Söz Konusu Dünya ise Gerisi Teferruattır!

Eklenme Tarihi: 25.06.2019 06:46:00 - Güncellenme Tarihi: 08.08.2020 14:17:27

Hazret-i Ömer Radıyallahu anh, Ehli Beyt?ten değildi. Bu yüzden Sevgili Peygamberimiz?in aile hayatını çok yakından bilmezdi. Bir keresinde bir münasebetle O?nun evine, yanına girdi. Efendimiz aleyhisselatü vesselam?ın bir hasırın üzerinde yattığını görünce ağlamaya başladı. Ömer?in ağlayışına uyanan Efendimiz, ?Ya Ömer niye ağlıyorsun?? deyince Ömer, gözyaşları ile ?Ya Rasulallah sen ki iki cihan serverisin. Bizansın imparatorları, İran?ın kisraları saraylarda kuştüyü yataklarda yatarken sen hasırda mı yatıyorsun? Hasırın izi yanaklarına çıkmış? dedi. Allah?ın Habibi olmakla şereflenmiş Efendimiz Ömer?e dönerek, ?Ya Ömer, istemez misin? Dünya onların ahiret bizim olsun? deyivermişti.

Hazret-i Ebubekir radıyallahu anh emirel mü?minin iken, bir keresinde yanındakilerden su istemişti. Hemen gidip bir tas içinde getirdiler. Halife Ebubekir, eline verilen tası görünce düşüp bayıldı. Kendine geldiğinde ?Ya Emirel mü?minin ne oldu ki?? diye sordular. Onlara dönerek anlattı. ?Bir defasında Rasulullah?ın yanına girmiştim. Elleri ve kollarıyla bir şeyi kendinden uzaklaştırmaya çalışır gibiydi. Ya Rasulallah ne oldu diye sorduğumda ?Ya Ebabekr, dünya bana kendini sundu. Ben de benim seninle işim yok diyerek onu kovaladım. Dünya giderken bana dedi ki; Sen benim elimden kurtuldun ama ümmetin benden kurtulamayacak, dedi? Ben sizden su istemiştim. Siz ise bana soğuk mu soğuk bal şerbeti getirdiniz. Bunu görünce acaba dünya bana kendini mi sundu, beni yakaladı mı diye korktum. Demişti.

Mevlânâ Mesnevi-i Şerifinde anlatır ki; Hazret-i Ömer Emirel Mü?minin iken Bizans elçisi Medine?ye gelir. Medinelilere ?Kralınızın sarayı nerede?? diye sorar. Onlar da bizim kralımız da yok sarayı da yok derler. ?Peki devlet başkanınızla görüşmek istiyorum. Kendisi nerededir, nasıl görüşebilirim diye sorunca, Medineliler elleriyle işaret ederek ?İşte ilerideki ağacın altında? derler. Bizans elçisi ağaca yaklaşır. Ömer toprağa uzanmış uyumaktadır. Bizans elçisini bir korku kaplar, titremeye başlar. Kendi kendine ?Ben ki Bizans elçisiyim. Bugüne kadar nice kralların huzuruna çıktım hiç korkmadım, bana ne oluyor derken Ömer uyanır. Başında beklemekte olan Bizanslının titrediğini görünce ?Korkma? der. Mevlânâ sözü şöyle tamamlar ?Korkma sözü korkaklara ziyafettir.? Hazret-i Ömer korkusuz bir devlet başkanıydı. Neden mi? Halkın içinde bir ağacın altında yatacak kadar adil ve bu yüzden de korkusuzdu. Ölüm ancak Allah?ın emriydi. İman buydu. Kimse ölüm vaktini ne bir saniye ileriye ne bir saniye geriye alamazdı. Ölümden niye korksundu? Ömer ölürse ümmet ne olur? Devlet ne olur? Allah?ın işine karışmayın beyler. Yoksa her şeyin sahibi bir Allah olduğunu unuttunuz mu?

Bedevinin biri bir gün Mescid-i Nebevi?ye girer. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem?i görünce korkar. Efendimiz aleyhisselatü vesselam bedevinin korktuğunu görünce ona yaklaşır ve ?Korkma, ben kuru et yiyen bir kadının oğluyum? der.

Bir gün Efendimiz aleyhisselatü vesselam?a adamın biri bir hırka hediye eder ve gider. Biraz sonra sahabeden birisi yaklaşarak ?Ya Rasulallah hırka çok hoşuma gitti? deyince Canlar Canı hemen çıkarıp biraz önce hediye edilen hırkayı ona hediye eder. Sahabeler adama çok kızarlar. ?Neden böyle yaptın? Bilmiyor musun Peygamberimiz?in başka hırkası yoktu. Onun için O?na hediye edilmişti.

İki Cihan Güneş?inin kaldığı Hazret-i Aişe radıyallahu anha?nın odası o kadar küçüktü ki, namaza durduğunda, secdedeki nefesini, Aişe validemiz yattığı yerden duyardı. Bir keresinde secdede öyle çok kalmıştı ki, kutlu validemiz endişeye kapılmış yanına iyice sokulup nefesini dinlemiş ve rahatlamıştı.

Bunları biliyoruz demesin kimse bana. Yeniden hatırlayın. Biz böyle insaniyetin, böyle bir kulluğun, böyle bir adaletin destanlarıyla imanımızı kuvvetlendirdik ömrümüz boyunca. İmanımız bu kıssalarla kuvvetlendi. Kimse bana ben Kur?an-ı Kerim?i baştan sonra tefsirini okudum da imanımı kuvvetlendirdi demesin bana. İlahiyatçılar zaten meslekleri olduğu için okuyorlar. Maaşlarını da alıyorlar. Ama bizler bu muhteşem hayat hikayeleri ile teslim olduk Efendimiz aleyhisselatü vesselam?a ve getirdiği Kur?an?a. Örnek bir insandı ve örnek bir devlet adamı, örnek bir aile reisi?. Her şeyde örnekti. O ve ashabı. Örnekti bize. Bizim zamanımızda da yaşanabilirdi ve yaşanmalıydı. Dünya, dünya diye koşan Müslümanlar Allah?a giden yollarda Gulyabani(yol kesici) oldular. Hem Müslüman, hem dünya düşkünü olunmazdı. Çok sevdiğimizi dilden söylediğimiz Peygamberin iki kollarıyla kovaladığı dünya sevgilimiz oldu. Ahireti dünyaya değiştik. Canım ?Allah verdiği nimetini kulunun üzerinde görmek ister? diye başlayan yozlaşma bizi Allah?ın en kutlu nimetlerinden uzaklaştırdı. Adalet bir insan için en büyük nimetti. Çarçur ettik. Tevazu büyük hikmetti rafa kaldırdık. Yardımlaşma büyük ihsandı ihalelerde ucuza sattık. Cömertlik gibi bir zenginliği benliğimizle takas ettik. Söz konusu dünya olunca gerisi teferruattır dedik. Ahireti kazanmak yerine şu dünyaya biraz da biz hükmedelim derdine düştük. Kutsal davamız kuru bir cihangirlik davasına dönüştü.

Ben lüksün peşine takılmış, marka olmadan giyinip kuşanamayan bir Müslüman değil, üzerinde çul da olsa temiz ve takva elbisesi giyinmiş Müslümanı özlüyorum. O takva elbisesi ki ?Yaradılanı severim, Yaradan?dan ötürü? düsturu olacak. Sözde kalmayacak. Evleri fakir evi, sofraları fakir sofrasıydı. Devlet başkanıydılar. Ganimetler geliyordu evlerine. Bir sabah erkenden bir kadın Hazret-i Aişe?nin kapısını çaldı. ?ya Aişe dün ganimet dağıtıldı. Sizin hakkınıza düşenden bana biraz verebilir misin? Çok muhtacım? Resulün Hümeyrası Aişe kadına dönerek dedi ki; ?Bilmez misin ki Ehl-i Beyt bir vakit namazı varlıklarını bırakmazlar. İkinci bir namaz vakti girmeden dağıtırlar. Dün gece hepsini dağıttım?

Şimdi aklınıza neler ve kimler geliyor değil mi? Sahabelerin bir duası varmış. ?Ya Rabbi bizi İslam?a fitne eyleme? Bizim yüzümüzden insanlar dinden soğumasınlar, İslam?a girmekten vazgeçmesinler.

İslam?ın beşinci halifesi olarak bilinen, halifelik zamanında sadaka verecek fakir?in kalmadığı söylenen Ömer bin Abdülaziz kimin oğludur bilir misiniz? Bilirsiniz de tekrar etmekte ve tekrar tekrar düşünmekte fayda var. Dava budur çünkü. Bunun dışındaki her şey teferruattır.

Hazret-i Ömer Emirel Mü?minin iken Medine?de geceleri şehri dolaşır aç ve açıkta kimse var mı diye yüreğine dert basardı. O Ömer ki; Medine?de bir vakit yangın çıkmıştı da itfaiyecilerden önce şu talimatı vermişti tedbir diye. ?Fakirlere ekmek dağıtın? Belaların gelişi fakirlerin ahıdır. Bunu kimse unutmaya. Neyse yine bir Gece Medine?yi teftiş ederken gece yarısı. Bir evden ahu enin işitir. Kapıya yaklaşır ve dinlemeye başlar. Evdeki yalnız ana kız konuşmaktadırlar.

  • Kızım gözlerimin önünde eriyip gidiyorsun. Sana doğru dürüst yiyecek getiremiyorum.
  • Olsun ana sen elinden geleni yapıyorsun
  • Yapıyorum da yetmiyor kızım. Ana yüreğim dayanmıyor artık.
  • Ağlama ana
  • Baban öldüğünden beri bir ineğimizden sağdığımız sütle yaşamaya çalışıyoruz. O da olmuyor.
  • Üzülme ana ne olur.
  • Haydi kızım biraz su getir de şu sağdığımız süte katalım.
  • Ne diyon sen ana
  • Kızım sattığımız sütün parası yetmiyor. Biraz su katıp çoğaltalım. Sana biraz yiyecek daha alırım.
  • Ana sen ne diyon ana. Yapma ana. Ya Ömer duyarsa. O böyle şeyleri hiç sevmez.
  • Kızım Ömer nereden duyacak, uyuyordur zahir.

Kız ağlamaya başlar ve haykırmaya başlar. Kızla beraber Ömer de kapının dışında ağlamaktadır.

  • Yapma ana. Bırak öleyim ana. Boğazımdan haram lokma geçirme ana. Ömer duymazsa da Allah görüyor anaaa.

Kız içerde Ömer dışarıda ağlamaktadır. Ömer hızla ayrılır oradan ve sabah erkenden o eve dünürcü gönderir ve oğluna o kızı istetir. O aileyi de kurtarır kendi sorumluluğunu da kurtarır. Ömer?in gelini olan o kız Ömer bin Abdülaziz?in annesi olacaktır. O kızdan Ömer bin Abdülaziz gibi bir evlat doğacaktır.

    Bizim imanımız bu kıssalarla büyülendi. İnancımız aşka dönüştü. Yapmayın beyler Allah aşkına yapmayın, aşkımızı öldürmeyin. Eğer biraz olsun Ömer?lere benzemeyecekseniz oturmayın o koltuklara. Ne olur o makamları işgal etmeyin. Aşkımızı öldürmeyin. Ya da işgal ettiğiniz o makamların ne olduğunu kavrayın ve kendinize gelin.

Neredesiniz? Ben varım diyecek yok mu? Analar böyle yiğitler doğurmadı mı? Eğer ki bunu yapacak gücü size Allah vermiş ise sorumluluğunuz var. Kaçmayın ve korkmayın. Meydanı bizimle aynı derdi çekmeyenlere bırakmayın.

            Ey genç kızlar bu hikayeyi unutmayın. Çağın Ömer'lerini yetiştirecek olan sizlersiniz. Bu konuda yarışın birbirinizle. Yoksa bu gidişle top yekün helak olacağız. Vesselam.

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3147/soz-konusu-dunya-ise-gerisi-teferruattir

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

24.03.2020 Koronavirüs mü tehlikeli yoksa koronadiziler mi?
27.12.2019 Selâm
25.12.2019 Allah'ım!
13.11.2019 Rezil İvedik 6
12.09.2019 12 Eylül ve Acı Gerçekler
09.08.2019 Bethoven?ı Hayran Bırakan Eser 'Gülnihal'
15.07.2019 15 Temmuz Fitnenin Kapısı Açıldı
02.07.2019 Siyaset Gerekli ama Çare Değil
26.06.2019 ?Yeni Bir Hâl?
25.06.2019 Söz Konusu Dünya ise Gerisi Teferruattır!
30.01.2019 Yalan söylememe tarikatı
19.09.2018 Kerbela yazıları-3: Bir yudum su
08.04.2018 Be Hey Gafil Prof: Hoca Ahmet Yeseviye dil uzatmak nasıl bir bilgeliktir acaba?
07.01.2018 SEVGİNİN YOLU
05.01.2018 BU CUMA, CAMİDE AHMET HAKAN?IN TALİMATI HUTBEYİ DİNLEDİK
14.11.2017 ARAKİYECİ İBRAHİM EFENDİ?
16.10.2017 DARBECİLER VE BENZERLERİ AŞKIMIZI ÇALAMAYACAKLAR
30.09.2017 YENİ BİR FİLM GELİYOR
12.09.2017 12 EYLÜL YAZILARI - 2
11.09.2017 12 EYLÜL ÖNCESİ KARDEŞ KAVGASI MIYDI?
25.08.2017 HACILAR MEDİNE?YE BİZDEN SELAM GÖTÜRÜN
19.08.2017 MİNA?DA TERÖR ÖRGÜTLERİNİN DE PLANLAYICISI ŞEYTANI TAŞLAMAK
18.08.2017 MÜZDELİFE?Yİ ANLAYAMAYANLAR KULA KUL OLMAYA MAHKUMDURLAR
07.08.2017 HAC ARAFAT?TIR, ARAFAT VAKFE?DİR
06.08.2017 HAC?DA SA? Y YAPARKEN HACER ANA OLABİLMEK
05.08.2017 HAC YOLCULARINA BİR KAÇ TAVSİYE
03.08.2017 ER-RAÛF
02.08.2017 SAVAŞ ÇIKARSA KİM NEREDE YER ALACAK?
31.07.2017 SÜHEYB ER-RÛMÎ
25.07.2017 DÜŞÜN DOSTUM!
21.07.2017 KUDÜS?TE YAŞANANLAR VE SİNEMA
20.07.2017 ALLAH?IM!
19.07.2017 SEVGİ PINARINDAN DAMLALAR
14.07.2017 GÖZYAŞI GECELERİ?NİN 15 TEMMUZ ŞEHİDİ MUHAMMED TİYEK
14.07.2017 YETER ARTIK O TİŞÖRTÜ ÇIKARTTIRMAK YETMEZ!
13.07.2017 PEYGAMBER OCAĞI?NA PEYGAMBER AŞIKLARI GİRMELİ: MİLLİ SAVUNMA ÜNİVERSİTESİ SİZİ BEKLİYOR
11.07.2017 EVET BİR MÜSLÜMAN OLARAK BEN DE ADALET İSTİYORUM
28.06.2017 ÜLKÜCÜLER ÇİL YAVRUSU GİBİ DAĞILDI MI?
12.06.2017 MUHSİN BAŞKAN HANGİ TARİKATTAN?
07.06.2017 15 HAZİRANDA DARBEYİ KİM YAPACAK?
02.06.2017 YAKINDA BİZİ PYD DEĞİL, AMERİKA VURACAK
02.06.2017 TRT Mİ YOKSA SERDAR TUNCER Mİ HATA YAPIYOR?
01.06.2017 KAYNAKÇI BABA AHMET ER
29.05.2017 SENİ ÇOK ÖZLEYECEĞİZ AHMET ER AĞABEY (Rahmetullahi Aleyh)
25.05.2017 ÇEŞİTLİ NOTLAR
17.04.2017 TAHA AKYOL?A BİR KAÇ SÖZ
13.04.2017 TABİİ Kİ EVET
04.04.2017 YORGUNUM
30.03.2017 KÖTÜLÜKLERE KARŞI MÜCADELE, İMAN MESELESİDİR
27.03.2017 GÜNDEMİMİZ ÜÇ AYLAR OLMALI
26.03.2017 AH MUHSİN BAŞKAN AH?
11.03.2017 FATIMA?YA
09.03.2017 CUMA YAZILARI: EVRENSEL DEĞERLER VE İSLAM
08.03.2017 ?LA? DERSEN EĞER?
06.03.2017 GÖNÜL ERİ AHMET ER AĞABEY AĞIR HASTA DUA BEKLİYOR
05.03.2017 TÜM AVRUPA'YA HAYKIRDIK!
03.03.2017 AŞK VE İMAN
02.03.2017 ALMANYANIN IRKÇILIK ANLAYIŞI VE BİZİM MİLLİYETÇİLİĞİMİZ
24.02.2017 CUMA YAZILARI: FETÖ AŞKIMIZI ÇALAMAYACAK
22.02.2017 ÜLKÜCÜLERE SESLENİŞ 3 SENİ ÇOK ÖZLEDİK MUHSİN BAŞKAN
21.02.2017 ÜLKÜCÜLERE SESLENİŞ 2: ?RECEP TAYYİP ERDOĞAN?IN SUÇU VE ÜLKÜCÜLER?
21.02.2017 ÜLKÜCÜLERE SESLENİŞ 1 ?ÜLKÜCÜLER NEDEN HAYIR DİYECEKMİŞ Kİ!..?
11.02.2017 ALMANYA?DA BİZİMLE UĞRAŞAN FETÖ?YE AL SANA TİYATRO
20.12.2016 RUS BÜYÜKELÇİSİ?NE SUİKAST ÇOK ACI
19.12.2016 AH İRAN, VAH İRANCILAR, ŞEHİTLER VE ŞEB-İ ARUS
14.12.2016 HALEPLİ GENÇ KIZDAN ÜMMETE SON MEKTUP...
12.12.2016 TERÖRE LANET OLSUN
06.12.2016 AHMET YENİLMEZ FİLMİ
18.11.2016 BAŞKANLIK TARTIŞMALARI ANLAMSIZ
02.11.2016 Hz.M?. (Allah?ın Elçisi) FİLMİ HAKKINDA?
30.10.2016 TÜRKİYE?Yİ ELLERE ŞİKAYET ETMEK VATANA İHANETTİR
24.10.2016 KUYUYA ATILAN MI YOKSA ATAN MI?
19.10.2016 BOSNA BİZE EMANET