Çuvallardaki rezaletimiz

Eklenme Tarihi: 11.04.2019 09:11:00 - Güncellenme Tarihi: 13.07.2020 05:33:37

Bu yazıyı yazdığım saatlerde 2019 yerel seçimlerin tam sonuçlarını hâlâ alabilmiş değiliz. İtirazlar. Karşılıklı suçlamalar.  Bir seçimi beceremedik. Bu kadar mı bozulmuş bir toplumdayız. Oyları kaçıran ve hile yapan sahtekarlar. İki torbayı bir araya getirip toplayamayan beceriksizler. Onca şahitlere rağmen, partilerin onca yetkililerine rağmen güvenilmeyen bir seçim. Eğer tez zamanda düzeltilmezse bundan sonraki seçimlerin güvenirliliği de kesinlikle tartışılacaktır. Bu işin patronu Yüksek Seçim Kurulu sözleri mağlup olan taraf tarafından yakında suçlamaya dönüşecektir. Polislerin müdahale ettiği bir seçim yapmak hiç de hoş değil. Dünya bizi izliyor.

Hangi çağda yaşıyoruz bilmem.  Ekranlarda gördüğümüz çuvallar hangi çağın çuvalları acaba demeden edemiyor insan. Bunca teknik gelişmiş. Bunca teknolojik gelişmelere rağmen hâlâ çuvallarla oy taşınması gerçekten de ibret verici. Bir çare bulamadınız mı? Elaleme rezil olduk. Koskoca dediğimiz Türkiye Cumhuriyeti Devleti?nin içine düşürüldüğü bu durum neden gündeme gelmiyor. İktidardan da muhalefetten de bu konu gündeme neden gündeme getirilmiyor. Bir çare üretilmiyor. Üretmekte bu kadar mı kötüyüz.

Ama en acısı ikamet kaydırmaları, oy kaydırmaları. Yüzlerce değil, binlerce görevlinin işlediği suçlar. Güvenilmez insanların yaşadığı bir Türkiye. Bu yüzümüzü kara eden manzaradan kurtulmalıyız. Bu güvenilmez insanlarla seçime gitmek hiç de güvenilir bir durum değil. Seçimde hile yapanlar var ise bu insanlarla aynı mahalleyi, aynı sokağı paylaşmak çok güvensiz. Çocuklarımızı hangi cesaretle sokaklara bırakıyoruz bilmem.

Beyler hanımlar tek çare verdiğimiz oylardan önce insanların eğitilmesi. Dürüst bir toplum olmadığımız sürece bu sıkıntılardan asla kurtulamayacağız. Cihada gider gibi oy vermeye gidenler, dedikodulara, yalana, talana da aynı duyarlılıkla karşı koymazlarsa sonuç hüsrandır. Oy bizi kurtarmaz, ahlak kurtarır.

Biz ne ara bu hale geldik. Bir zamanlar şehirlerin orta yerine konan Sadaka Taşları?na konan paralara kimse dokunmazmış. İhtiyacı olanlar da sadece ihtiyaçları kadarını alırlarmış. Masal mıydı. Ne oldu bize Allah aşkına.

Tüm siyasetçilere sesleniyorum. İnsanımızın eğitilmesi için bir şeyler yapılmazsa gidişimiz hiç de hayra alamet değil.

Bu yüzden kültürel etkinlikler çok önemli. Turizmden de önemli. Dürüst bir toplum olamazsak gelen turistleri aldatan bir Türkiye elde ettiği gelirle kazanamaz, hep kaybeder.

Kimin kazandığı değil, adaletle seçimin yapılabilmesidir. Şimdi topluma soralım oy verdiği partinin adayı kazanırsa nasıl bir tavır takınacaktır? Nasıl olursa olsun benim adayım kazansın diyoruz. İki tarafa da bakınca görünen manzara bu. Deve kuşu gibi başımızı kuma gömmenin bir anlamı yok.

Birisi Anayasa, diğeri seçim kanunu diyor. Beyler dürüst olmayan insanla hangi kanunu getirirseniz getirin adaleti sağlayamazsınız.

Türkiye?deki bu tarafgirlik anlayışı değişmezse, bu TV ekranları değişmezse, Haberler bu şekilde devam ederse, reklamlar insanları çılgın birer tüketici yapmaya teşvik ederse, ahlakımızı tarumar eden dizilere dur denmezse, hırsızı kahraman gösteren filmler ve özellikle Amerikan filmlerine kota getirilmezse ve tabii ki en önemlisi sadece sözde değil gerçekte yerli ve milli sanatçılarımıza değer verilip desteklenmez ve önleri açılmazsa kötü bir akibet bizi beklemekte. Demedi demeyin.

Haşim Akten

Irakta Türk askerinin başına geçirilen çuval ne kadar acı ise ülkenin geleceğini ilgilendiren seçimlerde oyların konduğu çuvalların güvensizliği de o kadar acı ve vahim.

Bu çuval rezaletine bir son verilmeli çağın teknolojisi kullanılarak güvenli bir seçim ortamı tez elden kurulmalı.

Geçen seçim itiraz edenler, seçimde usulsüzlük var diye bağıranlar sesini çıkarmıyor. Bu seçim kaybedenler de usulsüzlük var diye her tarafı ayağa kaldırıyorlar.

Yorulduk beyler yorulduk. Beceremiyorsanız ya iktidar olmaya talip olmayın, ya da gereğini yapın bizi yormayın.

Bundan sonraki seçim eğer yeni bir düzenleme olmaz ve çuvallara mahkum olursak kaosun kapısı açılacaktır. Demedi demeyin.

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2949/cuvallardaki-rezaletimiz

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

10.05.2020 Bu Nasıl Bir Nobranlık Böyle!
19.03.2020 Çanakkale Ruhunu Yaşatmalıyız
13.03.2020 Coronavirüs ile imtihanımız
24.02.2020 Viyana mı? Gafletin Büyükelçisi mi?
01.02.2020 Deprem Neden Oluyor?
06.01.2020 Sevgi
02.01.2020 Düşün Dostum!
20.12.2019 SEVGİ’nin YOLU
27.10.2019 Müslüman Kürtler Bunu Görmedi mi?
09.09.2019 Kerbela Yazıları -3-
08.09.2019 İmam Hüseyin Kerbela Yolunda
07.09.2019 Ehl-i Beyt?i Sevmek İmandandır
11.07.2019 Yeis Ve Karamsarlık Biter Ama Ümit Bitmez
17.06.2019 Kadınlara Pozitif Ayrımcılık mı?
14.05.2019 Vefalı Dosta Teşekkür
26.04.2019 Bu Ülkede Fikir Beyan Etmek Suç
23.04.2019 Üzgünüz Osman Dayı
11.04.2019 Çuvallardaki rezaletimiz
25.03.2019 On yıl oldu hâlâ neredesin devlet?
06.03.2019 Ahmet Taşgetiren Ağabey için birkaç söz..
24.01.2019 Dualarımız seninle Yavuz Bülent ağabey, şair ağabey
22.01.2019 Siyaset her şey mi?
21.09.2018 Kerbela-5: İmam Hüseyin'in katledilişi
20.09.2018 Kerbela yazıları-4: 10 Muharrem
18.09.2018 Kerbela yazıları-2: İmam Hüseyin Yezid'e neden biat etmedi?
17.09.2018 Kerbela yazıları-1: Ehl-i Beyti sevmek imandır
13.09.2018 Cehenneme hoşgeldiniz
11.09.2018 12 Eylül öncesi ülkücüler kullanıldı mı?
15.08.2018 Asıl ABD filmleri acilen durdurulmalı
30.07.2018 Sinemamız Türkiye'ye yakışmıyor
25.07.2018 Vekillerin yapacakları tamam da, asılların yapacağı asıl mesele
03.07.2018 Adalet tez verilmeli
20.06.2018 Seçim her şey mi?
18.06.2018 Tek adam sistemi