Fenerbahçe?yi yazamamak!

Eklenme Tarihi: 26.01.2019 10:05:00 - Güncellenme Tarihi: 06.07.2020 08:09:37

Türk futbolunun güzide kulüplerinden Fenerbahçe?nin inanılmaz ve tanımlanamaz düşüşü sürüyor. Doktora tezlerine konu olabilecek bir başarısızlık. Sadece futbol tekniği açısından değil, işletme yönetimi bağlamında da, spor yönetimi odağında da?

Fakat işbu yazının konusu bunların hiçbiri değil, odağı ?tarihi başarısızlık? olmakla birlikte. Yine bu başarısızlık kapsamında bir yazı okuyacaksınız ancak, bir türlü yazılamama boyutuyla. Yani öyle bir başarısızlık ki, neresini, hangi boyutunu yazmak için iki cümle düşürseniz ak kâğıda, problemler ordusu üzerinize saldırıyor adeta, ?beni yaz, ben daha önemliyim bu başarısızlıkta? diye.

?

Teknik direktör değişikliğinin ardından hemen herkesin zihninde/ gönlünde bir umut ışığı doğmuştu. Zira bu teknik direktör, kariyeri bilinen, takımı şampiyon yapan ve taraftarların büyük bir çoğunluğu tarafından da yoğun biçimde istenen Ersun Yanal?dı.

Ersun Hoca takımın başına geçtiği ilk günlerde bu sütunda kaleme aldığımız ?Ersun Yanal kötü gidişe dur diyebilecek mi?? başlıklı yazıda (25.12.2018), başarılı olacağına inandığımızı ifade etmiş ve fakat bunu birkaç şarta bağlamıştık. Yönetim desteği, transferde dediklerinin olması ve takımın yarısının değiştirilmesi gibi? Ne yazık ki, bunlardan sadece yönetim desteği -belki de şimdilik- açık biçimde görünüyor. Transfer odaklı şartlar gerçekleşmedi henüz. İki oyuncu geldi, üçü gitti? Hepsi bu.

?

Ersun Hoca geldikten sonra, mutlaka bir ?sihirli? dokunuş yapacağı düşünülüyordu kamuoyu tarafından. Kariyeri ortadaydı. Taraftarın çoğundan açık destek alıyordu. Fakat olamadı bir türlü.

Fenerbahçe?nin galip geldiği AZ Alkmaar hazırlık maçıyla, Ziraat Türkiye Kupası?nda oynadığı iki Ümraniyespor maçını izleyince, açıkçası Ersun Yanal?ın işinin ?zor? kelimesiyle tanımlanamayacağını, durumun neredeyse ?imkânsız? kavramının futboldaki karşılığı olduğunu acıyarak ve hayretle gördüm.

Ziraat Türkiye Kupası?na veda ettiği Ümraniyespor maçından bir gün önce, yazacağım ilk yazının başlığı ?Fenerbahçe tribünü bu iki maçı almak zorunda? olsun diye düşünmüştüm.  

Bir türlü yazamadığım o yazıda, Süper Lig?in ikinci yarısına bir puanla başlayan ve durumu giderek tehlikeye giren Fenerbahçe?nin ligin dibine demirlememek için evinde oynayacağı Evkur Yeni Malatyaspor ve Göztepe maçlarını alarak büyük bir moral kazanacağını, ancak bunu sahadaki futbolcuların değil, ?12. Oyuncu? ve aslında takımın asıl sahibi olan cefakâr taraftarın yapabileceğini söyleyecektim. Fenerbahçe taraftarlarının durup dinlenmeksizin takımlarını desteklemek suretiyle, rakip oyuncuların başlarını döndürerek bu maçları almak zorunda olduğunu söyleyecektim.  

Bu iki maç tribünler tarafından alındığında İstikbal Mobilya Kayserispor deplasmanına yüksek moralle gidecek olan takımın bu maçtan galibiyet veya en azından beraberlik çıkarabileceği, sonrasında da Kadıköy?de büyük bir motivasyonla oynayacağı Atiker Konyaspor maçından galibiyet alabileceğine işaret edecektim. Ve ertesi hafta Vodafone Arena?da oynanacak olan Beşiktaş derbisine yine büyük bir moralle çıkacağını; buradan alacağı bir beraberliğin bile her şeyi az çok normale döndürmeye yetebileceğini yazacaktım. Yazamadım?  

Yazamadım zira, ?Fenerbahçe?de şu noktada problem var fakat şurası iyi; örneğin defans sıkıntılı ancak orta saha çalışkan, forvet hattı tat vermiyor ama kale güvenli, pres yapılmıyor ancak top iyi çevrilip etkili paslar veriliyor, bindirmelerde olumsuzluklar olsa da geridönüşler iyi? vs. diyebileceğimiz hiç ama hiçbir olumlu iş yapılmıyor.

Hâl böyle olunca o yazıyı yazmadı kalemim. İnat etti, yazmadı. ?Neye dayanarak böyle bir yazı yazacaksın; futbolcularda biraz kıpırdanma olacak ki, taraftar bitmeyen bir tezahürat ile o iki maçı alsın; sen bu futbolcularda böyle bir ışık görüyor musun? dedi ve yazmadı.

?

Sözün özü, Fenerbahçe takımı o kadar kötü, beceriksiz, acınası bir futbol oynuyor ki, oynadıkları ?şey?e futbol demek, dünyadaki milyarların tutkusu olan o oyunun adına bile haksızlık olacak.

Ümraniyespor?a da yenilebilirsiniz, Pendikspor?a da, Fethiyespor?a da? Ezeli rakipleriniz de zaman zaman bunu yaşayabilir. Futbolda bunlar var, ancak bu sonuçlar sahada futbol adlı oyunun hakkını verdiğiniz, hatta vermeye çalıştığınız zaman kabul edilebilir. Koştuğunuzda, pres koyduğunuzda, şut çektiğinizde, defans yaptığınızda, yardımlaştığınızda, bindirmeler yaptığınızda, alan daralttığınızda, deplase olduğunuzda?  

Ne yazık ki, Fenerbahçe?de bunların hiçbiri yok! Ve bu haliyle de Fenerbahçe?yi Süper Lig bir yana, TFF 1. Lig?de dahi yenemeyecek takım yok!

İşte bu kapkara tablo sebebiyle, içimiz ezilerek, yazı başlığını ?Fenerbahçe?yi yazamamak? şeklinde belirledik. Fenerbahçe?de futbol adına hiçbir şey olmadığı için Fenerbahçe?yi yazmak mümkün değil zira. Ya da şöyle diyelim; süper başarılara imza atan Fenerbahçe Basketbol Takımı?nda her ne var ise, futbol takımında onların hiçbiri yok!

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2787/fenerbahceyi-yazamamak

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

18.08.2019 Fenerbahçe, Kahır Sezonu ve Ötesi
12.07.2019 Önce İnsan, Sonra Doktor
09.06.2019 Fransa?yı üzdük Hakan!
27.05.2019 İnsan Tercihlerinin Ürünüdür
06.05.2019 Şehir Kimliği ve Halk Kütüphanesi
17.04.2019 Kütüphaneler ve İnsan İsrafı
25.03.2019 Kütüphanecisi olan kütüphaneler?
04.03.2019 Fenerbahçe?nin yakın geleceği?
12.02.2019 Mevzu futbol ise, insanlık teferruat mıdır?
07.02.2019 Kadın erkek el ele, hedef daha güçlü Türkiye!
26.01.2019 Fenerbahçe?yi yazamamak!
04.01.2019 Kütüphaneciler, kütüphanelerin ve arşivlerin kalbidir!
25.12.2018 Ersun Yanal kötü gidişe dur diyebilecek mi?
18.12.2018 Her şeyi bilenler çağı!
29.10.2018 Koku'ttu gitti!
21.10.2018 Fenerbahçe?den tarihi başarı: 9'da 9
09.10.2018 Eğitimde doğru çıkış kütüphanesiz bulunamaz!
27.09.2018 Aynen aynen, sıkıntı yok!
21.09.2018 Fener sönüyor!
07.09.2018 Kütüphaneciler olmadan asla!
20.08.2018 Süper Lig'e hoş geldin Ankaragücü
18.07.2018 Fransa bileğinin hakkıyla ve alkışlarla
14.07.2018 Tebrikler Belçika
03.07.2018 Japonya'ya saygı gecesi
01.07.2018 Arjantin efsanesi ve Messi feneri
25.06.2018 ?Yeni Türkiye Dersi? başlıyor!
19.06.2018 Fenerbahçe için umudun adı: Ali Koç
04.06.2018 Fenerbahçe?de bir dönemin sonu!
27.05.2018 Ramazan: Müslüman için tefekkür zamanı
16.05.2018 6. Ulusal Yayın Kongresi'nin ardından
29.03.2018 Kütüphaneler, arşivler ve işi ehline vermek
18.03.2018 Yeni bir derbi ve yine bir kandırmaca!
21.02.2018 Terim Etkisi Değil Terin Etkisi Esas Olmalı
31.01.2018 Üç Artı Bir İmparator ya da İmparator Kime Denir?
27.12.2017 İNTERNET İCAT EDİLDİ, EDEBİYAT "BOZULDU"
12.12.2017 İSTİKÂMET YAŞAYAN KÜTÜPHANELER!
21.11.2017 ÇOCUK KÜTÜPHANELERİ ÇALIŞTAYI
14.11.2017 KÜTÜPHANECİ YETİŞTİRİLMESİN O HALDE!
31.10.2017 KİTAPLAR, KÜTÜPHANELER VE ÇOCUK CIVILTILARI
17.10.2017 ZAFERİMİZLE ÖVÜNEBİLİRİZ!
10.10.2017 AMPUTE DEĞİL CESUR YÜREK MİLLİ TAKIMI
07.10.2017 MİLLİ TAKIM: EL ELDE BAŞ BAŞTA
24.09.2017 TÜRK FUTBOLU KAYBETTİ
14.09.2017 BEŞİKTAŞ'I İZLEMEYE DEVAM
12.09.2017 KÜLTÜREL MİRAS, KÜTÜPHANELER VE BURSA
03.09.2017 LUCESCU?NUN YANLIŞ İLİKLENMİŞ DÜĞMELERİ VE MİLLİ TAKIM
28.08.2017 FENERBAHÇE GÜNÜ KURTARDI
25.08.2017 FENERBAHÇE NEREYE?
22.08.2017 BİLGİSİZLİĞİN FATURASI AĞIRDIR!
15.08.2017 SON AĞAÇ KURUDUĞUNDA
08.08.2017 YİNE DE BEŞİKTAŞ, YİNE BEŞİKTAŞ
01.08.2017 ÖLÜNCE BÖYLE ÖLMELİ İNSAN
18.07.2017 VATANINI EN ÇOK SEVEN?
15.07.2017 METİN DOĞAN GAZİDİR
05.07.2017 GÂVURLUK YAPMAK!
05.06.2017 GÖZ GÖZ GÖZTEPE NİHAYET SÜPER LİG?DE!
30.05.2017 BEŞİKTAŞ AŞKLA VE ALKIŞLARLA ŞAMPİYON
19.05.2017 LİYAKAT OLMADAN GELİŞME OLMAZ!
02.05.2017 SEVERKEN ÖLDÜRMEK
25.04.2017 FUTBOLDA KALİTENİN ADI: BEŞİKTAŞ
11.04.2017 BİLGİYE ?EVET?, BİLGİSİZLİĞE ?HAYIR?
07.04.2017 BAĞCILAR?DA HER GÜN KİTAP, HER GÜN KÜTÜPHANE!
14.03.2017 EŞEKLİ KÜTÜPHANECİDEN BİSİKLETLİ KÜTÜPHANECİYE
08.03.2017 III. MİLLİ KÜLTÜR ŞÛRASI VE KÜTÜPHANECİLİK
22.02.2017 NAM-I DİĞER ATOM KARINCA
14.02.2017 BİR ÂLİM ÖLDÜ DİYELER?
08.02.2017 ALKIŞLAR MEDİPOL BAŞAKŞEHİR?E
30.01.2017 KÜTÜPHANELERDE GEÇEN KIYMETLİ ÖMÜRLER
18.01.2017 FETÖ'CÜLER VE KUL HAKKI
12.01.2017 ÇILDIRIYORSUNUZ DEĞİL Mİ?
03.01.2017 TERÖR, AMERİKA, İŞBİRLİĞİ VE FETÖ
28.12.2016 KRONİK KÖTÜMSERLİK SENDROMU
21.12.2016 ŞEHİDİNİZDEN MEKTUP VAR
13.12.2016 VATANA AİDİYET BİLİNCİ
06.12.2016 DEVLETTE ?TOPYEKÛN- YENİDEN YAPILANMA
28.11.2016 DIRK ADVOCAAT KANARYAYI KANATLANDIRIRKEN?
22.11.2016 YAN AMERİKA YAN!
13.11.2016 MİLLİ MAÇIN PSİKOLOJİK ANALİZİ
08.11.2016 DARBE İĞRENÇLİĞİN DİĞER ADIDIR
01.11.2016 MÜLTECİ DEĞİL MUHACİR!
25.10.2016 İŞ VERDİNİZ DE ÇALIŞMADILAR MI?
18.10.2016 KÜTÜPHANESİZ ÜNİVERSİTE YA DA BURÇSUZ KALE
11.10.2016 HER GÜN KİTAP, HER GÜN KÜTÜPHANE!
04.10.2016 LİYAKAT ODAKLI YENİDEN YAPILANMA
27.09.2016 15 TEMMUZ DEMOKRASİ MEYDANI
20.09.2016 BİR FENERBAHÇE YAZISI
06.09.2016 VATAN İÇİN NÖBETTE KALMAK
16.08.2016 VATAN İÇİN NÖBETTE OLMAK
09.08.2016 MİLLETİ KALBİNDEN VURMAK
02.08.2016 BİZ KİMİZ SORUSU ÜZERİNE YENİDEN DÜŞÜNMEK
26.07.2016 YENİDEN ÇANAKKALE RUHU
19.07.2016 YENİDEN YAPILANMA ZAMANI
12.07.2016 FATURAYI KİM ÖDEYECEK?
05.07.2016 BAYRAMI GÖSTERMEYEN MİLLİ FUTBOL TAKIMIMIZ
28.06.2016 TÜRK USULÜ FUTBOLLA BURAYA KADAR
21.06.2016 BU KARNE KİMİN?
14.06.2016 HADİ ASLANIM HADİ KOÇUM!
07.06.2016 ÖNCE DÜŞÜNCE SONRA HAREKET