Şehir Kimliği ve Halk Kütüphanesi

Eklenme Tarihi: 06.05.2019 11:37:00 - Güncellenme Tarihi: 06.07.2020 07:43:19

Bir şehrin insanlar nezdinde ?yaşanabilir? sıfatıyla tanımlanması ve bu bağlamda ?tercih edilir? olabilmesi için pek çok farklı başlıkta/ konuda ?artı? özellikler içeren bir kimliğe sahip olması gerekir. Bir şehrin kimliği ne denli zenginse, o şehrin aynı derecede nitelikli olduğundan söz edilecektir. Başka bir söyleyişle, bir şehrin dokusu ne kadar güçlü bir örüntüye sahipse, o şehir bu yönüyle diğerlerinden ayrılacak, toplum nezdinde üst düzey bir kabul görecektir.

Şehrin dokusunu veya kimliğini oluşturan unsurların başında coğrafik özellikleri (konumu, iklimi, bitki örtüsü vs.) gelmekle birlikte, geliştirilebilir, değiştirilebilir ve yenilenebilir özellikleri de (mimari, çevre, kültür ve sanat kurumları vs.) o şehrin albenisinin artmasına ve dolayısıyla ?şehirler süper ligi?nin üst sıralarında yer almasına yardımcı olacaktır.

Sağlıktan spora, eğitimden kültüre, sanattan tarihe kadar birçok farklı alt başlıkta şehir kimliğinin zenginliği, göç verme-göç alma durumunu doğrudan etkilerken, merkezî bütçeden pay alma ve merkezî yönetim nezdinde temsil edilebilme oranı da bu durumdan etkilenecektir.

Kısacası, çok yönlü alt yapı zenginliği ve kurumsal varsıllığı, o şehrin bireyler, toplum ve devlet nezdinde puanını, saygınlığını ve yerini belirleyecektir.

?

Şehrin kimliğini oluşturan ve güçlendiren okul, hastane, spor tesisleri, tiyatro ve müze gibi önemli kurumların yanı sıra, bütün gelişmiş ülkelerde görüldüğü üzere, halk kütüphaneleri de ?merkezinde? yer aldığı şehrin (il, ilçe?) niteliğinin yükselmesinde son derece önemli bir role ve yere sahiptir. Bunun yüksek bilincinde olan yerel yöneticiler (seçilmiş, atanmış, sivil toplum vs.), yönetiminde söz sahibi oldukları şehrin eğitim ve kültür odaklı gelişmesi ve kalkınması noktasında bu gerçeği kabul eder ve gereğini memnuniyetle yerine getirirler.

Eğitim ve kültür odaklı gelişmenin aktör kurumlarından olan ve bu anlamda, bireysel ve toplumsal gelişme çerçevesinde hayatî önemi haiz kurumların başında gelen halk kütüphaneleri, beş temel unsurun bir araya gelmesiyle oluşur. ?Personel?, ?kullanıcı?, ?bütçe, ?bina? ve ?koleksiyon? kavramlarıyla isimlendirilen unsurların her biri önemli olmakla birlikte, bilhassa personel içinde yer alan ve üniversitelerin Bilgi ve Belge Yönetimi (BBY) bölümlerinde lisans öğrenimi görerek mezun olan kütüphaneciler, ?sistemin en değerli unsuru? olarak bilinmektedir.

Onu hemen, çok yönlü olarak kıymet taşıyan ?bina? izler. Bu bağlamda, bina unsuru, iç ve dış mekân olarak albenili, yani cezbedici olmanın yanı sıra, bulunduğu bölge/ lokasyon olarak da uygun şartları taşımalıdır.

Halk kütüphanelerinin, hiçbir ayrım yapmaksızın toplumun bütün bireylerine hizmet verme sorumluluğu ve bu bağlamda, çeşitli açılardan (engellilik, maddî imkânsızlık vs.) dezavantajlı olan kesimlerin bu yönlerini hizmetleri çerçevesinde ortadan kaldırma özelliği bir arada düşünüldüğünde, halk kütüphanesi binasının şehrin merkezinde bir noktada inşa edilmesinin önemi kendiliğinden ortaya çıkacaktır.

Halk kütüphanelerinin günümüzde, sadece kitap ödünç alınan ve sessizce ders çalışılan mekânlar olmanın ötesine geçerek ?yaşayan kütüphaneler? hâline geldiği düşünülecek olursa, bireylerin sadece sosyalleşmek için bile halk kütüphanelerini tercih edebilecekleri göz önünde bulundurulmalıdır. Gelişmiş ülkelerde pek çok, ülkemizde az sayıdaki albenili halk kütüphanesinde bunun örneklerini görebilmek mümkündür. Bu imkânın, şehrin merkezine başka amaçlarla gitmiş olan kişilere fazladan bir ulaşım ücreti ödemeksizin sağlanacağı mutlaka dikkate alınmalıdır.

Kütüphanecilik alanında ulusal ve uluslararası meslek örgütlerince belirlenerek ilan edilmiş bütün rehber kaynaklarda görülebileceği üzere, bir halk kütüphane sisteminin ?merkez kütüphanesi? il ve ilçe gibi şehir yapılanmalarının merkezinde yer almalıdır.

Aynı zamanda, buna ilâve olarak, gereksinimler çerçevesinde o il veya ilçenin kenar/ dış bölgelerinde yaşayan toplumsal kesimlere yönelik olarak da, -nüfus yoğunluğu dikkate alınarak- şube kütüphaneler ve gezici kütüphaneler devreye sokulmaktadır. Ki bu halk kütüphanesi yapılandırma modelinin, bütün gelişmiş ülkelerde yıllardan beri uygulanageldiği bilinmektedir.

Bu nedenle, son derece kıymetli ve önemli bir yerel hizmet kurumu olan halk kütüphanesinin hizmet verdiği şehrin (il, ilçe?) tam merkezinde inşa edilmesi gerekmektedir.

?

Milletvekili, vali, kaymakam, belediye başkanı ve bürokrat gibi, seçilmiş ve atanmış bütün yöneticilerin hizmetinde bulundukları il, ilçe ve beldelerin öncelikle kültür ve eğitim odaklı gelişmesi ve nihayetinde bilinçli vatandaşlar eliyle ülkenin bilimsel, teknik ve ekonomik kalkınmasına omuz vermesinde halk kütüphanelerinin önemini kavramaları beklenir.

Söz konusu yöneticilerin, şehirlerini/ hizmet bölgelerini kimi kurumlar bazında ilk kez inşa ederken ve yeniden yapılandırırken, halk kütüphanelerinin kitap ödünç alınan ve sessizce ders çalışılan ölü mekânlar olduğunu düşünmemeleri; aksine, çağın değiştiğini ve bu kurumların toplumsal gelişmenin lokomotifi olan yaşayan mekânlar haline geldiğini görmeleri gerekir.

Bu fark edişin çok doğal bir sonucu olarak da, gerek yeni kütüphane binaları inşa ederken, gerekse mevcut halk kütüphanelerini yeniden yapılandırırken bu evrensel gerçek göz önünde bulundurulmalıdır.

Tam da bu yönde bir uygulamayı, birkaç yıl önce Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi?nin davetiyle konferans için gittiğim ve eski fotoğrafları eşliğinde yeni hâlini gezdiğim Bilecik İl Halk Kütüphanesi?nde hayranlıkla görmüştüm. Görmüş ve kütüphanenin kıymetli müdiresi Pınar Yener Dengiz?e açık destek veren şehir yöneticilerine gönülden teşekkür etmiştim. Zira şehrin merkezinde yer alan il halk kütüphanesini şehrin yeni binalardan oluşan kenar bölgelerine götürmek yerine mevcut merkezî yerinde yenileyebilme olgunluğunu gösterebilmiş; ayrıca, Pınar Hanım?ın kütüphanecilik (BBY) alanıyla ilgili uzmanlığına saygı gösterme büyüklüğünü sergilemişlerdi.

Bazı kötü örneklerde olduğu gibi, kütüphaneyi şehrin merkezinden alıp kenarda köşede bir yere taşıyarak, yerini bir alışveriş merkezine vs. vermeyi düşünmemek elbette alkışlanacak bir davranış, neresinden bakılırsa bakılsın.

?

Sözün özü?

Şehrin kimliğine katkı sunması ve değer katması bağlamında yineleyecek olursak?

Diğer kültür ve sanat kurumları, alışveriş merkezleri ve spor imkânlarının -çoğunlukla- merkezî alanlarda yer aldığı göz önünde bulundurulduğunda, buralara gidecek bireylerin seçeneklerinden biri de o bölgelerde konumlandırılan halk kütüphanesi olabilecektir.

Aynı şekilde, okul ve dershane gibi eğitim kurumlarının merkezî bölgelerde yoğunlaştığı düşünüldüğünde, öğrenci ve öğretmenlerin yoğun kullanımı amacıyla da halk kütüphanesi binası il ve ilçe merkezlerinde konumlandırılmalı ve zaman içerisinde hiçbir gerekçeyle buradan taşınmamalıdır.

Eğer aziz vatan Türkiye?mizin çağdaş dünyanın gerisinde kalmaması; bugünkü düzeyinden geri kalmış ülkeler kategorisine gerilememesi; tam aksine, bir an önce tam anlamıyla gelişmiş ülkeler konumuna yükselmesi dilin ucuyla değil gönülden isteniyorsa... Zira devletler ve toplumlar bilgi, kültür, kitaplar ve dolayısıyla "YAŞAYAN KÜTÜPHANELER" ile ayağa kalkmakta ve gelişmektedir.

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/3011/sehir-kimligi-ve-halk-kutuphanesi

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

18.08.2019 Fenerbahçe, Kahır Sezonu ve Ötesi
12.07.2019 Önce İnsan, Sonra Doktor
09.06.2019 Fransa?yı üzdük Hakan!
27.05.2019 İnsan Tercihlerinin Ürünüdür
06.05.2019 Şehir Kimliği ve Halk Kütüphanesi
17.04.2019 Kütüphaneler ve İnsan İsrafı
25.03.2019 Kütüphanecisi olan kütüphaneler?
04.03.2019 Fenerbahçe?nin yakın geleceği?
12.02.2019 Mevzu futbol ise, insanlık teferruat mıdır?
07.02.2019 Kadın erkek el ele, hedef daha güçlü Türkiye!
26.01.2019 Fenerbahçe?yi yazamamak!
04.01.2019 Kütüphaneciler, kütüphanelerin ve arşivlerin kalbidir!
25.12.2018 Ersun Yanal kötü gidişe dur diyebilecek mi?
18.12.2018 Her şeyi bilenler çağı!
29.10.2018 Koku'ttu gitti!
21.10.2018 Fenerbahçe?den tarihi başarı: 9'da 9
09.10.2018 Eğitimde doğru çıkış kütüphanesiz bulunamaz!
27.09.2018 Aynen aynen, sıkıntı yok!
21.09.2018 Fener sönüyor!
07.09.2018 Kütüphaneciler olmadan asla!
20.08.2018 Süper Lig'e hoş geldin Ankaragücü
18.07.2018 Fransa bileğinin hakkıyla ve alkışlarla
14.07.2018 Tebrikler Belçika
03.07.2018 Japonya'ya saygı gecesi
01.07.2018 Arjantin efsanesi ve Messi feneri
25.06.2018 ?Yeni Türkiye Dersi? başlıyor!
19.06.2018 Fenerbahçe için umudun adı: Ali Koç
04.06.2018 Fenerbahçe?de bir dönemin sonu!
27.05.2018 Ramazan: Müslüman için tefekkür zamanı
16.05.2018 6. Ulusal Yayın Kongresi'nin ardından
29.03.2018 Kütüphaneler, arşivler ve işi ehline vermek
18.03.2018 Yeni bir derbi ve yine bir kandırmaca!
21.02.2018 Terim Etkisi Değil Terin Etkisi Esas Olmalı
31.01.2018 Üç Artı Bir İmparator ya da İmparator Kime Denir?
27.12.2017 İNTERNET İCAT EDİLDİ, EDEBİYAT "BOZULDU"
12.12.2017 İSTİKÂMET YAŞAYAN KÜTÜPHANELER!
21.11.2017 ÇOCUK KÜTÜPHANELERİ ÇALIŞTAYI
14.11.2017 KÜTÜPHANECİ YETİŞTİRİLMESİN O HALDE!
31.10.2017 KİTAPLAR, KÜTÜPHANELER VE ÇOCUK CIVILTILARI
17.10.2017 ZAFERİMİZLE ÖVÜNEBİLİRİZ!
10.10.2017 AMPUTE DEĞİL CESUR YÜREK MİLLİ TAKIMI
07.10.2017 MİLLİ TAKIM: EL ELDE BAŞ BAŞTA
24.09.2017 TÜRK FUTBOLU KAYBETTİ
14.09.2017 BEŞİKTAŞ'I İZLEMEYE DEVAM
12.09.2017 KÜLTÜREL MİRAS, KÜTÜPHANELER VE BURSA
03.09.2017 LUCESCU?NUN YANLIŞ İLİKLENMİŞ DÜĞMELERİ VE MİLLİ TAKIM
28.08.2017 FENERBAHÇE GÜNÜ KURTARDI
25.08.2017 FENERBAHÇE NEREYE?
22.08.2017 BİLGİSİZLİĞİN FATURASI AĞIRDIR!
15.08.2017 SON AĞAÇ KURUDUĞUNDA
08.08.2017 YİNE DE BEŞİKTAŞ, YİNE BEŞİKTAŞ
01.08.2017 ÖLÜNCE BÖYLE ÖLMELİ İNSAN
18.07.2017 VATANINI EN ÇOK SEVEN?
15.07.2017 METİN DOĞAN GAZİDİR
05.07.2017 GÂVURLUK YAPMAK!
05.06.2017 GÖZ GÖZ GÖZTEPE NİHAYET SÜPER LİG?DE!
30.05.2017 BEŞİKTAŞ AŞKLA VE ALKIŞLARLA ŞAMPİYON
19.05.2017 LİYAKAT OLMADAN GELİŞME OLMAZ!
02.05.2017 SEVERKEN ÖLDÜRMEK
25.04.2017 FUTBOLDA KALİTENİN ADI: BEŞİKTAŞ
11.04.2017 BİLGİYE ?EVET?, BİLGİSİZLİĞE ?HAYIR?
07.04.2017 BAĞCILAR?DA HER GÜN KİTAP, HER GÜN KÜTÜPHANE!
14.03.2017 EŞEKLİ KÜTÜPHANECİDEN BİSİKLETLİ KÜTÜPHANECİYE
08.03.2017 III. MİLLİ KÜLTÜR ŞÛRASI VE KÜTÜPHANECİLİK
22.02.2017 NAM-I DİĞER ATOM KARINCA
14.02.2017 BİR ÂLİM ÖLDÜ DİYELER?
08.02.2017 ALKIŞLAR MEDİPOL BAŞAKŞEHİR?E
30.01.2017 KÜTÜPHANELERDE GEÇEN KIYMETLİ ÖMÜRLER
18.01.2017 FETÖ'CÜLER VE KUL HAKKI
12.01.2017 ÇILDIRIYORSUNUZ DEĞİL Mİ?
03.01.2017 TERÖR, AMERİKA, İŞBİRLİĞİ VE FETÖ
28.12.2016 KRONİK KÖTÜMSERLİK SENDROMU
21.12.2016 ŞEHİDİNİZDEN MEKTUP VAR
13.12.2016 VATANA AİDİYET BİLİNCİ
06.12.2016 DEVLETTE ?TOPYEKÛN- YENİDEN YAPILANMA
28.11.2016 DIRK ADVOCAAT KANARYAYI KANATLANDIRIRKEN?
22.11.2016 YAN AMERİKA YAN!
13.11.2016 MİLLİ MAÇIN PSİKOLOJİK ANALİZİ
08.11.2016 DARBE İĞRENÇLİĞİN DİĞER ADIDIR
01.11.2016 MÜLTECİ DEĞİL MUHACİR!
25.10.2016 İŞ VERDİNİZ DE ÇALIŞMADILAR MI?
18.10.2016 KÜTÜPHANESİZ ÜNİVERSİTE YA DA BURÇSUZ KALE
11.10.2016 HER GÜN KİTAP, HER GÜN KÜTÜPHANE!
04.10.2016 LİYAKAT ODAKLI YENİDEN YAPILANMA
27.09.2016 15 TEMMUZ DEMOKRASİ MEYDANI
20.09.2016 BİR FENERBAHÇE YAZISI
06.09.2016 VATAN İÇİN NÖBETTE KALMAK
16.08.2016 VATAN İÇİN NÖBETTE OLMAK
09.08.2016 MİLLETİ KALBİNDEN VURMAK
02.08.2016 BİZ KİMİZ SORUSU ÜZERİNE YENİDEN DÜŞÜNMEK
26.07.2016 YENİDEN ÇANAKKALE RUHU
19.07.2016 YENİDEN YAPILANMA ZAMANI
12.07.2016 FATURAYI KİM ÖDEYECEK?
05.07.2016 BAYRAMI GÖSTERMEYEN MİLLİ FUTBOL TAKIMIMIZ
28.06.2016 TÜRK USULÜ FUTBOLLA BURAYA KADAR
21.06.2016 BU KARNE KİMİN?
14.06.2016 HADİ ASLANIM HADİ KOÇUM!
07.06.2016 ÖNCE DÜŞÜNCE SONRA HAREKET