Moskova resminde gezinmek

Eklenme Tarihi: 21.01.2019 10:19:00 - Güncellenme Tarihi: 04.06.2020 07:18:51

Şehirleri tanımadan önce onların görüntüleri, tasvirleri ile karşılaşırız; böylece muhayyilemizde o şehirle ilgili bir resim oluşur. Şehri görmek biraz da o resmi görmektir; o resmin içine girmek, hatta o manzaranın içinde dolaşmaktır.

Bir yabancı İstanbul denilince hangi resmin içinde olmak ister öncelikle? Muhtemelen Sultan Ahmet Camii ile Ayasofya?nın birlikte göründüğü resimdir bu. Bu resme doğru yürümek, bu resmin içinde olmak. O resmin arka plan teşkil ettiği bir fotoğraf karesinde görünmek?

Moskova?daki vaktimiz sınırlı idi. Ankara?dan kör sabahta çıktığımız yolculuk öğleden sonra tamamlanmış, ertesi gün erkenden başlayacak program bu yorgun zamandan başkasını bırakmamıştı bize. Otele yerleşir yerleşmez zaten görünür durumda olan şehrin resmine doğru yürümek yolunu seçtik. Moskova nehri, onun kenarında Kremlin ve rengarenk soğan biçimli kubbelere doğru bir yürüyüş.

Ankara?nın +15 derecesinden gelip Moskova?nın sıfırın altında seyreden havasına alışmak, hele de nehrin meydana getirdiği ayazla baş etmek hayli meşakkatli idi. Demir korkuluklarında orak çekiçler bulunan köprüden geçerken Rusların tatil için Antalya?yı seçmelerinin hikmetini anlamakta zorlanmadık. Moskova sıfırın etrafında dolaşırken Antalya 20 derece ile kış günlerinde Moskova yazını yaşıyordu.

Kremlin 15. Yüzyılın sonunda idare merkezi olarak yapılan bir iç kale. Kırmızı tuğladan 20 gösterişli kulesi ile Moskova nehri kenarında dikkat çekici bir külliye. İçinde saray, idarî yapılar ve kiliseler var. ?Kremi? Rusça?da kale demekmiş. Kazan Hanlığı?nın merkezi olan Kazan şehrinde İdil (Volga) nehrinin kenarındaki Kirmen, yani kale bu hanlığın yönetim merkezi idi. Kazan Kirmen?inin Moskova Kremlin?ine model teşkil ettiğini tahmin etmek zor değil. Bu arada ?kirmen/kirman/kerman?ın kale anlamını Karadeniz?in kuzey batısındaki Ak-kirman?dan da çıkarabiliriz. Belki de Kazan?dan hayli batıda olan bu kale bu sebeple Ak-Kirman olarak adlandırılmıştı. Eski Türkler yönleri renklerle ifade ederdi. Kara kuzeydir, kuzeyimizde Karadeniz var. Akdeniz batımızdadır, Kızıldeniz güneyimizde. Bu arada ?gök?ün de doğuyu ifade ettiğini hatırlatalım.

Kiliseler şehrinde oyuncak kilise!

Moskova, aradan geçen seksen yıllık komünist döneme rağmen hâlâ bir kiliseler şehri, dense yeri var. Vakti zamanında üç yüz elliden fazla kilisesi olan bir şehir burası. Bugün de manzaraya nereden baksanız, bir kilisenin çan kulesi veya altın kaplı kubbeleri dikkati çekiyor. Bir Rus kilise mimarisi var mı? Mevcut kilise binalarının karakteristik özellikleri dikkate alınırsa, bu sorunun cevabı ?evet?tir. Fakat bu mimarinin özgün Rus mimarisi olduğunu iddia etmek hayli zor.

Moskova denildiğinde hatıra gelen ilk resimlerden biri Aziz Vasil katedraline aittir. Kızıl Meydan?ın gu?ney ucundaki bu katedral gerçeklik etkisini silen hayalî (fantastik) bir görünüme sahip. Onu rengarenk bir çocuk oyuncağı olarak görmek mümkün olduğu gibi, renkli şekerden veya pasta malzemesinden yapılmış bir fantezi eseri saymak da yanlış sayılmaz.

Çar Korkunc? İvan, 1552?de Tataristan?ın başkenti Kazan?ı ele geçirmesinin hatırasına bir kilise ins?aa ettirmek ister. 1555 yılında başlayan inşaat 1561?de tamamlanır. Katedralin mimarı Barma adlı bir İtalyandır. Rivayete go?re, eserinin bir benzerinin yapılma ihtimalini ortadan kaldırmak isteyen Korkunc? İvan inşaat bittikten sonra mimarın go?zlerine mil çektirir.

8 kubbeli Katedral, merkezdeki S?efaat Kilisesi?nin etrafında bulunan sekiz ayrı kiliseden oluşmaktaymış. Katedral kubbelerinin hiçbiri diğerinin aynı değil. Her kubbe bir zaferi temsil edermiş. En yu?ksek kubbenin tepesi altın kaplama. Hem Kremlin hem de bu kilise inşa edilirken Kazan?ın iç kalesi ve Süyün Bike minaresinin model alındığı söylenebilir. Daha ötesi, soğan kubbe Türkistan mimarî geleneğine aittir. En muhteşem örnekleri, bu mimarî eserden en az yüz sene öncesine ait olan Timur ve Ahmed Yesevî türbelerinin kubbeleridir.

Buradaki müşkil mesele şudur ki, İtalyan mimar bu yapıları görmemişse -ki o zamanın şartlarında görme ihtimali zayıftır- nasıl böyle bir eser ortaya çıkarmıştır? Kazan?daki mimarî eserlerin, Türkistan?daki yapıların resimleri, çizimleri gösterilerek mimar yönlendirilmiş olmalıdır. Belki daha kuvvetli ihtimal olarak Barma ile birlikte yapımda adı geçen Postnikov?un tesiri üzerinde durulabilir.

Tamam kubbeler farklı karakterde, her bir soğan başka biçimde! Ya o rengârenkliği ne yapacağız? Ağır ?İslav kederi? böyle bir dinî yapıda bu uçukluğu, daha ötesi laubaliliği nasıl kabullenir?

1860?lara kadar kubbeler böyle rengarenk değilmiş, yani ciddiyet hâkimmiş. İşte o yıl kubbeler boyanmış, boya o boya!

Bu arada, Türkistan?ın soğan kubbelerinin de renkli olduğunu, bu renklerin benzersiz çinilerinden kaynaklandığını hatırlayalım. Moskova?da çini yoksa boya da mı yok?

Biz Kızıl Meydan seyrindeyken, harıl harıl noel veya yılbaşı kutlamaları ile ilgili hazırlıklar yapılıyor ve küçük alışveriş mekânları, çocukların eğlenebileceği minyatür lunapark oyuncakları kuruluyordu. Tabii sağda solda Noel Baba tasvirleri görülüyordu. Bir an şunu düşündüm: Noel Baba en çok Ruslara yakışır. Nitekim Antalya Demre?deki Aziz Nikolas?a atfedilen kilise kalıntısına en fazla Ruslar ilgi gösteriyor. Meydanın dekorunu rengarenk Aziz Vasil kilisesi tamamlıyor. Belki de bütün dekor bu kiliseye bakılarak tasarlanıyor! Aziz Vasili kilisesi Ruslara Noel Baba?nın bacadan attığı bir hediye olmalı!

Moskova resmine Sovyetler ne katmış olabilir? Bir ara Stalin?in bu kiliseyi yıkmak istediği biliniyor. Daha sonra müzeye tahvil edilmiş, böylece tarihe karşı işlenecek cinayete mâni olunmuş.

GUM, yani Sovyetlerin meşhur alışveriş merkezi, Çarlık döneminden kalma. Kırmızı tuğladan Milli Tarih Müzesi keza öyle.

Kızıl Meydan?da Komünizm döneminden kalan ve resmi değiştiren tek şey Lenin?in ?mozole?si. Kremlinle renk uyumu uğruna kırmızı mermerden yapılmış bir anıt mezar. Karya kıralı Mozoleus?un ?mozole?sinin model alındığı anlaşılıyor. Bu modern anıt mezar yorumunun üst kısmında Ankara?daki Anıtkabir?in maketini görmek mümkün. Lenin Sovyet devriminin babası. Erken vefatından sonra sistemin bu adı yüceltilmiş liderinin ?kült?üne ihtiyacı olduğu anlaşılıyor. Lenin komünist sistemde bir meşruiyet kaynağı olarak kullanılıyor. Bu mozole bu yüzden bir kültleştirme merkezi.

Lenin?in camekanda teşhir edilen cesedine bakarak öldüğüne inanmak zor. Çünkü cesedi ölümünden sonra tahnit edilmiş, yani mumyalanmış. Diyeceksiniz ki o günden bugüne ceset hiç bozulmadan nasıl ulaştı? Bu merakımı, giderecek bilgilere ulaştım: Lenin?in naaşı 18 ayda bir tekrar tahnit ediliyormuş! Naaş mozole laboratuvarına götürülüyor, mumya çözülüp naaş yeniden tahnit ediliyor, Lenin?in üzerindeki kıyafet yeni ve temiz olanlarıyla değiştiriliyor ve kısa süre içinde yerine konuluyormuş. Bir cesede eziyet ancak bu kadar olabilir diye düşündüm! Bu arada Mozole ziyaretçilere kapalı tutuluyor tabiî ki. Bu işlemlerin yapılması için özel bir Biyomedikal Teknoloji Merkezi oluşturulmuş. Lenin?i böyle sağmış gibi göstermek hayli masraflı anlayacağınız!

Bana kalırsa, tarihî çevreyle uyumsuz bu yapının buradan kaldırılması lâzım. Rusya?da öyle düşünenler de varmış. Ne de olsa Lenin?i sağmış gibi göstermek bugünkü yönetime bir fayda sağlamaz. Rusya?da Lenin?in cesedinin gömülmesini isteyenler az değilmiş, ?bu kadar masrafla Lenin canlandırılabilirdi? diye alay yollu sözler ediliyormuş. En etkileyici olan Ortodoks ulemasının görüşleri. Onlar bu mozoleyi pagan, yani putperest mezarlarına benzetiyorlarmış?

Kısacası, böylesine ruhaniyetsiz bir kabir görmedim diyebilirim!

https://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2777/moskova-resminde-gezinmek

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

05.05.2020 ‘Sağlık devrimi’!
13.02.2020 “Kudüs mitingi”nden, “Kudüs mitingi”ne!
23.12.2019 Caminin meyzini var, düzeni yok!
26.11.2019 ABD ile Rusya arasında
21.11.2019 Bilmek Cezası!
14.11.2019 Atatürk Kemalizm dinine inanır mıydı?
11.11.2019 Bakanlık Olmasa, Milli Eğitim Yoluna Girer mi?
07.11.2019 Cehalet saldırganlaştırır!
30.10.2019 Samsun: Kimlik arayışının amazoncası!
28.10.2019 Konya hamulesi!
30.09.2019 Çocuklar Türkçeyi anlayamıyormuş...
19.09.2019 Yunus Emre?nin izinde
03.09.2019 Amerikan tezgâhı!
29.08.2019 Malazgirt?te tarihî romanı konuşmak
23.08.2019 Malazgirt?te tarihî romanı konuşmak
16.08.2019 Ağlamaklı bayramlar!
02.08.2019 Yolunuz çimerlikten geçti mi?
11.07.2019 Cumhuriyeti halkla konuşarak kurmuş!
04.07.2019 Tarihi Seçelim mi Seçmeyelim mi?
20.06.2019 Öldüren mahkeme!
28.02.2019 100. yıl ideolojiye teslim olma yılı olmasın!
22.02.2019 Muhalefetsiz iktidar olmak
28.01.2019 Zihni teşevvüş bulaşıcı!
21.01.2019 Moskova resminde gezinmek
15.01.2019 Zamane Hülagü?sünün Mehmet Âkif seferi!
02.01.2019 Kahraman ırkıma yok izmihlâl!
23.12.2018 100 Temel?e sevinsek mi, üzülsek mi?
20.12.2018 Tayyip Bey?e bu kötülüğü kim yapıyor?
16.11.2018 Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
01.11.2018 Kültürde 3?üncü havalimanının karşılığı ne?
21.10.2018 ?Ata?nın miras ne olacak?
27.09.2018 Maddî onarım yetmez!
10.09.2018 Kudüs: Bu kaçıncı satış!
04.09.2018 Yaz beni beni!
28.08.2018 Hacım hoş geldin!
04.08.2018 İsa Bey: Dönemini aşan bir Aydınoğlu
25.07.2018 1920 ve 2018: İki resim arasındaki farklar!
15.07.2018 CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
03.07.2018 Askerliğin bedeli...
29.06.2018 Veyl galiplere!
11.06.2018 Adil bir seçim olmayacak!
30.05.2018 Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
26.05.2018 Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
23.05.2018 Şehrin derûnuna girmek...
16.05.2018 Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
13.05.2018 Nehir türküler!
09.05.2018 Hasan Rıza Paşa kim? İşkodra neresi?
02.05.2018 Türkiye?de resmî olarak dil konusunda sorumlu kurum hangisi?
25.04.2018 Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
14.03.2018 Mehmed Âkif iki defa ?korkma? dedi!
26.02.2018 GayriMüslim Türkiye?ye getirilmeli mi?
24.02.2018 Kemal Tahir ve Arif Nihat Asya
22.02.2018 Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan?ı okudu mu?
20.02.2018 ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
14.02.2018 Bunlar ?hamakat benim karakterimdir? demek istiyorlar!
09.02.2018 Anıtkabir?e neden gitmem?
04.02.2018 Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
24.01.2018 MHP Atsızcı mı?
18.01.2018 SAVAŞ GERÇEKTE ABD İLE!
12.01.2018 MİLLİYETİN MAYASI NE?
09.01.2018 TAŞERONLAŞTIRDIKLARIMIZDAN MISINIZ?
04.01.2018 ?MABEDSİZ ŞEHİR"DEN ANKARA'NIN 100. KATINA MODERNLİK!
02.01.2018 "TÜRKÇENİN ŞÖLENLERİ"NİN ÇEYREK ASRI
29.12.2017 TERÖR BARONUNDAN YAZAR İCAD ETMEK
28.12.2017 AHMET YESEVÎ'Yİ GÖRMEK İSTERKEN TİMUR'LA KARŞILAŞMAK
25.12.2017 AHMED YESEVİ'YE DÖNÜŞ, AHMED YESEVİ'NİN DÖNÜŞÜ
16.12.2017 DOĞU KUDÜS / BATI MEKKE
13.12.2017 BOLU'NUN KÖROĞLUSU: KÖROĞLU MEKTEBİ
13.12.2017 BOLU'NUN KÖROĞLUSU: KÖROĞLU MEKTEBİ
11.12.2017 BİLECİK'İ BİLMEK GEREK!
08.12.2017 GAFİL MÜSLÜMANLARA SON ÇAĞRI: UMRE GEZİLERİNİZİ İPTAL EDİN!
02.12.2017 SABAH NAMAZINDA FUAD PAŞA!
30.11.2017 ŞEHRİN MEYDANLARINDAN BİR PUT EKSİLDİ
27.11.2017 DİLDE KİRLENMENİN SORUMLUSU KİM?
22.11.2017 ÖZÜR DİLERİZ AMA GERÇEK DÜŞMANIMIZ SİZSİNİZ!
20.11.2017 ARAPLAR KENDİ HÂLİNE BIRAKILSA......
17.11.2017 NEO-ATATÜRKÇÜLÜK VEYA İŞTE MEYDAN-I CEHALET!
13.11.2017 SÖZLÜKLE KELİMELERLE HÜR UFUKLARA YÜRÜYÜŞ
10.11.2017 ATATÜRKÇÜLÜK DİRİLTİLEBİLİR Mİ?
07.11.2017 KUR?AN MUCİZELERİ MÜZESİ
04.11.2017 DİL KURUMU'NU İŞE YARATMAK
03.11.2017 ANKARA'YI MELİH'İN PUTLARINDAN TEMİZLEMEK
31.10.2017 "ANKARA KÖYDÜ" MASALINI MELİH GÖKÇEK'TEN DİNLEMEK
30.10.2017 GECİKMİŞ BİR İSTİFA!
24.10.2017 BOSNA?NIN GÜNEŞLİ YÜZÜ VE ?İSLÂMIN UÇ BEYİ ALİYA?
09.10.2017 SİVASLA TANIŞIKLIĞIMIZIN KIRKINCI YILINDA
05.10.2017 HACIYATMAZ ve KASELİSLER
02.10.2017 YENİ ATATÜRKÇÜLÜK İLKESİ: BÜST ISLANMASIN; ÇOCUKLAR ISLANSIN!
29.09.2017 AVARA KASNAK BİR KURUM: TDK
27.09.2017 ANTAKYA'DA AHLÂK ŞÛRÂSI, TARSUS'DA EDEBİYAT MEKTEBİ
20.09.2017 KÂBE İMAMININ ARKASINDA NAMAZ KILMAK CÂİZ Mİ?
11.09.2017 ATATÜRK AKILLI ADAMDI; ATATÜRKÇÜLER NİYE AHMAK?
08.09.2017 ŞERİF HOCA
06.09.2017 DEVLET CAMİ YAPAR MI?
31.08.2017 ADALET TANRIÇASI ALKOL KULLANIR MI?
24.08.2017 YAVUZ SULTAN SELİM: TARİHİN ÇAĞRISI
22.08.2017 ATATÜRKÇÜLÜK BİTTİ, HEYKELCİLİK KALDI
19.08.2017 ORMAN ÇİFTLİĞİ KİMİN?
17.08.2017 SAMSUN O SAMSUN DEĞİL, SİYÂSET O SİYÂSET DEĞİL!
11.08.2017 TÜRKÇE YILINDA ?AGRESİF? OLALIM
09.08.2017 ESKİ DEVLET-YENİ DEVLET
31.07.2017 SIRITIK SIRRI?NIN ZEKÂTI
27.07.2017 OSMANLISIZ ORTADOĞU: EMPERYALİSTLER, SİYONİSTLER ve ARAP KRALLARI
26.07.2017 YÜZ YIL ÖNCE BİR OSMANLI SANCAĞI: KUDÜS
20.07.2017 YENİ BİR ANITKABİR AÇIKLAMASI BEKLEMEK
18.07.2017 15 TEMMUZ?UN YILDÖNÜMÜNDE: MANKURT DARBESİ
12.07.2017 15 TEMMUZ?UN YILDÖNÜMÜ DOLAYISIYLA: KAHRAMAN, KAHRAMANLIĞI UMURSAMAYANDIR
24.06.2017 BEŞTEPE'DE KUR'AN, EZAN VE İFTAR
22.06.2017 BEŞTEPE?DE İFTAR
21.06.2017 TÜRK EDEBİYATININ EN İYİ 100 ROMANI İMİŞ!
20.06.2017 HANİ ŞU BİZİM ?ASKER TAYINI?!
05.06.2017 KIRŞEHİR?İN GÜLLERİ BİTMEZ!
02.06.2017 MALAZGİRT Mİ MUŞ?TADIR; MUŞ MU MALAZGİRT?TE?
29.05.2017 DİL ARENASI
25.05.2017 YOLUMUZ MUŞ?TUR; YOLUMUZ YOKUŞTUR
22.05.2017 MÜJDELER OLSUN! ANKARA BÜYÜKŞEHİR 50 BÜYÜK, 25 KÜÇÜK SEMT KÜTÜPHANESİ KURUYOR
16.05.2017 GİRESUN?UN DERİNİNE GİRMEK
08.05.2017 MALATYA YAHUT MEMLEKET
06.05.2017 BURSA?DA TULUYHAN UĞURLU?YU DİNLEMEK
04.05.2017 ÇİFTE MEDRESENİN DİĞERİ: YAKUTİYE
02.05.2017 ERZURUM?DA ÇİFTE MEDRESE
28.04.2017 BATMAN?IN TARİH KÖPRÜSÜ: HASANKEYF
26.04.2017 AVRUPA?NIN İLM-İ SİYASETİ
24.04.2017 BU BİZİM BATMAN!
20.04.2017 HALK OYLAMASI ve ANKARA MESELESİ
18.04.2017 ZAFER YAHUT HEZİMET
13.04.2017 BİR AYAĞIMIZ ERZURUM?DA
28.03.2017 ATATÜRK NE DERDİ?
22.03.2017 TRT?DE MEHMED ÂKİF DÜŞMANLIĞI
20.03.2017 TÜRKİYE?NİN YENİ HAMLESİ
15.03.2017 HOLLANDA VAKÂSI: MÜSLÜMANLARI (TÜRKLERİ) TASFİYENİN BAŞLANGICI!
12.03.2017 İKİ ŞÛRA ARASINDAKİ 7 FARK
08.03.2017 DÜNYANIN İYİLİĞİ İÇİN TÜRKİYE
06.03.2017 NİHAYET 3. MİLLÎ KÜLTÜR ŞÛRASI
02.03.2017 AHMAKLARIN ABDÜLHAMİD?İ
28.02.2017 ABDÜLHAMİD MEHTER DİNLER MİYDİ YAHUT FATİH SİGARA İÇER MİYDİ?
27.02.2017 İZMİT PİŞMANİYESİ VE PİŞMANLIĞI
24.02.2017 CEHENNEMİN DİLİ
20.02.2017 DEVLET OLMAK
10.02.2017 Müfredat Yazıları 6: MÜFREDATIN RUHU YOK
08.02.2017 TÂLİMSİZ TERBİYESİZ MÜFREDAT
07.02.2017 TÜRK DİLİ ve EDEBİYATI DERSİ ÖĞRETİM PROGRAMI: ESAS MESELE DİL!
01.02.2017 ŞEHİRCİLİK ŞÛRÂSI MÜNASEBETİYLE: MEDENİYET ?KENTSEL?LE OLMAZ
30.01.2017 ANSIZIN ŞEHİRCİLİK ŞÛRÂSI
26.01.2017 ALTI OK MÜFREDATI
25.01.2017 MÜFREDAT DEĞİŞMEZ, DEĞİŞTİRİLEMEZ!
23.01.2017 ASIL SORU: İDÂRÎ REFORM MU SİYÂSÎ REFORM MU?
18.01.2017 ERZURUM?DAN GELEN İSTANBUL BEYEFENDİSİ
14.01.2017 ŞAR?IL, ŞAR?IL, ŞAR?IL?
12.01.2017 ŞAR! ŞAR! ŞAR!
04.01.2017 KEÇİÖREN METROSU?NUN AÇILMASI MÜNASEBETİYLE: NE YÜZLE BU ADAM?
02.01.2017 ERZURUM'A GİTMEK ZOR!
30.12.2016 DİL BAHİSLERİ: TAKDİM Mİ TEVCİH Mİ?
28.12.2016 ASIRLIK MÜCÂDELE: DİNİMİZİN SON YURDUNU KORUMAK
23.12.2016 HEYKELPERESTLİKTEN MEDET UMMAK
14.12.2016 HALEB?İN İKİNCİ DÜŞÜŞÜ
12.12.2016 TERÖRE, ?NEDEN? SORUSUNU SORMAK
08.12.2016 EĞİTİM, KÜLTÜR TEPETAKLAK!
27.11.2016 AVRUPA İLE NEYİ MÜZAKERE EDİYORDUK Kİ?
15.11.2016 KAYMAKAMI ÖLDÜRMEK
04.11.2016 BUNLAR, ÜMİTLERİMİZİ KATLETMEKTEN YARGILANMALI
01.11.2016 MARAŞ MARAŞ DERLER
15.10.2016 AB?YE GİRMEME KARARINDAN ÖNCE NATO?DAN ÇIKMAK
06.10.2016 SEN-BEN KAVGASININ SON HALİ
28.09.2016 EY HALEP! SEN YIKILMAYI HAK ETTİN!
26.09.2016 ATATÜRKÇÜLÜKTE ÇOCUĞA YER YOK!
24.09.2016 TİKA; TOKA; TUKA SÖZLÜĞÜ
19.09.2016 KOMŞUMUZ ABD!
13.09.2016 YAKIN TARİH HİPERMETROPLARI!
13.09.2016 BAYRAM HAVASI ESTİRMEK