TÜRK USULÜ FUTBOLLA BURAYA KADAR

Eklenme Tarihi: 28.06.2016 10:50:11 - Güncellenme Tarihi: 09.07.2020 03:59:35

Milli Futbol Takımımız, Avrupa Futbol Şampiyonası?nda çok ama çok kötü bir sınav vererek, kısa sürede eve döndü. Ne yazık ki, yerli ve yabancı futbolseverler Fransa?da, son dönemlerin en başarısız Türk Milli Futbol Takımı?nı izledi. Çok çok kötü bir futbol eşliğinde? 

Daha en başta büyük bir hata yapılarak, Avrupa Şampiyonası'na katılımımız mucize kelimesinin tam karşılığı olarak gerçekleşince, herhalde ?biz bu işi böyle götürürüz? diye düşünüldü. Oysa bu çok büyük bir yanılgıydı? Birlikte çok büyük yanıldık!

Grup eleme maçlarındaki yanlışlardan ders alınarak, son maçın son dakikalarında da olsa Fransa bileti almak adeta ilahî bir lütuf sayılarak, hazırlık dönemi çok iyi/ etkin/ verimli geçirilebilirdi. 

Fakat öyle olmadığını gördük. İlk iki maç boyunca yazıklanarak, üzülerek, kahrolarak, ağlayarak?
?..
Bu dönemde takıma yeni oyuncular dâhil edilebilir, örneğin gol yollarında sadece Burak ve Cenk?e mahkûm kalınmayabilirdi. Yapılmadı. Bir başka örnek? Serdar Aziz?in yeri doldurulabilirdi. Becerilemedi. Evet, gerçekten çok şey yapılabilirdi turnuva öncesinde, başarıya daha yakın bir pozisyon alabilmek adına.

Kaldı ki, genel anlamda, hazırlık döneminde iyi hazırlanılmadığı, yani verimli bir hazırlık dönemi geçirilmediği bizzat Fatih Terim tarafından dile getirildi, sosyal medyada dönen mesajlar çerçevesinde söylenecek olursa?

Oysa çok sayıda maç yapılabilir, çok sayıda oyuncu görülebilir, farklı taktikler denenip, oyun anlayışımız zenginleştirilebilirdi. Yapılmadı, yapılamadı. 

Şimdi bunun nedenlerinin en geniş şekilde araştırılması ve elde edilen nesnel sonuçlar çerçevesinde gereğinin yapılması zamanıdır. 

Kim tarafından? Tabii ki, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) tarafından... Yani bu açık başarısızlığı araştırmak zorunda olan ?1? numaralı kurum marifetiyle.
?..
Öte yandan, belki de teknik, taktik vs. futbolun iç unsurlarına değinmeden önce, en başında ve bu yazının özünü teşkil etmesi düşüncesiyle, bir noktaya dikkat çekmek gerekir. Ele alınması gereken en önemli unsur olduğu yönündeki inancımızla? 

Başarı, başarısızlık, kupa, madalya, iyi oyun, kötü oyun vs. hepsi ama hepsi bir yana, TFF, bu ülkeyi herhangi bir uluslararası organizasyonda temsil edecek kişileri, ay yıldızlı al bayrağın nasıl temsil edileceği noktasında, sıkı ama çok sıkı bir ?şuur eğitimi?nden geçirmeli.

Milli Takımın hocası, iki utanılası yenilginin peşinden gelen galibiyet sonrasında adeta havalara girerek, ?ben Türkiye Radyo Televizyon Kurumu?nun sorularını cevaplamıyorum; röportaj vermiyor, konuşmuyorum; konuşmayı da düşünmüyorum? diyebiliyorsa, bu eğitimin gerekliliği açıktır. 

Eğitimden kastımız, en başta yapılacak toplantılarda konunun önemle üzerinde durulması ve bunun öneminin süreç içinde sık sık hatırlatılmasıdır şüphesiz. 

Zira elde edilen başarı sonrasında, alkışlar ve tezâhüratlar arasında, ağzını doldura doldura konuşanlardan, herhangi bir başarısızlık sonrasında da, bulundukları makama yakışır bir olgunlukla gerekli açıklamaları yapmaları, bunun bilincinde olmaları beklenir. Kızmadan, öfkelenmeden, küsmeden? 

Bu bilinç yoksa kazandırılır, kazanamayanlar da, milleti temsil eden kurumların ve organizasyonların kapısından içeri alınmaz. Yetenekleri ne olursa olsun... Çünkü hiç kimse, ama hiç kimse Türkiye?den ve Türk milletinden daha büyük ve daha kıymetli değildir. 

Çok kötü oyunlarla kaybedilen iki maçın ardından Fatih Terim ve futbolculara yönelik olumsuz eleştirilerin geldiği, hatta bazı kendini bilmezlerin asla kabul edilmez cümlelerle eleştirinin sınırlarını zorladığı, hatta çok ötesine geçtiği doğrudur. 

Bu çerçevede yapılan olumsuz eleştirilerle ilgili olarak hak arayışında olunması çok doğal olmakla birlikte, yapıcı eleştirileri gelişim noktasında dikkate alması gereken Terim ve kimi oyuncuların, iflah olmaz Pollyannaların da verdiği cesaretle, mahcubiyet duygusu ile üzüntü sergileyeceklerine, millete posta koymaları kabul edilir gibi değil. 

Bunu yaparken kendilerini reklam filminde sanıyorlarsa eğer, birilerinin yanıldıklarını hatırlatması gerekir. Rol kesmenin ve artistlik yapmanın zamanı geçmiştir. Şimdi zaman, muhasebe yapma zamanıdır. Kızmadan, öfkelenmeden, kibirli davranmadan, tepeden bakmadan ve hava yapmadan... Dostça, kardeşçe, el birliğiyle? 
Halk arasında güzel bir söz vardır, ?ayıbınla otur? diye. 

Oysa bizim takım, bu anlamlı sözün hilafına, bu kadar takım arasında en kötü futbolu oynadığının ve birçok alanda uçuşa geçmiş olan ülkenin bu noktada boynunu büktüğünün farkında değilmiş gibi davranıyor. Ve ?keşke böyle olmasaydı, daha iyi olsaydı, üzgünüz? denileceği yerde, kafa tutup, sağa sola parmak sallanıp, üste çıkmaya çalışılıyor. ?Yavuz hırsız ev sahibini bastırır? sözünü doğrularcasına?
?..
Milli Futbol Takımımız odağında yazmaya devam edeceğiz?
Zira bu hamur daha çok su götürür.

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/282/turk-usulu-futbolla-buraya-kadar

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

18.08.2019 Fenerbahçe, Kahır Sezonu ve Ötesi
12.07.2019 Önce İnsan, Sonra Doktor
09.06.2019 Fransa?yı üzdük Hakan!
27.05.2019 İnsan Tercihlerinin Ürünüdür
06.05.2019 Şehir Kimliği ve Halk Kütüphanesi
17.04.2019 Kütüphaneler ve İnsan İsrafı
25.03.2019 Kütüphanecisi olan kütüphaneler?
04.03.2019 Fenerbahçe?nin yakın geleceği?
12.02.2019 Mevzu futbol ise, insanlık teferruat mıdır?
07.02.2019 Kadın erkek el ele, hedef daha güçlü Türkiye!
26.01.2019 Fenerbahçe?yi yazamamak!
04.01.2019 Kütüphaneciler, kütüphanelerin ve arşivlerin kalbidir!
25.12.2018 Ersun Yanal kötü gidişe dur diyebilecek mi?
18.12.2018 Her şeyi bilenler çağı!
29.10.2018 Koku'ttu gitti!
21.10.2018 Fenerbahçe?den tarihi başarı: 9'da 9
09.10.2018 Eğitimde doğru çıkış kütüphanesiz bulunamaz!
27.09.2018 Aynen aynen, sıkıntı yok!
21.09.2018 Fener sönüyor!
07.09.2018 Kütüphaneciler olmadan asla!
20.08.2018 Süper Lig'e hoş geldin Ankaragücü
18.07.2018 Fransa bileğinin hakkıyla ve alkışlarla
14.07.2018 Tebrikler Belçika
03.07.2018 Japonya'ya saygı gecesi
01.07.2018 Arjantin efsanesi ve Messi feneri
25.06.2018 ?Yeni Türkiye Dersi? başlıyor!
19.06.2018 Fenerbahçe için umudun adı: Ali Koç
04.06.2018 Fenerbahçe?de bir dönemin sonu!
27.05.2018 Ramazan: Müslüman için tefekkür zamanı
16.05.2018 6. Ulusal Yayın Kongresi'nin ardından
29.03.2018 Kütüphaneler, arşivler ve işi ehline vermek
18.03.2018 Yeni bir derbi ve yine bir kandırmaca!
21.02.2018 Terim Etkisi Değil Terin Etkisi Esas Olmalı
31.01.2018 Üç Artı Bir İmparator ya da İmparator Kime Denir?
27.12.2017 İNTERNET İCAT EDİLDİ, EDEBİYAT "BOZULDU"
12.12.2017 İSTİKÂMET YAŞAYAN KÜTÜPHANELER!
21.11.2017 ÇOCUK KÜTÜPHANELERİ ÇALIŞTAYI
14.11.2017 KÜTÜPHANECİ YETİŞTİRİLMESİN O HALDE!
31.10.2017 KİTAPLAR, KÜTÜPHANELER VE ÇOCUK CIVILTILARI
17.10.2017 ZAFERİMİZLE ÖVÜNEBİLİRİZ!
10.10.2017 AMPUTE DEĞİL CESUR YÜREK MİLLİ TAKIMI
07.10.2017 MİLLİ TAKIM: EL ELDE BAŞ BAŞTA
24.09.2017 TÜRK FUTBOLU KAYBETTİ
14.09.2017 BEŞİKTAŞ'I İZLEMEYE DEVAM
12.09.2017 KÜLTÜREL MİRAS, KÜTÜPHANELER VE BURSA
03.09.2017 LUCESCU?NUN YANLIŞ İLİKLENMİŞ DÜĞMELERİ VE MİLLİ TAKIM
28.08.2017 FENERBAHÇE GÜNÜ KURTARDI
25.08.2017 FENERBAHÇE NEREYE?
22.08.2017 BİLGİSİZLİĞİN FATURASI AĞIRDIR!
15.08.2017 SON AĞAÇ KURUDUĞUNDA
08.08.2017 YİNE DE BEŞİKTAŞ, YİNE BEŞİKTAŞ
01.08.2017 ÖLÜNCE BÖYLE ÖLMELİ İNSAN
18.07.2017 VATANINI EN ÇOK SEVEN?
15.07.2017 METİN DOĞAN GAZİDİR
05.07.2017 GÂVURLUK YAPMAK!
05.06.2017 GÖZ GÖZ GÖZTEPE NİHAYET SÜPER LİG?DE!
30.05.2017 BEŞİKTAŞ AŞKLA VE ALKIŞLARLA ŞAMPİYON
19.05.2017 LİYAKAT OLMADAN GELİŞME OLMAZ!
02.05.2017 SEVERKEN ÖLDÜRMEK
25.04.2017 FUTBOLDA KALİTENİN ADI: BEŞİKTAŞ
11.04.2017 BİLGİYE ?EVET?, BİLGİSİZLİĞE ?HAYIR?
07.04.2017 BAĞCILAR?DA HER GÜN KİTAP, HER GÜN KÜTÜPHANE!
14.03.2017 EŞEKLİ KÜTÜPHANECİDEN BİSİKLETLİ KÜTÜPHANECİYE
08.03.2017 III. MİLLİ KÜLTÜR ŞÛRASI VE KÜTÜPHANECİLİK
22.02.2017 NAM-I DİĞER ATOM KARINCA
14.02.2017 BİR ÂLİM ÖLDÜ DİYELER?
08.02.2017 ALKIŞLAR MEDİPOL BAŞAKŞEHİR?E
30.01.2017 KÜTÜPHANELERDE GEÇEN KIYMETLİ ÖMÜRLER
18.01.2017 FETÖ'CÜLER VE KUL HAKKI
12.01.2017 ÇILDIRIYORSUNUZ DEĞİL Mİ?
03.01.2017 TERÖR, AMERİKA, İŞBİRLİĞİ VE FETÖ
28.12.2016 KRONİK KÖTÜMSERLİK SENDROMU
21.12.2016 ŞEHİDİNİZDEN MEKTUP VAR
13.12.2016 VATANA AİDİYET BİLİNCİ
06.12.2016 DEVLETTE ?TOPYEKÛN- YENİDEN YAPILANMA
28.11.2016 DIRK ADVOCAAT KANARYAYI KANATLANDIRIRKEN?
22.11.2016 YAN AMERİKA YAN!
13.11.2016 MİLLİ MAÇIN PSİKOLOJİK ANALİZİ
08.11.2016 DARBE İĞRENÇLİĞİN DİĞER ADIDIR
01.11.2016 MÜLTECİ DEĞİL MUHACİR!
25.10.2016 İŞ VERDİNİZ DE ÇALIŞMADILAR MI?
18.10.2016 KÜTÜPHANESİZ ÜNİVERSİTE YA DA BURÇSUZ KALE
11.10.2016 HER GÜN KİTAP, HER GÜN KÜTÜPHANE!
04.10.2016 LİYAKAT ODAKLI YENİDEN YAPILANMA
27.09.2016 15 TEMMUZ DEMOKRASİ MEYDANI
20.09.2016 BİR FENERBAHÇE YAZISI
06.09.2016 VATAN İÇİN NÖBETTE KALMAK
16.08.2016 VATAN İÇİN NÖBETTE OLMAK
09.08.2016 MİLLETİ KALBİNDEN VURMAK
02.08.2016 BİZ KİMİZ SORUSU ÜZERİNE YENİDEN DÜŞÜNMEK
26.07.2016 YENİDEN ÇANAKKALE RUHU
19.07.2016 YENİDEN YAPILANMA ZAMANI
12.07.2016 FATURAYI KİM ÖDEYECEK?
05.07.2016 BAYRAMI GÖSTERMEYEN MİLLİ FUTBOL TAKIMIMIZ
28.06.2016 TÜRK USULÜ FUTBOLLA BURAYA KADAR
21.06.2016 BU KARNE KİMİN?
14.06.2016 HADİ ASLANIM HADİ KOÇUM!
07.06.2016 ÖNCE DÜŞÜNCE SONRA HAREKET