de, partinizde görevlendirme yapmış olsaydınız, kimsenin umurunda olmazdı. 

Kimin aklına esti de gereksiz abartılarla Kürtlerin oyları kıymete bindirildi? Açılım sürecinden sonra, 2015'ten beri Doğu ve Güneydoğu da oy kaybına uğradığınızdan haberiniz yok muydu? Yine kim kandırdı? Hangi mantıkla itibar zaafiyetine uğramış bir terörist başının mektubu okutuldu? Hiç yoktan ülkücü camia ve şehit yakınları gücendirildi.
Yerel adayların kendilerini ve yapacakları hizmetleri tanıtacak yerde, afiş ve bilbortlarda neden Sayın Cumhurbaşkanının şahıslarına göstermiş olduğu teveccühe layık olmak gibi, yalakalık yarışına girmelerine izin verildi. Muhtarlar bile teveccühden bahsettiler.
Diğer taraftan AK Partinin il, ilçe ve belde teşkilatlarında görevli yönetici kadroların kibir, gurur ve ahaliyi hakir gören tutum ve davranışları ise, ahaliyi bezdirdi. Parti teşkilatları adeta eyyamların, yamyamların, sicili bozuk üç kağıtçıların mal, mülk, mevki, makam ve itibar devşirme kapısı gibi oldu. Burnundan kıl aldırmayan özel kalem müdürlerinin, danışman ve yüksek bürokratların devlet bütçesinden israfa varan harcamaları, gösteriş ve saltanatları halk indinde tiksinti uyandırdı. O münasebetle toplumla ilişkiler sorunlu bir hal aldı.
Dış politikadaki gidişatı, İslam ülkelerinin teker teker karşınızda ki saflarda yer almasını, ekonomik sıkışmayı, seçim yenilgisini, kendi içinizde ki ayrışma korkunuzu bunların hepsini bir sınav ve tadilat uyarısı olarak değerlendirip, önce etrafınızı, sonrasında da parti teşkilatınızı restore etmezseniz, makus kaderi güzelleştiremezsiniz.

Seçim yenilgisini kimin üzerine yıkarsanız yıkın, ama mutlaka öfke nöbetlerinizden kurtulun. Siyasi dili yumuşatın ve tansiyonu düşürün. Normalleşme sürecine geçin. Zedelenen güven duygusunu tamir edin. Laiklik algısı, din ve siyaset ilişkisini onarın. Yeni sisteme Cumhurbaşkanlığı hükümet modeline uyum yasalarını çıkartın. Elzem ve acil olan devletin rehabilitasyonunu ivedilikle gerçekleştirin.

Sonuç olarak demek isterim ki, manipüle edilen anketlere Değil de, aynaya bakımış olsaydınız, baş aşağı dönen gidişatı görür ve önlemini alırdınız. 2071 Hedefiniz'de hâlâ daha ısrarlıysanız, aynaya bakmayı ihmal ederek... kendi gerçeğinizle yüzleşmeyi tehir etmeyin. Din nasîhattır hadisinden hareketle yapıcı eleştiri ve uyarıların nasîhat olarak algılanması umuduyla.

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3170/anketlere-degil-aynaya-baksaydiniz

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

31.07.2019 Lider ve Karizma
24.07.2019 Stratejik Akıl
17.07.2019 Suriye'den Daha Elzem, Suriyeliler Politikamız Olmalı
10.07.2019 Çarçur Ekonomisi
02.07.2019 Anketlere Değil, Aynaya Baksaydınız
26.06.2019 Sosyal Medya ve Yazar Tosun
19.06.2019 Akdenizde Can Sıkan Gelişmeler
11.06.2019 Lütfi Kırdar Mutabakatı
06.06.2019 Seküler kültürün icadı doğmalar, izm'ler
29.05.2019 Devlet Aklı
21.05.2019 Avrupa'nın Kültürel Egemenlik ve Asimilasyon Problemi
15.05.2019 Nihaî Çözüm Nedir?
08.05.2019 Nelere Şahit Olduk
02.05.2019 Hıyânet-i Vatan Suçlaması
25.04.2019 Merkez Sağ ve Merkez Sol Siyaseti
17.04.2019 Nur-u âyinlere ilham olsun.
09.04.2019 Bir deneme, yitirilen düşler
27.03.2019 CHP'yi iktidarsızlıktan kim kurtaracak?
20.03.2019 Hangisi daha evla kuvvetler ayrılığı prensibi mi, yoksa kuvvetler birliği ilkesi mi?
14.03.2019 Belediyelere, yerel yönetimlere atanmış seçkinler
06.03.2019 Türkiye taşra ve varoş kültürünün etkisi altına giriyor
27.02.2019 Uluslararası ilişkilerde basın ve medyanın rolü (2)
20.02.2019 Uluslararası ilişkilerde basın ve medyanın rolü (1)
14.02.2019 Toplumsal hayatımızda basın ve medyanın rolü
06.02.2019 Sahi biz kime oy vereceğiz?
30.01.2019 Baykal'ın devlet adamlığı vasfı
22.01.2019 Evrensel adalet ve hukukun üstünlüğü ilkesi
15.01.2019 Peki seçmenler ne istiyor?
09.01.2019 Atatürk döneminde Kemalizm fikrinin doğuşu
25.12.2018 2019 demokratik olgunluk yılı olsun
18.12.2018 Avrupa Türklerinin sosyal statüsü
11.12.2018 İnsan Hakları Gününde insani değerler ve kişi hakları
04.12.2018 Gelecek kaygısı ve Hitler Avrupası
27.11.2018 Batının kültürel tehdit algısı
20.11.2018 Medeniyetler ittifakı olmaz
12.11.2018 Pasif direniş ve sivil itaatsizlik.
06.11.2018 Eski tüfek bir Sosyalistin, Türk Solu analizi
29.10.2018 Erkler arası ilişkilerde yetki kavgası, anayasal hukuk devletini yaralar
25.10.2018 CHP ve Türk Solu Kavramı
19.10.2018 Ferdiyetçi ve toplumcu görüşe göre seküler, laik devletin tanımı
13.10.2018 İslam Hukukunda devletin tanımı
11.10.2018 Zabıta ekonomisi
03.10.2018 Etno-kültürel talepler ve bölgesel ırkçılık
27.09.2018 Emeklilikte yaş haddi mağduriyeti