Samimiyet Testi ve Toplumsal Refah!

Eklenme Tarihi: 10.06.2019 09:26:00 - Güncellenme Tarihi: 29.05.2020 10:08:32

Türkiye samimi insanların omuzlarında yükselen, beklentisiz daha fazlasını ülkesi ve insanı için vermek üzere çalışan vefakar, fedakar, değerli insanların varlığıyla vücut bulan, bütün kazanımlarını bu kaynaktan elde eden, kadim medeniyetlere yurtluk yapmış ve yapmaya devam edecek olan bir güzel ülke? Tabi ki bu güzel ülkede samimi olarak çalışanların yanında; samimiyetten uzak kendi çıkarlarını her şeyin üzerinde tutanlar da hep olagelmiştir. Bu nedenledir ki; bu topraklar üzerinde samimilerle samimi olmayanlar arasında, hep bir mücadele olagelmiş, tarih bu mücadeleye hep sahne olmak durumunda kalmıştır. Ve yazık ki, böyle olmaya da devam edecek görünüyor? Kuşkusuz tarihten ders alınsaydı, bu kısır döngü devam etmez, tarih tekerrür etmezdi. Esasen tarih hep ders verir; ama alınmaz ve ders almak yönünde kayıtsız kalınırsa sonuç hep aynıdır, tekerrür yani tekrar?

Türkiye bulunduğu konum, büyük tarihi geçmişi ve derinliği, yüksek insan ve doğal kaynakları potansiyeli ve geleceğe yönelik yüksek hedefleri nedenleriyle; bulunduğu coğrafyada hep iddialı, hep medeniyet yarışında önde olmuş veya olmak durumunda kalmış ve kendisini buna göre konumlandırmıştır.

Bu akış içinde kendini; belirlenen hedeflere ulaşmak yönünde görevli hisseden ve iyi niyetle çalışan samimi vatanseverler kadar, samimiyetsizler de sürecin içerisinde hep yer almıştır. Böyle olunca ise; bu coğrafyada samimilerle samimiyetsizlerin çatışması kaçınılmaz olmuştur. Belki de bu coğrafyadaki ve bu coğrafyaya hükmetmek üzere kendini görevli sayan iyi niyetli olmayan güçler; samimiyetsizliği bir değer olarak ortaya çıkartmaya karar vermiş ve bunun yaygınlaşması yönünde çalışarak, bu topraklardaki kadim medeniyetlerin kaynağı olan güç birliğinin ve sinerjinin doğmasını, refahın artışını ve adil paylaşımı engellemeyi görev edinmişlerdir. Dolayısıyla bu yapı ve ilişkiler ağı; bu toprakların özgün değeri olan ve insanların rahatlıkla geçebilecekleri samimiyet testini geçmelerinin önünde önemli bir engel olarak belirmektedir, denilebilir.

Samimiyet Testi!

Samimiyet test edilir mi? test edilmesi gerekli midir? diye sorular sorulabilir. Evet! bu sorulara uygun bir karşılıktır. Çünkü samimiyet tam anlamıyla her alanda önemlidir ve değerlidir, dahası kültürümüzün ve insanlığın ortak değeridir. Bu değeri eğerek bükerek, farklı renklere boyayarak, renkli gözlük takarak değiştirmek mümkün değildir. Bir bakıma; ?samimiyet açık bir niyet beyanı iken, samimiyetsizlik ise gizli niyetin dışa vurumudur.?

Pekala! samimiyet nasıl test edilir? Esasen samimiyet objektif kriterler ortaya konularak test edilebilir. Bu çerçevede samimiyet testinde ilk aşama ?potansiyeli hakkıyla kullanmak? şeklinde ifade edilebilir. Buna göre bireyin yada birimin; bulunduğu konumu, sahip oldukları olanak ve kaynakları hatta kendi niteliklerini ve becerilerini toplum yararını ve toplumu geliştirmeyi öne alarak kullanıp kullanmama durumunu üzerinde durulabilir. Dolayısıyla temel gösterge birey yada birimin toplum yararını, kendi subjektif çıkarlarının üstünde tutmakla ilgilidir ve toplumsal yararı artırmak içinse ?önce kendi işini ve görevini doğru ve hakkıyla yapmak ve kendi alanında başarılı olmak, hatta alanında en iyi olmak?, önemlidir. Ancak bu şekilde bireysel ve toplumsal katkıyı azami yapmak yönünde aşama kat edilebilir. Bu amaçla yapılan samimi girişimler, uygulamalar ve talepler bir sonraki aşama için önemlidir. Tabii samimiyet testini geçmenin ölçütü de olmalıdır. Burada açık bir ifadeyle söz konusu şartlarda ideal olanı yakalamak üzere; ?Yapılması gerekenin yapılmış olup olmaması? durumu bir ölçüt olarak ele alınabilir. Dolayısıyla bu süreçte inisiyatif almak ve inisiyatif geliştirmek yönünde ortaya çıkan tutum bir bakıma samimiyet testini geçmek veya geçememekle ilgili olacaktır.

Samimiyetsizliğin çöküşü!

Genel olarak hayatın doğal akışı içerisinde ilk aşamayı yani ?sahip olunan potansiyeli hakkıyla kullanmak? konusunu geçmek çokta kolay olmamakta ve varsa samimiyetsizlik açığa çıkmakta ve dolayısıyla samimi olmama durumu bu ilk aşamaya takılıp kalmaktadır. Böyle olduğunda ise yapacak fazlaca bir şey yoktur ve tabi ki samimiyetsizler ülkesel ve/veya kurumsal düzeyde kaos ve karmaşanın bilerek veya bilmeyerek birer aktörü olurlar. Bu şekilde ülkeye ve ülkede yaşayan insanlara zarar verirler, fayda sağlamazlar. Çokça yaşanan belki de kanıksanan bir örnek olarak; olağan dönemlerde görev ve sorumluluklarını hatırlamayan, hatırlamak istemeyen bazı kurum ve kuruluşlar, olağanüstü bir durum ortaya çıktığında birdenbire kendi görevlerini hatırlayarak inisiyatif alma yarışına girerler. Ancak olağanüstü durumun etkisinin geçmeye başlamasıyla birlikte bu kuruluşlar, çoğunlukla tekrar kimin, neden ve nasıl belirlediği bilinmeyen kendi ajandalarındaki subjektif ve toplumu öncelemeyen konularına dönerler. Oysaki tarihi deneyimler her koşulda ?bu güzel ülkede yaşayan her insanın ve hayat bulan her kurumun samimiyet testini geçmek yönünde kararlı olmasını? gerektirmektedir. Ancak bu konuda hassasiyet göstermeyen çeşitli yapılara ve kuruluşlara yönelik örneklere de yazık ki hep rastlanmaktadır. Bu kapsamda kuruluş gaye ve görev tanımlarında; ?alanında en iyi olmak, üyelerine, gönüllülerine, meslektaşlarına, ülkesine ve insanına hizmet etmek? ifadesi geçse de, söz konusu meslek ve sivil toplum kuruluşları, platformlar ve benzeri yapılar bu samimiyet testini geçmek yönünde nedense yarış içinde olamamaktadır.

Sonuç itibariyle; dünden bugüne koşullanmaların gerekçesi her ne olursa olsun, ortaya konulan kontrollü ve kontrolsüz tepkilerin etkileri ve gerekçeleri, uygulamaların sonuçları dünden bugüne bir şekilde açığa çıkmış ve samimiyetsizlik hep çöküşle sonlanmıştır.  Buna göre; bu güzel ülkede yaşayan her insanın ve hayat bulan her kurumun samimiyet testini geçmek yönünde kararlılıkla yürümesi ve samimiyet testini geçmek yönünde hem birey, hem de kurum ve kuruluşlar olarak kararlılık içinde koşması, toplumsal refahı artırmak yönünde yarışması gerekiyor.

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3094/samimiyet-testi-ve-toplumsal-refah

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

27.04.2020 Buğday Üzerinden Yorumlar (3)
26.04.2020 Buğday Raporu ve Arz Güvenliği (2)
25.04.2020 Beklediğim “Buğday Raporu” Geldi! (1)
17.04.2020 Prof.Dr. Niddersan Acoh’un Salgın Hastalık Analizi! (1)
13.04.2020 Koranavirüs Tarım Sektörü için Tehdit mi?
06.04.2020 Tarımsal  Mafya (2)
05.04.2020 Tarımsal Mafya (1)
24.03.2020 Kötünün kötüsü korona mı?
15.03.2020 Bilgelik Çağı
09.03.2020 Gençlerin Tarım İlgisi!
28.02.2020 Üçüncü Tarım Orman Şûrası
21.02.2020 İkinci Tarım Şurası ile AB Müzakere Süreci
20.02.2020 İkinci Tarım Şurası
12.02.2020 Birinci Tarım Şurası ve Öncesi
20.01.2020 Bir yenilgi biçimi: 'Daha iyisini yapamam!'
16.01.2020 Uluslararası Antalya Kongresi
14.01.2020 Dijital Dönüşüm Süreci ve Yükseköğretim
22.12.2019 Dünya Tarım Gazetecileri ve Antalya Forumu
07.11.2019 Çelik Metreli Belediye Başkanı - 5
06.11.2019 Trafikte görmezden gelinen gerçekler - 4
16.10.2019 Trafikte kural tanımazlığın anatomisi -3
25.09.2019 'Ben trafiğe karşıyım!' Trafikte insan, kurum ve mevzuat -2
10.09.2019 Trafikte insan, kurum ve mevzuat -1-
21.08.2019 Tarımda Modernizasyon: Teknoloji ve İnsan
08.08.2019 Tarımda Modernizasyon: Teknoloji ve İnsan
01.08.2019 Kaplıca Kültürü ve Termal Turizm Ekonomisi
14.07.2019 Bilge Ülke Türkiye
04.07.2019 'Gelin Kardeş Olalım!'
25.06.2019 AB?de Tarım ve Sosyal Politika Eşgüdümü
23.06.2019 Altın Susam?in Markalaşma Potansiyeli
10.06.2019 Samimiyet Testi ve Toplumsal Refah!
25.05.2019 Osmanlı?nın Afrika?da Kadim İzleri
05.05.2019 Türkiye?nin Alternatif Turizm Şansı
13.04.2019 Antalya'nın Dördüncü T'si Teknoloji
10.04.2019 Sanayi ve Tarım Politikalarında eş güdüm ihtiyacı
07.04.2019 On beş mart 2019?a dair?
27.03.2019 Halkın feraseti ve beka meselesi!
11.03.2019 İstanbul?un ya da Antalya?nın vefası!
26.02.2019 Kavramlar üzerinden kutuplaşmak!
17.02.2019 Markalaşma ve bir başarı hikayesi!
09.02.2019 Türkiye markası ve zihinsel eşik!
31.01.2019 Eyvah! Saman ithal ediyoruz, tarım sektörü battı
18.01.2019 Rauf Denktaş Stratejik Araştırmalar Enstitüsü
30.12.2018 Akıllı teknolojiler ve tarım 4.0
15.12.2018 Türkiye'nin marka şehir vizyonu
11.12.2018 Türkiye?nin turizm stratejisi ve sosyal politika işlevi
05.12.2018 Türkiye su zengini mi?
30.11.2018 2019 Türkiye ve dünyada Çorum yılı!
11.11.2018 Ulusal ekonomiler ve küresel şirketler
29.10.2018 Türkiye Gemisi 29 Ekimde limanda!
26.10.2018 Araştıma ve Geliştirme Politikaları
13.10.2018 Astronot yada çiftçi olmak!
03.10.2018 Halep?te bilim, savaş, medeniyet!
26.09.2018 İnsan ömrü 280 yıl!
19.09.2018 Pakdemirli ve tarım üzerine
11.09.2018 Kötüyü bertaraf etme reçetesi
06.09.2018 Küresel ısınma insanlık için tehdit mi??
31.08.2018 Dünya Peynir Şampiyonlar Ligi
27.08.2018 Süt sektörü ve peynir vizyonu
16.08.2018 Kaos tellalları!
10.08.2018 Bedirhan bebek!
04.08.2018 Uzman Bilgi ve Tarım Danışmanlığı ?
19.07.2018 Niyet Halis ya akibet!
12.07.2018 Acının günü!
01.07.2018 Prof.Dr. Tauf Nigzes
23.06.2018 Kent kültürü ve beyin göçü!
21.06.2018 İki seçenek var!
13.06.2018 'Komşu anneye bir kap yemek götürmek!'
12.06.2018 Kent kültürü ve beyin göçü!
30.05.2018 Gezide kaybolmak!
24.05.2018 Antalya?nın bir 'Güzel Ada'sı ?
20.05.2018 Bir Osmanlı güzeli ?Cumalıkızık?
18.05.2018 Üniversite ve yerel dinamikler-2
17.05.2018 Üniversitenin sinerjik etkisi
10.05.2018 Halkın vizyonu ve koltuk kapmaca!
02.05.2018 Başkanlığın götüreceği süreç!
28.04.2018 Zihin Kestiren Sistemler
19.04.2018 Kırın örtülü zenginliği
05.04.2018 Marka Olmak yada Olmamak!
28.03.2018 Yeni kuşak tatlandırıcılar - 2
27.03.2018 Şeker ve Tatlandırıcılar Sektörü
15.03.2018 Hakikaten ?Ne işimiz var Afrin?de!?
05.03.2018 Müttefiğe Zeytin Dalı!
31.12.2017 BİLİMİN IŞIK ETKİSİ!
24.12.2017 KENDİNE YABANCI!
20.11.2017 BEDBAHT İNSAN TİPOLOJİSİ
27.09.2017 DİL BAYRAMI; MİLLÎ EĞİTİM ve ENGRİ BÖRDS
18.09.2017 ÜNİVERSİTENİN TOPLUMSAL ROLÜ !
11.09.2017 İYİLERİN ZİRVE ÇAĞI
30.08.2017 30 AĞUSTOS: ?BİR OLMAK, VAR OLMAK !?
27.08.2017 TARIM CİDDİ BİR İŞTİR, ROMANTİZMİ KALDIRMAZ
12.08.2017 MEDYA'NIN MEDYASI! Ya da MEDYA?NIN MEDYAN?I OLMAK!
01.08.2017 ÂKİL İNSAN OLMAK!
23.07.2017 Türkiye Haklı !
28.06.2017 DUYGUSAL TEKNOLOJİ!
23.05.2017 HER YÜZYILDA YENİ BİR ENERJİ!
26.01.2017 BAŞKANLIĞA GÖTÜREN SÜREÇ!
28.12.2016 KARANLIKTAN DİRİLİŞE-2
25.12.2016 KARANLIKTAN DİRİLİŞE-1